bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu50
- fatma betül sayan kaya18
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- iyi menemenin sırrı20
- fatma betülüm yapmaz5
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı3
- her sorunun çözümü2
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü2
- haram para2
- fon vurgunu5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- murat ünalmış2
- beşiktaş6
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- boğaz ağrısı4
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- kötüye bir şey olmaz5
- sözlüğün yeni tasarımı14
- aşk11
- muslettin amca23
- işe gitmeye üşenmek2
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı10
- uyudunuz mu4
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- sabahları nefret edilen şeyler4
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- alexander nübel7
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- gülşen in memeleri14
- yeraltı varlıkları7
- sigara içmek8
- aşk bir yemek olsaydı8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- sözlüğe ne oldu5
- nervio43
- hamas denince akla gelenler11
- mehmet şimşek5
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
Fransız yazar Michel Houellebecq'in tartışma yaratan ve Alman yönetmen Oskar Roehler tarafından sinemaya uyarlanan romanı. bruno rolündeki Moritz Bleibtreu'ya dikkat ediniz.
filmin sonu ve romanın sonu arasında dağlar kadar fark var.
oskar roehler her nedense umutlu bir sona bağlamayı tercih etmiştir filmi.
tam tersine roman ise sıkı bir 'insanlık' eleştirisidir.
oskar roehler her nedense umutlu bir sona bağlamayı tercih etmiştir filmi.
tam tersine roman ise sıkı bir 'insanlık' eleştirisidir.
bir michel houellebecq romanıdır. beyazperdeye de uyarlanmıştır. filmini izlemedim ama kötü olduğu düşüncesi pek çok kişi tarafından paylaşıldı. romanın konusu şöyle:
michael ve bruno yarı-kardeş / üvey kardeş olmalarına karşın çok farklıdırlar. sadece annelerini paylaşmaktadırlar. oldukça serbest bir yaşam süren michael ve bruno'nun annesi, iki oğlunu, büyükanne ve büyükbabalarının yanına bırakmış ve onları ihmal etmiştir. içe dönük bir kişiliği olan moleküler biyolog michael, genetik araştırmalardan başını kaldıramamaktadır. bu yüzden de kendisine bir sevgili bulabilmekten çok uzaktır. bruno ise, seksi yüceltmek adına fantazilerinin kölesi olarak bir bedel ödemektedir. her şey, bu iki adamın 30'lu yaşlarında aşkı yaşaması ile değişir. michael yeniden çocukluk aşkı anabelle ile bir araya gelir. bruno ise christiane ile seksüel anlamda tutkuları paylaşır ve bunlardan zevk alır. şans tam da bu iki kardeşten yana gibi görünmesine karşın, zalim kaderin cilvesi sonucu, iki kardeşin sevdikleri kadınlar ciddi şekilde hastalanır. bruno ve michael bu durum karşısında şaşkına döner, durumun kötü etkileri ile uğraşmak ve karar vermek zorunda kalırlar. ya zor da olsa ilişkilerini sürdürecek ya da eski yaşamlarına geri döneceklerdir.
temel parçacıklar gerçekten de enfes bir modernizm eleştirisidir. bazı üniversitelerin felsefe bölümlerinde ders kitabı olarak okutulmuştur. kitapta birbirinden son derece farklı iki kardeşin modern dünya düzeninin nasıl kurbanları haline geldikleri anlatılır. bruno çocukluğunda yaşadığı derin tavmalar itkisiyle cinsel hayatını aşırılaştırarak hayatta kalmaya çalışmaktadır. michael ise kendisini bilime vermiş ancak aşk hayatını geri plana atmış biridir. daha doğrusu her iki hayatı normal bir biçimde yaşamayı becerememektedir. bruno ve michael ne kadar farklı hayatlar yaşasalar da - ki kitapta her ikisinin öyküsü ayrı bölümler halinde dönüşümlü olarak verilmiştir- nihai kaderleri aynı olur: mutsuzluk... !
michael ve bruno yarı-kardeş / üvey kardeş olmalarına karşın çok farklıdırlar. sadece annelerini paylaşmaktadırlar. oldukça serbest bir yaşam süren michael ve bruno'nun annesi, iki oğlunu, büyükanne ve büyükbabalarının yanına bırakmış ve onları ihmal etmiştir. içe dönük bir kişiliği olan moleküler biyolog michael, genetik araştırmalardan başını kaldıramamaktadır. bu yüzden de kendisine bir sevgili bulabilmekten çok uzaktır. bruno ise, seksi yüceltmek adına fantazilerinin kölesi olarak bir bedel ödemektedir. her şey, bu iki adamın 30'lu yaşlarında aşkı yaşaması ile değişir. michael yeniden çocukluk aşkı anabelle ile bir araya gelir. bruno ise christiane ile seksüel anlamda tutkuları paylaşır ve bunlardan zevk alır. şans tam da bu iki kardeşten yana gibi görünmesine karşın, zalim kaderin cilvesi sonucu, iki kardeşin sevdikleri kadınlar ciddi şekilde hastalanır. bruno ve michael bu durum karşısında şaşkına döner, durumun kötü etkileri ile uğraşmak ve karar vermek zorunda kalırlar. ya zor da olsa ilişkilerini sürdürecek ya da eski yaşamlarına geri döneceklerdir.
temel parçacıklar gerçekten de enfes bir modernizm eleştirisidir. bazı üniversitelerin felsefe bölümlerinde ders kitabı olarak okutulmuştur. kitapta birbirinden son derece farklı iki kardeşin modern dünya düzeninin nasıl kurbanları haline geldikleri anlatılır. bruno çocukluğunda yaşadığı derin tavmalar itkisiyle cinsel hayatını aşırılaştırarak hayatta kalmaya çalışmaktadır. michael ise kendisini bilime vermiş ancak aşk hayatını geri plana atmış biridir. daha doğrusu her iki hayatı normal bir biçimde yaşamayı becerememektedir. bruno ve michael ne kadar farklı hayatlar yaşasalar da - ki kitapta her ikisinin öyküsü ayrı bölümler halinde dönüşümlü olarak verilmiştir- nihai kaderleri aynı olur: mutsuzluk... !
moritz bleibtreu'nun oyunculuğu sayesinde kendisini izlettirebilen konu bütünlüğünü bir türlü sağlayamayan oskar roehler filmi.
filmdeki konu ve anlatım seyirciyi koltuğa çivilemese de insanların cinselliğe bakış açısı ve bunun insan hayatına hatta insanlık hayatına verdiği yöne dair sağlam eleştiriler var filmde.
sanırım film kitaptan uyarlamaymış.
bu eleştiriler ve saptamalar kitapta daha belirgin hissediliyordur heralde.
filmdeki konu ve anlatım seyirciyi koltuğa çivilemese de insanların cinselliğe bakış açısı ve bunun insan hayatına hatta insanlık hayatına verdiği yöne dair sağlam eleştiriler var filmde.
sanırım film kitaptan uyarlamaymış.
bu eleştiriler ve saptamalar kitapta daha belirgin hissediliyordur heralde.
Temel parçacıklar bilinen hiçbir alt yapısı olmayan parçacıklardır. Bu parçacıklar evreni oluşturan maddelerin temel yapıtaşıdır. Standart Model'de kuarklar, leptonlar ve ayar bozonları temel taneciklerdir.
kitabi bitirmek üzereyim film izlemeye değer mi karar vermeye çalışıyorum. kitap sağlam bu arada.
Hafif spoiler içerir.
Michel Houellebecq romanı. Özü itibariyle cinsel özgürlüğe dayalı 68 sonrası batı kültürüne yöneltilmiş sert bir eleştiridir.
Cinselliğe kontrol etmeniz ve yönlendirmeniz gereken bir şey gibi değil de hayatınızın pusulası muamelesi yaparsanız bu sizi yıkıma götürür, toplumunuzu da kendinden nefrete ve azalarak bitmeye sürükler. Çünkü bir toplum üremezse yok olur. Azalarak bitersiniz, zira Yazarın "boyun eğme" isimli romanında da atıf yaptığı üzere medeniyetler debdebe ve gürültüyle değil, sessizce ölürler. Yamulmuyorsam esasen toynbee'nin tespitidir bu.
Kitap işte bu fikrin detaylı örneklemlerinden ibarettir. Depresif, haz peşinde koşmaktan heyecan duyma yeteneğini yitirmiş karakterler oradan oraya savrulurlar, siz de onlara acırsınız. Ilginc bir okuma deneyimi.
Michel Houellebecq romanı. Özü itibariyle cinsel özgürlüğe dayalı 68 sonrası batı kültürüne yöneltilmiş sert bir eleştiridir.
Cinselliğe kontrol etmeniz ve yönlendirmeniz gereken bir şey gibi değil de hayatınızın pusulası muamelesi yaparsanız bu sizi yıkıma götürür, toplumunuzu da kendinden nefrete ve azalarak bitmeye sürükler. Çünkü bir toplum üremezse yok olur. Azalarak bitersiniz, zira Yazarın "boyun eğme" isimli romanında da atıf yaptığı üzere medeniyetler debdebe ve gürültüyle değil, sessizce ölürler. Yamulmuyorsam esasen toynbee'nin tespitidir bu.
Kitap işte bu fikrin detaylı örneklemlerinden ibarettir. Depresif, haz peşinde koşmaktan heyecan duyma yeteneğini yitirmiş karakterler oradan oraya savrulurlar, siz de onlara acırsınız. Ilginc bir okuma deneyimi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar