bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- siyah saçlı beyaz tenli kız5
- ofis pornosu7
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- nervionun mavi gözleri11
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir3
- kolye142
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- muslettin amca8
- teselli vermek5
- marka giyinmek3
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- diksiyon4
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- etek tıraşı4
- yer yön hafızası sıfır olan insan3
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak3
- sexting3
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın3
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- engineer284
- migren2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak2
- sineklikle sinek öldürmek3
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- cep telefonu22
- iffet2
- durduk yere sinirlenmek3
- bik bik'in kraliçe olması10
- istanbul13
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- fransa11
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- nokia20
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
1963 yapımı ingmar bergman filmi.
filmde anna isimli karakter küçük oğlu ve ablasıyla bir tren yolculuğu yapıp neresi olduğunu anlayamadığımız bir yere gelip bir otele yerleşirler.
film boyunca kardeşlerin birbirleriyle olan kopukluğunu; çocuğun annesiyle olan tinsel yakınlığını görürüz. karakterlerimizin dillerini hiç bilmedikleri bu ülkedeki insanlarla olan iletişimleri hep işaretlerle olur. filmin sadece bir yerinde ester* ile otelin kahyası aynı dili konuşurlar, evrensel bir dili:
kahya içeri girmiştir, masaya ester'in içeceğini bırakır. radyoda bach çalmaktadır. ester kahyaya dönüp şöyle der: müzik?
kahya başını sallayıp "müzik" der. ester "sebastian bach" der, kahya da yine başıyla onaylayarak "john sebastian bach" der.
film boyunca ortak hiç bir söz edemeyen bu insanlar müziğin ortaklığında konuşabilmişlerdir.*
filmde anna isimli karakter küçük oğlu ve ablasıyla bir tren yolculuğu yapıp neresi olduğunu anlayamadığımız bir yere gelip bir otele yerleşirler.
film boyunca kardeşlerin birbirleriyle olan kopukluğunu; çocuğun annesiyle olan tinsel yakınlığını görürüz. karakterlerimizin dillerini hiç bilmedikleri bu ülkedeki insanlarla olan iletişimleri hep işaretlerle olur. filmin sadece bir yerinde ester* ile otelin kahyası aynı dili konuşurlar, evrensel bir dili:
kahya içeri girmiştir, masaya ester'in içeceğini bırakır. radyoda bach çalmaktadır. ester kahyaya dönüp şöyle der: müzik?
kahya başını sallayıp "müzik" der. ester "sebastian bach" der, kahya da yine başıyla onaylayarak "john sebastian bach" der.
film boyunca ortak hiç bir söz edemeyen bu insanlar müziğin ortaklığında konuşabilmişlerdir.*
"you are full of hate. (...) you hate me just like you hate yourself!"
tren. abla ve kardeş. nefret. sessizlik. mutsuzluk. paranoya. hastalık. mastürbasyon. seks. alkol. yazı. hesaplaşma. acımak. yalnızlık. çözümsüzlük. tren.
bergman yine ışıkları söndürüyor. "bu karanlık böyle iyi. afferin bergman'a."
tren. abla ve kardeş. nefret. sessizlik. mutsuzluk. paranoya. hastalık. mastürbasyon. seks. alkol. yazı. hesaplaşma. acımak. yalnızlık. çözümsüzlük. tren.
bergman yine ışıkları söndürüyor. "bu karanlık böyle iyi. afferin bergman'a."
türkçesi sessizlik olan, iletşimsizlik temalı bergman filmi.
nuri bilge ceylan'ın izlediği dönemde ruhunda çok derin izler bırakmış ve sinemaya başlamasına sebebiyet vermiş filmlerden biriymiş.
nuri bilge ceylan'ın izlediği dönemde ruhunda çok derin izler bırakmış ve sinemaya başlamasına sebebiyet vermiş filmlerden biriymiş.
1963 yapımı ingmar bergman filmi.
film ismini iletişimsizlikten alır. bu iletişim kopukluğu, iki kızkardeş arasındaki mücadeleden, acıma, nefret, kıskançlık duygularının kaosundan kaynaklanır. abla 'ester' kuralcı, eğitimli, cinsel arzusunu mastürbasyonla tatmin eden hasta bir kadındır ve kendisini bu durumda aşağılanmış hisseder. çünkü yüksekte olmaya alşmıştır.'anna' uçkura zaafı olan daha 'özgür' bir kadındır. yıllarca ester'in gölgesinde kalmıştır. şimdi kendisini öne çıkarmak adına eylemler yapmaktadır. ester'in önceden yaşadığı bazı olumsuzluklar nedeniyle arasına mesafe koyduğu durumlar var. anna'yı da korumaya çalışmakta. iletişememe de burada başlıyor. anna'nın oğlu johan ise bu sessizliğin arasında kalmıştır. ayrıca savaş döneminin etkisi altındadır. tankları hayranlıkla izler. oyuncağı ise bir silahtır.
filmin en akılda kalıcı repliklerinden. ester:
- "kalkmış penisler...kanın ve dölsuyunun dolmasıdır bu. son ayinden önce itiraf etmeliyim: spermanın kokusu kötü geliyor bana. kokuyu iyi alırım ben. gebe kaldığım zaman gördüm ki kokmuş bir balıktan farkım yok. insan seçmekte hürdür. şu zavallı durumu kabullenmek istemiyorum. ama şimdi yalnızlık güzel ve iyi. insan, hayatında çeşitli davranışlar dener ve hepsini anlamsız bulur. üzerimizde öyle büyük kuvvetler var ki...yani bizi ürperten, titreten kuvvetler var demek istiyorum. ruhların ve anıların arasında ihtiyatlı davranmak gerekiyor."
film ismini iletişimsizlikten alır. bu iletişim kopukluğu, iki kızkardeş arasındaki mücadeleden, acıma, nefret, kıskançlık duygularının kaosundan kaynaklanır. abla 'ester' kuralcı, eğitimli, cinsel arzusunu mastürbasyonla tatmin eden hasta bir kadındır ve kendisini bu durumda aşağılanmış hisseder. çünkü yüksekte olmaya alşmıştır.'anna' uçkura zaafı olan daha 'özgür' bir kadındır. yıllarca ester'in gölgesinde kalmıştır. şimdi kendisini öne çıkarmak adına eylemler yapmaktadır. ester'in önceden yaşadığı bazı olumsuzluklar nedeniyle arasına mesafe koyduğu durumlar var. anna'yı da korumaya çalışmakta. iletişememe de burada başlıyor. anna'nın oğlu johan ise bu sessizliğin arasında kalmıştır. ayrıca savaş döneminin etkisi altındadır. tankları hayranlıkla izler. oyuncağı ise bir silahtır.
filmin en akılda kalıcı repliklerinden. ester:
- "kalkmış penisler...kanın ve dölsuyunun dolmasıdır bu. son ayinden önce itiraf etmeliyim: spermanın kokusu kötü geliyor bana. kokuyu iyi alırım ben. gebe kaldığım zaman gördüm ki kokmuş bir balıktan farkım yok. insan seçmekte hürdür. şu zavallı durumu kabullenmek istemiyorum. ama şimdi yalnızlık güzel ve iyi. insan, hayatında çeşitli davranışlar dener ve hepsini anlamsız bulur. üzerimizde öyle büyük kuvvetler var ki...yani bizi ürperten, titreten kuvvetler var demek istiyorum. ruhların ve anıların arasında ihtiyatlı davranmak gerekiyor."
nuri bilge ceylan büyük yönetmen.. Bu filmi izledikten sonra, nuri bilgenin bergman'dan etkilendiği aşikar. ve psikoljik film yapma konusunda bergman'la rahatlıkla kapışır.. izleyin bu filmi..
bu hepten allahsız bir film içinde çok afedersiniz ayıp sahneler falan var, kimse konuşmuyor falan zannedersin ki herkes huşu içinde dua ediyor! pehhh. ateist filmi geçiniz...
Gündemdeki Haberler