bugün

fakirlikten ve işsizlikten dolayı evlenip çocuk yapamayan türkiyenin nüfusunun yaşlanıyor olması durumudur. neyse ki araplardan göç alarak o sorunu da hallettik. yirmi yıla kadar ülkedeki türk oranı da yüzde yirmiye falan düşer. o yüzde yirmi de araplara asimile olur zaten.
Bir b.k olmaz .
Dehşet genclik var.
Her yer genç kaynıyor
Gidin bagcilara esenyurta
30 yaş aldı bir milyon genç gece sokakta kaldırımda.
ewed arkadaşlar üstteki yazarın hangi partiyi desteklediğini anlayabiliyorsunuzdur. kardeşim ben götümden sallamıyorum uzmanlar istatiklere bakarak bunu söylüyorlar.
Korkulacak birşey yok.
Tas kafa
Bir ton genc var.
işte o bi ton genç parasızlıktan evlenip üremiyor kardeşim. bu yüzden gelecekte nüfus etkilenecek diyoruz neyini anlamıyorsun.
Korkulacak bir şey yok
50 milyon bu ülkeye yeter.
Aa olur mu 2025'te ve sonrasında doğan çocuklara aylık maaş bağlayacaklar. Üç çocuklu aileler için bir ton şey yapılacak. Benim oğlum 2025'ten önce doğup tek çocuk olduğu için her hakkı bende saklı.

(bkz: swh)
türk soykırımı, tarihe ilk postmodern soykırım olarak geçmiştir.
bazıları çıkıp "türkiye yaşlanıyor, doğum düşüyor, evlilikler geç yaşlarda yapılıyor, aileler çocuk sahibi olmuyor" diye bunu ülke-halk için bir sorun, çözülmesi gereken bir problem, bir tehlike olarak görmeleri yok mu?
ya bilgisiz cahil olduklarından ya da herkesi kendi zeka seviyesinde sandıklarından ya da kör olmalarından ya zekamızla dalga geçtiklerinden bizimle kafa buluyorlar demektir.
ülkenin nüfus krizi yoktur.
feodal ve kabile kültürü hezeyanıyla 10 tane çocuğum olsun diyen cahiller gibi saçmalamayın.
ille de milletin testis ve epididimleri ile rahimlerini ve yumurtalıklarını düşünüp insanlara çiftlikte beslediğiniz inek koyun tavuk gibi yaklaşım yapıp çiftlik ağasının hayvan sayısıyla övündüğü gibi durum yansıtacağınıza insanların neden evlenmiyor, doğurmuyor olduğunu bir anlayın diyeceğim de o zeka sizde nerede?

unutmadan...
ülkenin nüfus krizi şimdilik (100 yıl) içinde kafaya takılacak bir konu değil.
ille de sorun var diyorsanız "insanlar evlenmiyor-doğurmuyor. en büyük sorun ekonomi, rejim, sistem vs" demeyin.
cahil olduğunuz belli oluyor.
Ümmetçiler bu sorunu ülkeye arap paki afgan ve bilimum zararlıyı doldurarak çözmeye çalışıyor.
türkiye kaç milyon?
bilmiyoruz, ülkeye giren çıkan belli değil. 3-5 kuruşa verilen vatandaşlıklar, milyarlarca dolar dönen insan kaçakçılığı, nüfus hareketleri, ucuz iş gücü transferi vb olan ama yasadışı göç diye saçma bir tanımla sulandırılanlar vs sonunda ülkede kaç kişi ikamet ettiğinin kaydını tam tutamıyoruz.
evet, ülke nüfusunun sayısı kadar ülkede kalıcı ve geçici ikamet edenlerin sayısı da önemlidir. neyse ayrıntılara girmeyeyim, anlayacak insan yok.

yuvarlak hesap - küsuratlara girmeden ortalama zeka-akıl seviyesinde bir insanın anlayacağı şekilde anlatalım.
ülke 90 milyon diyelim.
şu an avrupa'da ilk 10 sırada olan doğum oranımıza +2 puan eklense 4 yıl içinde 10 milyon insan (+/-) nüfusumuz artmış demektir.
içinde bulunduğumuz şartlar-ortama göre işte bu felaket demektir.
ortalama bir zekası, aklı, eğitimi olan biri için bu övünç değil de ürpertici bir durumdur.
size biri çıkıp "türkiye'de doğum oranı düşük. nüfus yaşlanıyor, artık çoğalmıyoruz ve azalıyoruz. bu felaket demektir bla bla bla" derse ona gülün.
yukarıda da bahsettim. şu an doğum oranımıza %2 bir artış sağlansa 4 yıl sonra bakmak zorunda kalacağımız 10 milyon (+/-) insana sahip olacağız demektir ki asıl felaket budur.

10 milyon 0-4 yaş arası çocuk.
10 milyon üretmeyen, çalışmayan, katma değer sağlamayan insan.
4 yıl içinde ülkeye extradan gelmiş dil bilmez, eğitimsiz, kalifiye olmayan, bir arada yaşam kültürü ile vatandaşlık yurttaşlık duygularından yoksun, bu ülke ve insanlarına kültürüne aidiyet duymayan 20 milyon insanın göçmen-sığınmacı vs statüde olması gibi düşünün.
bu 20 milyon göçmen sığınmacı kaçak vs her ne diyorsanız sisteme üretime katma değer sağlamaya bu insanları entegre edebilirsiniz ve sürdürülebilir bir kaynak az-çok, yeterli-yetersiz girdi yaratabilirsiniz ama 10 milyon 0-4 yaş arası çocuğu 4 yıl içinde sübvanse edecek kaynağı yaratamazsınız.

konuyu daha da basit olarak açıklayayım.
karı koca çalışıp 60-70 bin lira aylık alan ve evi olup ev kirası vermeyen, borcu olmayan evli çiftin "evimiz var, kazancımız eh işte, bir derdimiz yok. bir çocuk yapalım" diyerek kadının hamile kalması ve 4'üz çocuğu olması gibi.
kadın tabi ki çalışmayacak.
canım 1-2 sene dişimizi sıkalım, sonra düzlüğe çıkarız da diyemezler. eğitiminden sağlığına, giyimden beslenmeye onlarca yıl sürecek bir ödeme zorunluluğuna girmiş olurlar.

birileri kalkıp insanların rahmine ve testislerine ahkam keserken, insanlara sanki çiftliğinde beslediği inek koyun tavuk gibi yaklaşıp "doğurun, çoğalın" diye bilgisizce konuşurken dikkatli olmalı.

bu sırada...
devlet açısından konuya yaklaşırsak, devletin derdi insanların kaç çocuk sahibi olacağı olamaz. zaten devletin buna ne hakkı ne hukuku ne de yetkisi var.
devletin derdi insanlara insan gibi yaşam kalitesi ve gelecek güvencesi, garantisi sunmak olduğunu hatırlatalım.
fakirlikten dolayı evlenemeyip çocuk yapamayan türklerin sonu iç açıcı görünmüyor. ya ekonomiye el atılmalı ya da uygurlara kapı açılmalı.
© copyright 2005 - 2026