bugün
- apo idam edilmeli11
- sözlüğün en sevilen yazarı28
- sözlüğün siyasallaşması3
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- öfke6
- solu kürt alevi ermeni üçgeninden kurtarmak3
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı5
- sorgulayan aklı insana kim verdi18
- gayler5
- sözlüğe küsmek15
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon11
- ateistlerin yaşama amacı24
- teröriste sövmek artık yasak23
- hoşlanılan kızın kucağına oturmak4
- bir kızın kucağınıza oturması6
- velvet17
- ölen porno yıldızının ruhunu çağırmak4
- gta 63
- reisçi yazarın siyasi olmayan entryleri3
- mutlu olmak isteyenlere tavsiyeler3
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri8
- yeni parti cb adayının başa gelmesi2
- tcmb rezervleri 188 4 milyar dolar5
- saraca'nın şeklinin ve tipinin değişmesi7
- katatespizartmasi5
- paraya bakan kızlar3
- fethullah gülen vs abdullah öcalan2
- yapay zek'ya göre türkiye'nin işgal altında olmasi7
- insan ilişkileri2
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı48
- yeter ulan artık19
- melih gökçek'in almanya daki apartmanı2
- kürtse de kürt insan seçiyor mu doğarken nolcağını4
- sözlüğe yönelen gama ışınları2
- merhaba arkadaşlar4
- fenerbahçe vs galatasaray19
- mutlu ama tekerlek olsun3
- babadan alınan nasihatler4
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- ofsaytımsı7
- fenerbahçe ve galatasaray şlden kaç puan alır4
- iğrenç insanlar bahçesi4
- fb ve gs'ye şl de gangbang yapılacağı gerçeği2
- fenerbahçe25
- metallica2
- tarihin en kötü lyonu14
- kadıköy5
- en sevilen sözlük botu3
- trabzonspor8
tarih bilimi türkiye'de gerçekten içler acısı haldedir.
iş bulamayan fen-edebiyat fakültesi mezunlarından ve tarih öğretmenlerden bin kat daha acı olan şeyler var.
bir üstat "türkiye'de tıp,tarih ve din alanlarında herkes ahkam keser" diyor. ne kadar da doğru demiş.
herkesin uzman kesilmesi bir yana tarih konusunda uzmanların hali ne ola ki derseniz cevabımız maalesef daha trajikomik durumdadır.
bazı uzmanların beyanları var ki insanın yanlışlara ve haksızlıklara isyan edesi geliyor.
büyük aptallıklar mı yoksa manipülasyon mu yapıyorlar bilemiyorum, bilemiyorum.
ve maalesef bu konuda hüsnü zannım yok. insanın aptallığına daha çok inanır oldum. bunu entelektüel aptallık diye tabir etsek mi bilemedim.
adam senelerce okuyor, yabancı lisanlar öğreniyor. fakat geldiği noktada öyle sözler söylüyor ki gerçekten insan hayretler içerisinde kalıyor. buna uygun bir darb-ı mesel var: "ilim cehli giderir eşeklik baki kalır." biraz sert ama problemimizi ve ahvalimizi anlatmak açısından yerinde oluyor.
aşağıda bir tarih bölümü başkanın içler acısı röportajı var. bunu hakaret etmek için söylemiyorum gerçekten içler acısı olduğunu düşünüyorum ve üzülüyorum.
mesela röportajda diyor ki: "'yurtta sulh cihanda sulh' öyle böyle, içi boş, afakî bir söz değil aslında. Türkiyenin hakikaten Atatürkün milli dış politikasına dönmesi lazım acilen."
gerçekten içler acısı.
mustafa kemal atatürk 1923'den 1938'e kadar dört dönem ve 15 sene cumhurbaşkanlığı yaptı. bir defa bile yurt dışı seyahatine çıkmadı. kendisinin ise ingiltere kralından yunan başbakanı ve iran şahına kadar çok sayıda ziyaretçisi olmuştur. ahmet taner kışlalı "kemalizm laiklik ve demokrasi" kitabında bununla övünür ve "bu atatürk'ün ne kadar büyük bir dahi ve örnek alınan bir lider olduğunu gösterir" der. kışlalı hayatta olaydı "hocam acaba ingiltere kralı da mustafa kemal'i örnek mi alıyordu" diye insanın sorası geliyor.
peki gelelim tarihsel problemimize. problemimiz şu: mustafa kemal atatürk neden hiç yurt dışına çıkmadı? "yurtta sulh cihanda sulh" ne demektir?
kemalistlere sorarsanız size "yurtta barış dünyada barış" güzellemeleri yaparlar. ama işin iç yüzü öyle değil tabi! "yurtta sulh cihanda sulh" lafzının dışı seni yakar içi beni. muhtevasına hakim olmadan ne güzel söz diyebiliriz. "yurtta sulh olsun cihanda sulh" dünya güllük gülistanlık olsun. hümanizm ne hoş şey! fakat işin künhüne vakıf olunca anlıyoruz ki mustafa kemal'in hiç yurt dışı seyahati yapmaması sadece hümanizmden kaynaklanmıyor. temelinde yatan şuurda "kimse bana karışmasın, ben kimseye karışmayayım" anlayışı var. yani türkiye kendi kabuğuna çekilsin, kendi topraklarının dışında cereyan hadiselere burnunu sokmasın o zaman başımız ağrımaz.türkiye tarihine baktığımızda bu kafanın ne kadar haksız olduğunu görürüz. balkanların ve ortadoğu'nun kucağında bu pek mümkün görünmüyor. sen yönetmezsen seni yönetiyorlar. türkiye güçlü olmak ve menfaatlerini ezdirmemek zorunda. daha bunu anlamaktan aciz profesörlerimiz var. yüzyıllık ezberlerden oluşan at gözlüğüyle hadiselere bakanlar farkında olmadan türkiye'ye en büyük zararı veriyorlar. koca koca kitapların önünde poz vererek ilim adamı olunur mu?
http://olay.com.tr/m/maka...afak%C3%AE-soz-degil.html
aşağıda bu "atatürk neden yurt dışına çıkmadı?" sorusunu soran bir yazı var. cevabı vermemiş ama faydalı olacağını düşünerek ekledim.
http://arsiv.indigodergisi.com/arsiv/doc41.htm
iş bulamayan fen-edebiyat fakültesi mezunlarından ve tarih öğretmenlerden bin kat daha acı olan şeyler var.
bir üstat "türkiye'de tıp,tarih ve din alanlarında herkes ahkam keser" diyor. ne kadar da doğru demiş.
herkesin uzman kesilmesi bir yana tarih konusunda uzmanların hali ne ola ki derseniz cevabımız maalesef daha trajikomik durumdadır.
bazı uzmanların beyanları var ki insanın yanlışlara ve haksızlıklara isyan edesi geliyor.
büyük aptallıklar mı yoksa manipülasyon mu yapıyorlar bilemiyorum, bilemiyorum.
ve maalesef bu konuda hüsnü zannım yok. insanın aptallığına daha çok inanır oldum. bunu entelektüel aptallık diye tabir etsek mi bilemedim.
adam senelerce okuyor, yabancı lisanlar öğreniyor. fakat geldiği noktada öyle sözler söylüyor ki gerçekten insan hayretler içerisinde kalıyor. buna uygun bir darb-ı mesel var: "ilim cehli giderir eşeklik baki kalır." biraz sert ama problemimizi ve ahvalimizi anlatmak açısından yerinde oluyor.
aşağıda bir tarih bölümü başkanın içler acısı röportajı var. bunu hakaret etmek için söylemiyorum gerçekten içler acısı olduğunu düşünüyorum ve üzülüyorum.
mesela röportajda diyor ki: "'yurtta sulh cihanda sulh' öyle böyle, içi boş, afakî bir söz değil aslında. Türkiyenin hakikaten Atatürkün milli dış politikasına dönmesi lazım acilen."
gerçekten içler acısı.
mustafa kemal atatürk 1923'den 1938'e kadar dört dönem ve 15 sene cumhurbaşkanlığı yaptı. bir defa bile yurt dışı seyahatine çıkmadı. kendisinin ise ingiltere kralından yunan başbakanı ve iran şahına kadar çok sayıda ziyaretçisi olmuştur. ahmet taner kışlalı "kemalizm laiklik ve demokrasi" kitabında bununla övünür ve "bu atatürk'ün ne kadar büyük bir dahi ve örnek alınan bir lider olduğunu gösterir" der. kışlalı hayatta olaydı "hocam acaba ingiltere kralı da mustafa kemal'i örnek mi alıyordu" diye insanın sorası geliyor.
peki gelelim tarihsel problemimize. problemimiz şu: mustafa kemal atatürk neden hiç yurt dışına çıkmadı? "yurtta sulh cihanda sulh" ne demektir?
kemalistlere sorarsanız size "yurtta barış dünyada barış" güzellemeleri yaparlar. ama işin iç yüzü öyle değil tabi! "yurtta sulh cihanda sulh" lafzının dışı seni yakar içi beni. muhtevasına hakim olmadan ne güzel söz diyebiliriz. "yurtta sulh olsun cihanda sulh" dünya güllük gülistanlık olsun. hümanizm ne hoş şey! fakat işin künhüne vakıf olunca anlıyoruz ki mustafa kemal'in hiç yurt dışı seyahati yapmaması sadece hümanizmden kaynaklanmıyor. temelinde yatan şuurda "kimse bana karışmasın, ben kimseye karışmayayım" anlayışı var. yani türkiye kendi kabuğuna çekilsin, kendi topraklarının dışında cereyan hadiselere burnunu sokmasın o zaman başımız ağrımaz.türkiye tarihine baktığımızda bu kafanın ne kadar haksız olduğunu görürüz. balkanların ve ortadoğu'nun kucağında bu pek mümkün görünmüyor. sen yönetmezsen seni yönetiyorlar. türkiye güçlü olmak ve menfaatlerini ezdirmemek zorunda. daha bunu anlamaktan aciz profesörlerimiz var. yüzyıllık ezberlerden oluşan at gözlüğüyle hadiselere bakanlar farkında olmadan türkiye'ye en büyük zararı veriyorlar. koca koca kitapların önünde poz vererek ilim adamı olunur mu?
http://olay.com.tr/m/maka...afak%C3%AE-soz-degil.html
aşağıda bu "atatürk neden yurt dışına çıkmadı?" sorusunu soran bir yazı var. cevabı vermemiş ama faydalı olacağını düşünerek ekledim.
http://arsiv.indigodergisi.com/arsiv/doc41.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar