bugün
- menemen5
- 18 yaşındaki bir kızın sulanmış vajinasını yalamak3
- mr spock'ın kulağını çekmek4
- red flag erkek listesi3
- balık etli mi kuru götlü mü5
- boy vermek2
- kediye miyav demek2
- aylık 517 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- vuu vuuuuttu yapan baykuşlar3
- uzay teknesi2
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez6
- halı sahada 2 gollüğüne kaleye geçmek2
- ölüm6
- köfteci yusuf4
- entry girmek için 00 00 ı beklemek2
- türk müsün türkiyeli misin12
- işe evden yemek götürmek2
- ilk seçimde akp'nin alacağı oy2
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- nasıl birisiniz6
- beni özleyenler elime mum diksin15
- sabahın köründe denize girmek4
- yunanistan29
- alin3
- hırvatistan12
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- rüyada nervio yu görmek8
- bjk tv2
- milli muharip uçağı kaan3
- ayrılık6
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- ispanya daki göçmen krizi8
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı3
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- anın görüntüsü13
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım5
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- ona bir şey söyle10
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- japonya23
- mutlu kalmak için öneriler6
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- en son aldığınız iltifat14
- irmik helvası vs un helvası18
- gecenin rap şarkısı3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- favori coldplay şarkınız4
- gürcistan26
Bir akbaba vardı, ayaklarımı gagalıyordu. Çizme ve çoraplarımı didik didik etmiş, sıra ayaklarıma gelmişti. Durup dinlenmeden gagalıyordu; arada bir havalanıp çevremde tedirgin dolanıyor, sonra yine çalışmasını sürdürüyordu. Derken bir Bay geçti karşıdan, bir vakit durumu izledi, sonra niçin akbabaya ses çıkarmadığımı sordu.
"Ne yapabilirim ki!" dedim. "Geldi, haydi gagalamaya başladı; kuşkusuz ilkin kovmak istedim, hatta boğacak oldum kendisini; ancak böyle bir hayvanın gücüne diyecek yok.
Baktım hemen suratıma atlayacak, ben de ayaklarımı gözden çıkarmayı uygun buldum; artık didik didik edilmelerine de bir şey kalmadı." -
"Vallahi bilmem ki neden bunca işkenceye katlanıyorsunuz!" dedi Bay.
"Bir kurşun akbabanın işini görür hemen."
- "Ya?" diye sordum ben. "Peki bunu siz yapar mısınız?"
- "Hayhay!" dedi Bay.
"Yalnız eve kadar gideyim de silahımı alıp geleyim. Bir yarım saat daha bekleyebilir misiniz?"
- "Bilmem," diye yanıtladım ben ve bir süre acıdan kaskatı kesildim, ardından dedim ki:
"Ne olur, siz gene bir deneyin!"
- "Peki, peki!" dedi Bay. "Bir koşu gider gelirim."
Biz konuşurken, akbaba gözlerini bir Bay'a, bir bana çevirmiş, sessiz sakin bizi dinlemişti. Şimdi görüyordum ki, bütün söylenenleri anlamıştı; ansızın havalandı,hız almak için alabildiğine geriye kaykılıp usta bir mızrak atıcısı gibi gagasını ağzımdan içeri daldırdı, derinlere gömdü.
Ben sırtüstü yıkılırken, onun tüm çukurları dolduran, tüm kıyılardan taşan kanımın içinde kurtuluşsuz boğulup gittiğini görerek rahatladım.
*
sıradaki şarkıyı tüm dolmuş şöförlerimize, muavinlerine, kapıya asılı kalmışlara, dolmuş motoru üstünde ters oturan talihsiz yolculara, zorla yer isteyen -vermediğin takdirde yolculuk boyunca kafanı siken- orta yaşlı teyzelere ve en önemlisi de "bir yaşam formu olarak dolmuş yolcuları" isimli kitabın araştırmacı yazarı winter wine'a gelsin. dikkatle diniyoruz efendim, güz gülleri gibiyiz...
"Ne yapabilirim ki!" dedim. "Geldi, haydi gagalamaya başladı; kuşkusuz ilkin kovmak istedim, hatta boğacak oldum kendisini; ancak böyle bir hayvanın gücüne diyecek yok.
Baktım hemen suratıma atlayacak, ben de ayaklarımı gözden çıkarmayı uygun buldum; artık didik didik edilmelerine de bir şey kalmadı." -
"Vallahi bilmem ki neden bunca işkenceye katlanıyorsunuz!" dedi Bay.
"Bir kurşun akbabanın işini görür hemen."
- "Ya?" diye sordum ben. "Peki bunu siz yapar mısınız?"
- "Hayhay!" dedi Bay.
"Yalnız eve kadar gideyim de silahımı alıp geleyim. Bir yarım saat daha bekleyebilir misiniz?"
- "Bilmem," diye yanıtladım ben ve bir süre acıdan kaskatı kesildim, ardından dedim ki:
"Ne olur, siz gene bir deneyin!"
- "Peki, peki!" dedi Bay. "Bir koşu gider gelirim."
Biz konuşurken, akbaba gözlerini bir Bay'a, bir bana çevirmiş, sessiz sakin bizi dinlemişti. Şimdi görüyordum ki, bütün söylenenleri anlamıştı; ansızın havalandı,hız almak için alabildiğine geriye kaykılıp usta bir mızrak atıcısı gibi gagasını ağzımdan içeri daldırdı, derinlere gömdü.
Ben sırtüstü yıkılırken, onun tüm çukurları dolduran, tüm kıyılardan taşan kanımın içinde kurtuluşsuz boğulup gittiğini görerek rahatladım.
*
sıradaki şarkıyı tüm dolmuş şöförlerimize, muavinlerine, kapıya asılı kalmışlara, dolmuş motoru üstünde ters oturan talihsiz yolculara, zorla yer isteyen -vermediğin takdirde yolculuk boyunca kafanı siken- orta yaşlı teyzelere ve en önemlisi de "bir yaşam formu olarak dolmuş yolcuları" isimli kitabın araştırmacı yazarı winter wine'a gelsin. dikkatle diniyoruz efendim, güz gülleri gibiyiz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar