bugün
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız8
- kürt fıkraları6
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği10
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- iyi dostlar biriktirdim6
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- lahburger4
- gözünü am bürümek5
- 90 larda ayak fetişi diye bişe yoktu5
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- sözlüğün götü en güzel yazarı4
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması6
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- salat namaz değildir8
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi7
- hayat7
- silikon memenin patlaması3
- nervio23
- waffle3
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya6
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- ali kırca nerede3
- caz dinleyen erkek9
- babanne evi2
- andropoz amca6
- lahmacun vs hamburger2
- fiziği güzel sözlük kızları48
- recep tayyip erdoğan27
- süper babaanne2
- pandela'nın soğuk şakaları2
- judas'ın mezarına toprak atar mısınız5
- yazarların akşama dair planları8
- van gogh kulağını neden kesti5
- nokia 11002
- judas'ın kulakları5
- ayak fetişi olması ama el fetişi olmaması2
- nokia nın nokia olduğu zamanlar2
- queen ravenna ile mezar komşusu olmak4
- çizme giyen kız2
- kıvırcık ali nin kıvırcık saçlı olmaması sorunsalı2
- pandela2
- sapık yaşlı5
- sayın ismet brez ismet biji ismet2
- slut shaming2
- t242
- türkler taşı oyup ona tapmayan tek millettir4
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- tinder da algoritma kurbanı olmak2
- fatih terim'in tff başkanı olması5
yıldız tilbenin muhteşem yorumladığı malatya türküsü.
Birgün Şu Dünyadan Göçüp Gidersem
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Yok Olur Benliğim Çürürse Beden
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Bazı Bazı Mezarıma Gelesin
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Dileğin Kabuldur Da Bunu Bilesin
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Ben Murad Almadım Da Bunu Bilesin
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Anonim
Birgün Şu Dünyadan Göçüp Gidersem
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Yok Olur Benliğim Çürürse Beden
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Bazı Bazı Mezarıma Gelesin
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Dileğin Kabuldur Da Bunu Bilesin
Sunam Sunam Kölen Olam Aman
Ben Murad Almadım Da Bunu Bilesin
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Boşa Gider De Gözyaşların Ağlama
Sunam Sunam Dağlar Duman Aman
Anonim
aynı zamanda bir balıkesir türküsüdür.*
şafak söktü yine sunam uyanmaz
hasret çeken gönül derde dayanmaz
çağırırım sunam sesim duyulmaz
uyan sunam, uyan uyan derin uykudan
çektiğim gönül elinden
usandım gurbet ilinden
hiç kimse bilmez halimden
uyan sunam derin uykudan
bunca diyar gezdim gözlerin için
niye küstün bana el sözü için
dilerim allah'tan sızlasın için
uyan sunam, uyan uyan derin uykudan. *
şafak söktü yine sunam uyanmaz
hasret çeken gönül derde dayanmaz
çağırırım sunam sesim duyulmaz
uyan sunam, uyan uyan derin uykudan
çektiğim gönül elinden
usandım gurbet ilinden
hiç kimse bilmez halimden
uyan sunam derin uykudan
bunca diyar gezdim gözlerin için
niye küstün bana el sözü için
dilerim allah'tan sızlasın için
uyan sunam, uyan uyan derin uykudan. *
efkan şeşen'in göçer oldum albümünde yorumladığı güzel türkü.
efkan şeşenin beni benden alan ve yaramı deşen , hançerleyen şarkısı. aglıyormuyum nedir ? *
Yöresel türkücü Hasan Durak'ın da yorumladığı beğenilen şarkıdır.
An itibarı ile yıldız tilbeden dinlediğim türküdür. Hep çok acıklı gelmiştir bana.
Suna, Fahri Kayhan’ın eşidir. Çok sevmektedir Fahri Bey Suna’yı… Devir, o zamanın Malatya’sı. Ancak sevdiğine sevdiğini söylemenin bile ayıp karşılandığı o dönemde Fahri Bey her daim söyler Suna’ya, ona olan sadakatini ve bağlılığını. Ve bilir karısının gözlerinin başka kimselere bakmadığını.
O dönemin kadınlarının en büyük eğlencesidir, haftada bir yapılan hamam sefaları… Kendilerine ayrılan günde toplanıp hamama gider mahallenin tüm kadınları. işte o hamam sefalarından birinde Suna’nın sırtında bulunan ve normal şartlarda kıyafetinden asla görünme ihtimali olmayan bir ben dikkatini çeker hamamda bulunan ve sunanın yakın arkadaşı olan Neriman Hanım’ın.
Neriman Hanım, akşam eve geldiğinde laf arasında eşi Mustafa Bey’e, Suna’nın sırtında ben olduğunu anlatır… Aradan zaman geçer… Fahri Kayhan bir gün evlerinin yakınında bulunan kahvede Mustafa Bey ile karşılaşır. Aralarındaki sohbet belli bir süre sonra tartışmaya dönüşür ve olay karşılıklı hakarete kadar gider… Fahri Kayhan hiddetle cevap verir Mustafa Bey’e: “Bir daha karşıma çıkma, seni el aleme rezil ederim.” Bu söylem karşısında sinirlerine hakim olamayan ve sırf Fahri Kayhan’ı yaralamak gayesiyle hareket eden Mustafa Bey’in dudaklarından şu sözler dökülüverir: “Sen benimle uğraşacağına kendi karına sahip çık, ben senin karının sırtındaki beni bile bilirim.”
Fahri Kayhan beyninden vurulmuşa döner. Evet inanamaz biricik Suna’sının kendisine ihanet ettiğine, ama bu başına gelen neyin nesidir? Elin adamı, Suna’nın sırtındaki beni nerden bilecektir? Bu sorular kafasında iken eve varır, dayanamaz ve karşısına alıp Suna’yı durumu anlatır. Suna iki gözü iki çeşme yeminler eder Fahri Kayhan’a: “Aman beyim etme” der, “Bakar mıyım senden bir başkasına?” O gece konuşurlar, konuşurlar… Fahri Kayhan eşine sarılır, ve ikna olduğunu söyleyip bir daha hiç açmamacasına konuyu kapatır. Lakin durum hiç de öyle olmamıştır. O günden sonra istemeden de olsa aklında hep o şüphe, Fahri Bey karısına kötü davranır.
Yine bir akşam yemekte sudan bir sebeple çıkan tartışma sonrasında Fahri Kayhan ceketini alır ve başlar Malatya sokaklarında dolaşmaya. Eve geldiğinde neredeyse güneş doğmak üzeredir. Eve girer ve gördüğü manzara karşısında dona kalır. Biricik karısı Suna, kendini asmıştır. Sallanan ayağının dibinde elinden düşmüş bir mektup durmaktadır. O mektupta Suna son sözlerinde şunları yazmıştır: “Kusura bakma beyim, ama günlerdir kafandaki soru işaretlerinin sebebini bilmekteyim. Kendimi temize çıkarmak için başka yol göremedim. Şunu bil ki, ben sana hiç ihanet etmedim.
Fahri Kayhan gözyaşları içinde eşinin cansız bedenini yağlı urgandan ayırır, yere yatırır. Islak gözlerini silerken bir bakar ki hava aydınlanmıştır. içindeki yangın öyle büyüktür ki, sözün bittiği yerde, kelimelerin küllerinden o meşhur türküyü yakmıştır:
“Şafak söktü, Suna’m yine uyanmaz
Hasret çeken gönül derde dayanmaz
Çağırırım Suna’m sesim duyulmaz
Uyan Suna’m uyan, derin uykudan
Nice diyar gezdim gözlerin için
Niye kızdın bana el sözü için
Dilerim Allah’tan sızlasın için
Uyan Suna’m uyan derin uykudan
Çektiğim gönül elinden
Usandım gurbet elinden
Hiç kimse bilmez halimden
Uyan Suna’m, derin uykudan…”
O dönemin kadınlarının en büyük eğlencesidir, haftada bir yapılan hamam sefaları… Kendilerine ayrılan günde toplanıp hamama gider mahallenin tüm kadınları. işte o hamam sefalarından birinde Suna’nın sırtında bulunan ve normal şartlarda kıyafetinden asla görünme ihtimali olmayan bir ben dikkatini çeker hamamda bulunan ve sunanın yakın arkadaşı olan Neriman Hanım’ın.
Neriman Hanım, akşam eve geldiğinde laf arasında eşi Mustafa Bey’e, Suna’nın sırtında ben olduğunu anlatır… Aradan zaman geçer… Fahri Kayhan bir gün evlerinin yakınında bulunan kahvede Mustafa Bey ile karşılaşır. Aralarındaki sohbet belli bir süre sonra tartışmaya dönüşür ve olay karşılıklı hakarete kadar gider… Fahri Kayhan hiddetle cevap verir Mustafa Bey’e: “Bir daha karşıma çıkma, seni el aleme rezil ederim.” Bu söylem karşısında sinirlerine hakim olamayan ve sırf Fahri Kayhan’ı yaralamak gayesiyle hareket eden Mustafa Bey’in dudaklarından şu sözler dökülüverir: “Sen benimle uğraşacağına kendi karına sahip çık, ben senin karının sırtındaki beni bile bilirim.”
Fahri Kayhan beyninden vurulmuşa döner. Evet inanamaz biricik Suna’sının kendisine ihanet ettiğine, ama bu başına gelen neyin nesidir? Elin adamı, Suna’nın sırtındaki beni nerden bilecektir? Bu sorular kafasında iken eve varır, dayanamaz ve karşısına alıp Suna’yı durumu anlatır. Suna iki gözü iki çeşme yeminler eder Fahri Kayhan’a: “Aman beyim etme” der, “Bakar mıyım senden bir başkasına?” O gece konuşurlar, konuşurlar… Fahri Kayhan eşine sarılır, ve ikna olduğunu söyleyip bir daha hiç açmamacasına konuyu kapatır. Lakin durum hiç de öyle olmamıştır. O günden sonra istemeden de olsa aklında hep o şüphe, Fahri Bey karısına kötü davranır.
Yine bir akşam yemekte sudan bir sebeple çıkan tartışma sonrasında Fahri Kayhan ceketini alır ve başlar Malatya sokaklarında dolaşmaya. Eve geldiğinde neredeyse güneş doğmak üzeredir. Eve girer ve gördüğü manzara karşısında dona kalır. Biricik karısı Suna, kendini asmıştır. Sallanan ayağının dibinde elinden düşmüş bir mektup durmaktadır. O mektupta Suna son sözlerinde şunları yazmıştır: “Kusura bakma beyim, ama günlerdir kafandaki soru işaretlerinin sebebini bilmekteyim. Kendimi temize çıkarmak için başka yol göremedim. Şunu bil ki, ben sana hiç ihanet etmedim.
Fahri Kayhan gözyaşları içinde eşinin cansız bedenini yağlı urgandan ayırır, yere yatırır. Islak gözlerini silerken bir bakar ki hava aydınlanmıştır. içindeki yangın öyle büyüktür ki, sözün bittiği yerde, kelimelerin küllerinden o meşhur türküyü yakmıştır:
“Şafak söktü, Suna’m yine uyanmaz
Hasret çeken gönül derde dayanmaz
Çağırırım Suna’m sesim duyulmaz
Uyan Suna’m uyan, derin uykudan
Nice diyar gezdim gözlerin için
Niye kızdın bana el sözü için
Dilerim Allah’tan sızlasın için
Uyan Suna’m uyan derin uykudan
Çektiğim gönül elinden
Usandım gurbet elinden
Hiç kimse bilmez halimden
Uyan Suna’m, derin uykudan…”
uyan sunam uyan derin uykudan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar