bugün
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini16
- klozet neden bu kadar ses çıkarıyor3
- her gün içsem bıkmam içecekleri3
- yalnızlık2
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri6
- belfastta cihatçının kafa kesmesi4
- koca bulmak5
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- süt gibi bembeyaz tenli kızlar3
- chp'nin hali ne olacak33
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- başarılı sigara bırakma teknikleri9
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- sözlükte herkes kaleminin ekmeğini yer2
- kimseye borç vermeyen insan11
- kendini çirkin bulan yazarlar4
- hitlerin amfetamin bağımlısı olması2
- kapri tayt giyen kızların sekste sınır tanımaması2
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- en sevdiğiniz müzik türü10
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- türkiyenin en yakışıklı erkeği4
- ilgi manyağı olmak5
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini5
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- başbiraderin profilinin halen gizli olması4
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük3
- m r e r e c t o20
- veda2
- 2026 yazı2
- paranoid şizofreni2
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- yeni tanışılan birine nerelisin diye sormak3
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları5
- ankara nın en berbat semti4
- sedat pekmez24
- zayıflamanın en güzel yanı5
- diamond bosphoruss denen yazar22
- ilk maaş5
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması5
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- hitlerin akciğerleri2
- gocu27
- yeminimi bozuyorum ulan3
- mhp li yazarlar5
- satrançtaki en güçsüz taş2
- stanley termos almanın mantıklı açıklaması5
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- arapça bilen yazarlar3
- el sıkıştığında ne hissediyorsun6
hoş ve çok dolu gelecek yazar. bana bir entry bile hediye etti. teşekkür ediyorum ve kel kafasından öpüyorum.
ing. kış şarabı. kırmızıdır ve normal şaraptan daha kıvamlıdır. sıcak içilir.
(bkz: glühwein)
Bir akbaba vardı, ayaklarımı gagalıyordu. Çizme ve çoraplarımı didik didik etmiş, sıra ayaklarıma gelmişti. Durup dinlenmeden gagalıyordu; arada bir havalanıp çevremde tedirgin dolanıyor, sonra yine çalışmasını sürdürüyordu. Derken bir Bay geçti karşıdan, bir vakit durumu izledi, sonra niçin akbabaya ses çıkarmadığımı sordu.
"Ne yapabilirim ki!" dedim. "Geldi, haydi gagalamaya başladı; kuşkusuz ilkin kovmak istedim, hatta boğacak oldum kendisini; ancak böyle bir hayvanın gücüne diyecek yok.
Baktım hemen suratıma atlayacak, ben de ayaklarımı gözden çıkarmayı uygun buldum; artık didik didik edilmelerine de bir şey kalmadı." -
"Vallahi bilmem ki neden bunca işkenceye katlanıyorsunuz!" dedi Bay.
"Bir kurşun akbabanın işini görür hemen."
- "Ya?" diye sordum ben. "Peki bunu siz yapar mısınız?"
- "Hayhay!" dedi Bay.
"Yalnız eve kadar gideyim de silahımı alıp geleyim. Bir yarım saat daha bekleyebilir misiniz?"
- "Bilmem," diye yanıtladım ben ve bir süre acıdan kaskatı kesildim, ardından dedim ki:
"Ne olur, siz gene bir deneyin!"
- "Peki, peki!" dedi Bay. "Bir koşu gider gelirim."
Biz konuşurken, akbaba gözlerini bir Bay'a, bir bana çevirmiş, sessiz sakin bizi dinlemişti. Şimdi görüyordum ki, bütün söylenenleri anlamıştı; ansızın havalandı,hız almak için alabildiğine geriye kaykılıp usta bir mızrak atıcısı gibi gagasını ağzımdan içeri daldırdı, derinlere gömdü.
Ben sırtüstü yıkılırken, onun tüm çukurları dolduran, tüm kıyılardan taşan kanımın içinde kurtuluşsuz boğulup gittiğini görerek rahatladım.
*
sıradaki şarkıyı tüm dolmuş şöförlerimize, muavinlerine, kapıya asılı kalmışlara, dolmuş motoru üstünde ters oturan talihsiz yolculara, zorla yer isteyen -vermediğin takdirde yolculuk boyunca kafanı siken- orta yaşlı teyzelere ve en önemlisi de "bir yaşam formu olarak dolmuş yolcuları" isimli kitabın araştırmacı yazarı winter wine'a gelsin. dikkatle diniyoruz efendim, güz gülleri gibiyiz...
"Ne yapabilirim ki!" dedim. "Geldi, haydi gagalamaya başladı; kuşkusuz ilkin kovmak istedim, hatta boğacak oldum kendisini; ancak böyle bir hayvanın gücüne diyecek yok.
Baktım hemen suratıma atlayacak, ben de ayaklarımı gözden çıkarmayı uygun buldum; artık didik didik edilmelerine de bir şey kalmadı." -
"Vallahi bilmem ki neden bunca işkenceye katlanıyorsunuz!" dedi Bay.
"Bir kurşun akbabanın işini görür hemen."
- "Ya?" diye sordum ben. "Peki bunu siz yapar mısınız?"
- "Hayhay!" dedi Bay.
"Yalnız eve kadar gideyim de silahımı alıp geleyim. Bir yarım saat daha bekleyebilir misiniz?"
- "Bilmem," diye yanıtladım ben ve bir süre acıdan kaskatı kesildim, ardından dedim ki:
"Ne olur, siz gene bir deneyin!"
- "Peki, peki!" dedi Bay. "Bir koşu gider gelirim."
Biz konuşurken, akbaba gözlerini bir Bay'a, bir bana çevirmiş, sessiz sakin bizi dinlemişti. Şimdi görüyordum ki, bütün söylenenleri anlamıştı; ansızın havalandı,hız almak için alabildiğine geriye kaykılıp usta bir mızrak atıcısı gibi gagasını ağzımdan içeri daldırdı, derinlere gömdü.
Ben sırtüstü yıkılırken, onun tüm çukurları dolduran, tüm kıyılardan taşan kanımın içinde kurtuluşsuz boğulup gittiğini görerek rahatladım.
*
sıradaki şarkıyı tüm dolmuş şöförlerimize, muavinlerine, kapıya asılı kalmışlara, dolmuş motoru üstünde ters oturan talihsiz yolculara, zorla yer isteyen -vermediğin takdirde yolculuk boyunca kafanı siken- orta yaşlı teyzelere ve en önemlisi de "bir yaşam formu olarak dolmuş yolcuları" isimli kitabın araştırmacı yazarı winter wine'a gelsin. dikkatle diniyoruz efendim, güz gülleri gibiyiz...
yaşamsal tespitlerde şov yapan, ağzına sağlık dediğim sözlük yazarı.
hızlı geldi, bir rüzgar gibi geçti. sözlüğe inanmadı yani bu sözlüğe. gitme diye haykırmak istesem de arkasından, belki benim de gitmem yakın, kim bilir. döt gibi bıraktın beni burada kel kafa. bak lütfen; off çekiyorum....offfffffffffffffffffffffff !
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
