bugün
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin21
- acı gerçekler13
- ağlamak7
- sözlükte aile kurmak8
- müzik dinleyen 45 yaş üstü dallama4
- gammazlar göreve8
- ellerim bos gonlum hos7
- demet evgar6
- en lezzetli balık24
- yaz mevsiminin avuçlarımızdan kayıp gidivermesi5
- meteoroloji'nin yeni yağışlı sistem uyarısı2
- doom slayer2
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- motorla kaza yapan kadın7
- anın görüntüsü29
- evrendeki en güçlü iblislerden kurtulmak2
- spk soruşturmasında 387 milyon lira dondurulması6
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar7
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi2
- ilişkilerde ortak zevklerin önemi6
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız7
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- büyük istanbul depremi5
- emekliliğini bekleyen taş gibi kadın4
- queen ravenna'yı cinlerden kurtarmak2
- yılbaşı2
- köy7
- hünkar beğendi vs alinazik9
- ergen gibi davranan 35 yaş üstü dingil4
- gölcük depremi4
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı6
- sözlük erkeklerinin tipleri2
- bol mini etek2
- aydinoglu nebula2
- queen ravenna'nın arabasını çalmak4
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi6
- sözlüğe davul zurna çağırmak2
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın9
- nejat uygur4
- keşif2
- suya giden eşeğin asıl amacı3
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog4
- birikim yapmak5
- kova burcu erkeği akrep kadını4
- ata iyi binen erkek3
- vurdurmaya giden kız sevinci3
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- parkta oturan adam3
- sevilmeyen yazara kara büyü yapıp öldürmek2
Yatır gibi bir şey olsa gerek.
Kendisi hakkında 40 başlık açılmış dede. Ne dedeymiş lan.
herhalde kaybettik bugün pek yatalak dede başlığı yoktu. öldü sandık.
Son günlerde gündemden düşen dededir.
Sanırım torunu imana gelmiş.
Sanırım torunu imana gelmiş.
görsel
açıklama yapma ihtiyacı duyan dede
açıklama yapma ihtiyacı duyan dede
an itibari ile çeşitli başlıklarda üzerinden prim yapılan dededir.
son günlerde yatalak dede başlıkları ayyuka çıkınca yazayım dedim.
benim de bir dedem vardı. yatalak değildi. aksine sapasağlam bir eksi topraktı. bileği kuvvetliydi. boylu poslu heybetliydi. 70'ine merdiven dayamıştı ama dış görünümüne hâlâ önem verirdi. pos bıyığına gerekli önemi gösterir, evde otururken bile takım elbisesi her zaman üzerinde olurdu. çok eskiden kalma ve parmağından çıkarmadığı taş kısmı büyükçe, taşın ortasında kırmızı zümrüt olan altın bir yüzük vardı. sigara elinden düşmez, çayını her daim demli içerdi. gençliğinden bir namı vardı dedemin. bir nevi kabadayıymış dönemin. güçsüzlere, çaresizlere, fakire fukaraya yardımı eksik etmezmiş. zehir gibi de kuvvetliymiş. hürmet görürmüş herkesten.
her neyse işte ben dedemi ayrı severdim. torunlarına düşkündü kendisi ama benim yerim ayrıydı onda. en çok beni severdi. zaten kendisi babaannemle birlikte memleketten istanbul'a geldiğinde hep bizde kalırdı. bir gün, yıllardan 2009. kışa yakın yine istanbul'a, bize gelmişlerdi. ama bu sefer dedemde bir değişiklik vardı. benzi biraz soluktu. zayıflamıştı da. daha sonraki günlerde de karnı sık sık ağrımaya başlamıştı. gündüzleri biz çalıştığımız için annem götürmüştü dedemi doktora. akşam oldu ben geldim. tüm aile fertleri evdeydi. neyse yemek faslı vs bittikten sonra annem beni odama çağırdı. aha dedim, kesin bi terso var. girdim odama. dedem kansermiş. akciğer kanseri. son evresindeymiş ve yapılabilecek hiçbir şey yokmuş. sigaranın dedeme armağanı. maksimum 3 ay zaman biçmişler. 3 ay amk. rahmetli kemal sunal'ın korkusuz korkak filminde doktora ''hadi 7 ay olsun doktor idare et açıktan bi binlik çalışır'' diye pazarlık yaptığı sahnedeki diyalogları içimden tekrarlamaya başladım. en azından birkaç yıl olsaydı, 3 ay nedir diye içimden kendimle tartışma yaşadım. dedeme söylemedik. tüm eş dost akraba öğrendi. kimse belli etmemeye çalıştı. herkes, ne kadar tanıdığı varsa ziyarete geliyordu kendisini her hafta. güya hastalanmış geçmiş olsuna. dedem hariç herkes biliyordu öleceğini oysa. hoş gerçi dedem de son zamanlarında anladı. bize hergün zehir zemberek gibi geçiyordu. ama asıl acıyı dedem yaşıyordu. ağrıları şiddetlendi önce. sonra geceleri uyuyamaz oldu. odanın içinde volta atardı uyuyamadığı için. sigara içerdi balkonda. zaten olan olmuştu, biz de içmemesi için bir şey demiyorduk artık. daha sonra yemekten iştahtan kesildi. ayakta duramaz oldu. evet, ''yatalak dede'' oldu kendisi. içindeki yara büyüdüğü için hiçbir yiyecek kabul etmiyordu midesi. doktor ona özel besin maddesi içeren mama yazdı. dağ gibi adam, artık yatalaktı ve mama ile beslenmeye başlamıştı. o kadar zayıflamıştı ki, kalın ve bükülmez bileği incecik kalmıştı. bıyıklarına çok önem verirdi. neyse ki saçları ve bıyıkları dökülmemişti. ve doktorların dediği gibi tam 3 ay sonra, şubat 2010'da bir gece son sigarasını da içtikten sonra yatağında son nefesini verdi. öldüğü vakit yanında annem, halam ve babaannem varmış. ölmeden önce de bir süre sohbet etmişler. sonra hemen babama haber vermişler can verdiği sırada. ben ise öldükten birkaç dakika sonra haberim oldu. o geceyi, hissettiklerimizi, evin birden cenaze evi kalabalığına bürünüşünü, dedemi bir çarşafa sarıp aşağı indirmelerini unutamam. hepsi hâlâ gözümün önünde.
siz troller de yatalak dede başlıkları açıp trollemeye devam. size de bu yakışır zaten.
benim de bir dedem vardı. yatalak değildi. aksine sapasağlam bir eksi topraktı. bileği kuvvetliydi. boylu poslu heybetliydi. 70'ine merdiven dayamıştı ama dış görünümüne hâlâ önem verirdi. pos bıyığına gerekli önemi gösterir, evde otururken bile takım elbisesi her zaman üzerinde olurdu. çok eskiden kalma ve parmağından çıkarmadığı taş kısmı büyükçe, taşın ortasında kırmızı zümrüt olan altın bir yüzük vardı. sigara elinden düşmez, çayını her daim demli içerdi. gençliğinden bir namı vardı dedemin. bir nevi kabadayıymış dönemin. güçsüzlere, çaresizlere, fakire fukaraya yardımı eksik etmezmiş. zehir gibi de kuvvetliymiş. hürmet görürmüş herkesten.
her neyse işte ben dedemi ayrı severdim. torunlarına düşkündü kendisi ama benim yerim ayrıydı onda. en çok beni severdi. zaten kendisi babaannemle birlikte memleketten istanbul'a geldiğinde hep bizde kalırdı. bir gün, yıllardan 2009. kışa yakın yine istanbul'a, bize gelmişlerdi. ama bu sefer dedemde bir değişiklik vardı. benzi biraz soluktu. zayıflamıştı da. daha sonraki günlerde de karnı sık sık ağrımaya başlamıştı. gündüzleri biz çalıştığımız için annem götürmüştü dedemi doktora. akşam oldu ben geldim. tüm aile fertleri evdeydi. neyse yemek faslı vs bittikten sonra annem beni odama çağırdı. aha dedim, kesin bi terso var. girdim odama. dedem kansermiş. akciğer kanseri. son evresindeymiş ve yapılabilecek hiçbir şey yokmuş. sigaranın dedeme armağanı. maksimum 3 ay zaman biçmişler. 3 ay amk. rahmetli kemal sunal'ın korkusuz korkak filminde doktora ''hadi 7 ay olsun doktor idare et açıktan bi binlik çalışır'' diye pazarlık yaptığı sahnedeki diyalogları içimden tekrarlamaya başladım. en azından birkaç yıl olsaydı, 3 ay nedir diye içimden kendimle tartışma yaşadım. dedeme söylemedik. tüm eş dost akraba öğrendi. kimse belli etmemeye çalıştı. herkes, ne kadar tanıdığı varsa ziyarete geliyordu kendisini her hafta. güya hastalanmış geçmiş olsuna. dedem hariç herkes biliyordu öleceğini oysa. hoş gerçi dedem de son zamanlarında anladı. bize hergün zehir zemberek gibi geçiyordu. ama asıl acıyı dedem yaşıyordu. ağrıları şiddetlendi önce. sonra geceleri uyuyamaz oldu. odanın içinde volta atardı uyuyamadığı için. sigara içerdi balkonda. zaten olan olmuştu, biz de içmemesi için bir şey demiyorduk artık. daha sonra yemekten iştahtan kesildi. ayakta duramaz oldu. evet, ''yatalak dede'' oldu kendisi. içindeki yara büyüdüğü için hiçbir yiyecek kabul etmiyordu midesi. doktor ona özel besin maddesi içeren mama yazdı. dağ gibi adam, artık yatalaktı ve mama ile beslenmeye başlamıştı. o kadar zayıflamıştı ki, kalın ve bükülmez bileği incecik kalmıştı. bıyıklarına çok önem verirdi. neyse ki saçları ve bıyıkları dökülmemişti. ve doktorların dediği gibi tam 3 ay sonra, şubat 2010'da bir gece son sigarasını da içtikten sonra yatağında son nefesini verdi. öldüğü vakit yanında annem, halam ve babaannem varmış. ölmeden önce de bir süre sohbet etmişler. sonra hemen babama haber vermişler can verdiği sırada. ben ise öldükten birkaç dakika sonra haberim oldu. o geceyi, hissettiklerimizi, evin birden cenaze evi kalabalığına bürünüşünü, dedemi bir çarşafa sarıp aşağı indirmelerini unutamam. hepsi hâlâ gözümün önünde.
siz troller de yatalak dede başlıkları açıp trollemeye devam. size de bu yakışır zaten.
11. Nesil yatalak çaylak dede. hoşgelmiştir. Umarım hakkında açılan nahoş başlıklara verecek bir cevabı vardır.
dedenize de size de...
sözlükte her türlü fanteziye kurban giden yaşlı bey amcadır efenim.
Dedemize sahip çıkalım.
O açtığınız basliklar için tek tek hesap soracağım.
Hayırsız torunlarım. Gittim amerikalarda tedavi oldum iyilestim. Size nah miras.
Hayırsız torunlarım. Gittim amerikalarda tedavi oldum iyilestim. Size nah miras.
Sözlük ergenlerine yedirmeyeceğiz dededir. Çekin pis ellerinizi yatalak dedenin üzerinden!!!
Sen bi kalkta sonra hesap sorarsin.
sürüngen vazifeli az düşünceli bıkkınlık veren farklı kişilik.
Akıllı olsun akıllıııı. Hadi eyv.
entryleriyle güldüren yeni yazar.
iyi yazmalar.
iyi yazmalar.
Eksik olmayıp Doğum günümü kutlamış yazar. Teşekkür ederim. Daha kendisi gelmeden hakkında açılan başlıklar olmuştur.
yaşlılığın getirdiği hastalıklarla beraber yatağa mahkum olan dededir. ayrıca sözlükte bu dede hakkında açılmış bir sürü başlık vardır.
çekmediği kalmadı dedenin. yazık amk rahat bırakın adamı.
(bkz: dedeye sahip çıkalım)
çekmediği kalmadı dedenin. yazık amk rahat bırakın adamı.
(bkz: dedeye sahip çıkalım)
bir topu dikse de kurtulsak.
2011den beri ne bitmez fanteziymiş amk.
2011den beri ne bitmez fanteziymiş amk.
yine ortaya çıkmış dededir.
Son derece masum ve mazlum olmasına rağmen bir zamanlar sözlükte türlü türlü iftiralar ve işkenceler görmüş dede.
Hatta isim vermeyeyim ama şu sıralar hesabını silmiş olan bir sözlük yetkilisi bile garip garip başlıklar açarak bu dedeyle uğraşırdı. Ne ilginç günlerdi allasen ya.
Hatta isim vermeyeyim ama şu sıralar hesabını silmiş olan bir sözlük yetkilisi bile garip garip başlıklar açarak bu dedeyle uğraşırdı. Ne ilginç günlerdi allasen ya.
tuvalete dayanarak götürmeniz gereken dededir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar