bugün
- sözlüğün en sevilen yazarı11
- yeter ulan artık19
- teröriste sövmek artık yasak13
- tarihin en kötü lyonu14
- fenerbahçe vs galatasaray19
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar16
- anket anketi4
- ellerim bos gonlum hos10
- youtube'u yöneten varlıkla etkileşime girdim7
- sarapci koala54
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon4
- mehdi sultan olacak3
- parlementer sistem5
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı48
- ucl'ye girer girmez köylülüğünü gösteren köylü11
- ateistlerin yaşama amacı7
- fenerbahçe'nin cincondan daha çok para alması8
- yapay zek'ya göre türkiye'nin işgal altında olmasi4
- fenerbahçe23
- babanın yanında ayaklarını sehpanın üzerine koymak5
- mason greenwood10
- kevin costner2
- antep te yanardağı patlamış antepliler ne demiş3
- osimhen'in genduzziyi dövmesi7
- galatasarayın köyfarans kupasına katılmamış olması7
- ilk kez cl görecek fenerbahçelinin yaşı sorunsalı2
- kadınların askerlik yapmamasının nedenleri5
- pontus rumları10
- fenerin gs'nin kasasından 30 milyon avro alması9
- yine yaşıyorsun bu hayatı koala kardeşim3
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi8
- tim curry2
- elit partiye yanında götürülen hanzo5
- ismail kartal12
- sevgili uefa lütfen fenerbahçeyi cezalandırın5
- ederson santana de moraes2
- game of thrones taki kerhaneci19
- fenerin şl de ziki tutacak olması9
- youtube botlarını kim yönetiyor3
- sabahları nefret edilen şeyler17
- ankara11
- sessizliğe duyulan özlem3
- ben biraz cadıyımdır diyen kadın2
- nick vermeden bir yazara seslen6
- gençlere en büyük tavsiyeler4
- kojo peprah oppong2
- ön kapıdan dalmak2
- hiç bitmeyecekmiş gibi gelen şeyler16
- küfürü bırakıyorum sözlükk4
kafan iyiyken yürüdüğün yolun asırlar öncesi halini düşlemektir..
herkese renkli günler
herkese renkli günler
okumaya hazırlığı geçersem seneye başlayacağım bölüm. objektif olup başarı peşinde koşmaya çalışacağım. yenilene yenildi, kazanana kazandı deyip taraf tutmayacağım.
tarafsızlığın sadece kesin, değişmeyecek bilgilerde olduğu, bunun dışındaki yorum ve düşüncelerde ise ister istemez duyguların karıştığı bir bilim dalı.
günümüzde galip devletler ve zümreler tarafından yazılan yalanlarla dolu sosyal bilimlerin bir dalı. vatikan ve osmanı arşivleri bir açılsa kim bilir neler çıkacak neleer.
Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir hâl alır. (1931) Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir hâl alır. (1931) Gazi Mustafa Kemal Atatürk
zamanının şartlarına göre değerlendirilmesi gerekendir. eğer böyle yapılmazsa fatih istanbulu neden uçaklarla tanklarla kuşatmadı sorusunun sorulması muhtemel. dün gece de osmanlı tarihinden bir hata gösterildi. ancak tarihini bilmeyen üniversite gençliğinden kanuniye küfür eden twitler gördüm. bu adamlara ne tarihi anlatabilirsin, ne dönemin şartına göre konuşabilirsin. yazık...
izlenilen yöntem nedeniyle yüzde yüz güvenilmemesi gereken bilim dalıdır. zira tarih araştırmalarının taraflı olarak yazılabilen resmi belgelere dayanabilmesi sebebiyle eksik, çarptırılmış ve hatta tamamen yalan tarihsel veriler gerçek zannedilebilmektedir.
Tarih en son lise de gorenlerin yav tarihleri ezberle dur nabacam ben bunu demesi degildir
Gununu belirleyen gecmistir tarihte budur.tarihte tek dogru sey vardır o da bit olayın yasandigi gundur yani tarihidir.ama -örnek uzerinden gidelim- I.dunya savasinin nedenleri ve sonuclari her tarihcide farkli yorumlanabilcegi gibi savasin baslama zamani bellidir ki bazen bunlar bile tartismalidir.
Gecmisin bugune etkisini anlama bilimidir tarih.
Gununu belirleyen gecmistir tarihte budur.tarihte tek dogru sey vardır o da bit olayın yasandigi gundur yani tarihidir.ama -örnek uzerinden gidelim- I.dunya savasinin nedenleri ve sonuclari her tarihcide farkli yorumlanabilcegi gibi savasin baslama zamani bellidir ki bazen bunlar bile tartismalidir.
Gecmisin bugune etkisini anlama bilimidir tarih.
yarısından fazlasını türklerin kapladığı bir geçmiş depolamasıdır.
bir insanın kendini, yanındakini ve karşısındakini tanımasına yardımcı olan bilimdir. candır.
Varsayımdır aslında.
Tesadüftür, bakış açısıdır.
Küçücük detaylar bile önemlidir tarihte. Ama o küçücük detaylar belki gerçek değillerdir.
Kanıt yok ki? ikinci dünya savaşı beelki... Birinci dünya savaşı kritik.
Ya ondan öncesi? Kim bilir gerçek diye senelerdir yalanlar ezberlıyoruzdur.
Gerçek öğrendiklerimizden ibaret değil.
Darwinin evrim teorisi bile varsayım. Tamam mı?
Tesadüftür, bakış açısıdır.
Küçücük detaylar bile önemlidir tarihte. Ama o küçücük detaylar belki gerçek değillerdir.
Kanıt yok ki? ikinci dünya savaşı beelki... Birinci dünya savaşı kritik.
Ya ondan öncesi? Kim bilir gerçek diye senelerdir yalanlar ezberlıyoruzdur.
Gerçek öğrendiklerimizden ibaret değil.
Darwinin evrim teorisi bile varsayım. Tamam mı?
Tarihten, dünün kavgalarını bugüne taşımak için değil, aynı hataları yeniden yapmamak için yararlanırız.
ezberden, zoraki ve çarpıtılarak okutulandan hariç olarak araştırarak öğrendiğim tarih benim için aşk'tır.
herkesin hakkında felsefe kastığı bilim dalı . vay amına koyayım 7 sayfa yazı yazılmış bir tane allahın kuluda çıkıp düzgün bir şekilde tanımlamamış tarihi . evet hep yalan dolan .
yalanlarla dolu olan toplum geçmişine verilen isim.
resmilik kazandırılmış yalanlar.
herkesin her şeyini bildiği bir sosyal bilim.
padişahlar, krallar, kumandanların bol bol yer aldığı; diğer insanlardan, fakirlerden, açlıktan ölmüşlerden, ismini bilmediği yerde savaşarak ölmüşlerden, madenlerden çıkamayanlar, ufak hırslar uğruna yaşamını yitirmiş kişilerden, eski inançlara göre tanrıya kurban edilmişlerden çok az bahseder.
aslında yanlış bir tanımlamadır ya da öne çıkan algılama yanlıştır.
insanların en çok bilip ilgilendiği tarihin bir kolu olan siyaset tarihidir.
kimsenin aklına tarih diyince, bilim tarihi, sanat tarihi falan gelmez, doğrudan siyaset tarihi gelir.
insanların en çok bilip ilgilendiği tarihin bir kolu olan siyaset tarihidir.
kimsenin aklına tarih diyince, bilim tarihi, sanat tarihi falan gelmez, doğrudan siyaset tarihi gelir.
Tarihimiz, mührü sökülmemiş bir hazine...
Tarihin mimarı: isyan, kadere, zamana, insana...
Kronoloji: aptalların tarihi...
Tarihi yaratan, fertle yığın arasındaki anlaşmazlık...
Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanıp uçmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.
cemil meriç
Tarihin mimarı: isyan, kadere, zamana, insana...
Kronoloji: aptalların tarihi...
Tarihi yaratan, fertle yığın arasındaki anlaşmazlık...
Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanıp uçmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.
cemil meriç
öğrenim gördüğüm lisans programı.
tarih bilimi türkiye'de gerçekten içler acısı haldedir.
iş bulamayan fen-edebiyat fakültesi mezunlarından ve tarih öğretmenlerden bin kat daha acı olan şeyler var.
bir üstat "türkiye'de tıp,tarih ve din alanlarında herkes ahkam keser" diyor. ne kadar da doğru demiş.
herkesin uzman kesilmesi bir yana tarih konusunda uzmanların hali ne ola ki derseniz cevabımız maalesef daha trajikomik durumdadır.
bazı uzmanların beyanları var ki insanın yanlışlara ve haksızlıklara isyan edesi geliyor.
büyük aptallıklar mı yoksa manipülasyon mu yapıyorlar bilemiyorum, bilemiyorum.
ve maalesef bu konuda hüsnü zannım yok. insanın aptallığına daha çok inanır oldum. bunu entelektüel aptallık diye tabir etsek mi bilemedim.
adam senelerce okuyor, yabancı lisanlar öğreniyor. fakat geldiği noktada öyle sözler söylüyor ki gerçekten insan hayretler içerisinde kalıyor. buna uygun bir darb-ı mesel var: "ilim cehli giderir eşeklik baki kalır." biraz sert ama problemimizi ve ahvalimizi anlatmak açısından yerinde oluyor.
aşağıda bir tarih bölümü başkanın içler acısı röportajı var. bunu hakaret etmek için söylemiyorum gerçekten içler acısı olduğunu düşünüyorum ve üzülüyorum.
mesela röportajda diyor ki: "'yurtta sulh cihanda sulh' öyle böyle, içi boş, afakî bir söz değil aslında. Türkiyenin hakikaten Atatürkün milli dış politikasına dönmesi lazım acilen."
gerçekten içler acısı.
mustafa kemal atatürk 1923'den 1938'e kadar dört dönem ve 15 sene cumhurbaşkanlığı yaptı. bir defa bile yurt dışı seyahatine çıkmadı. kendisinin ise ingiltere kralından yunan başbakanı ve iran şahına kadar çok sayıda ziyaretçisi olmuştur. ahmet taner kışlalı "kemalizm laiklik ve demokrasi" kitabında bununla övünür ve "bu atatürk'ün ne kadar büyük bir dahi ve örnek alınan bir lider olduğunu gösterir" der. kışlalı hayatta olaydı "hocam acaba ingiltere kralı da mustafa kemal'i örnek mi alıyordu" diye insanın sorası geliyor.
peki gelelim tarihsel problemimize. problemimiz şu: mustafa kemal atatürk neden hiç yurt dışına çıkmadı? "yurtta sulh cihanda sulh" ne demektir?
kemalistlere sorarsanız size "yurtta barış dünyada barış" güzellemeleri yaparlar. ama işin iç yüzü öyle değil tabi! "yurtta sulh cihanda sulh" lafzının dışı seni yakar içi beni. muhtevasına hakim olmadan ne güzel söz diyebiliriz. "yurtta sulh olsun cihanda sulh" dünya güllük gülistanlık olsun. hümanizm ne hoş şey! fakat işin künhüne vakıf olunca anlıyoruz ki mustafa kemal'in hiç yurt dışı seyahati yapmaması sadece hümanizmden kaynaklanmıyor. temelinde yatan şuurda "kimse bana karışmasın, ben kimseye karışmayayım" anlayışı var. yani türkiye kendi kabuğuna çekilsin, kendi topraklarının dışında cereyan hadiselere burnunu sokmasın o zaman başımız ağrımaz.türkiye tarihine baktığımızda bu kafanın ne kadar haksız olduğunu görürüz. balkanların ve ortadoğu'nun kucağında bu pek mümkün görünmüyor. sen yönetmezsen seni yönetiyorlar. türkiye güçlü olmak ve menfaatlerini ezdirmemek zorunda. daha bunu anlamaktan aciz profesörlerimiz var. yüzyıllık ezberlerden oluşan at gözlüğüyle hadiselere bakanlar farkında olmadan türkiye'ye en büyük zararı veriyorlar. koca koca kitapların önünde poz vererek ilim adamı olunur mu?
http://olay.com.tr/m/maka...afak%C3%AE-soz-degil.html
aşağıda bu "atatürk neden yurt dışına çıkmadı?" sorusunu soran bir yazı var. cevabı vermemiş ama faydalı olacağını düşünerek ekledim.
http://arsiv.indigodergisi.com/arsiv/doc41.htm
iş bulamayan fen-edebiyat fakültesi mezunlarından ve tarih öğretmenlerden bin kat daha acı olan şeyler var.
bir üstat "türkiye'de tıp,tarih ve din alanlarında herkes ahkam keser" diyor. ne kadar da doğru demiş.
herkesin uzman kesilmesi bir yana tarih konusunda uzmanların hali ne ola ki derseniz cevabımız maalesef daha trajikomik durumdadır.
bazı uzmanların beyanları var ki insanın yanlışlara ve haksızlıklara isyan edesi geliyor.
büyük aptallıklar mı yoksa manipülasyon mu yapıyorlar bilemiyorum, bilemiyorum.
ve maalesef bu konuda hüsnü zannım yok. insanın aptallığına daha çok inanır oldum. bunu entelektüel aptallık diye tabir etsek mi bilemedim.
adam senelerce okuyor, yabancı lisanlar öğreniyor. fakat geldiği noktada öyle sözler söylüyor ki gerçekten insan hayretler içerisinde kalıyor. buna uygun bir darb-ı mesel var: "ilim cehli giderir eşeklik baki kalır." biraz sert ama problemimizi ve ahvalimizi anlatmak açısından yerinde oluyor.
aşağıda bir tarih bölümü başkanın içler acısı röportajı var. bunu hakaret etmek için söylemiyorum gerçekten içler acısı olduğunu düşünüyorum ve üzülüyorum.
mesela röportajda diyor ki: "'yurtta sulh cihanda sulh' öyle böyle, içi boş, afakî bir söz değil aslında. Türkiyenin hakikaten Atatürkün milli dış politikasına dönmesi lazım acilen."
gerçekten içler acısı.
mustafa kemal atatürk 1923'den 1938'e kadar dört dönem ve 15 sene cumhurbaşkanlığı yaptı. bir defa bile yurt dışı seyahatine çıkmadı. kendisinin ise ingiltere kralından yunan başbakanı ve iran şahına kadar çok sayıda ziyaretçisi olmuştur. ahmet taner kışlalı "kemalizm laiklik ve demokrasi" kitabında bununla övünür ve "bu atatürk'ün ne kadar büyük bir dahi ve örnek alınan bir lider olduğunu gösterir" der. kışlalı hayatta olaydı "hocam acaba ingiltere kralı da mustafa kemal'i örnek mi alıyordu" diye insanın sorası geliyor.
peki gelelim tarihsel problemimize. problemimiz şu: mustafa kemal atatürk neden hiç yurt dışına çıkmadı? "yurtta sulh cihanda sulh" ne demektir?
kemalistlere sorarsanız size "yurtta barış dünyada barış" güzellemeleri yaparlar. ama işin iç yüzü öyle değil tabi! "yurtta sulh cihanda sulh" lafzının dışı seni yakar içi beni. muhtevasına hakim olmadan ne güzel söz diyebiliriz. "yurtta sulh olsun cihanda sulh" dünya güllük gülistanlık olsun. hümanizm ne hoş şey! fakat işin künhüne vakıf olunca anlıyoruz ki mustafa kemal'in hiç yurt dışı seyahati yapmaması sadece hümanizmden kaynaklanmıyor. temelinde yatan şuurda "kimse bana karışmasın, ben kimseye karışmayayım" anlayışı var. yani türkiye kendi kabuğuna çekilsin, kendi topraklarının dışında cereyan hadiselere burnunu sokmasın o zaman başımız ağrımaz.türkiye tarihine baktığımızda bu kafanın ne kadar haksız olduğunu görürüz. balkanların ve ortadoğu'nun kucağında bu pek mümkün görünmüyor. sen yönetmezsen seni yönetiyorlar. türkiye güçlü olmak ve menfaatlerini ezdirmemek zorunda. daha bunu anlamaktan aciz profesörlerimiz var. yüzyıllık ezberlerden oluşan at gözlüğüyle hadiselere bakanlar farkında olmadan türkiye'ye en büyük zararı veriyorlar. koca koca kitapların önünde poz vererek ilim adamı olunur mu?
http://olay.com.tr/m/maka...afak%C3%AE-soz-degil.html
aşağıda bu "atatürk neden yurt dışına çıkmadı?" sorusunu soran bir yazı var. cevabı vermemiş ama faydalı olacağını düşünerek ekledim.
http://arsiv.indigodergisi.com/arsiv/doc41.htm
kaçabilirsiniz ama yok edemezsiniz...
gezi hakkındaki yazısından sonra ntv tarafından kapatılmış şimdilerde ntv bünyesinden ayrı, bağımsız devam etmekte olan muhteşem dergidir. okuyunuz, okutunuz.
yeni alınan bir karar ile, türk ülkelerinde ortak tarih kitabı uygulamasına geçiliyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar