bugün
- from gold from dust31
- senin aklini alirim9
- senin aklini alirimin mürdüm rengi kazağı9
- şampuan yerine saç kremi almak6
- evli bir adama aşık oldum sözlük17
- birine aşık olup kafayı yemek9
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı15
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- sydney sweeney'in memeleri7
- ups boobs ve diğer sözlük kızları5
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk3
- çok fena hardcore seks döndüğü düşünülen yerler8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı11
- fiziği güzel sözlük kızları56
- gs'nin 8 şampiyonluğu iptal edilecek5
- gecenin şarkısı4
- memeleri kafam kadar kız24
- fatma betül sayan kaya70
- kadının en öpülesi yeri11
- belçika attı6
- ismet'in gereksizliğe adanmış hayatı8
- durduk yere bir kıza bütün servetini vermek5
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- uğurcan çakır8
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- gece döner bıçaklı şirinler tarafından kovalanmak5
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- yeniden dünyaya gelsen olunacak meslek2
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- kevin de bruyne3
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita17
- kuran da namazın olmaması12
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı3
- görsel yükleme problemi5
- areola estetiği2
- yağmuru kim döküyor4
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz3
- sırılsıklam2
- uefa uluslar ligi10
- sözlükteki kız yazarları deşifre ediyorum4
- ismet gurbuz 2024'ün çaylak olması5
- odyssey2
- sabahın köründe işe giden ezik13
- traveler vs iock4
- özel uçak alacaklara tavsiyeler8
- arda güler4
tamamı için;
''Küba ile ilgili olarak aralarında eski Sovyet ülkelerinin, Çin Halk Cumhuriyeti'nin ve başka bazı ülkelerinki dahil belli başlı basın ajanslarında yayımlanan görüşleri her gün dikkatle okurum. Latin Amerika basınından, ispanya'dan ve Avrupa'nın geri kalanından gelen haberler de bana ulaşır.1930'lardakine benzer uzun süreli bir durgunluk korkusuyla yüz yüze bulunduğumuz þugünlerde genel tablo git gide belirsizleşiyor. 22 Temmuz 1944'te Bretton Woods Anlaşması’yla ABD en büyük askeri güç olmak sıfatıyla uluslararası mübadele aracı olarak dolar basma ayrıcalığını elde etti. Savaştan zarar görmemiş ekonomisi sayesinde bu ülke savaştan sonra 1945'ta dünya altın rezervlerinin yüzde 70'ini elinde tutuyordu.(Dönemin ABD Başkanı) Nixon, 15 Ağustos 1971'de basılan her doların altın karşılığı bulunması demek olan altın standardını tek yanlı bir kararla kaldırdı. ABD'nin elde kalan altın rezervinin 20 katından fazlasına mal olan Vietnam kıyımını böyle finanse etti. O zamandan beri, ABD ekonomisi doğal kaynaklar ve dünyanın geri kalanının tasarruflarıyla ayakta tutuldu.
En gelişmiş ülkeler tarafından, küçük bir zengin azınlığın lüks ve israfına karşılık nüfusun ezici çoğunluğunun yoksul olduğu ülkelere öğütlenip uygulatılan yatırım ve tüketime dayalı sürekli büyüme teorisi sadece aşağılayıcı olmakla kalmayıp yıkıcıdır da. Olayların arkasındaki tarihin farkında olan çok az kişi olsa da, halkların büyüyen isyanının nedeni bu çapul ve onun felaketli sonuçlarıdır. En yetkin ve gelişmiş zekalar, doğal kaynaklar listesine katılmış ve kendilerine biçilen fiyatlarla dünya mal ve hizmetler pazarında yerlerini almıştır.
Peki şu sözde aşırı solun süper-devrimcilerine ne oluyor? Bir kısmı gerçekçilikten yoksun, diğer bir kısmı tatlı hayaller kurmaktan zevk alıyor. Hayalcilikten çok uzak olan geri kalanları ise konunun uzmanları; ne dediklerini ve bunları neden dediklerini çok iyi biliyorlar. Kaçınılması gereken çok iyi kurulmuş bir tuzaktır bu. Sanki bize bir lütufta bulunuyormuş gibi, kaydettiğimiz başarıları teslim ediyorlar. Yoksa olup bitenlerle ilgili yeterince haberdar değiller mi?. Sorun bu değil ve sizi temin ederim ne olup bittiğini çok iyi biliyorlar. Kimi durumlarda, Küba'ya duyduklarını iddia ettikleri dostluk adına, Küba kıyılarından sadece 90 mil uzaktaki emperyal komşumuzdan hiçbir itiraz görmeksizin uluslararası toplantılara katılma fırsatı elde ediyor ve gerek Küba'da gerek yurtdışında pek çok insanla istedikleri gibi haberleşiyorlar.
Peki, Devrime ne tavsiye ediyorlar? Öğütledikleri som zehirden, neoliberal mavalların en tipik formüllerinden başka bir şey değil. Sanki, ülkemiz kuşatma altında değil, sanki kuşatma bizim uydurmamızmış gibi.
("Süper-devrimciler") Devrimin en muazzam başarısını, halkın yeteneklerini yoğun bir şekilde yeşerten eğitim alanındaki eserini küçümsüyorlar. Onlar, halkın bir kısmının basit ve kaba işleri yapmaya devam etmesini salık veriyorlar. Bilimsel yatırımların sonuçlarını küçümserken maliyetini abartıyorlar. Daha da kötüsü: Küba'nın dünyaya sağladığı sağlık bakım hizmetinin değerini görmezden geliyorlar. Ki bu hizmet, Devrimin mütevazı kaynaklarıyla fiilen, emperyalizmin dayattığı sağlık sisteminin insani yetersizliğini gözler önüne sermiştir. Bunlar, yıkıcı yatırımları tavsiye ediyor. Eğer konut sektöründeki yabancı yatırımlar zamanında durdurulmasaydı, Küba'da ya da Küba dışında ikamet eden yabancıların daha önce satın aldıkları konutlardan gelen para dışında başka hiçbir kaynaktan finanse edilmeyen on binlerce konut yapılmış olacaktı. Üstelik bir de bunlar, üretici şirketleri teşvik etmek için çıkarılan yasadan yararlanan ortak yatırımlardı. Parayı bastıran düdüğü çalacak, bu evlerin kim bilir kimlerden oluşacak sakinlerinin ya da müşterilerinin altyapı hizmetlerini de ülke kaynaklarıyla biz karşılamak zorunda kalacaktık. Bu konutların pek çoğu da düşman istihbarat servisleri ya da işbirlikçilerince satın alınabilirdi.
Çok zaruri piyasaları kontrol ettiklerinden (yabancı sermayeyle) bazı ortak yatırımlara ihtiyacımız var. Ama ülkenin para selinde boğulmasına izin vermemiz ve egemenliğimizi seçmemiz beklenemez.
Bu tür reçeteler tavsiye eden süper-devrimciler, mesela arıtıldığında çevreye zarar vermeksizin elektrik üretmek için paha biçilemez bir kaynak olan ve her yıl yüz milyonlarca dolar gelir sağlayan doğalgaz gibi, ekonomi için gerçekten belirleyici önemdeki başka kaynakları görmezden geliyorlar. Küba'da yürütülmekte olan ve tüm dünya için hayati ve tayin edici bir önem taşıyan Enerji Devrimi hakkında tek laf etmiyorlar. Daha da ileri gidip, Küba'ya ABD, Batı Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelerin otomobillerinin tükettiği yakıtın yüksek maliyetini karşılamak için biodizel üretiminde kullanılmak üzere şeker kamışı üretimini artırmasını öğütlüyorlar. Şeker kamışının Küba'da yetiştirilmesinin işçilerin köle gibi çalıştırılmasını hatırlamıyorlar. (Gıda üretiminde kullanılan kaynakların enerji üretimine kaydırılmasıyla) Gıda maddelerinin fiyatlarının ikiye üçe katlanması pahasına insanların bencil içgüdüleri körükleniyor.
Ortaya koyduğumuz devrimci emeği benden daha eleştirel bir gözle değerlendiren başka kimse olamaz, ama benim imparatorlukların en kötüsünden inayet ya da bağışlama umduğumu asla göremeyecekler.''
Fidel Castro Ruz / 2007
''Küba ile ilgili olarak aralarında eski Sovyet ülkelerinin, Çin Halk Cumhuriyeti'nin ve başka bazı ülkelerinki dahil belli başlı basın ajanslarında yayımlanan görüşleri her gün dikkatle okurum. Latin Amerika basınından, ispanya'dan ve Avrupa'nın geri kalanından gelen haberler de bana ulaşır.1930'lardakine benzer uzun süreli bir durgunluk korkusuyla yüz yüze bulunduğumuz þugünlerde genel tablo git gide belirsizleşiyor. 22 Temmuz 1944'te Bretton Woods Anlaşması’yla ABD en büyük askeri güç olmak sıfatıyla uluslararası mübadele aracı olarak dolar basma ayrıcalığını elde etti. Savaştan zarar görmemiş ekonomisi sayesinde bu ülke savaştan sonra 1945'ta dünya altın rezervlerinin yüzde 70'ini elinde tutuyordu.(Dönemin ABD Başkanı) Nixon, 15 Ağustos 1971'de basılan her doların altın karşılığı bulunması demek olan altın standardını tek yanlı bir kararla kaldırdı. ABD'nin elde kalan altın rezervinin 20 katından fazlasına mal olan Vietnam kıyımını böyle finanse etti. O zamandan beri, ABD ekonomisi doğal kaynaklar ve dünyanın geri kalanının tasarruflarıyla ayakta tutuldu.
En gelişmiş ülkeler tarafından, küçük bir zengin azınlığın lüks ve israfına karşılık nüfusun ezici çoğunluğunun yoksul olduğu ülkelere öğütlenip uygulatılan yatırım ve tüketime dayalı sürekli büyüme teorisi sadece aşağılayıcı olmakla kalmayıp yıkıcıdır da. Olayların arkasındaki tarihin farkında olan çok az kişi olsa da, halkların büyüyen isyanının nedeni bu çapul ve onun felaketli sonuçlarıdır. En yetkin ve gelişmiş zekalar, doğal kaynaklar listesine katılmış ve kendilerine biçilen fiyatlarla dünya mal ve hizmetler pazarında yerlerini almıştır.
Peki şu sözde aşırı solun süper-devrimcilerine ne oluyor? Bir kısmı gerçekçilikten yoksun, diğer bir kısmı tatlı hayaller kurmaktan zevk alıyor. Hayalcilikten çok uzak olan geri kalanları ise konunun uzmanları; ne dediklerini ve bunları neden dediklerini çok iyi biliyorlar. Kaçınılması gereken çok iyi kurulmuş bir tuzaktır bu. Sanki bize bir lütufta bulunuyormuş gibi, kaydettiğimiz başarıları teslim ediyorlar. Yoksa olup bitenlerle ilgili yeterince haberdar değiller mi?. Sorun bu değil ve sizi temin ederim ne olup bittiğini çok iyi biliyorlar. Kimi durumlarda, Küba'ya duyduklarını iddia ettikleri dostluk adına, Küba kıyılarından sadece 90 mil uzaktaki emperyal komşumuzdan hiçbir itiraz görmeksizin uluslararası toplantılara katılma fırsatı elde ediyor ve gerek Küba'da gerek yurtdışında pek çok insanla istedikleri gibi haberleşiyorlar.
Peki, Devrime ne tavsiye ediyorlar? Öğütledikleri som zehirden, neoliberal mavalların en tipik formüllerinden başka bir şey değil. Sanki, ülkemiz kuşatma altında değil, sanki kuşatma bizim uydurmamızmış gibi.
("Süper-devrimciler") Devrimin en muazzam başarısını, halkın yeteneklerini yoğun bir şekilde yeşerten eğitim alanındaki eserini küçümsüyorlar. Onlar, halkın bir kısmının basit ve kaba işleri yapmaya devam etmesini salık veriyorlar. Bilimsel yatırımların sonuçlarını küçümserken maliyetini abartıyorlar. Daha da kötüsü: Küba'nın dünyaya sağladığı sağlık bakım hizmetinin değerini görmezden geliyorlar. Ki bu hizmet, Devrimin mütevazı kaynaklarıyla fiilen, emperyalizmin dayattığı sağlık sisteminin insani yetersizliğini gözler önüne sermiştir. Bunlar, yıkıcı yatırımları tavsiye ediyor. Eğer konut sektöründeki yabancı yatırımlar zamanında durdurulmasaydı, Küba'da ya da Küba dışında ikamet eden yabancıların daha önce satın aldıkları konutlardan gelen para dışında başka hiçbir kaynaktan finanse edilmeyen on binlerce konut yapılmış olacaktı. Üstelik bir de bunlar, üretici şirketleri teşvik etmek için çıkarılan yasadan yararlanan ortak yatırımlardı. Parayı bastıran düdüğü çalacak, bu evlerin kim bilir kimlerden oluşacak sakinlerinin ya da müşterilerinin altyapı hizmetlerini de ülke kaynaklarıyla biz karşılamak zorunda kalacaktık. Bu konutların pek çoğu da düşman istihbarat servisleri ya da işbirlikçilerince satın alınabilirdi.
Çok zaruri piyasaları kontrol ettiklerinden (yabancı sermayeyle) bazı ortak yatırımlara ihtiyacımız var. Ama ülkenin para selinde boğulmasına izin vermemiz ve egemenliğimizi seçmemiz beklenemez.
Bu tür reçeteler tavsiye eden süper-devrimciler, mesela arıtıldığında çevreye zarar vermeksizin elektrik üretmek için paha biçilemez bir kaynak olan ve her yıl yüz milyonlarca dolar gelir sağlayan doğalgaz gibi, ekonomi için gerçekten belirleyici önemdeki başka kaynakları görmezden geliyorlar. Küba'da yürütülmekte olan ve tüm dünya için hayati ve tayin edici bir önem taşıyan Enerji Devrimi hakkında tek laf etmiyorlar. Daha da ileri gidip, Küba'ya ABD, Batı Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelerin otomobillerinin tükettiği yakıtın yüksek maliyetini karşılamak için biodizel üretiminde kullanılmak üzere şeker kamışı üretimini artırmasını öğütlüyorlar. Şeker kamışının Küba'da yetiştirilmesinin işçilerin köle gibi çalıştırılmasını hatırlamıyorlar. (Gıda üretiminde kullanılan kaynakların enerji üretimine kaydırılmasıyla) Gıda maddelerinin fiyatlarının ikiye üçe katlanması pahasına insanların bencil içgüdüleri körükleniyor.
Ortaya koyduğumuz devrimci emeği benden daha eleştirel bir gözle değerlendiren başka kimse olamaz, ama benim imparatorlukların en kötüsünden inayet ya da bağışlama umduğumu asla göremeyecekler.''
Fidel Castro Ruz / 2007
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar