bugün
- velvet59
- israile atom bombası atmak4
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- friedrich hegel la bi cay icek14
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak8
- yazarların favori giyim markası9
- gocu3
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim3
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi2
- mohamed salah ghaly4
- alparslan kuytul15
- insan olmaya ceyrek kala15
- hayattaki en değerli şeyler6
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar5
- bilinçaltı algılama6
- mini etek giyen öğretmen2
- 2026 ekonomik krizi16
- evde soğuk kahve yapımı7
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- migros'a sorulacak tek soru23
- iş vs seks2
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- aleksey batrakov28
- erotik şiir4
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- yalnızlıkla sevişmek5
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- victor osimhen20
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek4
- hurdacıya gidiyorum7
- sana ihtiyacımız olmaz diyen akraba3
- osuruktan şiirler60
- sınıfın en güzel kızı4
- akıl3
- kavgada söylenen tehdit cümleleri3
- ioçk silik yesin kampanyası6
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- enayimiknatisii6
- tostumu yaptım11
- bir erkeğe en çok yakışan şey2
- tombul efes3
- g i l d e d l i l y16
- sokrates in bilgi doğuştan gelir demesi3
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
güney kore 'nin usta yönetmenlerinden kim ki duk 'un yine sınırlı diyalogtaki bir filmi. misal, bin jip.
6 yaşındayken bulduğu bir kız çocuğunu yıllarca teknesinden dışarı çıkarmayarak, evlenmek için 16 yaşına gelmesini bekleyen bir ihtiyarın öyküsüdür anlatılan. güzel filmdir. lâkin ne bin jip 'in yerini tutabilir, ne de time 'ın.
6 yaşındayken bulduğu bir kız çocuğunu yıllarca teknesinden dışarı çıkarmayarak, evlenmek için 16 yaşına gelmesini bekleyen bir ihtiyarın öyküsüdür anlatılan. güzel filmdir. lâkin ne bin jip 'in yerini tutabilir, ne de time 'ın.
keyifle izlenen bir kim ki duk filmi. sanat filmi severler için tam bir sükunet içinde ilerleyen ama verdiği duygu yoğunluğuyla hisleri harekete geçiren güzel bir seyir.
kim ki duk, deyince zaten insanın aklına tuhaf tuhaf şeyler geliyor. adam iyi yönetmen ama.
ya filmde ki kız ne güzeldi. ha kız hiç konuşmuyor.
filmi bir kere tarz bir yönetmen olan kim ki duk için bile iyi yere koyabilirim.
ilginç basit hikaye son.
çok eksik nokta var ama güzel film.
yerel olan evrenseldir filmi sanatı işte.
neyse yaşlı adamda az değil ha, her gece yıkıyor kızı o soğukta aa.
ya filmde ki kız ne güzeldi. ha kız hiç konuşmuyor.
filmi bir kere tarz bir yönetmen olan kim ki duk için bile iyi yere koyabilirim.
ilginç basit hikaye son.
çok eksik nokta var ama güzel film.
yerel olan evrenseldir filmi sanatı işte.
neyse yaşlı adamda az değil ha, her gece yıkıyor kızı o soğukta aa.
son zamanlarda sonuna kadar izlediğim nadir filmlerden biri.
hemen hemen çok az diyaloğun olduğu filmde, en dikkat çeken sahneler, yaşlı adamın elindeki yay ile ona buna ok atması, bazen de enstrüman niyetine kullanmasıydı. yanılmıyorsam çaldığı o aletin ismi " haegum " imiş. korelilerin yerel bir enstrümanı.
hemen hemen çok az diyaloğun olduğu filmde, en dikkat çeken sahneler, yaşlı adamın elindeki yay ile ona buna ok atması, bazen de enstrüman niyetine kullanmasıydı. yanılmıyorsam çaldığı o aletin ismi " haegum " imiş. korelilerin yerel bir enstrümanı.
2004 yapımı bir kim ki duk filmidir.
[/filmden alıntı ]
60 yaşlarında bir adam 6 yaşında bulduğu bir kız çocuğunu 17 yaşına kadar bir teknede muhafaza eder. 17 yaşına girince kızla evlenmeyi tasarlayan adam karadan tekneye balık tutmaya gelenlerin verdiği parayla geçinmektedir. tekneye gelen adamlar kıza sarktıkları anda ihtiyar onları ustaca kullandığı yay ve ok ile tehdit eder. bir gün tekneye genç bir delikanlı gelir ve kızın durumunu sorgular. kız da bu gençten etkilenmiştir. genç bu kızın gerçek dünyayı görmeye hakkı olduğunu, ihtiyarın ona hapis hayatı yaşattığını düşünür ve kızın ailesini aramaya başlar. tekneye diğer gelişinde kızı arayan bir ailenin varlığından bahseder. adam kızı serbest bırakıp bırakmamak konusunda tereddüte düşer ve en son müdahale etmez. fakat tam kız giderken kızın içinde olduğu teknenin halatını boynuna geçirir ve boğulmaya başlar. kız bunu fark eder ve geri döner. sonrasında japon geleneğine uygun bir törenle evlenirler. ihtiyar kızla birlikte olmaktan vaz geçer ve denize atlar. kız cinsel birleşmeden habersiz teknede öylece uyuyakalır. fakat bir süre sonra kız sevişiyormuşçasına orgazm olur (filmin freudcu olduğunu düşündüren nokta ).
[/alıntı]
kim ki duk sanat filmleri yapan usta bir yönetmen olarak bu filmde de başrol oyuncularını hiç konuşturmadan tüm duyguyu geçirebiliyor seyirciye. bir insanı bir anda sevip ardından ondan nefret etmenizi sağlıyor. ve aynı zamanda kullandığı gerçekdışıcılığı rahatsız etmeden filme oturtuyor. ortaya da mis gibi filmler çıkıyor.
[/filmden alıntı ]
60 yaşlarında bir adam 6 yaşında bulduğu bir kız çocuğunu 17 yaşına kadar bir teknede muhafaza eder. 17 yaşına girince kızla evlenmeyi tasarlayan adam karadan tekneye balık tutmaya gelenlerin verdiği parayla geçinmektedir. tekneye gelen adamlar kıza sarktıkları anda ihtiyar onları ustaca kullandığı yay ve ok ile tehdit eder. bir gün tekneye genç bir delikanlı gelir ve kızın durumunu sorgular. kız da bu gençten etkilenmiştir. genç bu kızın gerçek dünyayı görmeye hakkı olduğunu, ihtiyarın ona hapis hayatı yaşattığını düşünür ve kızın ailesini aramaya başlar. tekneye diğer gelişinde kızı arayan bir ailenin varlığından bahseder. adam kızı serbest bırakıp bırakmamak konusunda tereddüte düşer ve en son müdahale etmez. fakat tam kız giderken kızın içinde olduğu teknenin halatını boynuna geçirir ve boğulmaya başlar. kız bunu fark eder ve geri döner. sonrasında japon geleneğine uygun bir törenle evlenirler. ihtiyar kızla birlikte olmaktan vaz geçer ve denize atlar. kız cinsel birleşmeden habersiz teknede öylece uyuyakalır. fakat bir süre sonra kız sevişiyormuşçasına orgazm olur (filmin freudcu olduğunu düşündüren nokta ).
[/alıntı]
kim ki duk sanat filmleri yapan usta bir yönetmen olarak bu filmde de başrol oyuncularını hiç konuşturmadan tüm duyguyu geçirebiliyor seyirciye. bir insanı bir anda sevip ardından ondan nefret etmenizi sağlıyor. ve aynı zamanda kullandığı gerçekdışıcılığı rahatsız etmeden filme oturtuyor. ortaya da mis gibi filmler çıkıyor.
"hwal" *
altmış yaşında bir adamın 6 yaşında iken teknesine getirdiği bir kıza on yıl baktıktan sonra onyedinci yaş gününe bir kaç ay kala başına gelen olayları anlatan japon-kore ortak yapımı bir film...
hayatını teknesine balık tutmaları için para karşılığı getirdiği amator balıkçılardan kazanan ihtiyarın en büyük hayali, küçük kız on yedisine girdiğinde onunla evlenmektir...
ihtiyarın filmde yayın teliyle sapı arasına küçük bir vurmalı çalgı koyup, oka "at kuyruğu" bağlayarak yaptığı ilkel kemanımsı çalgının sesi de piyano ile birlikte filme bambaşka bir mistik hava katmış...
filmin en ilginç yanı ise, başrol oyuncularının* film boyunca tek kelime konuşmamış olmalarıdır... denizde yaşayan iki insanın konuşmadan, tamamen davranışlarıyla ve gözlemleriyle anlaşmaları filme farklı bir boyut kazandırmış...
altmış yaşında bir adamın 6 yaşında iken teknesine getirdiği bir kıza on yıl baktıktan sonra onyedinci yaş gününe bir kaç ay kala başına gelen olayları anlatan japon-kore ortak yapımı bir film...
hayatını teknesine balık tutmaları için para karşılığı getirdiği amator balıkçılardan kazanan ihtiyarın en büyük hayali, küçük kız on yedisine girdiğinde onunla evlenmektir...
ihtiyarın filmde yayın teliyle sapı arasına küçük bir vurmalı çalgı koyup, oka "at kuyruğu" bağlayarak yaptığı ilkel kemanımsı çalgının sesi de piyano ile birlikte filme bambaşka bir mistik hava katmış...
filmin en ilginç yanı ise, başrol oyuncularının* film boyunca tek kelime konuşmamış olmalarıdır... denizde yaşayan iki insanın konuşmadan, tamamen davranışlarıyla ve gözlemleriyle anlaşmaları filme farklı bir boyut kazandırmış...
inanılmaz bir film. özellikle sevdiği kızın * kaçan teknesine bağladığı halatla intihar etmek sahnesi, sahnenin nesnelliğinden sıyrılarak soyut o kadar çok şey anlatıyor ki.
bin jip ve time kadar iyi değilse bile yine de çok iyiydi. *
(bkz: spoiler)
uzakdoğu gelenekçiliğine yönetmeninin lirik ve minimalist (demezsek olmaz) yakla$ımıyla tam bir $iir havasında geçen; "baboli a$kın ya$ı olmazmı$ monakoyum, gördün mü?" deyu serzeni$lerle, diyalogların yerini bakı$lara, jest, mimik ve genel anlamı/adıyla vücut diline bıraktığı, thom yorke un acıtan vokali gibi bir eser-i $ahane.
bom yeoreum gaeul gyeoul geurigo bom'dan alı$kınız zaten kim ki duk'un o sui generis hallerine ama burada daha farklı, daha literalize edilmi$ ki$isel ögeler mevcut: freudiyen açılımlara başvurulabilecek bir garip a$kın (esasen a$k demekte güçlük çekiyorum bu 60 ya$ındaki ihtiyar denizci ile o güzelim capon -edit: koreli- kızının* arasındaki ili$kiye ama neyse) dökümünün yapıldığı dingin bir ba$yapıt benim nazarımda en basit anlatımıyla.
filmi çeken, kaderimizi de yazsa ya.
bom yeoreum gaeul gyeoul geurigo bom'dan alı$kınız zaten kim ki duk'un o sui generis hallerine ama burada daha farklı, daha literalize edilmi$ ki$isel ögeler mevcut: freudiyen açılımlara başvurulabilecek bir garip a$kın (esasen a$k demekte güçlük çekiyorum bu 60 ya$ındaki ihtiyar denizci ile o güzelim capon -edit: koreli- kızının* arasındaki ili$kiye ama neyse) dökümünün yapıldığı dingin bir ba$yapıt benim nazarımda en basit anlatımıyla.
filmi çeken, kaderimizi de yazsa ya.
kore geleneklerine uygun bir evlilik törenini de sunan bir film.
ziyaretçi 1 tane ama olsun.
ziyaretçi 1 tane ama olsun.
bazen kelimelerin bile anlatmaya yetersiz olduğu duyguları müziğiyle içinize işleten. düşüncelerini ve aklındakileri en sadece şekliyle anlatan. sessiz anlatımda doruğa ulaşmış bir yapım. ne yapmaya çalıştığını anlamadığınız bir yönetmen, istediği karakteri size filmde önce sevdiren sonra nefret ettiren sonra tekrar sevdiren biri tıpkı bu filmdede yaşlı balıkçı hakkında hissettikleriniz gibi. azıcık malzemeyle bundan daha yoğun bir anlatım ve etki bırakamazdı bu filmden başka... sembolik anlatımın özellikle cok fazla olduğu bir eser.
sessizliğin seslerden daha iyi konuştuğu film.
(bkz: bolt)
filmdeki ana karakterleri hiç konuşturmadan bütün duyguları anlatabilen yoğun bir kim ki duk filmi daha.
sanatsal bir filmin seyirciyi sıkmadan bıktırmadan nasıl izletilebileceği üzerine bir ders konusu olabilir tek başına bu film.
uzakdoğu sinemasına tekrar tekrar büyük saygı duymanıza vesile oluyor aynı zamanda.
filmde alegorik bir orgazm sahnesi de var ki gerçekten şapka çıkartılacak türden.
sanatsal bir filmin seyirciyi sıkmadan bıktırmadan nasıl izletilebileceği üzerine bir ders konusu olabilir tek başına bu film.
uzakdoğu sinemasına tekrar tekrar büyük saygı duymanıza vesile oluyor aynı zamanda.
filmde alegorik bir orgazm sahnesi de var ki gerçekten şapka çıkartılacak türden.
orjinal adi hwal olan bir kim ki duk filmi. 60 yasinda bir adamin, kucukken himayesine aldigi bir kizla evlenmek icin kizin 17. yas gunune kadar beklemesini anlatir.
Gündemdeki Haberler