bugün
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez20
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- mehdiye inanıyor musunuz4
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- balerion4
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı4
- cennetten düşerken canın yandı mı3
- forlove19 sorunsalı3
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak8
- am ile pm yi karıştırmak5
- eve girildiğinde ilk yapılan şeyler5
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak10
- sessizliğin artık korkutmaması2
- the odyssey6
- aylık 403 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- manifest grubu vs tarkan16
- kale3112 nickli sözlük yazarı2
- çorumda konser için müzik grubu öner7
- huzur7
- renault modus2
- islam düşmanlarına bir soru3
- kanlı gözlerle aynaya bakmak2
- nissan skyline r342
- sözlük kızlarının kekleri11
- yeni parti50
- kaldırım taşını yastık yapmak2
- iş yerinde sıkıntıdan patlamak2
- yine çok fena burnum kanadı5
- eren kaşıkçı2
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor11
- 29 07 26 kusadasi dktt konseri2
- çin üretimi elektrikli arabalar2
- nissan silvia2
- mehdilik faaliyetleri2
- korkusuz korkak4
- 27 temmuz 2026 galatasaray venezia maçı4
- ankara2
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- muğla daki orman yangını2
- uzaylıların dünyayı işgal edip köleleştirmesi2
- bana onu sormayin5
- hikayeyi devam ettir54
- parcalandim toparlanamiyorum4
- ona bir şey söyle8
- kıyafet alışverişi6
- korkusuz korkak filmindeki gaddar kerim3
- askeri ücretle evlenebilir mi7
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek6
- tayyip'e oy vermeyenlerin mal mı olması2
2005 yapımı andy garcia filmidir.film 1950'lerde geçmektedir.devrim,che,fidel castro filmin konusu içinde önemli bir yere sahiptir.aile diye diye içimizi parçalamıştır andy abi.an itibariyle film vizyondadır.
merak edenler bugünlerde moviemax'te sık sık rastlayabilir, izlemeyin, kaçırmayın. pişman olmayacaksınız.
1958'de, Havana şehri Karayibler'in Paris'idir. Gündüzleri parlak güneş ışığının yaktığı şehri geceleri de eğlence yerlerindeki tutku ve müzik kucaklamaktadır. Ama lüksün ve zevkin hüküm sürdüğü tropik şehirde her şey iyi gitmemektedir. Ülke için için kaynamaktayken, kendi aleminde yaşayan, çağdaş bir Nero olan diktatör Fulgencio Batista, Küba'nın gırtlağına bastırmaktadır. 1940 Anayasası'nı tekrar geri getirme çabasıyla, barışçı entelektüeller ve eylemci siyasetçiler değişiklik için lobi yapmaya başlarlar; sokaklarda, yer altına inen umutsuz şehirliler, barışçı politikayı bir kenara bırakıp silahlanmaya ve suikastlara başlarlar. Bu arada, sazlıkların bol olduğu bölgelerde ve doğudaki dağlarının ücra ormanlarında, (tam olarak niyetleri belirsiz olan) Fidel Castro'nun ve Ernesto Che Guevara'nın devrimci M26 güçleri Havana'ya gitmek için gerekli plan ve hazırlıkları yapmaktadırlar. Bu güçler zor durumdaki Batista'yı daha da sıkıştırmaya başlayınca, diktatörün gizli polisi iktidarı koruyabilmek konusunda iyice çaresiz kalırlar.
Cennet adanın sorunlarının ortasında kalan, Havana'nın en klas gece kulübü El Tropico'nun sahibi Fico Fellove, ailesini, kulübünü ve bir kadının sevgisini elinde tutabilmek için mücadele etmektedir. Yine de, zaman geçtikçe, El Tropico, sadece popüler eğlencelere sahne olmakla kalmayacaktır. Yazar Guillermo Cabrera Infante'nin ruhuna sadık kalan Bill Murray, Küba'da yaşayan Amerikalı bir mizah yazarının ağzından, kulübü, alaycı bir şekilde ulusal tarihi olayların absürd bir tiyatro oyunu gibi oynandığı mikro-kozmik bir sahne olarak aktarıyor.
kaynak: http://www.intersinema.com/kayip-sehir-filmi/
Cennet adanın sorunlarının ortasında kalan, Havana'nın en klas gece kulübü El Tropico'nun sahibi Fico Fellove, ailesini, kulübünü ve bir kadının sevgisini elinde tutabilmek için mücadele etmektedir. Yine de, zaman geçtikçe, El Tropico, sadece popüler eğlencelere sahne olmakla kalmayacaktır. Yazar Guillermo Cabrera Infante'nin ruhuna sadık kalan Bill Murray, Küba'da yaşayan Amerikalı bir mizah yazarının ağzından, kulübü, alaycı bir şekilde ulusal tarihi olayların absürd bir tiyatro oyunu gibi oynandığı mikro-kozmik bir sahne olarak aktarıyor.
kaynak: http://www.intersinema.com/kayip-sehir-filmi/
filmdeki aşk hikayesini bırakıp, 10-15 dakikalık siyasi kısmı değerlendirmek gerekirse, insanların bakış açısına göre, bir taraftan ülkesi için çırpınan, savaşan, ölen che ve yoldaşları vardır, diğer taraftansa, başkanı öldürmeye çalışan, düzen bozucu, ülkesine ihanet etmiş che ve teröristleri vardır. daha farklı bir bakış açısına göre ise, yönetme, öğretme, ve diğer güçlerin sahibi olan 3 kişi varken(batista, fidel castro, che guevara), bu insanlar tarafından çeşitli amaçlarla kullanılan "diğer"leri vardır. evet, o "diğer"leri olmasa, devrim gerçekleşmez/ rejim korunamaz, ama bu 3 kişi de, (batista ile fidel-che ikilisi karşıt da olsalar) o "diğer"lerini çok rahat feda ederler, çünkü onlar 'hiç'tir, devrim için/rejim için. yerine yenileri gelir, ama lider değişmez.
günümüz politikasında, partilerin gençlik kollarının ne amaçla iş başında olduğunu çok rahat anlatan bir filmdir.
günümüz politikasında, partilerin gençlik kollarının ne amaçla iş başında olduğunu çok rahat anlatan bir filmdir.
andy garcia filmi.
''1958'lerin havana'sında bir grup insan zevk içinde yaşarken diğerleri diktatör batista'nın baskısı altında ezilmektedir. fidel castro ve ernesto che guevera'nın devrimci güçlerinin şehre girmesi üzerine, şehrn birinci sınıf müzik klübü el tropico'yu işleten fico fellove(andy garcia) ailesini ve sevdiği kadını birarada tutmanın mücedelesini vermek zorunda kalır. komedyen/yazar (bill murray) ise arkadaşı fico'nun olayların içine doğru sürüklenmesine tanıklık edecektir. devrim her şeyi değiştirmektedir. tüm bunlara rağmen ülkesinin uğradığı kültürel yıkımı ve insanların değişimini izlerken fico'nun hatıralarını canlı tutacak şey küba müziğine olan aşkı olacaktır.'' (dvd arkası şeysi)
yorumum; puhaha
çok bağımsız bir bakış getirmiş; izle dediler, izledik ama 'bağımsız bakışı' süren 143 dakika boyunca, kalçaları pantolonun altından külodu sıkıştırdığı için popunun girdiği pörtlek şekliyle ya gördük ya görmedik hacı. hatta fidel'i itin götüne sokmuş çıkarmış bile denilebilir. hakkında; 'sirk hokkabazı', 'kendini isa ilan eden kamçılı' vb sıfatlarları eklenmiş vs.. ricardo'yu, luis'i ( ki; 'luis o gözlere nasıl kıydılar yiğidim') ailenin yüz karaları yaratarak basit göndermeler yapmasaymış, kamusallaştırma hadisesine; varlıklı bir ailenin miğdesine düşkün şişko amcasının verdiği hırçın tepkiden öte yaklaşabilseymiş, bu devrimciler soksafon'a emperyalist enstrümanı diyorlaaar eleştirinin yetersizliği bu kadar göze batmasaymış, batista dönemi hakkında yeterince argüman verilseymiş; 'evet devrim herkesin hayatını farklı etkilemiş, hı hı evet değişik yau..' derdik, bence derdik. ama bu haliyle, andy sözüm sana; karizma o biçim.. ama olmamış abicim.
ha bir de; yıl 1958 olmasına rağmen mobilyaların bellona vento köşe takımlarını andıran minimalist çizgileri, aha şimdi şurdan bi plazma çıkacak beklentisini yaratmadı değil.
buena noches.
''1958'lerin havana'sında bir grup insan zevk içinde yaşarken diğerleri diktatör batista'nın baskısı altında ezilmektedir. fidel castro ve ernesto che guevera'nın devrimci güçlerinin şehre girmesi üzerine, şehrn birinci sınıf müzik klübü el tropico'yu işleten fico fellove(andy garcia) ailesini ve sevdiği kadını birarada tutmanın mücedelesini vermek zorunda kalır. komedyen/yazar (bill murray) ise arkadaşı fico'nun olayların içine doğru sürüklenmesine tanıklık edecektir. devrim her şeyi değiştirmektedir. tüm bunlara rağmen ülkesinin uğradığı kültürel yıkımı ve insanların değişimini izlerken fico'nun hatıralarını canlı tutacak şey küba müziğine olan aşkı olacaktır.'' (dvd arkası şeysi)
yorumum; puhaha
çok bağımsız bir bakış getirmiş; izle dediler, izledik ama 'bağımsız bakışı' süren 143 dakika boyunca, kalçaları pantolonun altından külodu sıkıştırdığı için popunun girdiği pörtlek şekliyle ya gördük ya görmedik hacı. hatta fidel'i itin götüne sokmuş çıkarmış bile denilebilir. hakkında; 'sirk hokkabazı', 'kendini isa ilan eden kamçılı' vb sıfatlarları eklenmiş vs.. ricardo'yu, luis'i ( ki; 'luis o gözlere nasıl kıydılar yiğidim') ailenin yüz karaları yaratarak basit göndermeler yapmasaymış, kamusallaştırma hadisesine; varlıklı bir ailenin miğdesine düşkün şişko amcasının verdiği hırçın tepkiden öte yaklaşabilseymiş, bu devrimciler soksafon'a emperyalist enstrümanı diyorlaaar eleştirinin yetersizliği bu kadar göze batmasaymış, batista dönemi hakkında yeterince argüman verilseymiş; 'evet devrim herkesin hayatını farklı etkilemiş, hı hı evet değişik yau..' derdik, bence derdik. ama bu haliyle, andy sözüm sana; karizma o biçim.. ama olmamış abicim.
ha bir de; yıl 1958 olmasına rağmen mobilyaların bellona vento köşe takımlarını andıran minimalist çizgileri, aha şimdi şurdan bi plazma çıkacak beklentisini yaratmadı değil.
buena noches.
(bkz: Kayıp şehir)
Devrimin halkın her kesimine eşitlik getirmek demek olmadığının, önceden birileri acı çekerken birileri gülüyorsa sonradan da birilerinin acı çekeceğinin ve birilerinin güleceğinin güzel bir örneği; Küba devrimine farklı bir bakış açısı.
devrim sonrası her şeyi elinden alınan zengin bir adamın Amerika'ya kaçarak yeniden var olma çabası anlatılmakta. Oyunculuklar, müzikler ve küçük aksaklıklara rağmen görüntüler şahane...
devrim sonrası her şeyi elinden alınan zengin bir adamın Amerika'ya kaçarak yeniden var olma çabası anlatılmakta. Oyunculuklar, müzikler ve küçük aksaklıklara rağmen görüntüler şahane...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar