bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın18
- kasiyer kıza nasıl açılırım12
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- gaylik alametleri7
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- yaşlı kadın yuzırlar10
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak4
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- en kibirli yuzır11
- artık uyuyalım3
- selam sözlük7
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- 50 yıllık yuzır5
- friedrich hegel la bi cay icek10
- uludağ sözlük magazin servisi5
- ormanda giderken gizemli kulübe bulmalı film3
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- kezonova4
- ruh hastası sapık yazarlar5
- kezoyu delirtmek5
- velvet vs nervio24
- velvet47
- uysaljakoben11
- kazanovayı silkmişler3
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- uludağ sözlük kadın yazar savaşları2
- türklerden nefret etme nedenleri6
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- gulmekicinyaratilmis'in aşık olmadığı erkek3
- bir sabah erkek olarak uyanmak4
- adam olamamak3
- kaderinden kaçamazsın2
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- nervio19
- martıyı sakat bırakan falçatalı şahıs3
- hayat pahalılığı2
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- yat artık orospu çocuğu2
- merak ediyorsan yaz7
- habire1239
- kibirden kimse kaçamaz4
- yeni parti25
çıkış noktası fransa olan sinema akımı.
(bkz: nouvelle vague)
fransada 1950 lerin ortalarından 1965 e kadar suren sinema akımıdır. genel ozelliklerini inceleyecek olursak dusuk butceli bir cok film cekilmistir. genel olarak ozgurlukcu bir sinemadır ve geleneklere baglı degildir. oyuncular sıradan insanlardan secilirken cekimler studyoda degil sokaklarda yapılmıstır. dogallık da ha da fazla belli olsun diye sıkıcı ve gubdelik diyaloglara sık sık yer verilmektedir. bir baskasının yazdıgını baska biri hakkıyla cekemez dusuncesiyle salt senaristlik yapanlar ortadan kalkmıs sadece yonetmenlerin yazıp yonettigi sinemalar ortaya cıkmıstır. (bkz: auteur sineması)
(bkz: la nouvelle vague)
bu dalganın yonetmenleri
francois truffaut
alain resnais
jean luc godard*
(bkz: la nouvelle vague)
bu dalganın yonetmenleri
francois truffaut
alain resnais
jean luc godard*
(bkz: dışavurumcu alman sineması)
(bkz: yeni gerçekçilik)
(bkz: şiirsel gerçekçilik)
(bkz: özgür sinema)
(bkz: deneysel sinema)
(bkz: yeni sinema)
akımları gibi çıkış noktası fransa olan bir sinema akımıdır. öyküleme ve kurgulama teknikleri o güne kadar alışılagelmişin tamamen dışında, seyirciyi şaşırtmaya hatta hatta abandone etmeye yöneliktir. truffaut'un 400 darbe'si, godard'ın serseri aşıklar'ı yakışıklı örneklerindendir.
süper sinemadır..
az şekerli kahvedir...
(bkz: yeni gerçekçilik)
(bkz: şiirsel gerçekçilik)
(bkz: özgür sinema)
(bkz: deneysel sinema)
(bkz: yeni sinema)
akımları gibi çıkış noktası fransa olan bir sinema akımıdır. öyküleme ve kurgulama teknikleri o güne kadar alışılagelmişin tamamen dışında, seyirciyi şaşırtmaya hatta hatta abandone etmeye yöneliktir. truffaut'un 400 darbe'si, godard'ın serseri aşıklar'ı yakışıklı örneklerindendir.
süper sinemadır..
az şekerli kahvedir...
ikinci dünya savaşı sonrası gelişmeler sonucunda 50'li yıllarda ortaya çıkan, jean paul sartre'ın varoluşçuluğundan beslenen ve yönetmen auteur olmalı mottosuna sahip sinema akımı. beş adet yönetmen tarafından oluşturulmuştur. Bunlar için;
jean luc godard
francois truffaut
jacques rivette
eric rohmer
claude chabrol
eğer bugün izlediğimiz bir filmden yönetmenini tanıyabiliyorsak, katkıları büyüktür.
jean luc godard
francois truffaut
jacques rivette
eric rohmer
claude chabrol
eğer bugün izlediğimiz bir filmden yönetmenini tanıyabiliyorsak, katkıları büyüktür.
1957 yılında fransa'da çıkan le'prass isimli gazetede savaş sonrası gençliğini tanımlamak için kullanılmıştır. 1959 yılından sonra ise bu kavram sinemayı tanımlamak üzere kullanılmaya başlanır. sinema ilk kez bir sanat olarak kabul edilmeye başlanmış ve çeşitli dergilerde üzerine makaleler yazılmıştır.
bu akımın doğuş kaynağı varoluşculuk kavramıdır. filmlerde anlatılan karakterler marjinaldir, düzene karşı çıkarlar, ahlaksız olabilirler, aile bağları zayıftır. kısacası anti-kahramanları anlatmaktadır bu akımın filmleri.
bu akımın doğuş kaynağı varoluşculuk kavramıdır. filmlerde anlatılan karakterler marjinaldir, düzene karşı çıkarlar, ahlaksız olabilirler, aile bağları zayıftır. kısacası anti-kahramanları anlatmaktadır bu akımın filmleri.
bu sinema akımının fransada ortaya çıkan yönetmenler tarafından ortak noktaları;
doğrusal zamana karşı çıkmaları, yani zaman içinde ileri ve geri büyük sıçramalar yapmaları; öykü bütünselliğine önem vermemeleri, eliptik bir anlatım yeğleyerek, anlam bozulmaksızın öykünün bazı öğelerini dışarı bırakmaları; aynı film içinde kendilerini hiç kısıtlamadan belgeselden yaptınıya dek çeşitli sinema stillerini kullanmaları; çekim sırasında doğaçlama kendiliğindenciliğe ağırlık vermeleri.
kendinden önce gelen fransız sinemacıları reddetmeleri ve onlardan tamamen bağımsız, kişisel eserler vermeleri
camera stylo yani kamera kalem anlayışını benimsemeleri.
yani senarist yönetmen ve kameraman gözüyle bir film yaratımcısı olmaları.
dekora en ince ayrıntıya kadar önem verirlerdi, bunun sebebi; gerçek mekanlarda yapılan çekimlerde dekor kullanmak zorunda kaldıklarında onun gerçeği yeniden üretici olarak değil, açıklayıcı olarak kullanmaları.
dışavurumsal olmaktan çok işlevsel olan klasik düzgün görüntülere karşı çıkmışlar ve kullanmaktan kaçınmışlardır.
doğal mekanlarda yıldız oyuncusuz minimumdan daha az elemandan oluşan çekim ekibiyle daha çok hassas ham film kullanarak, hiçbir dağıtım güvencesi ya da herhangi bir yükümlülük olmadan gerçekleştirilen daha çok emek yoğunluğu olan bir yapım sistemine bağlı kalmışlardır.
doğrusal zamana karşı çıkmaları, yani zaman içinde ileri ve geri büyük sıçramalar yapmaları; öykü bütünselliğine önem vermemeleri, eliptik bir anlatım yeğleyerek, anlam bozulmaksızın öykünün bazı öğelerini dışarı bırakmaları; aynı film içinde kendilerini hiç kısıtlamadan belgeselden yaptınıya dek çeşitli sinema stillerini kullanmaları; çekim sırasında doğaçlama kendiliğindenciliğe ağırlık vermeleri.
kendinden önce gelen fransız sinemacıları reddetmeleri ve onlardan tamamen bağımsız, kişisel eserler vermeleri
camera stylo yani kamera kalem anlayışını benimsemeleri.
yani senarist yönetmen ve kameraman gözüyle bir film yaratımcısı olmaları.
dekora en ince ayrıntıya kadar önem verirlerdi, bunun sebebi; gerçek mekanlarda yapılan çekimlerde dekor kullanmak zorunda kaldıklarında onun gerçeği yeniden üretici olarak değil, açıklayıcı olarak kullanmaları.
dışavurumsal olmaktan çok işlevsel olan klasik düzgün görüntülere karşı çıkmışlar ve kullanmaktan kaçınmışlardır.
doğal mekanlarda yıldız oyuncusuz minimumdan daha az elemandan oluşan çekim ekibiyle daha çok hassas ham film kullanarak, hiçbir dağıtım güvencesi ya da herhangi bir yükümlülük olmadan gerçekleştirilen daha çok emek yoğunluğu olan bir yapım sistemine bağlı kalmışlardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar