bugün
- 1 saatte 10 bira içmek15
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey9
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek12
- velvet vs nervio19
- sözlük kızlarının kombinleri19
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- otomobile ek vergi5
- kadınların efendi erkek yerine katil tercihi4
- hırt4
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması12
- sevilince şımaran kızlar4
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor5
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- velvet12
- teröriste o da insan demek4
- nervio11
- üniversite tercih edeceklere tavsiyeler3
- pahalılığın çaresi3
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- yazık oldu yarınlara4
- ivrindi kuzu2
- vurgun yemek4
- slavko vincic15
- kitap alıntıları5
- özgünlüğün faydasız olması5
- otokar2
- türkiyeden siktirolup gitmek2
- arıcılara ek vergi2
- üniversite tercih rehberi2
- üniversite tercih2
- hastane kuyrukları2
- bostancı kadıköy dolmuşu2
- ağlayan bebeğe hey her şey yoluna girecek demek2
- 9 ağustos 2026 bodrumspor bursaspor maçı2
- tatlı krizim geldi2
- pele'nin messi den iyi olması2
- beşiktaş'ın gümbür gümbür geldiği gerçeği3
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- bana yalan söylediler3
- true hanın gazabı9
- chp'ye oy vermiş yazarlar4
- enişte senin dobloyu naptın sattınız mı4
- ben sana vurgunum3
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali15
- günün iddaa kuponu5
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması12
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
- tememda kenka nalaka10
- cinni uyanış2
süt içtim
dilim yandı
(koro: amanın ammaaanın)
elinizin ayarını skiym bu süt çok sıcak lan dedim
hemen değiştirelim yalan bey dediler
ismimi bardağa yazmış idim
galiba oradan bildiler
gururum okşandı
dinginleştim
dilim yandı
(koro: amanın ammaaanın)
elinizin ayarını skiym bu süt çok sıcak lan dedim
hemen değiştirelim yalan bey dediler
ismimi bardağa yazmış idim
galiba oradan bildiler
gururum okşandı
dinginleştim
Alacağı kahvenin ismini söyleyemediği için bahane olarak devrimi sosyalizmi kullanan bir kısım vatandaşın nefret radarındadır. ayağında adidasla, nike ile meydanlarda elinde che bayraklarıyla slogan atar konu starbucks olunca batar.
çay satılmayan sikindirik mekan.
hayatım boyunca tek kuruş kaptırmadığım kahveci.
kahve kültürü olmayanların kahvesine bok attıkları mekan. bursa' da tchibo ve gloria jeans ile birlikte en iyi kahvelere sahip mekandır. beğenirsin beğenmezsin o zevk meselesidir, gidersin gitmezsin o da tercihtir ama iyi kahvenin kriterleri bellidir, senin tadını beğenmemen bir kahveyi kötü yapmaz. starbucks' ın kahveleri baya baya iyidir. hele ki öyle sıradan kafelerde dandik espresso makineleri ile yapılan kahvelerle kıyaslanmaya kalkması komiktir. kahveleri tchibo' ya göre pahalı olmakla birlikte sıradan kafelere göre ucuz bile sayılabilir. ulan kahvenin tozundan yapılan 3' ü 1 aradayı 3 tl.' ye içiyorsun sıradan bir kafede. bu adamlar 7 tl.' ye 3 sohtlı americano veriyor sana. o 3 shotlı americanodan 20 tane suda çözünebilen paket kahve çıkartırsın.
iyi kahvenin belki de birinci kriteri kahvenin taze olmasıdır. kafeler hazır kahve kullanır yani kavrulmuş, çekilmiş kahveyi satın alırlar paketle ve espresso mekinelerinde onu kullanırlar genelde. starbucks gibi büyük kahve zincirleri ile kahve çekirdeğini ham olarak satın alıp kendileri işlerler, dolayısıyla sizin gün içinde starbuckstan aldığınız kahve dha o gün çekilmiş bir kahvedir. taze kahvenin özelliğini ve güzelliğini şöyle anlatayım; starbucks' tan çekirdek kahve alın ve çektirin, koklamaya doyamayacağınız bir koku gelecektir o çektirdiğiniz kahveden. ancak 1 hafta sonra aynı paketten o koku gelmeyecektir artık, çünkü kahve hava ile temas ettiğinde aromasını ve özelliklerini kaybetmeye başlar.
iyi kahvenin belki de birinci kriteri kahvenin taze olmasıdır. kafeler hazır kahve kullanır yani kavrulmuş, çekilmiş kahveyi satın alırlar paketle ve espresso mekinelerinde onu kullanırlar genelde. starbucks gibi büyük kahve zincirleri ile kahve çekirdeğini ham olarak satın alıp kendileri işlerler, dolayısıyla sizin gün içinde starbuckstan aldığınız kahve dha o gün çekilmiş bir kahvedir. taze kahvenin özelliğini ve güzelliğini şöyle anlatayım; starbucks' tan çekirdek kahve alın ve çektirin, koklamaya doyamayacağınız bir koku gelecektir o çektirdiğiniz kahveden. ancak 1 hafta sonra aynı paketten o koku gelmeyecektir artık, çünkü kahve hava ile temas ettiğinde aromasını ve özelliklerini kaybetmeye başlar.
ergenlerin fotoğraf çektirmek için gittiği yer.
evlere servis yapmaya başlamalı, bu bir ihtiyaç yahu. starbucks evlere servis yap. burdan yetkililere sesleniyorum, birşeyler yapın.
italyada şubesi yoktur. kendi kahvelerinin daha iyi olduğunu düşünürler belki ama değildir. hayır madem milliyetçilik yapacaksın starbucksı istemiyosun o zaman çakmasını da isteme değil mi? fakat kendisi olmasa da çakması vardır italyada.
keyifle içilebilecek kahveleri karton bardak+ fahiş fiyat ikilisiyle itici hale getiren ancak termosları pek güzel olan mekan.
her 10 kişiden 9 unun facebook'ta gittiğine dair söylenti var. *
starbucksa özel para vardır cüzdanda. Arkadaş bide böyle şey derler 'ya ben starbuckstan başka bi yerde içemem' ulan gördüğünde diyosun annesinin karnında starbuckstan kahve içiyor. Şaka bi yana kahve kahve olm o kadar parada çok ha.
zengin, elit kesim ve zengin, elit kesim özentisi para harcamayı seven müsrif insanların mekanlarındandır.
isterlerse ağızlarıyla kuş tutsunlar manda batmaz daki esrarengiz abi gibi kahve yapamazlar.
(bkz: manda batmaz)
(bkz: manda batmaz)
kahve içme mekanıdır. Neden sonradan görmeler bu kadar abarttı bilmiyorum sadece atıyorum kolanın pahalısı bunu içince ne oluyo yani neyini konuşuyosun bu kadar gelmeler resimler çekmeler biz buna tomarla para yığdık iki saat oturcaz falan bu ne be adam olun olum biraz.
vitrinde insan manzaraları...
sorum çok basit mademki boktan bir cafe, mademki pahalı kahveleri var o zaman elinde starbucks bardağı olan insnalar niye ilginizi çekiyor ki? çekmesin, sallamayın. mesela elinde çay bardağı olan adam sana ilginç gelir mi? gelmez. demek ki sorunu o insanlarda değil kendinde aramalısın.
türkiye' de en iyi kahveyi içebileceğiniz mekanlardan biridir. her zaman tazedir ürünleri. gloria jeans' e göre ucuz, tchibo' ya göre pahalıdır. bu zamana kadar içtiğim kahveler için de bu üç mekan hariç bir de siesta doğru düzgün espresso yapabilmektedir. gloria jeans ristretto ile bir adım önce olsa da starbucks twitter üzerinden bile yazdığınız her şeye karşılık geri dönüş yapar genelde, çok ilgilidir müşterileriyle, dahası zaten prensip gereği misafir derler, müşteri demezler gelenlere.
edit: şunu eklemem gerek; elbette burada eleştirilen tipte insanlar da var starbucks ve benzeri mekanlarda. çok var hem de ama herkesi aynı kefeye koymak, her starbucks' a gidene eleştirel gözle bakmak kabul edilebilri bir şey değil. daha dün mesela gloria jean' s' te kız diyor ki garsona ''kapuçinoya yakın ne var'' ya daha ne içmek istediğini bilmiyor, orada gidebileceğin sayısız mekan varken sırf arkadaşlarına ''yeni açılmış mekan ben gittim'' diyebilmek için oraya gelmiş. ben güldüm kıza ama tercihtir yine de çok rahatsız oluyorsam ben gitmemeliyim bir daha bu kadar basit. ama inanın oraya sırf ristretto denen o yoğun espressoyu içmek için gelen adamlar da var, başka yerde yapamıyorlar çünkü onu o kadar iyi.
türkiye' de en iyi kahveyi içebileceğiniz mekanlardan biridir. her zaman tazedir ürünleri. gloria jeans' e göre ucuz, tchibo' ya göre pahalıdır. bu zamana kadar içtiğim kahveler için de bu üç mekan hariç bir de siesta doğru düzgün espresso yapabilmektedir. gloria jeans ristretto ile bir adım önce olsa da starbucks twitter üzerinden bile yazdığınız her şeye karşılık geri dönüş yapar genelde, çok ilgilidir müşterileriyle, dahası zaten prensip gereği misafir derler, müşteri demezler gelenlere.
edit: şunu eklemem gerek; elbette burada eleştirilen tipte insanlar da var starbucks ve benzeri mekanlarda. çok var hem de ama herkesi aynı kefeye koymak, her starbucks' a gidene eleştirel gözle bakmak kabul edilebilri bir şey değil. daha dün mesela gloria jean' s' te kız diyor ki garsona ''kapuçinoya yakın ne var'' ya daha ne içmek istediğini bilmiyor, orada gidebileceğin sayısız mekan varken sırf arkadaşlarına ''yeni açılmış mekan ben gittim'' diyebilmek için oraya gelmiş. ben güldüm kıza ama tercihtir yine de çok rahatsız oluyorsam ben gitmemeliyim bir daha bu kadar basit. ama inanın oraya sırf ristretto denen o yoğun espressoyu içmek için gelen adamlar da var, başka yerde yapamıyorlar çünkü onu o kadar iyi.
burda bir kahveye vereceğiniz parayla 1 paket nescafe alın 1 ay için, ya da kazıklanın şekilsiniz ya hıammmına.
kahvesi güzeldir, he zevk meselesi sevmeyen illa ki çıkacaktır, ama bence güzeldir.
burada takılan insanları en temelden ikiye ayırabiliriz.
1-ergenler
bunlar toplumdaki önyargının oluşmasına sebep olmuş tiplerdir. gidip oraya oturmanın kuul olduğunu düşünür. sorsan adını söylemek için bi taraflarını yırttığı kahvenin diğer kahvelerden ya da bildiğimiz neskafeden farkını bilmez. ama yırtınıp adını telafuz ettiği o kahveyi alıp da bi masaya oturunca götü arşa çıkar. hemen feysbukta yer bildirimi yapar, twittera sanki milletin umrunda gibi bişeyler saçmalar. ömründe okuduğu iki tane kitap varsa müziğin ve sessizliğin de etkisiyle filozof kesilir. yanında taşıdığı bi kitap varsa aydın kesilir. kısacası karaktersiz cibilliyetsiz tipler bunlar.
2-kahvesever insanlar
bu insanlar ise starbucks'ın asıl amacına uygun olarak kahve için giderler. oranın kahvesini seviyordur, gider sevdiği kahvesinden içer, varsa bir iki arkadaşıyla kendi hallerinde sessiz sakin muhabbetini yapar, kalkar gider. ergenler gibi oturdu mu iki saat yapışmaz koltuğa. eğer gerçekten okur-yazar biriyse müziğin ve sessizliğin etkisiyle gerçekten okuyup yazabilir de.
bir de dışardan bakan insanlara bakalım. bu insanlar bizim memlekette çok büyük bir oranda tek tipteler. farklı şeyler iddia edenler azınlıkta kaldığı için yazmıyorum.
-angutlar
bunlar dışarıdan oturan insanlara bir bakar, fiyat listesine bakar ve lakırdamaya başlar. kahveden anlamaz bu adam, kahve onun için ikiye ayrılır. türk kahvesi ve neskafe. bu durumda fiyat listesine bakıp ömründe duymadığı kahve türlerini görüp onları da neskafe gibi zannedip de "ulan aynısını 50 kuruşa içiyoruz, ne gerek var 16 katını vermeye" der. bunun üzerine içerdeki insanlara enayi gözüyle bakar. bir de iki üç tane ergen tipine rastladıysa ya da sağdan soldan duyduysa kahvesever insanları da ergenlerin içine katıp hepsi hakkında atar tutar habire. baksanız aynı adam boktan espresso makineleriyle yapılan boktan kahvelere arkadaş ortamıyla gittiği bi kafede fahiş bi fiyat bayılabilir, o kahveyi içerken de starbucks hakkında sallayarak kişisel çelişkinin dibine vurur.
velhasıl-ı kelam, kahveden anlamıyorsan fiyatına fahiş demeyeceksin bu mekanın. içerdeki insanları tanımadan etmeden, neyin nesi olduklarını bilmeden starbucks tabelası altında gördüğün anda ergen diye yaftalamayacaksın. ergenlerin de ta bilmem nesini arkadaş.
burada takılan insanları en temelden ikiye ayırabiliriz.
1-ergenler
bunlar toplumdaki önyargının oluşmasına sebep olmuş tiplerdir. gidip oraya oturmanın kuul olduğunu düşünür. sorsan adını söylemek için bi taraflarını yırttığı kahvenin diğer kahvelerden ya da bildiğimiz neskafeden farkını bilmez. ama yırtınıp adını telafuz ettiği o kahveyi alıp da bi masaya oturunca götü arşa çıkar. hemen feysbukta yer bildirimi yapar, twittera sanki milletin umrunda gibi bişeyler saçmalar. ömründe okuduğu iki tane kitap varsa müziğin ve sessizliğin de etkisiyle filozof kesilir. yanında taşıdığı bi kitap varsa aydın kesilir. kısacası karaktersiz cibilliyetsiz tipler bunlar.
2-kahvesever insanlar
bu insanlar ise starbucks'ın asıl amacına uygun olarak kahve için giderler. oranın kahvesini seviyordur, gider sevdiği kahvesinden içer, varsa bir iki arkadaşıyla kendi hallerinde sessiz sakin muhabbetini yapar, kalkar gider. ergenler gibi oturdu mu iki saat yapışmaz koltuğa. eğer gerçekten okur-yazar biriyse müziğin ve sessizliğin etkisiyle gerçekten okuyup yazabilir de.
bir de dışardan bakan insanlara bakalım. bu insanlar bizim memlekette çok büyük bir oranda tek tipteler. farklı şeyler iddia edenler azınlıkta kaldığı için yazmıyorum.
-angutlar
bunlar dışarıdan oturan insanlara bir bakar, fiyat listesine bakar ve lakırdamaya başlar. kahveden anlamaz bu adam, kahve onun için ikiye ayrılır. türk kahvesi ve neskafe. bu durumda fiyat listesine bakıp ömründe duymadığı kahve türlerini görüp onları da neskafe gibi zannedip de "ulan aynısını 50 kuruşa içiyoruz, ne gerek var 16 katını vermeye" der. bunun üzerine içerdeki insanlara enayi gözüyle bakar. bir de iki üç tane ergen tipine rastladıysa ya da sağdan soldan duyduysa kahvesever insanları da ergenlerin içine katıp hepsi hakkında atar tutar habire. baksanız aynı adam boktan espresso makineleriyle yapılan boktan kahvelere arkadaş ortamıyla gittiği bi kafede fahiş bi fiyat bayılabilir, o kahveyi içerken de starbucks hakkında sallayarak kişisel çelişkinin dibine vurur.
velhasıl-ı kelam, kahveden anlamıyorsan fiyatına fahiş demeyeceksin bu mekanın. içerdeki insanları tanımadan etmeden, neyin nesi olduklarını bilmeden starbucks tabelası altında gördüğün anda ergen diye yaftalamayacaksın. ergenlerin de ta bilmem nesini arkadaş.
her girişimde ay haaaart vaaayt mokaaaa diye bağırmak istediğim yer.
gençlerin sırf orada olduğunu göstermek için fotoğraflar çekindiği, check-in üstüne check-in yaptığı kıraathane.
menüde en ucuz kahvenin seçildiği mekandır.
(bkz: aç karnım sakızı neyler açık göt topuzu neyler)
(bkz: aç karnım sakızı neyler açık göt topuzu neyler)
en nefret edeni manyağı edebileceğim kahveci.
seviyorum hulen!
seviyorum hulen!
fiyatları makul ve uzun süre ilişki içerisinde bulunabileceğin kahveleri olan mekandır.Starbuck'ı övmek için söylenemez bu fakat gerçekler adına bundan bahsedilmedilir efenim. X mekanına gittin, bir çay veya kahve istedin. 3 dakikada yapıldı. Cam veya porselen bardak kullanıldı, 2 dakikada bar kısmında bekledi ve garson sana ağır ağır getirdi. Yeterli sıcaklığı olmadan gelecek ve çabucak bitireceksin arkasından tekrar isteyeceksin(Istemesen bile garson hadi birşey iç lan der gibi bakacak). işin en cezbedici noktası burası; hesabın gelecek ** tl. Hiçbir zevk alamadan sikileceksin. Starbuck'a gidersin, herhangi birşey istersin hemen sıcacık karton bardakta alırsın, soğumadan (öküz gibi hüpletmiyorsan eğer) yaklaşık 20-30 dakika arasında gider.Etrafında sikicekmiş gibi bakan garson olmaz. Fiyatlarıda öyle abartı değildir. Nescafe 3'ü 1 arada ile kıyaslayacak öküzler direk mars'a ışınlanmalıdırlar.
13 liraya, 25 kuruşluk 3'ü 1 arada satılan mekan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar