/323
-STV de Fergie'li parfüm reklamı gördüm lan!
+eyvah! o reklama denk gelen lanetleniyordu!
-kulaklarıma pamuklarımı tıkadım maça oturuyorum!
+mal televizyonun sesini kıs!
ailecenek arabada giderken apaçivari bir müzik başlar radyoda. akabinde sadece beni yaran şu kısa diyalog gerçekleşir:

ben: eneee apaçi marşı.
baba: apaçi mi?, yok kızım türk müziğine benziyor.

muhtemelen kızılderili müziği dediğimi sandı babam. ah babam siz görmeyeli ne apaçiler, emolar türedi bir bilsen. kalmadı o ispanyol paça devri.
yer:apartmanımızın önü k:kapıcı b:ben
gece yemek yedim, eve dönerken bir sigara yaktım ve kapının önüne oturdum.kapının önünde bir salyangoz, yanında da ben, kapıcı gelir ve olaylar gelişir
k:bu ne la?(aynı anda salyangoza bir fıske vurur ve yanımdan uçurur)
b:abi ne yaptın benim evcil hayvanım o gezdirmeye çıkardım!
k:ne biliyim ya valla bilmiodum ki ben.(bunları derken bir yandan salyongozu arar çimleri karıştırır bense gülmemek için kendimi zor tutarım , daha sonra bulur elime alıp eve çıkarım tabi asansördede koparım.)
A: yarın geliyosun dimi?
B: Gelirimde, bişey sorcam?
A: sor hadi?
B: Bi koku geliyo patatesmi kızartıyosun?
A: höh! ne alaka lan!
B: Ne bileyim ben. bi an öyle sandım
Not: Bir telefon Konuşmasıdır. aradaki mesafe en az 50km dir
genç , balkonda oturur ; karşı apartmandaki iki adam siyaset konuşuyordur .

a1:abi chpnin yaptığı siyaset değil . vıdı vıdı vıdı
a2:akpde birşey yapmıyor , vıdı vıdı vıdı
(balkondan karşıya bağırır)genç : ya aslında bakın , herkes kendine göre haklı
ve mal bakışmalar .
tıp fakültesinde erkek üreme sistemini anlatan hocaya sınıfın hafiften güzelce kızı:
-- hocam ya şimdi siz penisin içine kan doluyor dediniz ama onun içinde kemik yok mu yaaa???
hoca: yok kızım yok sert ya sana öle gelmiştir...
müdür:( sabah 8:30) oğlum bugün sen nöbetçisin. bak her geldiğim de görmezsem seni oyarım
öğrenci: pekala hocam. iyi günler

aradan geçen 7 ders saati ve asla nöbet yerinde durmayan öğrencinin çantasını almak için geldiği an.

müdür: nerdeydin lan sen sabahtan beri yoksun
öğrenci: lavaboya filan gittim hocam. o ara gelmişsinizdir.
müdür: bak olum sen nöbetçiliği şaka sanıyorsun.
bu aslında çok önemli ve kutsal bi görev( etraftakilere mesaj verilmek için yüksek sesle söyleniyor:)
hadi şimdi biri sen yokken buraya gelse bomba koysa ne olacak??

öğrenci: burada dursam ben mi imha etcem hocam??

etrafta gülüşen bir sürü öğrenciler ama kaçan tek bir öğrenci:)
çok sert bir tartışma sürmektedir... bu sırada aşağıdaki diyalog gerçekleştikten sonra o sinirime rağmen hayvan gibi güldüm.

sevgili şahsı: suçlu olsam bile beni köpek gibi azarlamaya hakkın yok
leadman: köpek gibi mi? köpek'e bir şeyi bir kere söylersin ikinci defa yapmaz
sevgili şahsı: evet
arkadaşımın 5-7 yaş arası çocuk eğitimin de karşılaştığı bir diyalog;

h: 4'ü yazarken yukardan başlayın
ö: nası önce cıbık mı çizcez?
iş görüşmesine gidilecektir ve ben bunu unutup sabaha kadar kafayı cekip sabahın köründe akla gelip evden cıkılmıştır.
yer boğaz tarafında bir reklam ajansıdır.

T:Turbo
i:işveren

Görüşme yapılırken kafa toparlamaya çalışılır.

i:CV nizi inceledim ve yaptığınız projeler şirketimize uygun sizin düşünceleriniz neler acaba.

bu arada bende kayış tam kopmuş camdan manzarayı seyrederken

T:Size karada ölüm yok amua goyimm beahh.**
x: dünya kupasını kim alır?!
y: fenerbahçe
x: uefa'yı da türkiye alır zaten
y: kaçar mı ya...

not: fenerbahçeliyim. heralde dünya kupasını galatasarayın alabileceğini düşünenler eksiliyorlar. *
almanca dersinde geçen bir diyalog:

H: Nun öffnen Sie Seite achtundvierzig!
S: hocam bugün bişey yapmasak. hiç keyfimiz yok.
H: sınavda çıkacak dicem zevkiniz gelecek!
s: ????
15:20 suları. içeriye bir amca girer sanırım 70 yaş üstü.
+sen mi işletiyon burayı.
-he amca ben işletiyom
+aha bak bunlar benim şiirlerim.
ajanda nın sayfalarını koparmış içine dosya monte etmiş amcam. a4 kağıtları da kesip kesip şiir yazmış, yaklaşık 60 70 yaprak filan.
-evet amca.
+bunları temize çekecez.
-sen yazabilicen mi amca ben mi yazayım.
+yok oğlum sen yazacan bende gidip notere tastikletecem. *
-tamam amca ben hallederim. buraya bırak yarın sabah gel al erkenden. 8 9 gibi gelirsin.*
+tamam oğlum.

o sırada bir müşteri gelir, ben onla ilgilenirken amca ortadan kaybolur. tabi saf olan ben "şiirleri birisi mi aldı masadan" diye sağı solu delik düşük arıyorum. akşam oluyor ben hala arkadaşlara anlatıyorum "adam şiir bıraktı bizde kaybettik be".

ertesi gün
09:10

dışarda dondurma dolabını düzeltmekteyim. karşı köşeden çıktı amca, benim elim ayağıma dolaştı tabi.

+selamün aleyküm oğlum.
-aleyküm selam amca aleyküm selam, içeri gel içeri sana bi çay ikram edeyim.*
+yok oğlum temize çektiysen, alıp gideyim hemen.
-amca senin ajandayı bi bulabilsek temize çekicez de.
+nasıl oğlum ? ajandanı mı kaybettin ?
-yok amca senin ajandayı kaybettik.
+yok oğlum benim ajandam burda,* * aha burda oğlum.
-amca bunun sende ne işi var ? *
+benim ajandam bu.
-amca temize çekmem için bırakmadın mı sen bu ajandayı?
+bırakayım da şiirlerimi çalın değil mi. biri çaldı 3 yıl hapse attırdım gavatı.
-ya amca ne alakası var çalmakla. bende mal oldum 2 gündür ajandanı kaybettim diye.
+aha burda ajandam burda. temize çektiklerini verde gideyim, daha notere gidecem.
-%&(^>!
+inşallah yanlış yazmadın, kaç sayfa tuttu.
-sen ajandayı bana vermeden nasıl çekeyim.
+çekmedin mi daha ? bana da dediler ki aha orda bi oğlan var o bu işlerden anlar.*
-amca daha kahvaltı etmedim allah için uğraşma.
+fakir gördün bizi hor gördün ondan böyle davranıyorsun. * al oğlum var paramız.
-%&(^>!
+de hadi ver temizleri de gidem.
-^+%&/>

sonrasını yazmak istemiyorum. formatın anasını belleriz.
b=ben
a=grafiker

Grafiker reklam için kanaldan onay beklemektedir. Hukuk servisinde Şebnem Hanım konu ile ilgili yetkilidir ve yasal prosedürde olup olmadığını bize bildirecektir. Saat 15:00'deki yayına yetişmesi onayı için son 10 dakikadır.

a= Ya free Şebnem dönmedi hala ya..
b= Niye biliyor musun?
a= Niye?
b= Çünkü şebnem dönmez

tüm şirket; Önce error verir sonra da kopar.. *

evet iğrencim.. *
ps: onay verildi ve reklam yayına yetişti.

(bkz: bu da böyle bir anımdır)
yaşlı teyze: müsait bir yerde bıraksana beni oğlum.
(araba biraz hızlı gittiğinden teyze istediği yerin biraz ilerisinde inebilir ve inerken tepkiyi koayr şoföre: ''burası müsait yer değil ki.''
Liverpool - Beşiktaş maçında yaşanmış diyalogtur.

ibrahim üzülmez, Tüm takıma bagırıyor. " allahını seven defansa gelsin" *
- hedehodo kebap, buyrun?
+ merhaba, menunuzde neler var?
- adana, urfa, cop sis, et doner, lahmacun, pide ...
+ tamam, lahmacunu telefona alabilir miyim?
- ..
b: işte böyle oldu. yani umrumda da değil artık...
c: hani bi sürü hayalin vardı? sildin mi bi anda?
b: ne hayali? o'nunla ilgili mi?
d: ahah. çoktan silmiş bile.
bol alkollü bir ortamda kavga çıkmıştır dream of sand,arkadaşı ve x kişisi olayın içindedir;

(kafalar bir dünya)

x-ben mesut yılmaz'ın yiğeniyim ulan!
(karambol , itiş kakış ,sinir harpleri)
dream of sand'in arkadaşı(müthiş bir öfke,gırtlağını yırtarcasına bağırma):nerde lan mesut özil'in yiğeni!
dream of sand:olm o futbolcu lan...sol açık.
ortamdaki herkes:hahahahahahah
babayla anne dizi izlemektedirler , baba diziyi ilk kez izlemektedir anne diziyi anlatmaktadır.

a:bak bu ömür bu da oğlu . bu da sözde babası bu da biyolojik babası. bu da biyolojik babasının kızı. bu da kızın annesi , kız kıskanç mı kıskanç geçen gece altna etti , hizmetçiye temizlettiler oh ne rahat millet hizmetçiye temizletsin biz köle gibi çalışalım.
b:ömrümü yedin kadın
a:ömür bu işte bu da oğlu ...
Saçları konusunda takıntılı olan Doğukan , ev arkadaşı ruhiye sorar :
_Kanka yaa saçlar nasıl benim ?
_Güzel... !
_Kanka yaaa kestirsem mi çok kararsızım ?
_Kestiiir...!
_Önler Nasıl Kanka ?
_Önder kim la ?
üniversitesnin ilk yılları...başka bir bölümden arkadaşımın biri, benim sınıfımdan bir kızdan hoşlanmaktadır. bende arkadaş arkadaşın pezevengidir diyerek bir kaç kızlı erkekli dostları toplayıp, tabiki arkadaşın hoşlandığı kızı da alıp, arkadaşın evine yemeğe gideriz. bizim eleman heyecandan zibilyon çeşit yemek yapmıştır ve çoğu etlidir. sofraya oturulur, olaylar gelişir...

kız-k
eleman-e

k--ayyy e çok uğraşmışsın ya hepsini kendin mi yaptın?

e-- ehehe evet evet hepsini kendim yaptım...

k--seni alan yaşadı be

e--(gaza gelerek) eh bi alan bulunur herhalde :D

k--yalnız, ben et yemem ki.

e--yaaaa demek öyle... lezbiyen olduğunuzu bilseydim sebzeli bişeyler hazırlardım...

k--?!!?!??!?!?!

topluluk- puahahahahahahahahahah

e-- fatal error

merak eden arkadaşlar için edit: onlar şimdi nişanlı.
kamil hoca(spor hocası) çok cimri bir insandır, 50 kuruş istesen bile vermez, o derecededir cimriliği.malzemeci ahmet ile geçen diyaloğudur.
karadeniz' de amatör bir klüpte geçmiştir...

maç dönüşü malzemeci şoföre seslenir.

m.a:sağda dur da ekmek alacağum.
k.h:dur dur ben alırum sana da ekmek.

malzemeci şaşırır duruma fakat ses çıkarmaz ve akabinde gelişen 3gün...

her idmandan sonra duşta kamil hoca ahmet' in şampuanını kullanır.ahmet buna da ses çıkarmaz. aradan 1 hafta geçer ve ahmet dayanamaz...

m.a:kamil hocam şampuan bitti da al bi şampuan kendine artık.

k.h:(kafasını ve gözlerini geçmişi hatırlatırcasına hareketlendir) ama ekmek...ama ekmek...
ad*:- patlak fermuar kalk lan..
ben: - noluyo yaaa..
ad:- aaa senin göğsünde niye boşluk var akciğerlerini mi aldılar yoksa
ben: - evet süleyman ben fotosentez yapıyorum.
ad: - sahi mi?*
© copyright 2005 - 2026