bugün
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- traş olmaya üşenmek6
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- ben tevratı da okudum incili de12
- 6 yaşındaki kızını satan anne7
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- escort ile para kavgası4
- klozette borudan fare gelecek korkusu5
- şanzıman ustası4
- arkadaşlar naber ya3
- simit ayran3
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- 007 tarzı entry girmek3
- ömür usta dizisi2
- cadılar bayramını kutlayan erkek5
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük4
- zenginin çocuğu olaydım yiyip yataydım düşüncesi3
- yahuda işkariyot2
- boşandığı eşine araba alan adam2
- volkswagen passat9
- sözlük kürdü54
- türkiyeli kahvesi8
- adana tarım fuarı3
- en tehlikeli insanlar neden en sevilenlerdir2
- kuru fasulye2
- arkadaşlar bu kek yenir mi sizce2
- bencil ve kendini beğenmiş rezil4
- türkler bize sözlük kurmak zorunda5
- balıkla birlikte ayran içmek2
- mine çakmakçı3
- anneanne3
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- kezo2
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- millette manyak para var13
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- eski sevgiliyi cadılar bayramı kutlarken görmek2
- beşiktaşlı erkeklerin çok iyi sevişmesi5
- allah4
- sergio conceicao nu fb'nin teknik direktörü oldu3
- rusya3
- cam açık uyumak8
- mustafa sarıgül'ün berberle ilşkisi çıkması6
- karşıyaka2
- eryaman stadyumu2
- klamidya2
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
O kadar çok yalan ki doğruyu unutmak.
aldatmakla aynı şey değildir.
Bu durumu en iyi Ali Altay yalan şarkısıyla özetlemiş.
Ne yalanlar vardırki
Günü gelmiş gerçek olmuşlardır.
Günü gelmiş gerçek olmuşlardır.
Genellikle aileme ve arkadaş çevremi ekerken yalan konuşurum bunun haricinde yalan konuşmam çok saçma ne gerek var ki yalan şeyleri konuşmaya, yaşamaya? Yalanım yakalandığında deve kuşu gibi kafamı yerin dibine sokasım geliyor utanıyorum ve ikinci yalana yeltenmiyorum yakalanırım diye.
En son soyledigim yalan tamam ya sorun yok merak etme. Aslinda meali neyse degisim yok bari inanmis gibi yapayim siktir et hayatindan.
Eskiden insanların dünyası küçüktü haliyle mahcubiyetleride küçüktü. Küçüktü evet ama onurluydu o mahcubiyetler. Eğer bakkalın, kasabın, tüpçünün veresiye borcunu geciktirdiyse en fazla eve giderken yolunu değiştirir bir kaç gün geçmezdi borçlu olduğu esnafın önünden. Parasını denkleştirincede soluğu esnafın dükkanında alır, utana sıkıla ve bin tane özürle borcunu öderdi.
Peki ya şimdi?
Şimdinin mahcubiyet göstergesi utanmadan yalan söylemek ve üzerine bir de telefonlara çıkmamak. Tabi bunları mahcubiyet kapsamında kabul edersen!
Teknolojinin ve iletişimin akıl almaz hızını hesaba katmadan, gerçeğin çok çabuk ortaya çıkacağını bile bile nedir bu yalan söyleme furyası? Eskiden bir yalanın ortaya çıkması aylar belki yıllar alırken şimdi neredeyse saniyeler içinde ortaya çıkıyor ve bir anda onlar, yüzler, binler hatta milyonlar duyuyor. Bunu bile bile nasıl bir cesaret ve nasıl bir kafa yapısıdır seni utanmadan yalan söylemeye teşvik eden?
Yalan, onursuzluk ve omurgasızlık eylemleri arasında açık ara birincidir. Uzak durulması tavsiye edilir.
Unutulmamalıdır ki yirmi yılda kazanılan itibar bir yalanla yirmi saniyede yıkılır.
Peki ya şimdi?
Şimdinin mahcubiyet göstergesi utanmadan yalan söylemek ve üzerine bir de telefonlara çıkmamak. Tabi bunları mahcubiyet kapsamında kabul edersen!
Teknolojinin ve iletişimin akıl almaz hızını hesaba katmadan, gerçeğin çok çabuk ortaya çıkacağını bile bile nedir bu yalan söyleme furyası? Eskiden bir yalanın ortaya çıkması aylar belki yıllar alırken şimdi neredeyse saniyeler içinde ortaya çıkıyor ve bir anda onlar, yüzler, binler hatta milyonlar duyuyor. Bunu bile bile nasıl bir cesaret ve nasıl bir kafa yapısıdır seni utanmadan yalan söylemeye teşvik eden?
Yalan, onursuzluk ve omurgasızlık eylemleri arasında açık ara birincidir. Uzak durulması tavsiye edilir.
Unutulmamalıdır ki yirmi yılda kazanılan itibar bir yalanla yirmi saniyede yıkılır.
Anlık kurtaran ömürlük boka sardıran kullanılması tavsiye edilmeyendir.
"kin kırdı her okşamak istediğimde seni
elimi gözlerimi gömdüm, tebessüme
yalnız kendine inkarın, sadece senden kaçarsın
halin ele verir anlamazsın"
yerine
"kim kırdı her okşamak istediğimde seni
elimi gözlerimi gömdüm, tebessüme
yalnız kendine inkarın, sadece senden kaçarsın
halin ele verir anlamazsın"
olsaymış keşke. daha anlamlı oluyor sanki. ilk kelime değişti sadece, başka bir fark yok.
elimi gözlerimi gömdüm, tebessüme
yalnız kendine inkarın, sadece senden kaçarsın
halin ele verir anlamazsın"
yerine
"kim kırdı her okşamak istediğimde seni
elimi gözlerimi gömdüm, tebessüme
yalnız kendine inkarın, sadece senden kaçarsın
halin ele verir anlamazsın"
olsaymış keşke. daha anlamlı oluyor sanki. ilk kelime değişti sadece, başka bir fark yok.
Bağımlılıktır. Fazla söylendiği zaman alıştırır kendine. Yalan söylenmemesi gereken yerde bile insan keyfi yalan söyler artık.
Sıklıkla duyulan şey.
Söyleme, eğer tutamacagin sözler vermeye meyilliysen eğer kararsizsan başka türlü davranma.
Davranma ki yalana mecbur kalma ey insanoğlu!
Söyleme, eğer tutamacagin sözler vermeye meyilliysen eğer kararsizsan başka türlü davranma.
Davranma ki yalana mecbur kalma ey insanoğlu!
Soylenebilmiş ise yalan degildir çünkü dogru olduguna inanmışsınızdır.
Herkes yalan söyleyemez, beceremez işte, yalan söylemek bile özünde yetenek gerektirir.
Herkes yalan söyleyemez, beceremez işte, yalan söylemek bile özünde yetenek gerektirir.
nasılda inanmıştım bana değer verdiğine. niye hiç mantıklı düşünmemiştim. belkide seviyordum. aklımdan beni kandıracağını hiç geçirmemiştim. keşke mantıklı düşünmeseydim de onun yalanlarına inansaydım o zamanlar daha sağlıklı, sigara, alkol kullanmayan, bu kadar kitap okuyan, bu kadar düşünceli, bu kadar tembel derslerine çalışmayan bir insan değildim. sadece bir kız. lan bu kadar düşünmezken be ateistte değildim. müslümandım. iyi oldu iyi. daha bilimci olduk çıktık. insanlara duygusal olarak yaklaşmamayı öğretti. çok teşekkür ediyorum. herşey anlamsızlaşması belki de hayatın anlamıydı.
birisine karşı olan güveninizi en çok sarsacak şey belki de. eğer yalan söyleyen kişi, bu yalanı sağlam temellere oturtmamışsa, söylediği şeyin yalan olduğu o kadar bariz ve anlaşılır ki. belki de birey bunun farkında, yalan söylediğinin anlaşılmasını ve o kişiyi kendinden uzaklaştırmayı amaçlamakta. ama bunu, yalanı onu uzaklaştırmak için söylediğini, karşı taraf asla bilemiyor. sürekli şüpheyle yaklaşıyor. bu belirsizlik yine aradaki güveni sarsıyor. üzücü.
Kişi eğer karşısındaki kişiyi kendinden soğutmayı düşünmeyip, sadece o anki durumu kurtarmak adına alelacele yalan söylüyorsa yine bunu sağlam temellere oturtamıyor, belli oluyor ve yine aradaki güven sarsılıyor.
bu yüzden her zaman hayatım boyunca gerçeği, doğruyu söylemeye çalıştım. insanları güvende hissettirmek, bana güvendiklerini görmek benim için onur, neyse. benim nasıl biri olduğumun sizin için önemi yok.
Bir de yalan söylemediğimiz halde söylediğimiz şeyin doğru olmadığını düşünüyorsa karşı taraf ve bunu asla kanıtlayamıyorsanız aranızda ki güven yine sarsılıyor. o kadar boktan bir durum ki bu. üzüntü, sinir, karşıdaki kişinin nasıl böyle düşündüğüne bir türlü akıl sır erdirememe, onun sizin sözünüze güvenmemesi. gerçekten kişi için çok zorlayıcı bir durum. bazı bireyler için ruhsal çöküntü sebebi ve kişinin ruh hali dışardan bakınca hemen anlaşılmakta. kimisi de umursamayıp yoluna bakma derdinde. gerçekten acaba bu kişiler umursamıyor mu? öyle mi gözüküyor, içine mi atıyor? bunu da bilemiyoruz. bunu belli etmiyor o kişi.
ikili ilişkilere dışardan baktığımızı düşünelim. iki kişi var. bunlardan birisi karşısındaki kişiye -dostu, karısı, sıradan bir arkadaşı- ikisini de ilgilendiren bir yalan söylüyor. bu yalan eğer ortaya çıkarsa iki tarafta bundan zarar görebilecek, ya da sadece yalan söylenen zarar görecek. ben bu duruma dışardan baktığım zaman yalan söyleyen kişiye karşı o kadar nefret doluyorum ki. yalan söylenen kişinin yerine koyuyorum kendimi. hiçbir şeyden haberim yok. arka planda neler neler dönmüş, dönüyor. o kişiye değer vermeye devam ediyorum. ne kadar acınası bir haldeyim değil mi? ne kadar zavallıyım.
evet, yalan belki de insanlara en çok zarar veren şey. sadece bu iki kişi için değil, dışardan izleyen kişilere bile zarar verebilmekte. bu yüzden lütfen ama lütfen her zaman doğruyu söyleyin. insanları üzmeyin. kimse kalbinin kırılmasını istemez. sizde bunu başkalarına yapmayın. gerçek acı bile olsa söyleyin. lütfen...
edit: okumadan eksilemek de yeni moda sanırım.
Kişi eğer karşısındaki kişiyi kendinden soğutmayı düşünmeyip, sadece o anki durumu kurtarmak adına alelacele yalan söylüyorsa yine bunu sağlam temellere oturtamıyor, belli oluyor ve yine aradaki güven sarsılıyor.
bu yüzden her zaman hayatım boyunca gerçeği, doğruyu söylemeye çalıştım. insanları güvende hissettirmek, bana güvendiklerini görmek benim için onur, neyse. benim nasıl biri olduğumun sizin için önemi yok.
Bir de yalan söylemediğimiz halde söylediğimiz şeyin doğru olmadığını düşünüyorsa karşı taraf ve bunu asla kanıtlayamıyorsanız aranızda ki güven yine sarsılıyor. o kadar boktan bir durum ki bu. üzüntü, sinir, karşıdaki kişinin nasıl böyle düşündüğüne bir türlü akıl sır erdirememe, onun sizin sözünüze güvenmemesi. gerçekten kişi için çok zorlayıcı bir durum. bazı bireyler için ruhsal çöküntü sebebi ve kişinin ruh hali dışardan bakınca hemen anlaşılmakta. kimisi de umursamayıp yoluna bakma derdinde. gerçekten acaba bu kişiler umursamıyor mu? öyle mi gözüküyor, içine mi atıyor? bunu da bilemiyoruz. bunu belli etmiyor o kişi.
ikili ilişkilere dışardan baktığımızı düşünelim. iki kişi var. bunlardan birisi karşısındaki kişiye -dostu, karısı, sıradan bir arkadaşı- ikisini de ilgilendiren bir yalan söylüyor. bu yalan eğer ortaya çıkarsa iki tarafta bundan zarar görebilecek, ya da sadece yalan söylenen zarar görecek. ben bu duruma dışardan baktığım zaman yalan söyleyen kişiye karşı o kadar nefret doluyorum ki. yalan söylenen kişinin yerine koyuyorum kendimi. hiçbir şeyden haberim yok. arka planda neler neler dönmüş, dönüyor. o kişiye değer vermeye devam ediyorum. ne kadar acınası bir haldeyim değil mi? ne kadar zavallıyım.
evet, yalan belki de insanlara en çok zarar veren şey. sadece bu iki kişi için değil, dışardan izleyen kişilere bile zarar verebilmekte. bu yüzden lütfen ama lütfen her zaman doğruyu söyleyin. insanları üzmeyin. kimse kalbinin kırılmasını istemez. sizde bunu başkalarına yapmayın. gerçek acı bile olsa söyleyin. lütfen...
edit: okumadan eksilemek de yeni moda sanırım.
En iyisi , en kötü gerçekten bile iyi olmayan şey.
dünyanın en eski silahı.
doğru olmayan söz.
en kralını malum şahıs ve yandaşları yapar uygular yalan olmadığına kendlerini bile inandırırlar.
Yalan iyidir. Kim olduğunu hatırlamak zorunda kalmazsın çoğu kez. Herkes hazır olmayabilir gerçekleri duymaya.
Leyla the band'a ait hoş bir şarkı. Aynı zamanda bir çok insanın kaçış yolu.
ilişkiye karışırsa önünü alamazsınız. Başkasının yalanı yüzünden de iliskiniz zarar görebilir. Mutlak güven çok önemli. Evet.
derdi olmayan insanı " benim neden hiç derdim yok lan" deyip dertlendiren ebru gündeş parçasıdır.
https://www.youtube.com/watch?v=91isIkJaT8Y
https://www.youtube.com/watch?v=91isIkJaT8Y
Dehşet bir fon müziğe sahip Ali atay şarkısı. insanın biraz içini parçalıyor tabii bu saatte dinleyince ama olsun.
şu da şurada dursun, kolaylık olur size de: https://www.youtube.com/watch?v=LtMnaqlTY_0
sözsüz hali de bulunsun, belki onu da isteyen olur: https://www.youtube.com/watch?v=j4dgFfGNhZo
şu da şurada dursun, kolaylık olur size de: https://www.youtube.com/watch?v=LtMnaqlTY_0
sözsüz hali de bulunsun, belki onu da isteyen olur: https://www.youtube.com/watch?v=j4dgFfGNhZo
Gündemdeki Haberler