bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı25
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- ölümden korkuyor musunuz24
- depresyon6
- morkstar3
- her biji amed8
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- habire1219
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- turkanime tv3
- gecenin şarkısı11
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak3
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- türk düşmanı piçler9
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- yapay zeka şeytani görevlerin yüzde 97 sini yaptı2
- konuşmak istemiyorum4
- 0 0 719
- mekke antlaşması2
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sıfır atık vakfı11
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- sözlükteki sinsi köpekler8
- vedat muriqi5
- anın görüntüsü22
- sarışın kızlar4
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- claudian clouds33
- lilith fahişe mi sorunsalı3
- ne mutlu türküm diyene3
- borsa istanbul daki fon krizi7
- 20213
- evrene enerji gönderen müslüman9
- muhteşem yüzyıl3
- true ile sevişmek5
- cop318
- house of bijan2
- incir2
- meriç keskin3
Kavram "çözüme almak" anlamına geliyor. Daha çok derrida ile tanıdığımız bir yöntem olan Sous Rature, aslında ilk olarak heidegger tarafından kullanılmış ve heidegger'de aşina olunan metoddur. Bu, basitçe bir kelimenin üzerinin çizilmesine dayanır. Fakat nasıl bir kelime ve neden?
Bunu ilkin heidegger'de incelememiz gerekir. Sous Rature dilin imkanlarının üzerine konuşmaya yetmediği ya da konuşulduğunda aşkınlıktan ötürü hataya nedem olan kavramlara uygulanır, Heidegger bu yöntemi "varlık" kelimesi üzerinde kullanmıştır.
Dil, muhtevası ve ilişkin olduklarıyla tamamen varolanlara işaret eder. Aklınıza gelen her kelime bir varolana işaret eder. Varlık ise varolan değildir, dil doğrudan varolana ilişkin olduğundan varlık kavramına müteallik tüm konuşmalar hatalı olacaktır. Dilden aşkın olan varlık, yine onu dil ile tanımlamaya çalıştığımızda daralır ve tahrif olur.
Peki Varlık'tan nasıl bahsedeceğiz o halde? Dilin imkanları el vermiyorsa varlık'a ilişkin nasıl konuşacağız? işte heidegger bu yöntemi tam olarak bu sorulara cevap vererek kullanmıştır. Şöyle ki;
"Varlık kavramının üzeri çizilir, üzeri çizilen bu kelime yoktur fakat yine okunabilir. Cümleden çıkarılmıştır ama üzeri çizik ve okunabilir halde oradadır. Oradadır, çünkü o kavram zorunludur, olması gerekir. "
Bu tırnak içindeki Paragrafta şunu söylemek istiyoruz: - - - varlık hakkında konuşmak zorundayız ama Varlık'a ilişkin olduğunda dil, - hep varolana ilişkin olduğundan- kendinden aşkın olandan bahsetme hususunda yetersiz kalacak ve okumamızı hatalı kılacak. O halde onun üzerini çizelim. O artık yok ama hala onu okuyabiliyoruz. - - -
işte Sous Rature, üzerine konuşulması zorunlu olan fakat dilden aşkınlığı söz konusu olan kavramları yok edip yine de okumamızı sağlar. Bununla amaçlanan dil açısından yapılan """mecburi""" yanlışlara rağmen konuşulamayan hakkında konuşmaktır.
"Varlık, şu değildir." cümlesi dahi varolanlara ilişkin olan dil ile yanlış kurulmuştur. Çünkü en başta koşaç olan -dir orada varlığı ifade eder. "Bu kadeh buradadır" cümlesindeki -dir onun varlığını ifade eder, varlık varolan değildir ve bu yüzden ondan varolanlardan bahsettiğimiz dil ile bahsedemeyiz. Tam olarak bu durumda "varlık" kelimesinin üzeri çizilir ve öyle okunur: işte Sous Rature budur.
Heidegger bunu Varlık'tan bahsederken kullanılır. Yapısökümcümüz derrida bu yöntemi heidegger'den alıp heidegger Sous Rature olarak belirlediği Varlık'tan başka sözcüklere uygular.
Burada mühim olan nokta şudur: dil ve düşünce örtüşmez. Biz varlığı düşünür ve burada her zaman Varlık'tan kastımızın ne olduğunu biliriz ama varlık, dilden aşkındır ve bu düşündüğümüz varlığı, dile getiremeyiz. Aslına bakarsanız heidegger kaçtığımız şeyin kaçarak gittiğimiz yerden başka olmadığını ifade eder ve yine aslına bakarsanız derrida'nın tüm derdinin temasının, dil ve düşünce Özdeşliğinin var olmadığını söylemek olduğunu söyleyebiliriz.
En nihayetinde Sous Rature olarak belirlediğimiz sözcük, dile gelmediğinden böyle belirlenir ama onu başka nasıl anlatabiliriz ki diyerek belirsiz imleme ile onu belirsizlik içinde zorunlu okuruz.
Öptm.
Ayrıca ingilizcesi;
(bkz: under Erasure)
(bkz: martin heidegger sözlüğü)
Bunu ilkin heidegger'de incelememiz gerekir. Sous Rature dilin imkanlarının üzerine konuşmaya yetmediği ya da konuşulduğunda aşkınlıktan ötürü hataya nedem olan kavramlara uygulanır, Heidegger bu yöntemi "varlık" kelimesi üzerinde kullanmıştır.
Dil, muhtevası ve ilişkin olduklarıyla tamamen varolanlara işaret eder. Aklınıza gelen her kelime bir varolana işaret eder. Varlık ise varolan değildir, dil doğrudan varolana ilişkin olduğundan varlık kavramına müteallik tüm konuşmalar hatalı olacaktır. Dilden aşkın olan varlık, yine onu dil ile tanımlamaya çalıştığımızda daralır ve tahrif olur.
Peki Varlık'tan nasıl bahsedeceğiz o halde? Dilin imkanları el vermiyorsa varlık'a ilişkin nasıl konuşacağız? işte heidegger bu yöntemi tam olarak bu sorulara cevap vererek kullanmıştır. Şöyle ki;
"Varlık kavramının üzeri çizilir, üzeri çizilen bu kelime yoktur fakat yine okunabilir. Cümleden çıkarılmıştır ama üzeri çizik ve okunabilir halde oradadır. Oradadır, çünkü o kavram zorunludur, olması gerekir. "
Bu tırnak içindeki Paragrafta şunu söylemek istiyoruz: - - - varlık hakkında konuşmak zorundayız ama Varlık'a ilişkin olduğunda dil, - hep varolana ilişkin olduğundan- kendinden aşkın olandan bahsetme hususunda yetersiz kalacak ve okumamızı hatalı kılacak. O halde onun üzerini çizelim. O artık yok ama hala onu okuyabiliyoruz. - - -
işte Sous Rature, üzerine konuşulması zorunlu olan fakat dilden aşkınlığı söz konusu olan kavramları yok edip yine de okumamızı sağlar. Bununla amaçlanan dil açısından yapılan """mecburi""" yanlışlara rağmen konuşulamayan hakkında konuşmaktır.
"Varlık, şu değildir." cümlesi dahi varolanlara ilişkin olan dil ile yanlış kurulmuştur. Çünkü en başta koşaç olan -dir orada varlığı ifade eder. "Bu kadeh buradadır" cümlesindeki -dir onun varlığını ifade eder, varlık varolan değildir ve bu yüzden ondan varolanlardan bahsettiğimiz dil ile bahsedemeyiz. Tam olarak bu durumda "varlık" kelimesinin üzeri çizilir ve öyle okunur: işte Sous Rature budur.
Heidegger bunu Varlık'tan bahsederken kullanılır. Yapısökümcümüz derrida bu yöntemi heidegger'den alıp heidegger Sous Rature olarak belirlediği Varlık'tan başka sözcüklere uygular.
Burada mühim olan nokta şudur: dil ve düşünce örtüşmez. Biz varlığı düşünür ve burada her zaman Varlık'tan kastımızın ne olduğunu biliriz ama varlık, dilden aşkındır ve bu düşündüğümüz varlığı, dile getiremeyiz. Aslına bakarsanız heidegger kaçtığımız şeyin kaçarak gittiğimiz yerden başka olmadığını ifade eder ve yine aslına bakarsanız derrida'nın tüm derdinin temasının, dil ve düşünce Özdeşliğinin var olmadığını söylemek olduğunu söyleyebiliriz.
En nihayetinde Sous Rature olarak belirlediğimiz sözcük, dile gelmediğinden böyle belirlenir ama onu başka nasıl anlatabiliriz ki diyerek belirsiz imleme ile onu belirsizlik içinde zorunlu okuruz.
Öptm.
Ayrıca ingilizcesi;
(bkz: under Erasure)
(bkz: martin heidegger sözlüğü)
Gözlemci için Varlık dilden ibarettir diyorum ben de. Biliyormuş gibi yapmanın latincesi falan heralde.
Gündemdeki Haberler