bugün
- evli olduğunu gizleyen yazarlar14
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz11
- nervio'nun ayakları17
- nickin yanında yaş da yazsın14
- engineer2817
- domates çorbası8
- la loba19
- volkswagen passat7
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması7
- kolonya koleksiyonu4
- sıkıldım5
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları10
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler5
- mezar taşına olumsuz yorum bırakılması4
- öldüreni öldürmek14
- hesabını gizleyen erkek yazar23
- skechers giyen kız9
- amber kokulu sıvı sabun3
- abi lavabo var mı10
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı19
- yalancı sözlük yazarları4
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- eski yazarlar geri gelsin4
- ayağına nutella sürüp bu bitecek diyen kız10
- hız tutkunu salyangoz3
- selim ve selin arasındaki fark2
- sözlükteki tramessi yazarlar9
- queen ravenna'nın ayakları6
- padişaha sormuşlar4
- menemen yiyen erkek9
- durduk yere gelen kiribati özlemi3
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip10
- kendini tanımak4
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması10
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- sözlük kızları olarak ayak resmi atıyoruz5
- izmirim izmirim nereye gitsem özlerim7
- recep tayyip erdoğan7
- queen ravenna ifşası5
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı2
- cenneti avuçlarında barındıran eller2
- asansörde selam verme zorunluluğu7
- demokles'in kılıcı abi ya8
- gladiator 22
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- gladyatör 22
- nervio8
- uyandığında kendini dev bir belediyeye dönşmş blmk2
- kaynana2
hoş ve çok dolu gelecek yazar. bana bir entry bile hediye etti. teşekkür ediyorum ve kel kafasından öpüyorum.
ing. kış şarabı. kırmızıdır ve normal şaraptan daha kıvamlıdır. sıcak içilir.
(bkz: glühwein)
Bir akbaba vardı, ayaklarımı gagalıyordu. Çizme ve çoraplarımı didik didik etmiş, sıra ayaklarıma gelmişti. Durup dinlenmeden gagalıyordu; arada bir havalanıp çevremde tedirgin dolanıyor, sonra yine çalışmasını sürdürüyordu. Derken bir Bay geçti karşıdan, bir vakit durumu izledi, sonra niçin akbabaya ses çıkarmadığımı sordu.
"Ne yapabilirim ki!" dedim. "Geldi, haydi gagalamaya başladı; kuşkusuz ilkin kovmak istedim, hatta boğacak oldum kendisini; ancak böyle bir hayvanın gücüne diyecek yok.
Baktım hemen suratıma atlayacak, ben de ayaklarımı gözden çıkarmayı uygun buldum; artık didik didik edilmelerine de bir şey kalmadı." -
"Vallahi bilmem ki neden bunca işkenceye katlanıyorsunuz!" dedi Bay.
"Bir kurşun akbabanın işini görür hemen."
- "Ya?" diye sordum ben. "Peki bunu siz yapar mısınız?"
- "Hayhay!" dedi Bay.
"Yalnız eve kadar gideyim de silahımı alıp geleyim. Bir yarım saat daha bekleyebilir misiniz?"
- "Bilmem," diye yanıtladım ben ve bir süre acıdan kaskatı kesildim, ardından dedim ki:
"Ne olur, siz gene bir deneyin!"
- "Peki, peki!" dedi Bay. "Bir koşu gider gelirim."
Biz konuşurken, akbaba gözlerini bir Bay'a, bir bana çevirmiş, sessiz sakin bizi dinlemişti. Şimdi görüyordum ki, bütün söylenenleri anlamıştı; ansızın havalandı,hız almak için alabildiğine geriye kaykılıp usta bir mızrak atıcısı gibi gagasını ağzımdan içeri daldırdı, derinlere gömdü.
Ben sırtüstü yıkılırken, onun tüm çukurları dolduran, tüm kıyılardan taşan kanımın içinde kurtuluşsuz boğulup gittiğini görerek rahatladım.
*
sıradaki şarkıyı tüm dolmuş şöförlerimize, muavinlerine, kapıya asılı kalmışlara, dolmuş motoru üstünde ters oturan talihsiz yolculara, zorla yer isteyen -vermediğin takdirde yolculuk boyunca kafanı siken- orta yaşlı teyzelere ve en önemlisi de "bir yaşam formu olarak dolmuş yolcuları" isimli kitabın araştırmacı yazarı winter wine'a gelsin. dikkatle diniyoruz efendim, güz gülleri gibiyiz...
"Ne yapabilirim ki!" dedim. "Geldi, haydi gagalamaya başladı; kuşkusuz ilkin kovmak istedim, hatta boğacak oldum kendisini; ancak böyle bir hayvanın gücüne diyecek yok.
Baktım hemen suratıma atlayacak, ben de ayaklarımı gözden çıkarmayı uygun buldum; artık didik didik edilmelerine de bir şey kalmadı." -
"Vallahi bilmem ki neden bunca işkenceye katlanıyorsunuz!" dedi Bay.
"Bir kurşun akbabanın işini görür hemen."
- "Ya?" diye sordum ben. "Peki bunu siz yapar mısınız?"
- "Hayhay!" dedi Bay.
"Yalnız eve kadar gideyim de silahımı alıp geleyim. Bir yarım saat daha bekleyebilir misiniz?"
- "Bilmem," diye yanıtladım ben ve bir süre acıdan kaskatı kesildim, ardından dedim ki:
"Ne olur, siz gene bir deneyin!"
- "Peki, peki!" dedi Bay. "Bir koşu gider gelirim."
Biz konuşurken, akbaba gözlerini bir Bay'a, bir bana çevirmiş, sessiz sakin bizi dinlemişti. Şimdi görüyordum ki, bütün söylenenleri anlamıştı; ansızın havalandı,hız almak için alabildiğine geriye kaykılıp usta bir mızrak atıcısı gibi gagasını ağzımdan içeri daldırdı, derinlere gömdü.
Ben sırtüstü yıkılırken, onun tüm çukurları dolduran, tüm kıyılardan taşan kanımın içinde kurtuluşsuz boğulup gittiğini görerek rahatladım.
*
sıradaki şarkıyı tüm dolmuş şöförlerimize, muavinlerine, kapıya asılı kalmışlara, dolmuş motoru üstünde ters oturan talihsiz yolculara, zorla yer isteyen -vermediğin takdirde yolculuk boyunca kafanı siken- orta yaşlı teyzelere ve en önemlisi de "bir yaşam formu olarak dolmuş yolcuları" isimli kitabın araştırmacı yazarı winter wine'a gelsin. dikkatle diniyoruz efendim, güz gülleri gibiyiz...
yaşamsal tespitlerde şov yapan, ağzına sağlık dediğim sözlük yazarı.
hızlı geldi, bir rüzgar gibi geçti. sözlüğe inanmadı yani bu sözlüğe. gitme diye haykırmak istesem de arkasından, belki benim de gitmem yakın, kim bilir. döt gibi bıraktın beni burada kel kafa. bak lütfen; off çekiyorum....offfffffffffffffffffffffff !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar