bugün
- sebahattin şirin12
- aslolan fenerbahce dir vs frank lucas3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle11
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- romelu lukaku8
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek6
- aslolan fenerbahce dir andavalı4
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması3
- kalp krizi7
- 73 yıllık sigara2
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- atilla kaya2
- numan kurtulmuş2
- çerçeve yasa20
- apo piçtir piç kalacak11
- allah'ın delili hazreti mehdi5
- profilini gizli tutma nedeni9
- fatih tekke4
- ümmetçilerin vatan sevgisi5
- türk milletine kurulan pusu7
- aym'nin evlenen kadin nufus kaydi karari2
- hangi film karakteri olmak isterdiniz2
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu13
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak5
- kendi doğum gününü unutmak3
- ekşide yazar olmak vs uludağda birader olmak3
- terörist mecliste konuşma mı yapar4
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- en sevdiğin eşofmana çamaşır suyu dökülmesi5
- sağlık2
- galatasaray ın yeni transferi3
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet7
- en namuslu kadın bile dudaktan öpüşmüştür5
- eski türkiye3
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- sözlüğe taze kan ihtiyacı5
- intihar edenler hiç korkmuyor mu5
- nihavent kardeşimizin sözlüğe teşrif etmesi4
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci6
- en güzel reçel6
- büyük oyunu görmek4
- abdullah öcalan'ı paşa yapmak6
- mantıklı mantıklı konuşup can sıkmak5
- arapça isimlerin iticiliği2
- ihtiyar yazar5
- herkesle iyi geçinmek6
platon a ait bir eser. şölen anlamına geliyor.
Platon tarafından yazılmış diyaloglardan biridir. Aşkı konu alan ve aşka övgüler içeren konuşmaların yer aldığı diyalog, adını dönemin ünlü tragedya yazarlarından Agathon’un bir yarışmada elde ettiği birincilik üzerine düzenlediği Symposion’dan alır. Kelimesi kelimesine çevrildiğinde “ birlikte içme” anlamına gelen Symposion, Yunan kültürüne ait bir toplumsal olgudur. Eser antik yunandaki yaşam ile ilgili tarihe ışık tutmaktadır.
Anselm Feuerbach'ın Platon'un Symposion'u eseri; görsel
Oxford Üniversitesi'nin Bodleian Kütüphanesi'nde bulunan symposion'un bir sayfası; görsel
Anselm Feuerbach'ın Platon'un Symposion'u eseri; görsel
Oxford Üniversitesi'nin Bodleian Kütüphanesi'nde bulunan symposion'un bir sayfası; görsel
platon tarafından yazılmış diyaloglardan biridir.
symposion ise şöyle tanımlanabilir;
yunan insanının bir araya gelip şiirlerle, şarkılarla gönlünü eğlendirdiği, siyasetten sanata, farklı konularda fikir alışverişinde bulunduğu bir birlikte içme etkinliğidir.
platon, diyaloğuna symposion adını vermekle birlikte söz konusu etkinlikten bahsederken eserinin herhangi bir yerinde doğrudan doğruya bu kelimeyi kullanmaz.
yunan kültüründe deipnon veya syndeipnon genel olarak yemek ve ziyafetlere verilen isimdir. bu tür yemeklerde içki içilmez, ama arkasından gelen symposion yukarıda bahsettiğim gibi "birlikte içme" olayı olduğundan bu nedenle deipnondan ayrılır.
symposion'dan söz ettik bir de diyaloglarına mümkün mertebe göz atalım;
platon'un diyalogları genellikle iki türe ayrılır: birinci tür, tartışılan konunun doğrudan doğruya, yani ilk elden aktarılmasıdır.
ikinci tür ise dolaylı olarak, yani ikinci elden aktarılan diyaloglardır. symposion diyaloğu da phaidon, theaitetos ve parmenides diyaloglarıyla birlikte ikinci tür diyaloglar arasında yer alır. ancak anlatıcı kişinin tartışmaya tanık olmadığı ya da tartışmayı bizzat sokrates'in ağzından duymadığı tek diyalogdur symposion. bunun nedeni ise diyaloğun ana konusu sokrates‘e övgü olmasıdır.
symposion ise şöyle tanımlanabilir;
yunan insanının bir araya gelip şiirlerle, şarkılarla gönlünü eğlendirdiği, siyasetten sanata, farklı konularda fikir alışverişinde bulunduğu bir birlikte içme etkinliğidir.
platon, diyaloğuna symposion adını vermekle birlikte söz konusu etkinlikten bahsederken eserinin herhangi bir yerinde doğrudan doğruya bu kelimeyi kullanmaz.
yunan kültüründe deipnon veya syndeipnon genel olarak yemek ve ziyafetlere verilen isimdir. bu tür yemeklerde içki içilmez, ama arkasından gelen symposion yukarıda bahsettiğim gibi "birlikte içme" olayı olduğundan bu nedenle deipnondan ayrılır.
symposion'dan söz ettik bir de diyaloglarına mümkün mertebe göz atalım;
platon'un diyalogları genellikle iki türe ayrılır: birinci tür, tartışılan konunun doğrudan doğruya, yani ilk elden aktarılmasıdır.
ikinci tür ise dolaylı olarak, yani ikinci elden aktarılan diyaloglardır. symposion diyaloğu da phaidon, theaitetos ve parmenides diyaloglarıyla birlikte ikinci tür diyaloglar arasında yer alır. ancak anlatıcı kişinin tartışmaya tanık olmadığı ya da tartışmayı bizzat sokrates'in ağzından duymadığı tek diyalogdur symposion. bunun nedeni ise diyaloğun ana konusu sokrates‘e övgü olmasıdır.
aşkı, erosu konu edinen bir platon eseridir.
Symposion, hep birlikte içme* anlamına gelmekte olup yemekli, içkili eğlencedir.
Bu şölene vesile olan, genç şairimiz agathonun tragedyasıyla kazandığı birinciliktir.
cemaat toplanır, phaidros konuyu belirler; sevgi üzerine övgüler yapılacak sırayla, içlecek, eros övülecek.
phaidros alır sazı önce akabinde pausanias, eryksimakhos.
aristophanes öksürür tıksırır, agathona geçer sıra, zekice bir hatip tavrıyla ortaya koyar sevginin çeşitlerini; mesleği olan şairlik üzerinden yürütür mevzuyu.
Komik aristophanesin tıksırması geçer, komedi yazarına yakışan üslupla çeşitlendirir o da.
En son laf sokratese verilir; en son konuşmak en zorudur. Buna karşın yine mütevazi, bilmeyendir cahil sokrat! O sevgiyi çeşitlendirmez, matineialı bir kadınla olan diyalogunu, ondan öğrendiklerinden bahseder bir tek sevginin övgüsünden bahseder. Mevzubahis bilgelik sevgisidir, mutluluğa insanı bu sevginin götürdüğünden söz edilir bu övülür.
Devamında naralar atarak alkibiades gelir; zil zurna sarhoş. Sokratı görmez yanlışlıkla aralarına oturur agathonla. Komiklikler şakalar...
Eğlence, kural olarak sevgiye övgü başlıklıdır, eros övülür. istisnaya değinir alkibiades o sokratesi övmek ister, bilge övülür.
Buna rağmen yine sokrat laf koyar adama, gülünür. alkibiadesin tepkisi: "ey zeus! Nedir bu adamdan çektiklerim"**.
Akabinde sarhoşlar yerlere, sedirlere serilirler; konuşma sırası düzen falan kalmaz içtikce içilir. Kimi evine gider kimi uyur.
Nihayetinde agathon, aristo, sokrates kalır ayakta, onlarda bir kaseyi elden elden dolaştırıp kafayı bulmaya devam ederler bu arada.
Agathon tragedyacı, aristophanes komedyacı.
Gecenin kör vakti sokratesin konusu şu: aynı adam komedya da tragedya da yazabilmeli mi?
"Ne diyor bu değişik" deyip komedyenimiz uyur, azıcik sonra da ödüllü bey agathon.
Sokrat son damla şarabı da içip Lykeion'a yıkanmaya gider. Peşi sıra da aristodemos...
Not:
* azra erhattan ilgili kitap önsözünden.
** iş bankası kültür yayınları hasan ali yücel klasikler dizisi, dostluk-şölen s. 71.
Symposion, hep birlikte içme* anlamına gelmekte olup yemekli, içkili eğlencedir.
Bu şölene vesile olan, genç şairimiz agathonun tragedyasıyla kazandığı birinciliktir.
cemaat toplanır, phaidros konuyu belirler; sevgi üzerine övgüler yapılacak sırayla, içlecek, eros övülecek.
phaidros alır sazı önce akabinde pausanias, eryksimakhos.
aristophanes öksürür tıksırır, agathona geçer sıra, zekice bir hatip tavrıyla ortaya koyar sevginin çeşitlerini; mesleği olan şairlik üzerinden yürütür mevzuyu.
Komik aristophanesin tıksırması geçer, komedi yazarına yakışan üslupla çeşitlendirir o da.
En son laf sokratese verilir; en son konuşmak en zorudur. Buna karşın yine mütevazi, bilmeyendir cahil sokrat! O sevgiyi çeşitlendirmez, matineialı bir kadınla olan diyalogunu, ondan öğrendiklerinden bahseder bir tek sevginin övgüsünden bahseder. Mevzubahis bilgelik sevgisidir, mutluluğa insanı bu sevginin götürdüğünden söz edilir bu övülür.
Devamında naralar atarak alkibiades gelir; zil zurna sarhoş. Sokratı görmez yanlışlıkla aralarına oturur agathonla. Komiklikler şakalar...
Eğlence, kural olarak sevgiye övgü başlıklıdır, eros övülür. istisnaya değinir alkibiades o sokratesi övmek ister, bilge övülür.
Buna rağmen yine sokrat laf koyar adama, gülünür. alkibiadesin tepkisi: "ey zeus! Nedir bu adamdan çektiklerim"**.
Akabinde sarhoşlar yerlere, sedirlere serilirler; konuşma sırası düzen falan kalmaz içtikce içilir. Kimi evine gider kimi uyur.
Nihayetinde agathon, aristo, sokrates kalır ayakta, onlarda bir kaseyi elden elden dolaştırıp kafayı bulmaya devam ederler bu arada.
Agathon tragedyacı, aristophanes komedyacı.
Gecenin kör vakti sokratesin konusu şu: aynı adam komedya da tragedya da yazabilmeli mi?
"Ne diyor bu değişik" deyip komedyenimiz uyur, azıcik sonra da ödüllü bey agathon.
Sokrat son damla şarabı da içip Lykeion'a yıkanmaya gider. Peşi sıra da aristodemos...
Not:
* azra erhattan ilgili kitap önsözünden.
** iş bankası kültür yayınları hasan ali yücel klasikler dizisi, dostluk-şölen s. 71.
hem telaffuzu, hem de anlamı açısından bugünkü sempozyum teriminin kökeni olduğu izlenimi uyandıran bir kelime.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar