bugün

/62
tene değdiği an hissedilir. uzaktan izlemekle olmaz.
yürümeyi sevdiren doğa olayı.
Küçük hesaplarla geçiyor yaşam
Büyük kavgalar küçük şeyler için
Arsız ayaklar altında alın teri
Kırılgan naif elleri

Yalanlar yalanlar yalanlar
Bulutların ardındaki güneş gibi gerçek
Sevilmeye muhtaçken kimileri
Kirli avuçlara düşüverecek

Yağmur Yağmur Yağmur Yağmur
Geri verecek buharlaşan sevgimizi
Yağmur Yağmur Yağmur Yağmur
Sessizce silecek kibirimizi

Vadide akmayı öğrendi nehrimiz
Kas katı insanların arasında
Sevincin resmi olacak doğa birgün
Biz genişleyip denize varınca

Yağmur Yağmur Yağmur Yağmur
Geri verecek buharlaşan sevgimizi
Yağmur Yağmur Yağmur Yağmur
Sessizce silecek kibirimizi

Bazen tutkudan delirince
kapanmalı kendine
yağmurun kucağında
doymalı sessizliğe *.
sesiyle vücudun ahengini sağlayan damlalar bütünü.

http://www.rainymood.com/
kimi zaman yuzune vurur, sana yaşadığını hissetirir.
1 haftadır hiç durmadan yağabilen afete dönüşmesi muhtemel doğalojik * olgu.
ceynur un söylediği kıpır kıpır agresif bir şarkı.

.....

önüm arkam sağım solum sobe
korkarım ki bu defa saklanamadın
içimde kalmadı desem yalan
gözünün ortasına patlatamadım

içim dışım herşeyimken
özüm sözüm sevgilimken
neden neden neden hiç anlamıyorum
ve sanırım senden nefret ediyorum

........

gibi sözleri var.

en sevdiğim ve dinler dinlemez vurulduğum kısmı,

"içimde kalmadı desem yalan
gözünün üstüne patlatamadım"

hırslandım bak şimdi görüyonnu durup dururken. bak inanmazsan yumruğa bak.
cem adrian'ın iç burkan şarkısıdır ki durmak bilmeyen gözyaşlarına sebep olur.

Daha hızlı yağmur
Yağ hadi yağmur
Ağlar gibi yağmur
Vur yüzüme vur yüzüme yağmur
Çok kızdın çok kızdın çok kızdın yağmur
Kaybedecek neyim kaldı ne kaldı yağmur
Vur yüzüme hadi vur yüzüme
Yağmur...
eskilerin deyimiyle (bkz: rahmet).
Bulutlarla kavga ettiğinde hiç tutumaz kendini .
istanbul'a yakışandır.
nurullah genc in muhtesem siiridir...

Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın
içimde hicranınla tutuşuyor nağmeler
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın
Nazarın ok misali karanlıkları deler
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin

Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım

Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü

Nefsinle yeniden çizilecek desenler
Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler
Anneler çocuklara hep seni içirecek
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin

Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü
Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü
Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın
insanlık bahçemize sensizlik hazan düştü

Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
Dokunduğun küçük bir nakiş da ben olsaydım
Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

Nurullah Genç

https://www.youtube.com/watch?v=feb2AfkNpjc
içlerini yağmur dolduracaksan,
çıkarabilirsin hayatımın
parke taşlarını
yerlerinden.
1-)hoş bir isim..
2-)yağdığında ruhumuzda bulunan tüm kötü düşüncelerin yok olduğuna inandığım su topluluğunun sağanak olanı.
cama vurup ortaya çıkardığı sesiyle uykuyu daha tatlı hale getirendir.
--spoiler--
yağmur...

ne kadar hüzünlü olsamda içim huzur dolar.

hele yağmur sonrası toprağın kokusu...yok böyle birşey...

dışarıda yağmur var...

yanımda doğurduğum arkadaşlarım...camdan dışarıda yağan yağmuru seyrediyoruz...

içimde tarifi imkansız bir huzur...
--spoiler--
teoman a fazlasıyla ilham kaynağı olmuş damlacıklardır.

''hep seni hatırlatır, her cama çarptığında''
bu sene ne kadar da çok yağdı. ankara yı hafta sonu yine esir aldı. yağmur işte.
doğduğum gün deliler gibi yağıyormuş. rüzgar da esiyorsa üşünür.
adım adım geçer zaman , biter günüm..
ben nerdeyim?
yavaş yavaş batar güneş , hava soğuk...
sen nerdesin?

yağmur...
yağmur diner...

tanım: gökhan kırdar'ın haziran gecesi gibi gerzek bir diziye vererek kimseye değil kendisine hakaret ettiği muhteşem şarkıdır. akşam oluşlarında çalası...
Uyu! Gözlerinde renksiz bir perde,
Bir parça uzaklaş kederlerinden.
Bir ruh gülümsüyor gibi derinden,
Mehtabın ördüğü saatler nerde?
Varsın bahçelerde rüzgar gezinsin,
Yağmur ince ince toprağa sinsin,
Bir başka alemden gelmiş gibisin,
Dalmış gözlerinle pencerelerde.

ahmet hamdi tanpınar.
yazın ağlamamayışının nedeni güneşi kırmamaktır.
ruh haline göre huzur ile hüzün arasında seçim yapılan yağıştır. insan bir şeylere inanmak isterse en çok bu anlarda inanırmış gibi geliyor bana. çünkü yağmur, biraz ağır bir söylemle insanın ruhunu su yüzüne çıkarıyor usulca. alınan kararlar, düşünülen şeyler çok daha gerçek oluyor sanki.
küçük yaşta cennete giden bebeklerin

anne özlemiyle akıttığı gözyaşı,

belki de ona dokunabilme isteği...
Bazıları yağmuru hisseder bazıları ise yalnızca ıslanır.
Roger Miller
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026