bugün
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek10
- kendi kendine konuşmak5
- en çok kullandığınız ağrı kesici3
- ben bir hata yaptım4
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler10
- en gey özelliğiniz14
- kahverengi bi renkse kahve ne renk3
- anın görüntüsü21
- siyah araba3
- zallın fake hesabı var mı9
- hababam sınıfı semra hoca3
- terör devleti3
- 12 haziran 2026 güney kore çekya maçı4
- eşimi aldattım vicdan azabı çekiyorum4
- açık kahverengi araba2
- kadınlar hakkında net gerçekler4
- dönerci isim önerileri4
- pit102
- ben geldim naneler6
- gocu26
- dinciler3
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- dünyanın en çileli coğrafyaları2
- hemcinslerle istihza veya şiddet yoluyle iletişim3
- mor semsiyeli yabanci21
- clydeless bonnie6
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi8
- oralı olmayan yazarlar4
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo5
- kuşkulu randevuevine girmek2
- kokuşmuş bilgeliğin okları2
- özşen madencilik işçilerinin direnişi7
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları5
- kutsal suyla dolu ummanda yüzmek2
- zeus büstünün münhal gözleri2
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- yaz günü bira içmek2
- seksten sonra pişman olmak2
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- yanılgı mimarisini kökünden sökmek2
- kürtçü şımarıklığı3
- eski filozofların külyutmaz dölleri2
- uludağ sözlüğü 3 kelime ile anlat2
- chp'nin hali ne olacak49
- silivri belediyesi ne operasyon5
- allah nasıl hep var olmuştur3
- 90lara damga vuran türk dizileri3
- kinci bir insan olmak4
(bkz: The Prophet s Song)
halil cibran'ın türkçede 'ermiş' olarak bilinen, ilk kez 1923'te yayımlanmış olan kitabının özgün adı. giriş ve sonuç bölümleri hariç hayata dair 26 temel konuyu şiir tadında bir üslupla ele almış cibran. böyle buyurdu zerdüşt'ün kurgusunun daha yalın ve şairane hali ya da bir filozofun değil şairin kaleminden yazılmış zerdüşt hikayesi denebilir. bu kitapta zerdüşt yok ama 'prophet-ermiş' var ve bu bilge kişi, bilgeliğini halka aktarıyor. aktarırken düşündürmekten ziyade sezmenizi sağlıyor, adeta ruhunuza işliyor dizeler. yıllanmış şarap gibi... kafası o kadar güzel ki kıyamayıp sonraki akşama saklanıyor... yitmemiş bir güzellik bırakmak için geriye.
içkiyle beraber dinlenince feci etkileri olabilen gary moore şarkısıdır. şahanedir.
amerika'da incilden sonra en çok satılmış olan kitap olma özelliğine sahip üstad halil cibran'ın en nefis eseridir.
dota oyununda oradan oraya ışınlanan, özelliklerinden biri 5 saniye tutma olan ve ultisini haritanın her yerine gönderebilen uyuz karakterdir.
dehşet'ül vahşet gary moore parçası. Mutluyken dinlemeyin.
halil cibran'ın şiirsel diliyle hemen hemen insanlık hallerinin her konusuyla ilgili fikirler sunduğu, çarpıcı eseri. doğulu hislerle yazılmış bir eserdir, amerika'da çok satmasının nedeni büyük ihtimalle şu new age davasıdır ki o davada dünyanın en sikindirik davasıdır; "hemen bir yoga yapayım da arınayım" mantığında ne yogadan ne mistisizmden bir şey anlamayan, bütün bu işlere de batılı mantığıyla, o ruhu da satın alabileceğini zanneden cosmopolitan kadınlarının uydurduğu bir olaydır, bizim batılılaşma çabamızın tam tersidir anlayacağınız. neyse konudan uzaklaştım, cibran'ın en muhteşem eseridir.
bir abraham cowley siiridir. olu ozanlar dernegi'nde charlie dalton'in magarada okudugu birkac dize de bu siirdendir:
"Teach me to Love? go teach thy self more wit;
i am chief Professor of it.
Teach craft to Scots, and thrift to Jews,
Teach boldness to the Stews;
in tyrants courts teach supple flattery,
Teach Jesuits, that have traveled far, to Lye.
Teach fire to burn and Winds to blow.
Teach restless Fountains how to flow,
Teach the dull earth, fixt, to abide,
Teach Woman-kind inconstancy and Pride.
See if your diligence here will useful prove;
But, pr'ithee, teach not me to love.
The God of Love, if such a thing there be,
May learn to love from me,
He who does boast that he has bin,
in every Heart since Adams sin,
i'll lay my Life, nay Mistress on't that's more;
i'll teach him things he never knew before;
i'll teach him a receipt to make
Words that weep, and Tears that speak,
i'll teach him Sighs, like those in death,
At which the Souls go out too with the breath;
Still the Soul stays, yet still does from me run;
As Light and Heat does with the Sun.
'Tis i who Love's Columbus am; 'tis i, Who must new Worlds in it descry;
Rich Worlds, that yield of Treasure more,
than that has been known before,
And yet like his (i fear) my fate must be,
To find them out for others; not for Me.
Me Times to come, i know it, shall
Loves last and greatest prophet call.
But, ah, what's that, if she refuse,
To hear the whole doctrines of my Muse?
if to my share the Prophets fate must come;
Hereafter fame, here Martyrdome."
cevirisi:
"bana aski ogretmek mi? sen kendin ogren onu;
ben zaten ustadim bunda.
demirciligi ogret iskoclara, yahudilere tutumlulugu,
ogret vahsiligi stewlara;
ogret tiran maiyetine dalkavukca konusmayi,
ogret cizvitlere, o uzaklara gitmislere, ta lye'e.
ogret ruzgara esmeyi ve atese yanmayi.
ogret kipir kipir pinarlara nasil akacaklarini,
ogret durgun dunyaya, kimiltisiz, yerinde durmayi,
ogret kadinlara sadakatsizligi ve kibri.
bak, eger cabalarsan olur cabalarin basarili;
ama, yalvaririm, ogretme bana aski.
eger ask tanrisi diye bir sey varsa,
aski benden ogrenebilir,
odur ki ovunen olmakla
her kalpte, adem'in gunahindan beridir,
hayatimi adayacagim, hayir hanimefendi buna degil, fazlasina;
ogretecegim hic bilmedigi seyleri ben ona;
ogretecegim ona bir recete yazip da
konusan gozyaslarini, aglayan sozleri,
ona ic cekisleri ogretecegim, olurkenki gibi,
soluklarla disari gidiveren ruhlardakini;
ruh hala kalir, ve hala kacar benden;
ates ve isik olup da bir gunesten.
bu askin kolomb'uyum ben; bu ben, kesfinde yeni dunyalar olan;
zengin dunyalar, hazineden fazlasini sunan,
bu bilinenin sinirlarini asan,
ve onun gibi (korkarim) olmali kaderim,
bunlari otekiler icin bulmali; degil benim.
zamanim gelir, biliyorum bunu,
cagirilacak askin son ve en kutlu peygamberi.
ama, ah, ne olur, eger o reddederse
duymayi tum ogretilerini benim ilhamimin?
eger paylastigim peygamberler yazgisi gelmeliyse;
sonra gelecek sohret, simdi sehitlik."
"Teach me to Love? go teach thy self more wit;
i am chief Professor of it.
Teach craft to Scots, and thrift to Jews,
Teach boldness to the Stews;
in tyrants courts teach supple flattery,
Teach Jesuits, that have traveled far, to Lye.
Teach fire to burn and Winds to blow.
Teach restless Fountains how to flow,
Teach the dull earth, fixt, to abide,
Teach Woman-kind inconstancy and Pride.
See if your diligence here will useful prove;
But, pr'ithee, teach not me to love.
The God of Love, if such a thing there be,
May learn to love from me,
He who does boast that he has bin,
in every Heart since Adams sin,
i'll lay my Life, nay Mistress on't that's more;
i'll teach him things he never knew before;
i'll teach him a receipt to make
Words that weep, and Tears that speak,
i'll teach him Sighs, like those in death,
At which the Souls go out too with the breath;
Still the Soul stays, yet still does from me run;
As Light and Heat does with the Sun.
'Tis i who Love's Columbus am; 'tis i, Who must new Worlds in it descry;
Rich Worlds, that yield of Treasure more,
than that has been known before,
And yet like his (i fear) my fate must be,
To find them out for others; not for Me.
Me Times to come, i know it, shall
Loves last and greatest prophet call.
But, ah, what's that, if she refuse,
To hear the whole doctrines of my Muse?
if to my share the Prophets fate must come;
Hereafter fame, here Martyrdome."
cevirisi:
"bana aski ogretmek mi? sen kendin ogren onu;
ben zaten ustadim bunda.
demirciligi ogret iskoclara, yahudilere tutumlulugu,
ogret vahsiligi stewlara;
ogret tiran maiyetine dalkavukca konusmayi,
ogret cizvitlere, o uzaklara gitmislere, ta lye'e.
ogret ruzgara esmeyi ve atese yanmayi.
ogret kipir kipir pinarlara nasil akacaklarini,
ogret durgun dunyaya, kimiltisiz, yerinde durmayi,
ogret kadinlara sadakatsizligi ve kibri.
bak, eger cabalarsan olur cabalarin basarili;
ama, yalvaririm, ogretme bana aski.
eger ask tanrisi diye bir sey varsa,
aski benden ogrenebilir,
odur ki ovunen olmakla
her kalpte, adem'in gunahindan beridir,
hayatimi adayacagim, hayir hanimefendi buna degil, fazlasina;
ogretecegim hic bilmedigi seyleri ben ona;
ogretecegim ona bir recete yazip da
konusan gozyaslarini, aglayan sozleri,
ona ic cekisleri ogretecegim, olurkenki gibi,
soluklarla disari gidiveren ruhlardakini;
ruh hala kalir, ve hala kacar benden;
ates ve isik olup da bir gunesten.
bu askin kolomb'uyum ben; bu ben, kesfinde yeni dunyalar olan;
zengin dunyalar, hazineden fazlasini sunan,
bu bilinenin sinirlarini asan,
ve onun gibi (korkarim) olmali kaderim,
bunlari otekiler icin bulmali; degil benim.
zamanim gelir, biliyorum bunu,
cagirilacak askin son ve en kutlu peygamberi.
ama, ah, ne olur, eger o reddederse
duymayi tum ogretilerini benim ilhamimin?
eger paylastigim peygamberler yazgisi gelmeliyse;
sonra gelecek sohret, simdi sehitlik."
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar