bugün

demir demirkan ın sozleri cok anlamlı sarkısı.

gülümse yüzüme gülümse
gülümse yüzüme gülümse...yalan...
hayat sandığım ölümmüş aslında
aşkın yavaşça öldüren bir zehirmiş
damarlarımda

yalanlar yalanlar...
göz göze bile bile utanmadan söylediğin sözler
yalanlar yalanlar...
dost gibi güle güle usanmadan oynadığın oyunlar

ateşten tanrıça ölümlü aslında
nemli ay dansı, kuru esen çöl rüzgarı
yatağımda
gülümse yüzüme gülümse
gülümse yüzüme gülümse...yalan...

yalanlar yalanlar...
göz göze bile bile utanmadan söylediğin sözler
yalanlar yalanlar...
dost gibi güle güle usanmadan oynadığın oyunlar . . .
(bkz: erkekler)
(bkz: cok tecrubesi varmıs gibi konusan kızlar)
Demir Demirkan'ın 27 ekim 2006 cuma akşamı Taskim Balans konserinde daha bir bastırarak söylediği pek bir güzel olan parça.
seni seviyorum aşkından ölüyorum sensiz nefes alamıyorum gibi klasik aşk sözleri
(bkz: kırk yıllık yalanlar)
asla yalan söylemeyecegini söyleyen kişinin sarfettiği cümledir.
--spoiler--
ben yalanlarımı kendime söyledim en çok
en çok gözlerin aklıma geldikçe
istanbul dediğin buradan kaç deniz
ötemde bir çocuk taşları sektirdikçe
yalandan dilekler tuttum söylemedim tanrı'ya
aklıma sen geldikçe.
--spoiler--
"bulutların ardındaki güneş gibi gerçek" cümlesinin başında kullanıldığında bir şarkıda geçen sözdür.
bazen üzen , bazen kuşkuda bırakan , bazen sevinmeye sebeb veren , bazen farklı gösteren , bazen susturan ,bazende şaşırtan cümleler .
hayatın, yaşamın en büyük defosu...

--spoiler--
küçük hesaplarla geçiyor yaşam
büyük kavgalar hep küçük şeyler için
arsız ayaklar altında alın teri
kırılgan naif elleri
yalanlar yalanlar yalanlar
bulutların ardındaki güneş gibi gerçek
sevilmeye muhtaçken kimileri
kirli avuçlara düşüverecek
--spoiler--
Yolun yarısını geçtim ve çevremde ne kadar çok yalan söylendiğini gözlemliyorum. Neden yalan söyleme isteği oluşurki kişide? Hani zor durumda kalındığını düşünsem eh.. mecburen söyledi diyeceğim ama gerçekte öyle değil. Neredeyse bi alışkanlık olmuş yalan.
Yalan...Beyaz yalan...Pembe yalan.. Yalan yalandır rengi olmaz, affı hiç olmaz kanımca. Adam akrısına yalan söylüyor, kadın kocasına,çocuk öğretmenine, arkadaş arkadaşına, çalışan patronuna.. Ve bir yalanlar silsilesi oluşuyor..Buna bir dur diyelim, hayatımız koca bir yalan olmadan..
iri, güçlü, kimyasal yalanlar dökülüyor yürüdüğüm sokaklara... Amacı ne sevindirmek ne de üzmek olan yalanlar. Kimsenin sırtını ağrıtmayan, kimsenin mumlarını yatsıya kadar yakmayan yalanlar. Biraz önce bir falcıdan çıktım. Sol avucumda yalan, sağ avucumda seni gördü: Elimi ona uzatır uzatmaz, birkaç iyi dilek yuvarlandı yere. Hani şu "kendine iyi bak" , "lütfen mutlu ol" sözcükleri...*
3 erkek yalanı; Özür dilerim, üzmek istemedim, seni seviyorum.
3 kadın yalanı; iyiyim ben, yok vallahi kızmadım, seni sevmiyorum.
" yaralarımı yalayan yalanlar "

kırmızı pelerinli kent / aslı erdoğan
+yazın naptın lan
-bütün yaz ağırlık çalıstım (kelter taşıdı)
hakkında entry girilmediğini gördüğümde çok şaşırdığım harika bir l.e.s.s şarkısı.

https://www.youtube.com/watch?v=bz2MpwhCtMU
© copyright 2005 - 2026