bugün
- dinlerin yalan olması8
- sarapci koala74
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı14
- türk ten kürt'ü ayırırsan türk kalmaz6
- ben geldim yapraklar3
- muslettin amca3
- ilkay gündoğan5
- acı kıyaslamak5
- dudağın içinde çıkan beyaz yaralar5
- pazar akşamları2
- soğan yiyen kız6
- zengin olsanız ne yaparsınız3
- motor yağı6
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası5
- tüm gün sözlükte ırkçılık yapan yazarlar3
- pekmez bey birader dönsün kampanyası2
- 30 ağustos zafer bayramı17
- incil vahiy9
- üç nokta yerine dört nokta kullanan insan4
- türklerin türkiye de asimile olması8
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı9
- dinsizlik modası2
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı29
- üç harflilerin size gösterdiği vizyonlar6
- chp değişecek mi3
- tai lung44
- ismet gurbuz 2024 mübarek bir zattır3
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- seri eksiciyi tenhada yakalamak2
- erecto bay birader bey yazar2
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- nervio hamferdi11
- kötüyü beteriyle aklama çabası2
- seri eksici ezik3
- trt türkü2
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek10
- rafael leao34
- bira ve nirvana2
- 0 0 713
- galatasaray11
- anın görüntüsü20
- israil'in ateşkese rağmen lübnan'ı vurması2
- almanya6
- diamond bey birader elmas beydir4
- seda sayan'ın olduğu eğitim platformu reklamı2
- kadınlardaki sahiplenilme isteği8
- eksilemeyi hobi haline getirmek4
- winsley boteli3
- kadir mısıroğlunu vatandaşlıktan atan fenerbahçeli3
- ismet gurbuz 20243
hızlı geldi, bir rüzgar gibi geçti. sözlüğe inanmadı yani bu sözlüğe. gitme diye haykırmak istesem de arkasından, belki benim de gitmem yakın, kim bilir. döt gibi bıraktın beni burada kel kafa. bak lütfen; off çekiyorum....offfffffffffffffffffffffff !
yaşamsal tespitlerde şov yapan, ağzına sağlık dediğim sözlük yazarı.
Bir akbaba vardı, ayaklarımı gagalıyordu. Çizme ve çoraplarımı didik didik etmiş, sıra ayaklarıma gelmişti. Durup dinlenmeden gagalıyordu; arada bir havalanıp çevremde tedirgin dolanıyor, sonra yine çalışmasını sürdürüyordu. Derken bir Bay geçti karşıdan, bir vakit durumu izledi, sonra niçin akbabaya ses çıkarmadığımı sordu.
"Ne yapabilirim ki!" dedim. "Geldi, haydi gagalamaya başladı; kuşkusuz ilkin kovmak istedim, hatta boğacak oldum kendisini; ancak böyle bir hayvanın gücüne diyecek yok.
Baktım hemen suratıma atlayacak, ben de ayaklarımı gözden çıkarmayı uygun buldum; artık didik didik edilmelerine de bir şey kalmadı." -
"Vallahi bilmem ki neden bunca işkenceye katlanıyorsunuz!" dedi Bay.
"Bir kurşun akbabanın işini görür hemen."
- "Ya?" diye sordum ben. "Peki bunu siz yapar mısınız?"
- "Hayhay!" dedi Bay.
"Yalnız eve kadar gideyim de silahımı alıp geleyim. Bir yarım saat daha bekleyebilir misiniz?"
- "Bilmem," diye yanıtladım ben ve bir süre acıdan kaskatı kesildim, ardından dedim ki:
"Ne olur, siz gene bir deneyin!"
- "Peki, peki!" dedi Bay. "Bir koşu gider gelirim."
Biz konuşurken, akbaba gözlerini bir Bay'a, bir bana çevirmiş, sessiz sakin bizi dinlemişti. Şimdi görüyordum ki, bütün söylenenleri anlamıştı; ansızın havalandı,hız almak için alabildiğine geriye kaykılıp usta bir mızrak atıcısı gibi gagasını ağzımdan içeri daldırdı, derinlere gömdü.
Ben sırtüstü yıkılırken, onun tüm çukurları dolduran, tüm kıyılardan taşan kanımın içinde kurtuluşsuz boğulup gittiğini görerek rahatladım.
*
sıradaki şarkıyı tüm dolmuş şöförlerimize, muavinlerine, kapıya asılı kalmışlara, dolmuş motoru üstünde ters oturan talihsiz yolculara, zorla yer isteyen -vermediğin takdirde yolculuk boyunca kafanı siken- orta yaşlı teyzelere ve en önemlisi de "bir yaşam formu olarak dolmuş yolcuları" isimli kitabın araştırmacı yazarı winter wine'a gelsin. dikkatle diniyoruz efendim, güz gülleri gibiyiz...
"Ne yapabilirim ki!" dedim. "Geldi, haydi gagalamaya başladı; kuşkusuz ilkin kovmak istedim, hatta boğacak oldum kendisini; ancak böyle bir hayvanın gücüne diyecek yok.
Baktım hemen suratıma atlayacak, ben de ayaklarımı gözden çıkarmayı uygun buldum; artık didik didik edilmelerine de bir şey kalmadı." -
"Vallahi bilmem ki neden bunca işkenceye katlanıyorsunuz!" dedi Bay.
"Bir kurşun akbabanın işini görür hemen."
- "Ya?" diye sordum ben. "Peki bunu siz yapar mısınız?"
- "Hayhay!" dedi Bay.
"Yalnız eve kadar gideyim de silahımı alıp geleyim. Bir yarım saat daha bekleyebilir misiniz?"
- "Bilmem," diye yanıtladım ben ve bir süre acıdan kaskatı kesildim, ardından dedim ki:
"Ne olur, siz gene bir deneyin!"
- "Peki, peki!" dedi Bay. "Bir koşu gider gelirim."
Biz konuşurken, akbaba gözlerini bir Bay'a, bir bana çevirmiş, sessiz sakin bizi dinlemişti. Şimdi görüyordum ki, bütün söylenenleri anlamıştı; ansızın havalandı,hız almak için alabildiğine geriye kaykılıp usta bir mızrak atıcısı gibi gagasını ağzımdan içeri daldırdı, derinlere gömdü.
Ben sırtüstü yıkılırken, onun tüm çukurları dolduran, tüm kıyılardan taşan kanımın içinde kurtuluşsuz boğulup gittiğini görerek rahatladım.
*
sıradaki şarkıyı tüm dolmuş şöförlerimize, muavinlerine, kapıya asılı kalmışlara, dolmuş motoru üstünde ters oturan talihsiz yolculara, zorla yer isteyen -vermediğin takdirde yolculuk boyunca kafanı siken- orta yaşlı teyzelere ve en önemlisi de "bir yaşam formu olarak dolmuş yolcuları" isimli kitabın araştırmacı yazarı winter wine'a gelsin. dikkatle diniyoruz efendim, güz gülleri gibiyiz...
(bkz: glühwein)
ing. kış şarabı. kırmızıdır ve normal şaraptan daha kıvamlıdır. sıcak içilir.
hoş ve çok dolu gelecek yazar. bana bir entry bile hediye etti. teşekkür ediyorum ve kel kafasından öpüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar