bugün
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği12
- ilticanın terk edilmesi5
- sözlüğün en güzel kadını25
- kova burcunun bağımlılık yapıyor olması5
- en kötü chp başkanı3
- chp yandaş oldu3
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban4
- türkiye fransa maçı sonrası montella tartışması3
- iremga4
- özgür özel ikiyüzlülüğü2
- mossad ajanı dinciler2
- flörtü bir üst seviyeye taşıyan detaylar2
- özgür özel mallığı2
- türk olmaktan neden mi utanıyorum3
- özkanlar5
- cenaze evinde yemek dağıtmak4
- protest şarkı yazmak2
- pis hissettiren şeyler7
- israil11
- dünya39
- iltica7
- instagram tedavisi olmayan hastalıktır3
- arkadaşlar ben saçımı hangi renge boyayacağım ya5
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- boğa burcu kadını2
- sarapci koala hatayi4
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi4
- amerika birleşik devletleri29
- suriyede bi milyon arabın ölümü3
- dacia striker'in türkiye de üretime başlaması3
- morkstar7
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta8
- patates kızartması ve ketçap ikilisi3
- öğrenci sorusunun felsefi ağırlığı2
- ghosting2
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- tuba büyüküstün3
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- istanbul5
- galatasaray6
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- menemen2
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- atatürk diyor ki13
- bir kaç kişinin sözlüğü oyuncağı haline getirmesi2
- cumartesi sabahlari2
- gece araba sürerken yan cama yapışan kanlı eller3
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- kahrolsun sütyenler memelere özgürlük2
- insan olmaya ceyrek kala2
platon a ait bir eser. şölen anlamına geliyor.
Platon tarafından yazılmış diyaloglardan biridir. Aşkı konu alan ve aşka övgüler içeren konuşmaların yer aldığı diyalog, adını dönemin ünlü tragedya yazarlarından Agathon’un bir yarışmada elde ettiği birincilik üzerine düzenlediği Symposion’dan alır. Kelimesi kelimesine çevrildiğinde “ birlikte içme” anlamına gelen Symposion, Yunan kültürüne ait bir toplumsal olgudur. Eser antik yunandaki yaşam ile ilgili tarihe ışık tutmaktadır.
Anselm Feuerbach'ın Platon'un Symposion'u eseri; görsel
Oxford Üniversitesi'nin Bodleian Kütüphanesi'nde bulunan symposion'un bir sayfası; görsel
Anselm Feuerbach'ın Platon'un Symposion'u eseri; görsel
Oxford Üniversitesi'nin Bodleian Kütüphanesi'nde bulunan symposion'un bir sayfası; görsel
platon tarafından yazılmış diyaloglardan biridir.
symposion ise şöyle tanımlanabilir;
yunan insanının bir araya gelip şiirlerle, şarkılarla gönlünü eğlendirdiği, siyasetten sanata, farklı konularda fikir alışverişinde bulunduğu bir birlikte içme etkinliğidir.
platon, diyaloğuna symposion adını vermekle birlikte söz konusu etkinlikten bahsederken eserinin herhangi bir yerinde doğrudan doğruya bu kelimeyi kullanmaz.
yunan kültüründe deipnon veya syndeipnon genel olarak yemek ve ziyafetlere verilen isimdir. bu tür yemeklerde içki içilmez, ama arkasından gelen symposion yukarıda bahsettiğim gibi "birlikte içme" olayı olduğundan bu nedenle deipnondan ayrılır.
symposion'dan söz ettik bir de diyaloglarına mümkün mertebe göz atalım;
platon'un diyalogları genellikle iki türe ayrılır: birinci tür, tartışılan konunun doğrudan doğruya, yani ilk elden aktarılmasıdır.
ikinci tür ise dolaylı olarak, yani ikinci elden aktarılan diyaloglardır. symposion diyaloğu da phaidon, theaitetos ve parmenides diyaloglarıyla birlikte ikinci tür diyaloglar arasında yer alır. ancak anlatıcı kişinin tartışmaya tanık olmadığı ya da tartışmayı bizzat sokrates'in ağzından duymadığı tek diyalogdur symposion. bunun nedeni ise diyaloğun ana konusu sokrates‘e övgü olmasıdır.
symposion ise şöyle tanımlanabilir;
yunan insanının bir araya gelip şiirlerle, şarkılarla gönlünü eğlendirdiği, siyasetten sanata, farklı konularda fikir alışverişinde bulunduğu bir birlikte içme etkinliğidir.
platon, diyaloğuna symposion adını vermekle birlikte söz konusu etkinlikten bahsederken eserinin herhangi bir yerinde doğrudan doğruya bu kelimeyi kullanmaz.
yunan kültüründe deipnon veya syndeipnon genel olarak yemek ve ziyafetlere verilen isimdir. bu tür yemeklerde içki içilmez, ama arkasından gelen symposion yukarıda bahsettiğim gibi "birlikte içme" olayı olduğundan bu nedenle deipnondan ayrılır.
symposion'dan söz ettik bir de diyaloglarına mümkün mertebe göz atalım;
platon'un diyalogları genellikle iki türe ayrılır: birinci tür, tartışılan konunun doğrudan doğruya, yani ilk elden aktarılmasıdır.
ikinci tür ise dolaylı olarak, yani ikinci elden aktarılan diyaloglardır. symposion diyaloğu da phaidon, theaitetos ve parmenides diyaloglarıyla birlikte ikinci tür diyaloglar arasında yer alır. ancak anlatıcı kişinin tartışmaya tanık olmadığı ya da tartışmayı bizzat sokrates'in ağzından duymadığı tek diyalogdur symposion. bunun nedeni ise diyaloğun ana konusu sokrates‘e övgü olmasıdır.
aşkı, erosu konu edinen bir platon eseridir.
Symposion, hep birlikte içme* anlamına gelmekte olup yemekli, içkili eğlencedir.
Bu şölene vesile olan, genç şairimiz agathonun tragedyasıyla kazandığı birinciliktir.
cemaat toplanır, phaidros konuyu belirler; sevgi üzerine övgüler yapılacak sırayla, içlecek, eros övülecek.
phaidros alır sazı önce akabinde pausanias, eryksimakhos.
aristophanes öksürür tıksırır, agathona geçer sıra, zekice bir hatip tavrıyla ortaya koyar sevginin çeşitlerini; mesleği olan şairlik üzerinden yürütür mevzuyu.
Komik aristophanesin tıksırması geçer, komedi yazarına yakışan üslupla çeşitlendirir o da.
En son laf sokratese verilir; en son konuşmak en zorudur. Buna karşın yine mütevazi, bilmeyendir cahil sokrat! O sevgiyi çeşitlendirmez, matineialı bir kadınla olan diyalogunu, ondan öğrendiklerinden bahseder bir tek sevginin övgüsünden bahseder. Mevzubahis bilgelik sevgisidir, mutluluğa insanı bu sevginin götürdüğünden söz edilir bu övülür.
Devamında naralar atarak alkibiades gelir; zil zurna sarhoş. Sokratı görmez yanlışlıkla aralarına oturur agathonla. Komiklikler şakalar...
Eğlence, kural olarak sevgiye övgü başlıklıdır, eros övülür. istisnaya değinir alkibiades o sokratesi övmek ister, bilge övülür.
Buna rağmen yine sokrat laf koyar adama, gülünür. alkibiadesin tepkisi: "ey zeus! Nedir bu adamdan çektiklerim"**.
Akabinde sarhoşlar yerlere, sedirlere serilirler; konuşma sırası düzen falan kalmaz içtikce içilir. Kimi evine gider kimi uyur.
Nihayetinde agathon, aristo, sokrates kalır ayakta, onlarda bir kaseyi elden elden dolaştırıp kafayı bulmaya devam ederler bu arada.
Agathon tragedyacı, aristophanes komedyacı.
Gecenin kör vakti sokratesin konusu şu: aynı adam komedya da tragedya da yazabilmeli mi?
"Ne diyor bu değişik" deyip komedyenimiz uyur, azıcik sonra da ödüllü bey agathon.
Sokrat son damla şarabı da içip Lykeion'a yıkanmaya gider. Peşi sıra da aristodemos...
Not:
* azra erhattan ilgili kitap önsözünden.
** iş bankası kültür yayınları hasan ali yücel klasikler dizisi, dostluk-şölen s. 71.
Symposion, hep birlikte içme* anlamına gelmekte olup yemekli, içkili eğlencedir.
Bu şölene vesile olan, genç şairimiz agathonun tragedyasıyla kazandığı birinciliktir.
cemaat toplanır, phaidros konuyu belirler; sevgi üzerine övgüler yapılacak sırayla, içlecek, eros övülecek.
phaidros alır sazı önce akabinde pausanias, eryksimakhos.
aristophanes öksürür tıksırır, agathona geçer sıra, zekice bir hatip tavrıyla ortaya koyar sevginin çeşitlerini; mesleği olan şairlik üzerinden yürütür mevzuyu.
Komik aristophanesin tıksırması geçer, komedi yazarına yakışan üslupla çeşitlendirir o da.
En son laf sokratese verilir; en son konuşmak en zorudur. Buna karşın yine mütevazi, bilmeyendir cahil sokrat! O sevgiyi çeşitlendirmez, matineialı bir kadınla olan diyalogunu, ondan öğrendiklerinden bahseder bir tek sevginin övgüsünden bahseder. Mevzubahis bilgelik sevgisidir, mutluluğa insanı bu sevginin götürdüğünden söz edilir bu övülür.
Devamında naralar atarak alkibiades gelir; zil zurna sarhoş. Sokratı görmez yanlışlıkla aralarına oturur agathonla. Komiklikler şakalar...
Eğlence, kural olarak sevgiye övgü başlıklıdır, eros övülür. istisnaya değinir alkibiades o sokratesi övmek ister, bilge övülür.
Buna rağmen yine sokrat laf koyar adama, gülünür. alkibiadesin tepkisi: "ey zeus! Nedir bu adamdan çektiklerim"**.
Akabinde sarhoşlar yerlere, sedirlere serilirler; konuşma sırası düzen falan kalmaz içtikce içilir. Kimi evine gider kimi uyur.
Nihayetinde agathon, aristo, sokrates kalır ayakta, onlarda bir kaseyi elden elden dolaştırıp kafayı bulmaya devam ederler bu arada.
Agathon tragedyacı, aristophanes komedyacı.
Gecenin kör vakti sokratesin konusu şu: aynı adam komedya da tragedya da yazabilmeli mi?
"Ne diyor bu değişik" deyip komedyenimiz uyur, azıcik sonra da ödüllü bey agathon.
Sokrat son damla şarabı da içip Lykeion'a yıkanmaya gider. Peşi sıra da aristodemos...
Not:
* azra erhattan ilgili kitap önsözünden.
** iş bankası kültür yayınları hasan ali yücel klasikler dizisi, dostluk-şölen s. 71.
hem telaffuzu, hem de anlamı açısından bugünkü sempozyum teriminin kökeni olduğu izlenimi uyandıran bir kelime.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar