bugün
- herkese pas veren kız barselonada oynasın9
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı28
- her şeye sahip insan mutsuzluğu7
- ismet gürbüz8
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- beyazconverse nickli yazar erkek mi4
- halife olacağım7
- evliliğin anlamı11
- buddy dude3
- her şeyden anlayan adam edası4
- windows 983
- şeriatçı mağduriyeti vs kürt ırkçısı mağduriyeti2
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- kürtsüz türkiye10
- hilafet gelsin mi6
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- ben camiye gidiyorum2
- anın görüntüsü33
- alexander sörloth3
- süt kardeşler2
- ülkücülerin gerçek yüzleri6
- fenerbahçe15
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük7
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
- nervio hamferdi8
- sophie dee'nin memeleri3
- ergenlikte sivilce problemi yaşamamış insan2
- sözlüğün kırbacı5
- uludağ sözlük yapay zeka moderatörü6
- kelly divine ın götü2
- dünyanın en güzel evi4
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın6
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar4
- güne bir şarkı bırak2
- gökten çikolata yağması4
- beyazconverse birader2
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan5
- haşlanmış kurbağa sendromu3
- bir şeyler söyle6
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık3
- atsız milliyetçiliği vs atatürk milliyetçiliği4
- başarılı olmuş tek akımın ümmetçilik olması3
- amerikan kuklası halife2
- genç atatürkçüler partisi3
- türk vatandaşı yerine eşit yurttaşlık yeni parti4
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- fesli alagavatın gençliği2
- ayak fetişistlerini onurlu yaşama davet2
- fenerbahçe nin en iyi kadrosu3
2005 yapımı andy garcia filmidir.film 1950'lerde geçmektedir.devrim,che,fidel castro filmin konusu içinde önemli bir yere sahiptir.aile diye diye içimizi parçalamıştır andy abi.an itibariyle film vizyondadır.
merak edenler bugünlerde moviemax'te sık sık rastlayabilir, izlemeyin, kaçırmayın. pişman olmayacaksınız.
1958'de, Havana şehri Karayibler'in Paris'idir. Gündüzleri parlak güneş ışığının yaktığı şehri geceleri de eğlence yerlerindeki tutku ve müzik kucaklamaktadır. Ama lüksün ve zevkin hüküm sürdüğü tropik şehirde her şey iyi gitmemektedir. Ülke için için kaynamaktayken, kendi aleminde yaşayan, çağdaş bir Nero olan diktatör Fulgencio Batista, Küba'nın gırtlağına bastırmaktadır. 1940 Anayasası'nı tekrar geri getirme çabasıyla, barışçı entelektüeller ve eylemci siyasetçiler değişiklik için lobi yapmaya başlarlar; sokaklarda, yer altına inen umutsuz şehirliler, barışçı politikayı bir kenara bırakıp silahlanmaya ve suikastlara başlarlar. Bu arada, sazlıkların bol olduğu bölgelerde ve doğudaki dağlarının ücra ormanlarında, (tam olarak niyetleri belirsiz olan) Fidel Castro'nun ve Ernesto Che Guevara'nın devrimci M26 güçleri Havana'ya gitmek için gerekli plan ve hazırlıkları yapmaktadırlar. Bu güçler zor durumdaki Batista'yı daha da sıkıştırmaya başlayınca, diktatörün gizli polisi iktidarı koruyabilmek konusunda iyice çaresiz kalırlar.
Cennet adanın sorunlarının ortasında kalan, Havana'nın en klas gece kulübü El Tropico'nun sahibi Fico Fellove, ailesini, kulübünü ve bir kadının sevgisini elinde tutabilmek için mücadele etmektedir. Yine de, zaman geçtikçe, El Tropico, sadece popüler eğlencelere sahne olmakla kalmayacaktır. Yazar Guillermo Cabrera Infante'nin ruhuna sadık kalan Bill Murray, Küba'da yaşayan Amerikalı bir mizah yazarının ağzından, kulübü, alaycı bir şekilde ulusal tarihi olayların absürd bir tiyatro oyunu gibi oynandığı mikro-kozmik bir sahne olarak aktarıyor.
kaynak: http://www.intersinema.com/kayip-sehir-filmi/
Cennet adanın sorunlarının ortasında kalan, Havana'nın en klas gece kulübü El Tropico'nun sahibi Fico Fellove, ailesini, kulübünü ve bir kadının sevgisini elinde tutabilmek için mücadele etmektedir. Yine de, zaman geçtikçe, El Tropico, sadece popüler eğlencelere sahne olmakla kalmayacaktır. Yazar Guillermo Cabrera Infante'nin ruhuna sadık kalan Bill Murray, Küba'da yaşayan Amerikalı bir mizah yazarının ağzından, kulübü, alaycı bir şekilde ulusal tarihi olayların absürd bir tiyatro oyunu gibi oynandığı mikro-kozmik bir sahne olarak aktarıyor.
kaynak: http://www.intersinema.com/kayip-sehir-filmi/
filmdeki aşk hikayesini bırakıp, 10-15 dakikalık siyasi kısmı değerlendirmek gerekirse, insanların bakış açısına göre, bir taraftan ülkesi için çırpınan, savaşan, ölen che ve yoldaşları vardır, diğer taraftansa, başkanı öldürmeye çalışan, düzen bozucu, ülkesine ihanet etmiş che ve teröristleri vardır. daha farklı bir bakış açısına göre ise, yönetme, öğretme, ve diğer güçlerin sahibi olan 3 kişi varken(batista, fidel castro, che guevara), bu insanlar tarafından çeşitli amaçlarla kullanılan "diğer"leri vardır. evet, o "diğer"leri olmasa, devrim gerçekleşmez/ rejim korunamaz, ama bu 3 kişi de, (batista ile fidel-che ikilisi karşıt da olsalar) o "diğer"lerini çok rahat feda ederler, çünkü onlar 'hiç'tir, devrim için/rejim için. yerine yenileri gelir, ama lider değişmez.
günümüz politikasında, partilerin gençlik kollarının ne amaçla iş başında olduğunu çok rahat anlatan bir filmdir.
günümüz politikasında, partilerin gençlik kollarının ne amaçla iş başında olduğunu çok rahat anlatan bir filmdir.
andy garcia filmi.
''1958'lerin havana'sında bir grup insan zevk içinde yaşarken diğerleri diktatör batista'nın baskısı altında ezilmektedir. fidel castro ve ernesto che guevera'nın devrimci güçlerinin şehre girmesi üzerine, şehrn birinci sınıf müzik klübü el tropico'yu işleten fico fellove(andy garcia) ailesini ve sevdiği kadını birarada tutmanın mücedelesini vermek zorunda kalır. komedyen/yazar (bill murray) ise arkadaşı fico'nun olayların içine doğru sürüklenmesine tanıklık edecektir. devrim her şeyi değiştirmektedir. tüm bunlara rağmen ülkesinin uğradığı kültürel yıkımı ve insanların değişimini izlerken fico'nun hatıralarını canlı tutacak şey küba müziğine olan aşkı olacaktır.'' (dvd arkası şeysi)
yorumum; puhaha
çok bağımsız bir bakış getirmiş; izle dediler, izledik ama 'bağımsız bakışı' süren 143 dakika boyunca, kalçaları pantolonun altından külodu sıkıştırdığı için popunun girdiği pörtlek şekliyle ya gördük ya görmedik hacı. hatta fidel'i itin götüne sokmuş çıkarmış bile denilebilir. hakkında; 'sirk hokkabazı', 'kendini isa ilan eden kamçılı' vb sıfatlarları eklenmiş vs.. ricardo'yu, luis'i ( ki; 'luis o gözlere nasıl kıydılar yiğidim') ailenin yüz karaları yaratarak basit göndermeler yapmasaymış, kamusallaştırma hadisesine; varlıklı bir ailenin miğdesine düşkün şişko amcasının verdiği hırçın tepkiden öte yaklaşabilseymiş, bu devrimciler soksafon'a emperyalist enstrümanı diyorlaaar eleştirinin yetersizliği bu kadar göze batmasaymış, batista dönemi hakkında yeterince argüman verilseymiş; 'evet devrim herkesin hayatını farklı etkilemiş, hı hı evet değişik yau..' derdik, bence derdik. ama bu haliyle, andy sözüm sana; karizma o biçim.. ama olmamış abicim.
ha bir de; yıl 1958 olmasına rağmen mobilyaların bellona vento köşe takımlarını andıran minimalist çizgileri, aha şimdi şurdan bi plazma çıkacak beklentisini yaratmadı değil.
buena noches.
''1958'lerin havana'sında bir grup insan zevk içinde yaşarken diğerleri diktatör batista'nın baskısı altında ezilmektedir. fidel castro ve ernesto che guevera'nın devrimci güçlerinin şehre girmesi üzerine, şehrn birinci sınıf müzik klübü el tropico'yu işleten fico fellove(andy garcia) ailesini ve sevdiği kadını birarada tutmanın mücedelesini vermek zorunda kalır. komedyen/yazar (bill murray) ise arkadaşı fico'nun olayların içine doğru sürüklenmesine tanıklık edecektir. devrim her şeyi değiştirmektedir. tüm bunlara rağmen ülkesinin uğradığı kültürel yıkımı ve insanların değişimini izlerken fico'nun hatıralarını canlı tutacak şey küba müziğine olan aşkı olacaktır.'' (dvd arkası şeysi)
yorumum; puhaha
çok bağımsız bir bakış getirmiş; izle dediler, izledik ama 'bağımsız bakışı' süren 143 dakika boyunca, kalçaları pantolonun altından külodu sıkıştırdığı için popunun girdiği pörtlek şekliyle ya gördük ya görmedik hacı. hatta fidel'i itin götüne sokmuş çıkarmış bile denilebilir. hakkında; 'sirk hokkabazı', 'kendini isa ilan eden kamçılı' vb sıfatlarları eklenmiş vs.. ricardo'yu, luis'i ( ki; 'luis o gözlere nasıl kıydılar yiğidim') ailenin yüz karaları yaratarak basit göndermeler yapmasaymış, kamusallaştırma hadisesine; varlıklı bir ailenin miğdesine düşkün şişko amcasının verdiği hırçın tepkiden öte yaklaşabilseymiş, bu devrimciler soksafon'a emperyalist enstrümanı diyorlaaar eleştirinin yetersizliği bu kadar göze batmasaymış, batista dönemi hakkında yeterince argüman verilseymiş; 'evet devrim herkesin hayatını farklı etkilemiş, hı hı evet değişik yau..' derdik, bence derdik. ama bu haliyle, andy sözüm sana; karizma o biçim.. ama olmamış abicim.
ha bir de; yıl 1958 olmasına rağmen mobilyaların bellona vento köşe takımlarını andıran minimalist çizgileri, aha şimdi şurdan bi plazma çıkacak beklentisini yaratmadı değil.
buena noches.
(bkz: Kayıp şehir)
Devrimin halkın her kesimine eşitlik getirmek demek olmadığının, önceden birileri acı çekerken birileri gülüyorsa sonradan da birilerinin acı çekeceğinin ve birilerinin güleceğinin güzel bir örneği; Küba devrimine farklı bir bakış açısı.
devrim sonrası her şeyi elinden alınan zengin bir adamın Amerika'ya kaçarak yeniden var olma çabası anlatılmakta. Oyunculuklar, müzikler ve küçük aksaklıklara rağmen görüntüler şahane...
devrim sonrası her şeyi elinden alınan zengin bir adamın Amerika'ya kaçarak yeniden var olma çabası anlatılmakta. Oyunculuklar, müzikler ve küçük aksaklıklara rağmen görüntüler şahane...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar