bugün

Sade kahve içine dökülmüş bir kapak viskidir kendisi.
Hope I don't fall in love with you

https://youtu.be/EtLVXBqfqBY

green grass

https://youtu.be/KRfNj2njwTg
charles bukowski'den herhangi bir şiir okurken, nedense hep tom abimizin sesi canlanır kulaklarımda.
ayrıca (bkz: telephone call from istanbul)
lee marvin'in oğludur. *

(bkz: lee marvin in oğulları)
ilk the walking dead'de dinlemiştim hold on şarkısını bence çok iyiydi hafız. Ama tabi diğer şarkılarını bilmem.
an itibariyle öncelikle (bkz: green grass) sonralıkla da (bkz: dead and lovely) şarkılarını dinlediğim usta müzisyendir. tam dinlediğim sırada sözlükte bu başlığın çıkmış olması ayrı bir doğaüstü an yaşatmıştır bana.

hayatı oldukça bohem geçmiş (bkz: charles bukowski) gibi yaşadığı yıllar olmuştur. sonunda yola mı geldi denir, yolu mu buldu denir, yoksa yol mu onu buldu bilinmez; eşiyle tanışmış ve bütün hayatı değişmiştir. eşinden bahsederken büyük bir tutkusundan bahsedermiş gibi gözlerinin parladığı söylenir *
oldukça karamsar sözleri olan şarkıları vardır. tutun ki nasıl biz müslüm babanın kederli sesinde hüznümüzü boğuyorsak tom waits de birilerinin blues'unu boğduğu akisli sestir arkadaşlar.
1...78910
© copyright 2005 - 2026