bugün
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması18
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- şampuan önerisi6
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek9
- sözlükte söylediği çoğu şey yalan olan yazar4
- göğe bakmanın faydaları2
- fatma betül sayan kaya57
- yazrlara göre yeni anayasda olması gerken maddeler2
- el falı bakıyorum sadece seviyeli yazarlar2
- nedim şener'in fatma betül sayan kaya yorumu2
- şeytanları emriyle uzaklaştıran isa mesih2
- muhallebici açıyoruz isim önerileri14
- recep tayyip atatürk2
- gündoğdu gıda2
- era7capone ve antipanik aşkı6
- kendisiyle övünen insanlar15
- bazı aşklar şehre benzer3
- kaşif kozinoğlu'nun ölümünün yeniden araştırılması2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- rastgele bir yazar seçip karabüyüyle öldürmek2
- almanyadan gelecek akrabadan istenecekler9
- pos bozuk ibanıma at diyen esnaf2
- türkiye33
- ne kadar yaşlısın16
- teomancalmasur4
- futbol18
- siyonist arşivi2
- tüm delilerin beni çekmesi2
- menemen dolmuşları2
- allah'ın yasaya uymayan israil oğullarına laneti3
- queen ravenna adlı yazar10
- salyangoz3
- sözlüğün attila ilhan'ı olmak istemek2
- sözlüğün iyice camiye dönmesi3
- jt money2
- arkadaşlar çok kötüyüm2
- trt tarafsız olmalı13
- amerika da köleliği kaldıran başkan5
- katatespizartmasi2
- gece bire üç kala gelen umumi tuvalete sıçma isteğ2
- verdiği sözü tutamayan insan4
- ai otomatik silmenin ayet silmesi3
- stanley termos5
- deniz göktaş7
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- nokia 3310 denince akla gelenler10
- uefa uluslar ligi8
- habersiz gelen misafir4
- risale'i nurları neşretmek3
- firavunun biraz mal olması2
Kavram "çözüme almak" anlamına geliyor. Daha çok derrida ile tanıdığımız bir yöntem olan Sous Rature, aslında ilk olarak heidegger tarafından kullanılmış ve heidegger'de aşina olunan metoddur. Bu, basitçe bir kelimenin üzerinin çizilmesine dayanır. Fakat nasıl bir kelime ve neden?
Bunu ilkin heidegger'de incelememiz gerekir. Sous Rature dilin imkanlarının üzerine konuşmaya yetmediği ya da konuşulduğunda aşkınlıktan ötürü hataya nedem olan kavramlara uygulanır, Heidegger bu yöntemi "varlık" kelimesi üzerinde kullanmıştır.
Dil, muhtevası ve ilişkin olduklarıyla tamamen varolanlara işaret eder. Aklınıza gelen her kelime bir varolana işaret eder. Varlık ise varolan değildir, dil doğrudan varolana ilişkin olduğundan varlık kavramına müteallik tüm konuşmalar hatalı olacaktır. Dilden aşkın olan varlık, yine onu dil ile tanımlamaya çalıştığımızda daralır ve tahrif olur.
Peki Varlık'tan nasıl bahsedeceğiz o halde? Dilin imkanları el vermiyorsa varlık'a ilişkin nasıl konuşacağız? işte heidegger bu yöntemi tam olarak bu sorulara cevap vererek kullanmıştır. Şöyle ki;
"Varlık kavramının üzeri çizilir, üzeri çizilen bu kelime yoktur fakat yine okunabilir. Cümleden çıkarılmıştır ama üzeri çizik ve okunabilir halde oradadır. Oradadır, çünkü o kavram zorunludur, olması gerekir. "
Bu tırnak içindeki Paragrafta şunu söylemek istiyoruz: - - - varlık hakkında konuşmak zorundayız ama Varlık'a ilişkin olduğunda dil, - hep varolana ilişkin olduğundan- kendinden aşkın olandan bahsetme hususunda yetersiz kalacak ve okumamızı hatalı kılacak. O halde onun üzerini çizelim. O artık yok ama hala onu okuyabiliyoruz. - - -
işte Sous Rature, üzerine konuşulması zorunlu olan fakat dilden aşkınlığı söz konusu olan kavramları yok edip yine de okumamızı sağlar. Bununla amaçlanan dil açısından yapılan """mecburi""" yanlışlara rağmen konuşulamayan hakkında konuşmaktır.
"Varlık, şu değildir." cümlesi dahi varolanlara ilişkin olan dil ile yanlış kurulmuştur. Çünkü en başta koşaç olan -dir orada varlığı ifade eder. "Bu kadeh buradadır" cümlesindeki -dir onun varlığını ifade eder, varlık varolan değildir ve bu yüzden ondan varolanlardan bahsettiğimiz dil ile bahsedemeyiz. Tam olarak bu durumda "varlık" kelimesinin üzeri çizilir ve öyle okunur: işte Sous Rature budur.
Heidegger bunu Varlık'tan bahsederken kullanılır. Yapısökümcümüz derrida bu yöntemi heidegger'den alıp heidegger Sous Rature olarak belirlediği Varlık'tan başka sözcüklere uygular.
Burada mühim olan nokta şudur: dil ve düşünce örtüşmez. Biz varlığı düşünür ve burada her zaman Varlık'tan kastımızın ne olduğunu biliriz ama varlık, dilden aşkındır ve bu düşündüğümüz varlığı, dile getiremeyiz. Aslına bakarsanız heidegger kaçtığımız şeyin kaçarak gittiğimiz yerden başka olmadığını ifade eder ve yine aslına bakarsanız derrida'nın tüm derdinin temasının, dil ve düşünce Özdeşliğinin var olmadığını söylemek olduğunu söyleyebiliriz.
En nihayetinde Sous Rature olarak belirlediğimiz sözcük, dile gelmediğinden böyle belirlenir ama onu başka nasıl anlatabiliriz ki diyerek belirsiz imleme ile onu belirsizlik içinde zorunlu okuruz.
Öptm.
Ayrıca ingilizcesi;
(bkz: under Erasure)
(bkz: martin heidegger sözlüğü)
Bunu ilkin heidegger'de incelememiz gerekir. Sous Rature dilin imkanlarının üzerine konuşmaya yetmediği ya da konuşulduğunda aşkınlıktan ötürü hataya nedem olan kavramlara uygulanır, Heidegger bu yöntemi "varlık" kelimesi üzerinde kullanmıştır.
Dil, muhtevası ve ilişkin olduklarıyla tamamen varolanlara işaret eder. Aklınıza gelen her kelime bir varolana işaret eder. Varlık ise varolan değildir, dil doğrudan varolana ilişkin olduğundan varlık kavramına müteallik tüm konuşmalar hatalı olacaktır. Dilden aşkın olan varlık, yine onu dil ile tanımlamaya çalıştığımızda daralır ve tahrif olur.
Peki Varlık'tan nasıl bahsedeceğiz o halde? Dilin imkanları el vermiyorsa varlık'a ilişkin nasıl konuşacağız? işte heidegger bu yöntemi tam olarak bu sorulara cevap vererek kullanmıştır. Şöyle ki;
"Varlık kavramının üzeri çizilir, üzeri çizilen bu kelime yoktur fakat yine okunabilir. Cümleden çıkarılmıştır ama üzeri çizik ve okunabilir halde oradadır. Oradadır, çünkü o kavram zorunludur, olması gerekir. "
Bu tırnak içindeki Paragrafta şunu söylemek istiyoruz: - - - varlık hakkında konuşmak zorundayız ama Varlık'a ilişkin olduğunda dil, - hep varolana ilişkin olduğundan- kendinden aşkın olandan bahsetme hususunda yetersiz kalacak ve okumamızı hatalı kılacak. O halde onun üzerini çizelim. O artık yok ama hala onu okuyabiliyoruz. - - -
işte Sous Rature, üzerine konuşulması zorunlu olan fakat dilden aşkınlığı söz konusu olan kavramları yok edip yine de okumamızı sağlar. Bununla amaçlanan dil açısından yapılan """mecburi""" yanlışlara rağmen konuşulamayan hakkında konuşmaktır.
"Varlık, şu değildir." cümlesi dahi varolanlara ilişkin olan dil ile yanlış kurulmuştur. Çünkü en başta koşaç olan -dir orada varlığı ifade eder. "Bu kadeh buradadır" cümlesindeki -dir onun varlığını ifade eder, varlık varolan değildir ve bu yüzden ondan varolanlardan bahsettiğimiz dil ile bahsedemeyiz. Tam olarak bu durumda "varlık" kelimesinin üzeri çizilir ve öyle okunur: işte Sous Rature budur.
Heidegger bunu Varlık'tan bahsederken kullanılır. Yapısökümcümüz derrida bu yöntemi heidegger'den alıp heidegger Sous Rature olarak belirlediği Varlık'tan başka sözcüklere uygular.
Burada mühim olan nokta şudur: dil ve düşünce örtüşmez. Biz varlığı düşünür ve burada her zaman Varlık'tan kastımızın ne olduğunu biliriz ama varlık, dilden aşkındır ve bu düşündüğümüz varlığı, dile getiremeyiz. Aslına bakarsanız heidegger kaçtığımız şeyin kaçarak gittiğimiz yerden başka olmadığını ifade eder ve yine aslına bakarsanız derrida'nın tüm derdinin temasının, dil ve düşünce Özdeşliğinin var olmadığını söylemek olduğunu söyleyebiliriz.
En nihayetinde Sous Rature olarak belirlediğimiz sözcük, dile gelmediğinden böyle belirlenir ama onu başka nasıl anlatabiliriz ki diyerek belirsiz imleme ile onu belirsizlik içinde zorunlu okuruz.
Öptm.
Ayrıca ingilizcesi;
(bkz: under Erasure)
(bkz: martin heidegger sözlüğü)
Gözlemci için Varlık dilden ibarettir diyorum ben de. Biliyormuş gibi yapmanın latincesi falan heralde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar