bugün
- arkadaşlar ben saçımı hangi renge boyayacağım ya4
- sözlüğün en güzel kadını22
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği3
- özkanlar3
- bir kaç kişinin sözlüğü oyuncağı haline getirmesi2
- dünya39
- cumartesi sabahlari2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- amerika birleşik devletleri29
- kahrolsun sütyenler memelere özgürlük2
- insan olmaya ceyrek kala2
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta7
- gece araba sürerken yan cama yapışan kanlı eller3
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- sabahları sevilen şeyler6
- ali tarakcı hakkında soruşturma başlatılması3
- süper kahraman filmleri deccaliyeti aşılıyor3
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi2
- pis hissettiren şeyler4
- flört uygulamasında kod incelemesi yapmak2
- pornonun ne olduğunu unutmak3
- en güzel oyuncular2
- yazılımcıların flört edememesi9
- israil10
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- geceleri aniden gelen acıkma hissi2
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- norveç9
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- mustafa kemal atatürk10
- en medeni ortadoğulular6
- evanjelist9
- taş gibi kalçası olan kadın8
- anadolu efes biracılık3
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- türk rock grupları8
- hewal ebo12
- simko314
- telegram5
- fransa6
- orospu çocuğu abdullah öcalan7
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- isveç5
- ismail yüksek4
- cuma akşam evde kalan yazarlar5
- sözlükte ki türk düşmanları10
- ateizmin dinlere balyoz etkisi yapması5
platon a ait bir eser. şölen anlamına geliyor.
Platon tarafından yazılmış diyaloglardan biridir. Aşkı konu alan ve aşka övgüler içeren konuşmaların yer aldığı diyalog, adını dönemin ünlü tragedya yazarlarından Agathon’un bir yarışmada elde ettiği birincilik üzerine düzenlediği Symposion’dan alır. Kelimesi kelimesine çevrildiğinde “ birlikte içme” anlamına gelen Symposion, Yunan kültürüne ait bir toplumsal olgudur. Eser antik yunandaki yaşam ile ilgili tarihe ışık tutmaktadır.
Anselm Feuerbach'ın Platon'un Symposion'u eseri; görsel
Oxford Üniversitesi'nin Bodleian Kütüphanesi'nde bulunan symposion'un bir sayfası; görsel
Anselm Feuerbach'ın Platon'un Symposion'u eseri; görsel
Oxford Üniversitesi'nin Bodleian Kütüphanesi'nde bulunan symposion'un bir sayfası; görsel
platon tarafından yazılmış diyaloglardan biridir.
symposion ise şöyle tanımlanabilir;
yunan insanının bir araya gelip şiirlerle, şarkılarla gönlünü eğlendirdiği, siyasetten sanata, farklı konularda fikir alışverişinde bulunduğu bir birlikte içme etkinliğidir.
platon, diyaloğuna symposion adını vermekle birlikte söz konusu etkinlikten bahsederken eserinin herhangi bir yerinde doğrudan doğruya bu kelimeyi kullanmaz.
yunan kültüründe deipnon veya syndeipnon genel olarak yemek ve ziyafetlere verilen isimdir. bu tür yemeklerde içki içilmez, ama arkasından gelen symposion yukarıda bahsettiğim gibi "birlikte içme" olayı olduğundan bu nedenle deipnondan ayrılır.
symposion'dan söz ettik bir de diyaloglarına mümkün mertebe göz atalım;
platon'un diyalogları genellikle iki türe ayrılır: birinci tür, tartışılan konunun doğrudan doğruya, yani ilk elden aktarılmasıdır.
ikinci tür ise dolaylı olarak, yani ikinci elden aktarılan diyaloglardır. symposion diyaloğu da phaidon, theaitetos ve parmenides diyaloglarıyla birlikte ikinci tür diyaloglar arasında yer alır. ancak anlatıcı kişinin tartışmaya tanık olmadığı ya da tartışmayı bizzat sokrates'in ağzından duymadığı tek diyalogdur symposion. bunun nedeni ise diyaloğun ana konusu sokrates‘e övgü olmasıdır.
symposion ise şöyle tanımlanabilir;
yunan insanının bir araya gelip şiirlerle, şarkılarla gönlünü eğlendirdiği, siyasetten sanata, farklı konularda fikir alışverişinde bulunduğu bir birlikte içme etkinliğidir.
platon, diyaloğuna symposion adını vermekle birlikte söz konusu etkinlikten bahsederken eserinin herhangi bir yerinde doğrudan doğruya bu kelimeyi kullanmaz.
yunan kültüründe deipnon veya syndeipnon genel olarak yemek ve ziyafetlere verilen isimdir. bu tür yemeklerde içki içilmez, ama arkasından gelen symposion yukarıda bahsettiğim gibi "birlikte içme" olayı olduğundan bu nedenle deipnondan ayrılır.
symposion'dan söz ettik bir de diyaloglarına mümkün mertebe göz atalım;
platon'un diyalogları genellikle iki türe ayrılır: birinci tür, tartışılan konunun doğrudan doğruya, yani ilk elden aktarılmasıdır.
ikinci tür ise dolaylı olarak, yani ikinci elden aktarılan diyaloglardır. symposion diyaloğu da phaidon, theaitetos ve parmenides diyaloglarıyla birlikte ikinci tür diyaloglar arasında yer alır. ancak anlatıcı kişinin tartışmaya tanık olmadığı ya da tartışmayı bizzat sokrates'in ağzından duymadığı tek diyalogdur symposion. bunun nedeni ise diyaloğun ana konusu sokrates‘e övgü olmasıdır.
aşkı, erosu konu edinen bir platon eseridir.
Symposion, hep birlikte içme* anlamına gelmekte olup yemekli, içkili eğlencedir.
Bu şölene vesile olan, genç şairimiz agathonun tragedyasıyla kazandığı birinciliktir.
cemaat toplanır, phaidros konuyu belirler; sevgi üzerine övgüler yapılacak sırayla, içlecek, eros övülecek.
phaidros alır sazı önce akabinde pausanias, eryksimakhos.
aristophanes öksürür tıksırır, agathona geçer sıra, zekice bir hatip tavrıyla ortaya koyar sevginin çeşitlerini; mesleği olan şairlik üzerinden yürütür mevzuyu.
Komik aristophanesin tıksırması geçer, komedi yazarına yakışan üslupla çeşitlendirir o da.
En son laf sokratese verilir; en son konuşmak en zorudur. Buna karşın yine mütevazi, bilmeyendir cahil sokrat! O sevgiyi çeşitlendirmez, matineialı bir kadınla olan diyalogunu, ondan öğrendiklerinden bahseder bir tek sevginin övgüsünden bahseder. Mevzubahis bilgelik sevgisidir, mutluluğa insanı bu sevginin götürdüğünden söz edilir bu övülür.
Devamında naralar atarak alkibiades gelir; zil zurna sarhoş. Sokratı görmez yanlışlıkla aralarına oturur agathonla. Komiklikler şakalar...
Eğlence, kural olarak sevgiye övgü başlıklıdır, eros övülür. istisnaya değinir alkibiades o sokratesi övmek ister, bilge övülür.
Buna rağmen yine sokrat laf koyar adama, gülünür. alkibiadesin tepkisi: "ey zeus! Nedir bu adamdan çektiklerim"**.
Akabinde sarhoşlar yerlere, sedirlere serilirler; konuşma sırası düzen falan kalmaz içtikce içilir. Kimi evine gider kimi uyur.
Nihayetinde agathon, aristo, sokrates kalır ayakta, onlarda bir kaseyi elden elden dolaştırıp kafayı bulmaya devam ederler bu arada.
Agathon tragedyacı, aristophanes komedyacı.
Gecenin kör vakti sokratesin konusu şu: aynı adam komedya da tragedya da yazabilmeli mi?
"Ne diyor bu değişik" deyip komedyenimiz uyur, azıcik sonra da ödüllü bey agathon.
Sokrat son damla şarabı da içip Lykeion'a yıkanmaya gider. Peşi sıra da aristodemos...
Not:
* azra erhattan ilgili kitap önsözünden.
** iş bankası kültür yayınları hasan ali yücel klasikler dizisi, dostluk-şölen s. 71.
Symposion, hep birlikte içme* anlamına gelmekte olup yemekli, içkili eğlencedir.
Bu şölene vesile olan, genç şairimiz agathonun tragedyasıyla kazandığı birinciliktir.
cemaat toplanır, phaidros konuyu belirler; sevgi üzerine övgüler yapılacak sırayla, içlecek, eros övülecek.
phaidros alır sazı önce akabinde pausanias, eryksimakhos.
aristophanes öksürür tıksırır, agathona geçer sıra, zekice bir hatip tavrıyla ortaya koyar sevginin çeşitlerini; mesleği olan şairlik üzerinden yürütür mevzuyu.
Komik aristophanesin tıksırması geçer, komedi yazarına yakışan üslupla çeşitlendirir o da.
En son laf sokratese verilir; en son konuşmak en zorudur. Buna karşın yine mütevazi, bilmeyendir cahil sokrat! O sevgiyi çeşitlendirmez, matineialı bir kadınla olan diyalogunu, ondan öğrendiklerinden bahseder bir tek sevginin övgüsünden bahseder. Mevzubahis bilgelik sevgisidir, mutluluğa insanı bu sevginin götürdüğünden söz edilir bu övülür.
Devamında naralar atarak alkibiades gelir; zil zurna sarhoş. Sokratı görmez yanlışlıkla aralarına oturur agathonla. Komiklikler şakalar...
Eğlence, kural olarak sevgiye övgü başlıklıdır, eros övülür. istisnaya değinir alkibiades o sokratesi övmek ister, bilge övülür.
Buna rağmen yine sokrat laf koyar adama, gülünür. alkibiadesin tepkisi: "ey zeus! Nedir bu adamdan çektiklerim"**.
Akabinde sarhoşlar yerlere, sedirlere serilirler; konuşma sırası düzen falan kalmaz içtikce içilir. Kimi evine gider kimi uyur.
Nihayetinde agathon, aristo, sokrates kalır ayakta, onlarda bir kaseyi elden elden dolaştırıp kafayı bulmaya devam ederler bu arada.
Agathon tragedyacı, aristophanes komedyacı.
Gecenin kör vakti sokratesin konusu şu: aynı adam komedya da tragedya da yazabilmeli mi?
"Ne diyor bu değişik" deyip komedyenimiz uyur, azıcik sonra da ödüllü bey agathon.
Sokrat son damla şarabı da içip Lykeion'a yıkanmaya gider. Peşi sıra da aristodemos...
Not:
* azra erhattan ilgili kitap önsözünden.
** iş bankası kültür yayınları hasan ali yücel klasikler dizisi, dostluk-şölen s. 71.
hem telaffuzu, hem de anlamı açısından bugünkü sempozyum teriminin kökeni olduğu izlenimi uyandıran bir kelime.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar