bugün
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- ilişkiye ara vermek10
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- ofis pornosu12
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek7
- asansörde konuşmama kuralı8
- bu saatte yemek yemek8
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- cam açık ve çıplak uyumak4
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri4
- kolye142
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası6
- kadınların yedekte erkek tutması3
- marka giyinmek8
- siyah saçlı beyaz tenli kız8
- gerçekten iğrenç bir hayat2
- gecelerin kötü olması2
- şargoz2
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- kaybolan çorabın teki3
- hayatın acı gerçekleri6
- nervionun mavi gözleri11
- aşk13
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ona bir şey söyle13
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- cep telefonu22
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- migren3
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- nokia20
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- teselli vermek6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- bik bik'in kraliçe olması10
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- yer yön hafızası sıfır olan insan4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- fransa11
1963 yapımı ingmar bergman filmi.
filmde anna isimli karakter küçük oğlu ve ablasıyla bir tren yolculuğu yapıp neresi olduğunu anlayamadığımız bir yere gelip bir otele yerleşirler.
film boyunca kardeşlerin birbirleriyle olan kopukluğunu; çocuğun annesiyle olan tinsel yakınlığını görürüz. karakterlerimizin dillerini hiç bilmedikleri bu ülkedeki insanlarla olan iletişimleri hep işaretlerle olur. filmin sadece bir yerinde ester* ile otelin kahyası aynı dili konuşurlar, evrensel bir dili:
kahya içeri girmiştir, masaya ester'in içeceğini bırakır. radyoda bach çalmaktadır. ester kahyaya dönüp şöyle der: müzik?
kahya başını sallayıp "müzik" der. ester "sebastian bach" der, kahya da yine başıyla onaylayarak "john sebastian bach" der.
film boyunca ortak hiç bir söz edemeyen bu insanlar müziğin ortaklığında konuşabilmişlerdir.*
filmde anna isimli karakter küçük oğlu ve ablasıyla bir tren yolculuğu yapıp neresi olduğunu anlayamadığımız bir yere gelip bir otele yerleşirler.
film boyunca kardeşlerin birbirleriyle olan kopukluğunu; çocuğun annesiyle olan tinsel yakınlığını görürüz. karakterlerimizin dillerini hiç bilmedikleri bu ülkedeki insanlarla olan iletişimleri hep işaretlerle olur. filmin sadece bir yerinde ester* ile otelin kahyası aynı dili konuşurlar, evrensel bir dili:
kahya içeri girmiştir, masaya ester'in içeceğini bırakır. radyoda bach çalmaktadır. ester kahyaya dönüp şöyle der: müzik?
kahya başını sallayıp "müzik" der. ester "sebastian bach" der, kahya da yine başıyla onaylayarak "john sebastian bach" der.
film boyunca ortak hiç bir söz edemeyen bu insanlar müziğin ortaklığında konuşabilmişlerdir.*
"you are full of hate. (...) you hate me just like you hate yourself!"
tren. abla ve kardeş. nefret. sessizlik. mutsuzluk. paranoya. hastalık. mastürbasyon. seks. alkol. yazı. hesaplaşma. acımak. yalnızlık. çözümsüzlük. tren.
bergman yine ışıkları söndürüyor. "bu karanlık böyle iyi. afferin bergman'a."
tren. abla ve kardeş. nefret. sessizlik. mutsuzluk. paranoya. hastalık. mastürbasyon. seks. alkol. yazı. hesaplaşma. acımak. yalnızlık. çözümsüzlük. tren.
bergman yine ışıkları söndürüyor. "bu karanlık böyle iyi. afferin bergman'a."
türkçesi sessizlik olan, iletşimsizlik temalı bergman filmi.
nuri bilge ceylan'ın izlediği dönemde ruhunda çok derin izler bırakmış ve sinemaya başlamasına sebebiyet vermiş filmlerden biriymiş.
nuri bilge ceylan'ın izlediği dönemde ruhunda çok derin izler bırakmış ve sinemaya başlamasına sebebiyet vermiş filmlerden biriymiş.
1963 yapımı ingmar bergman filmi.
film ismini iletişimsizlikten alır. bu iletişim kopukluğu, iki kızkardeş arasındaki mücadeleden, acıma, nefret, kıskançlık duygularının kaosundan kaynaklanır. abla 'ester' kuralcı, eğitimli, cinsel arzusunu mastürbasyonla tatmin eden hasta bir kadındır ve kendisini bu durumda aşağılanmış hisseder. çünkü yüksekte olmaya alşmıştır.'anna' uçkura zaafı olan daha 'özgür' bir kadındır. yıllarca ester'in gölgesinde kalmıştır. şimdi kendisini öne çıkarmak adına eylemler yapmaktadır. ester'in önceden yaşadığı bazı olumsuzluklar nedeniyle arasına mesafe koyduğu durumlar var. anna'yı da korumaya çalışmakta. iletişememe de burada başlıyor. anna'nın oğlu johan ise bu sessizliğin arasında kalmıştır. ayrıca savaş döneminin etkisi altındadır. tankları hayranlıkla izler. oyuncağı ise bir silahtır.
filmin en akılda kalıcı repliklerinden. ester:
- "kalkmış penisler...kanın ve dölsuyunun dolmasıdır bu. son ayinden önce itiraf etmeliyim: spermanın kokusu kötü geliyor bana. kokuyu iyi alırım ben. gebe kaldığım zaman gördüm ki kokmuş bir balıktan farkım yok. insan seçmekte hürdür. şu zavallı durumu kabullenmek istemiyorum. ama şimdi yalnızlık güzel ve iyi. insan, hayatında çeşitli davranışlar dener ve hepsini anlamsız bulur. üzerimizde öyle büyük kuvvetler var ki...yani bizi ürperten, titreten kuvvetler var demek istiyorum. ruhların ve anıların arasında ihtiyatlı davranmak gerekiyor."
film ismini iletişimsizlikten alır. bu iletişim kopukluğu, iki kızkardeş arasındaki mücadeleden, acıma, nefret, kıskançlık duygularının kaosundan kaynaklanır. abla 'ester' kuralcı, eğitimli, cinsel arzusunu mastürbasyonla tatmin eden hasta bir kadındır ve kendisini bu durumda aşağılanmış hisseder. çünkü yüksekte olmaya alşmıştır.'anna' uçkura zaafı olan daha 'özgür' bir kadındır. yıllarca ester'in gölgesinde kalmıştır. şimdi kendisini öne çıkarmak adına eylemler yapmaktadır. ester'in önceden yaşadığı bazı olumsuzluklar nedeniyle arasına mesafe koyduğu durumlar var. anna'yı da korumaya çalışmakta. iletişememe de burada başlıyor. anna'nın oğlu johan ise bu sessizliğin arasında kalmıştır. ayrıca savaş döneminin etkisi altındadır. tankları hayranlıkla izler. oyuncağı ise bir silahtır.
filmin en akılda kalıcı repliklerinden. ester:
- "kalkmış penisler...kanın ve dölsuyunun dolmasıdır bu. son ayinden önce itiraf etmeliyim: spermanın kokusu kötü geliyor bana. kokuyu iyi alırım ben. gebe kaldığım zaman gördüm ki kokmuş bir balıktan farkım yok. insan seçmekte hürdür. şu zavallı durumu kabullenmek istemiyorum. ama şimdi yalnızlık güzel ve iyi. insan, hayatında çeşitli davranışlar dener ve hepsini anlamsız bulur. üzerimizde öyle büyük kuvvetler var ki...yani bizi ürperten, titreten kuvvetler var demek istiyorum. ruhların ve anıların arasında ihtiyatlı davranmak gerekiyor."
nuri bilge ceylan büyük yönetmen.. Bu filmi izledikten sonra, nuri bilgenin bergman'dan etkilendiği aşikar. ve psikoljik film yapma konusunda bergman'la rahatlıkla kapışır.. izleyin bu filmi..
bu hepten allahsız bir film içinde çok afedersiniz ayıp sahneler falan var, kimse konuşmuyor falan zannedersin ki herkes huşu içinde dua ediyor! pehhh. ateist filmi geçiniz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar