bugün
- nervio'nun erkek olması12
- özelden muzunu atan yazar9
- dede bu saate niye aktif ki8
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması8
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- game of thrones taki kerhaneci15
- etli nohut vs kuru fasulye6
- kadın cinayetleri4
- mandalinan olayım soy beni diyen kız5
- nervionun sevgili yapması8
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek5
- renkli gözlü insanlar7
- insan 3 gün yemek yemezse açlıktan ölür4
- bir daha sözlüğe gelinse alınacak nick4
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- sözlükte kadın rolü yapmaktan alınan zevk6
- exlerini stalklayan kadın4
- yaprak sarması vs lahana sarması4
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan10
- gece aynadaki yansımanın gülmesi2
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı8
- exlerini anlatan fingirfoş4
- sözlük kavgasında karşıdan yanıt gelmeme gerilimi3
- iltica27
- izmir bombası7
- sarapci koala hatayi6
- bana onu sormayin15
- osman arıkan nacar3
- uğurcan çakır10
- ibnelik yapmak2
- 2 2 milyar tl3
- lazanya vs yağlama3
- trafikte gereksiz korna çalma dürtüsü2
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- kürt tarihi yoktur diyen kemalist6
- mercimeği fırına verelim diyen kız2
- bana onu sormayin'a zeytin dalı uzatmak7
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- en verimli koyun çeşidi3
- jelibon madeni3
- turşu yapabilen bir kızı üzmek5
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- anın görüntüsü26
- linkedin de eski sevgili kariyeri takip etmek3
- yazarların kiraz yeme şekli4
- akp seçmeni18
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- yazarların akşam olunca yediği şeyler4
- mumbar dolması3
daha sık korkarsın. herhalde yaşlanmak böyle bir şey.
çok klişe ama insan hiç yaşlanmayacak gibi hissediyor. ara ara yaşlandığını, yaşlanmaya başladığını anlıyorsun ama.
korkuyor insan. bilmem, belki de sadece ben korkuyorumdur.
artık seçimlerinin sonuçları daha kesin oluyor. telafi etme şansın kalmayabiliyor.
mesela bu gece, herkesten, bayramdan, kalabalıktan kaçıp kafamı dinlemek için, yalnız kalmaya koşa koşa geldiğim evde, çok daha yalnız, çok daha mutsuz olmaktan ölesiye korktum birden.
neler neler anlatasım var. ama ne yazsam olmayacak. ben yaşlandıkça korkuyorum. bir gün mesela, "keşke bir kızım olsaydı" dediğimde telafisi olmayacak. bu pişmanlıktan korkuyorum. ama nasıl bir korkmak amına koyim! umarım sizin daha istikrarlı hayatlarınız vardır.
çok klişe ama insan hiç yaşlanmayacak gibi hissediyor. ara ara yaşlandığını, yaşlanmaya başladığını anlıyorsun ama.
korkuyor insan. bilmem, belki de sadece ben korkuyorumdur.
artık seçimlerinin sonuçları daha kesin oluyor. telafi etme şansın kalmayabiliyor.
mesela bu gece, herkesten, bayramdan, kalabalıktan kaçıp kafamı dinlemek için, yalnız kalmaya koşa koşa geldiğim evde, çok daha yalnız, çok daha mutsuz olmaktan ölesiye korktum birden.
neler neler anlatasım var. ama ne yazsam olmayacak. ben yaşlandıkça korkuyorum. bir gün mesela, "keşke bir kızım olsaydı" dediğimde telafisi olmayacak. bu pişmanlıktan korkuyorum. ama nasıl bir korkmak amına koyim! umarım sizin daha istikrarlı hayatlarınız vardır.
Afedersin kaçınılmazdır.
Sevdiğin insanla birlikte başarmışsan ne mutlu sana.
Amca kefenini hazìrlatıyom simdiden lazìm olur.
en büyük korkum.
Balkona topu kaçan çocuklar "amca, topumuz kaçtı" diye kapıya geldi. Top sesinden tüm şikayetime rağmen topu kesmediysem, oradaki 'amca' sıfatını doğrulamamak içindir.
10 yil onceki fotograflarini gorunce aboo demektir.
sizin yaninizda israil e atip kola icmiyom deyip master card visa tasiyan facebook u olanlara ne salak diye bakmaktir.
eskiden olan olaylar icin simdi farkli tepkiler verecegini bilmektir.
hayaller kuramamaktir.
agir agir yasitiniz futbolcu kalmaz. tvde yeni yuzler.
olup gidenler.
geriye baktiginizda sanki gecmis en fazla bi haftaymis gibi gelir.
anilar yuzler adlar unutulur.
sizin yaninizda israil e atip kola icmiyom deyip master card visa tasiyan facebook u olanlara ne salak diye bakmaktir.
eskiden olan olaylar icin simdi farkli tepkiler verecegini bilmektir.
hayaller kuramamaktir.
agir agir yasitiniz futbolcu kalmaz. tvde yeni yuzler.
olup gidenler.
geriye baktiginizda sanki gecmis en fazla bi haftaymis gibi gelir.
anilar yuzler adlar unutulur.
benim adıma anne olmaktır. bir canı bile büyütecek yaşa geldiysem olmuşumdur ben.
kaçınılmaz sonumuz, tabi ömrümüz yeterse.
sizin yerinize bir baskasinin gelmesi olayi.
insanın her geçen gün daha çok yaşlandığını şöyle bi düşününce "Ne ara geçti bu kadar yıl be" diye açıp pencereyi bağırası geliyo
Nasıl gemide giderken ilerlememiz kıyıdaki nesnelerin geri çekilmesiyle, dolayısıyla da küçülmesiyle kendini belli ediyorsa, ihtiyarlamamız da büyük yaşlardaki insanların bize genç görünmeleriyle kendini belli eder.
Var olan her türlü varlığın eskimesi, ilk fonksiyonlarını yerine getiremesi. Malesef kadınların hiç hoşlanmadığı süreç.
Hatırlatıp durmayın lan dediğimdir.
(bkz: time)
bir pink floyd şarkısı. öyle sözleri vardır ki..
sanırım boşa giden zamanı daha güzel vurgulayan bir şarkı daha yoktur.
sözleri şöyle.
Ticking away the moments that make up a dull day
You fritter and waste the hours in an off-hand way
Kicking around on a piece of ground in your home town
Waiting for someone or something to show you the way
Tired of lying in the sunshine staying home to watch the rain
You are young and life is long and there is time to kill today
And then the one day you find ten years have got behind you
No one told you when to run, you missed the starting gun
And you run and you run to catch up with the sun, but it's sinking
And racing around to come up behind you again
The sun is the same in the relative way, but you're older
And shorter of breath and one day closer to death
Every year is getting shorter, never seem to find the time
Plans that either come to naught or half a page of scribbled lines
Hanging on in quiet desparation is the english way
The time is gone the song is over, thought i'd something more to say
Home, home again
I like to be here when i can
When i come home cold and tired
It's good to warm my bones beside the fire
Far away, across the field, tolling on the iron bell
Calls the faithful to their knees
And hear the softly spoken magic spell
türkçe meali.
Sıradan bir günü oluşturan anları sayarak
Zamanı parçalarsın, kolaycacık harcarsın
Doğduğun topraklarda bir parça toprağın üstünde dolanarak
Sana yol gösterecek birini, birşeyi bekleyerek.
Yoruldun eve kapanıp yağmuru seyretmekten ve güneşte mayışmaktan
Daha gençsin ve yaşam uzun, harcayacak vaktin var bugün
Ve bir gün bakmışsın ki on yılı bırakmışsın ardında
Kimse söylemez sana koşacağın yeri, başlama işaretini kaçırmışsın.
Ve koşarsın koşarsın güneşi yakalamak için ama güneş batmakta
Ve dolanmakta tekrar sana görünmek için
Güneş aynı güneş aslında ama sen yaşlısın artık
Bir nefeslik ömrün var ve bir gün daha yakınsın ölüme
Gittikçe kısalmakta yıllar, vakit bulamayacağız galiba
Tasarılar ya sıfır ya da yarım sayfa karalama
Umutsuzluğa sarılarak avarelik etmek ingilizlere özgüdür
Vakit geçti bitti şarkı, söyleyeceklerim bitmedi ama.
bir pink floyd şarkısı. öyle sözleri vardır ki..
sanırım boşa giden zamanı daha güzel vurgulayan bir şarkı daha yoktur.
sözleri şöyle.
Ticking away the moments that make up a dull day
You fritter and waste the hours in an off-hand way
Kicking around on a piece of ground in your home town
Waiting for someone or something to show you the way
Tired of lying in the sunshine staying home to watch the rain
You are young and life is long and there is time to kill today
And then the one day you find ten years have got behind you
No one told you when to run, you missed the starting gun
And you run and you run to catch up with the sun, but it's sinking
And racing around to come up behind you again
The sun is the same in the relative way, but you're older
And shorter of breath and one day closer to death
Every year is getting shorter, never seem to find the time
Plans that either come to naught or half a page of scribbled lines
Hanging on in quiet desparation is the english way
The time is gone the song is over, thought i'd something more to say
Home, home again
I like to be here when i can
When i come home cold and tired
It's good to warm my bones beside the fire
Far away, across the field, tolling on the iron bell
Calls the faithful to their knees
And hear the softly spoken magic spell
türkçe meali.
Sıradan bir günü oluşturan anları sayarak
Zamanı parçalarsın, kolaycacık harcarsın
Doğduğun topraklarda bir parça toprağın üstünde dolanarak
Sana yol gösterecek birini, birşeyi bekleyerek.
Yoruldun eve kapanıp yağmuru seyretmekten ve güneşte mayışmaktan
Daha gençsin ve yaşam uzun, harcayacak vaktin var bugün
Ve bir gün bakmışsın ki on yılı bırakmışsın ardında
Kimse söylemez sana koşacağın yeri, başlama işaretini kaçırmışsın.
Ve koşarsın koşarsın güneşi yakalamak için ama güneş batmakta
Ve dolanmakta tekrar sana görünmek için
Güneş aynı güneş aslında ama sen yaşlısın artık
Bir nefeslik ömrün var ve bir gün daha yakınsın ölüme
Gittikçe kısalmakta yıllar, vakit bulamayacağız galiba
Tasarılar ya sıfır ya da yarım sayfa karalama
Umutsuzluğa sarılarak avarelik etmek ingilizlere özgüdür
Vakit geçti bitti şarkı, söyleyeceklerim bitmedi ama.
bu entryi girene kadarda yaşlandık.
yıllar acımadan geçiyor efenim ve işin kötü tarafı biz hala mutlu değiliz yani en azından ben dur bi deniyim gerçekten olmuyor. mutluluk ya gelecek hayallerine saklanmış ya da çocukluktan kalma anılara.
şakası yok yaşlanıyoruz.
önce saça beyazlar düşer, sonra göz altlarında torpacıklar oluşmaya başlar, gıdılar çıkar göbek fışkırır cilt buruşur ve sürekli gençliğinden örnekler vermeye başladığında bilki artık yaşlanmassın.
Olgunlaşmiyorsaniz korkutucudur.
Su an farkettiğim icim bi kotu oldu.
en büyük korkumdan bir önceki korkum. Anne babamın yaşlanması bile üzerken beni, kendimi hiç düşünemiyorum.
Not: en büyük korkum da ölmek, sevdiğim insanları kaybetmek zaten.
Not: en büyük korkum da ölmek, sevdiğim insanları kaybetmek zaten.
yaşayanlar için kaçınılmaz sondur. Bilim insanları bu konuda birşeyler yapmadığı sürece kaçmanın tek yolu yaşlanmadan ölmektir
Bir yanda içinizin kıpır kıpır olduğu çocukluğun diğer yanda bıyıkların yeni yeni terlediği gençliğin heyecanını tam yaşayamadan o yılları özler bulmaktır kendini.
Yaşlanmak belki ölümden bile daha kötüdür.
Çocukken sığındığınız anneniz babanız belki yoktur dünyada.
Beraber oynadığınız insanların bile bir kısmını kaybetmişsinizdir.
Yüzünüzdeki pürüzsüzlük yoktur. Her yanınız kırış kırış olmuş, damarlarınız çatlayacak kadar genişlemiştir.
Çocuk gibi hassas ve alıngan olmuşsunuzdur.
işe yarar olmadığınızı düşünür, inatla bir iş becermek için çabalar bazen de sakarlıklar yaparsınız..
Kolaylıkla hasta olursunuz..
Belki hastalıktan tuvalete bile gidemezsiniz.
Yanınızdan koşa koşa geçen her çocuk sizden bir şeyleri de alıp götürür.
Her an ölümle burun buruna hissedersiniz kendinizi.
Ve bu öyle bir histir ki yirmi yaşında bile sizi çökertebilir.
Çünkü nasıl on yaşında sümüğünü çeke çeke ilkokula gidiyorken üniversiteyi bitirecek yaşa geldiysen, bir gün yirmi yaşından yetmiş yaşına geleceğini bilirsin..
Ama yine de , herkes seni terketse bile, hasta olsan bile, yürüyemiyorsan bile bu dünyayı bir dakika daha görebilmek için savaşırsın..
Yaşlanmak belki ölümden bile daha kötüdür.
Çocukken sığındığınız anneniz babanız belki yoktur dünyada.
Beraber oynadığınız insanların bile bir kısmını kaybetmişsinizdir.
Yüzünüzdeki pürüzsüzlük yoktur. Her yanınız kırış kırış olmuş, damarlarınız çatlayacak kadar genişlemiştir.
Çocuk gibi hassas ve alıngan olmuşsunuzdur.
işe yarar olmadığınızı düşünür, inatla bir iş becermek için çabalar bazen de sakarlıklar yaparsınız..
Kolaylıkla hasta olursunuz..
Belki hastalıktan tuvalete bile gidemezsiniz.
Yanınızdan koşa koşa geçen her çocuk sizden bir şeyleri de alıp götürür.
Her an ölümle burun buruna hissedersiniz kendinizi.
Ve bu öyle bir histir ki yirmi yaşında bile sizi çökertebilir.
Çünkü nasıl on yaşında sümüğünü çeke çeke ilkokula gidiyorken üniversiteyi bitirecek yaşa geldiysen, bir gün yirmi yaşından yetmiş yaşına geleceğini bilirsin..
Ama yine de , herkes seni terketse bile, hasta olsan bile, yürüyemiyorsan bile bu dünyayı bir dakika daha görebilmek için savaşırsın..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar