1. 1.
    uzun süredir beklenen bir rpg oyunu. oyun dünyası bir süredir yolunu gözlüyor. yeni nesil grafikleriyle gerçekçilik konusunda bir hayli iddialıymış.
    1 ... kratostol
  2. 2.
    sapsağlam, kodumu oturtan bir oyun olmuş kendileri. diablo 2'deki beyaz saçlı necromancerımızın ilk gençlik çağlarını anlattığını düşündüğüm bu yaratık avcısı temalı oyun tam bir crpg. Sergilediğiniz figürler olmasa bile verdiğiniz kararlar oyun gidişatını değiştiriyor hâliyle ama mevzu bu gidişatın değiştiğini ara demolarında görmeniz.

    ---çamurluk---
    ölmesine karar verdiğiniz ve iki dakika önce kestiğiniz adamın ardından ekran kararıyor ve eğer kesmeseydim bik bik olacaktı pişman değilim gibi bir demo çıkıyor.
    ---çamurluk---

    konu özgün, motor aurora olunca size bir tek gaza basıp keyfini çıkarmak düşüyor.
    1 ... kackelacka
  3. 3.
    1.2 sürümündeki problemlerin giderildiği 112 mb lik 1.2a yaması için:

    http://ftp://ftp.download.../TheWitcherPatch_1.2a.exe
    1 ... notrinova
  4. 4.
    polonyalı yazar amcamız andrzej sapkowski'nin fantazi serisinin(wiedzmin) oyuna çevrilmiş hali. oyun, rivialı geralt'ın serideki hikayelerinden beş sene sonrasını konu almaktadır. grafiklerin yardırdığı, geralt'ın bir karizma abidesi olarak modellendirildiği ve seslendirildiği, tanıştığınız neredeyse bütün önemli kadınları bafileyebileceğiniz, ama bunun yanında soğuk bir atmosfere sahip, gizli açık her türlü pisliğin döndüğü bir dünyada yalnızlık hissini gayet iyi yaşatan, -ki buna geraltın soğuk yüzü ve derinden gelen sesi sebep de oluyor olabilir- muhteşem, aşmış, yarıp yardırmış bir oyun. lakin hikayeleri yada kitapları okumadıysanız baya bir zorluk çekiyorsunuz nelerin döndüğünü anlayana kadar.
    ... soul forged sin
  5. 5.
    sevgili insanın öve öve bitiremediği, benim ise yükleyemeyi bir türlü beceremediğim rpg. fantastik dünyaya ait herşeyi harika bir şekilde sunabilmeyi başarmış.
    1 ... bandanali dana
  6. 6.
    +18, enhanced edition director's cut'ı steamden 5 dolara alınabilir.
    1 ... notrinova
  7. 7.
    zamanında oblivion ile çokça karşılaştırılan, karşılaştırılmasında da bir sakınca olmayan oyun. hikayeye bağlı kalma zorunluluğu taşıyan bir rpg olduğu için doğal olarak serbestlik konusunda oblivion kadar açık değil, oblivion da açık falan değil zaten. quest için yollarda değilseniz cyrodiil çayırlarında heidi gibi koşmanız serbest hikaye açısından en fazla peşinize iki tane kurt takar. onun dışında atmosfer konusunda bazı yönlerden oblivion'u fena tokatlıyor the witcher. zira müzikleri daha fazla işin içinde hissetmenizi sağlıyor, atmosfer müziği olarak son derece güçlü kompozisyonlar. oblivion'un hafif müzik kullanımının yanında, combat durumu ortaya çıktığında 129741. kez aynı melodiyle gaz vermeye çalışması durumu yok. zaten bethesda ne kadar küfür yediyse bu seslendirme durumu yüzünden yedi. bir ırkın tamamını aynı kişiye seslendirmek, her mağaraya girişte aynı müzikle, her loading ekranında aynı müzikle karşılaşmak ve bu müziklerin baymaya son derece müsait hafiflikte olması the witcher'ı ciddi şekilde öne geçirmiş. combat konusunda ise oblivion, the witcher'ın kafasını duvara sürtüp kıvılcım çıkarıyor. tek tıkla combo saldırı gibi durumlar bence rpg oyunlarını gerçekçilikten uzaklaştıran şeylerden biri. oblivion'da rakibe tüm güçle saldırmak, savunmaya geçmek, hafif ve hızlı saldırı kullanma gibi seçenekler arasındaki bağlantılar kamera ve kontrol kolaylığı yüzünden hem olağanüstü basit, hem de gerçeğe yakın. ama atmosferin dibine kadar içinde olduğunuz için, the witcher'ın rpg'ler için klasik ama garip saldırı metodlarını kullanırken "abi hiç olmuş mu, ben monitör başında götümü yaymış oturuyorum zerre heyecan yok, tıklıyorum adam 28 burgu + 2 takla + hadouken + power attack kullanıyor" gibi düşünceler geçmiyor kafanızdan. grafikler konusunda pek elle tutulur yorumlar yapabileceğimi zannetmiyorum çünkü iki oyunu da grafiklerini sonuna kadar zorlayarak oynayamadım henüz. ama oblivion'da imperial city'i taa bruma'dan görüp hüzünlenmek, koşarken birden durup manzara seyretmek gibi manyaklıkların the witcher'da kolay kolay yaşanamadığını söylemek lazım. böyleyken böyle, yine de bu iki oyun saatlerce, günlerce, haftalarca, benim gibi manyaksanız aylarca, benden daha manyaksanız yıllarca, gandalf'sanız çağlar boyunca oynanabilir. güzel oyunlar. sevin.
    3 ... vangobbel
  8. 8.
    Polak yazar andrzej sapkowski'ye ait orijinal ismi wiedzmin (viecmin diye okunur) fantastik roman serisi, an itibariyle 6 kitabın henüz 3ü ingilizceye çevrilmiş durumda. Kitabın orijinal dili olan lehçe (karışıklık olmasın diye polakça diyeyim), ortaçağ lehçesi. Bu yüzden ingilizce çevirisinde de hafif bir ortaçağ (late medieval) ingilizcesi tercih edilmiş. Bu yüzden okurken ebemi ağlatan bir kitaptır kendisi. Türkçe çevirisi yok, adam gibi çevrilmeyecekse (bkz. silmarillion) çevrilmesin de zaten. Aynı zamanda witcher'ın iki adet oyunu bulunmakta 1 ve 2 olmak üzere. ilk oyun oldukça başarılı, ikincisi ise efsane, role playing tarzı oyunları bana sevdirmiş olan oyundur. üçüncüsünün 2014 yılında raflarda olacağı ise ocak 2013'te duyuruldu. Heyecanla bekliyoruz.
    ... novalgin
  9. 9.
    kim demiş dünyanın en iyi efsungeri sadece büyücüden ibarettir diye.
    bi açıp bakılmalıdır o hikayeye.
    1 ... neverdantecry
  10. 10.
    skyrim'dan sonra kurup başladığım oyun.

    son oynadığımda dövüşler çok kötüydü diye bırakmıştım. aslında çok zor değilmiş.

    grafikler de idare eder hala.

    edit: oyun çok güzel.
    1 ... cifthasekipasa