bugün
- çok güzel bir kız havla deyince havlamayan erkek4
- ups boobs'un 67 gündür entry girmemesi5
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- zorunlu eğitim6
- istanbul u özlemek5
- türkiye selefilere kalsa harabeye dönüşmüştü5
- okan buruk13
- türkler ile moğollar kardeştir4
- game of thrones taki kerhaneci17
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar5
- bir kızın ardarda salak aptal gerizekalı demesi2
- şeriat ile yönetilmek isteyen kadın3
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok3
- anın görüntüsü26
- claudian clouds42
- ölümden korkuyor musunuz34
- isviçre medeni kanunu2
- türkiye'deki gündemin yarısı israil hakkında6
- savunma sektörü3
- sözlük kızları dertleşiyor14
- yazarların vasiyetleri2
- mekkeli müşrikler4
- burhan özfatura4
- kendi halkını katleden iran3
- dyson5
- penguenlerin asıl amacı3
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- güne bir alıntı bırak2
- genel ev sloganları5
- 21 eylül 20262
- kedi güzellemesi yapmak için ayet uydurmak4
- hep akşam zamanı olsaydı2
- türkiye4
- selefinin asrı saadet'i ve altın çağı2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı16
- melis sezen'in memeleri5
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- ülkü ocakları genel ev olsun4
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- amedspor'un tarihi2
- güzel türkiyem2
- iş arayanların aslında para araması3
- sudanda ölen yüz binlerce müslüman arap2
- kaçak sığınmacıları müslüman diye güzellemek4
- hesap vereceksiniz3
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- 128 milyar dolar nerede4
- müslüman kardeşine dua etmek4
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- arap nüfusu 500 milyonken soykırım var demek2
Kavram "çözüme almak" anlamına geliyor. Daha çok derrida ile tanıdığımız bir yöntem olan Sous Rature, aslında ilk olarak heidegger tarafından kullanılmış ve heidegger'de aşina olunan metoddur. Bu, basitçe bir kelimenin üzerinin çizilmesine dayanır. Fakat nasıl bir kelime ve neden?
Bunu ilkin heidegger'de incelememiz gerekir. Sous Rature dilin imkanlarının üzerine konuşmaya yetmediği ya da konuşulduğunda aşkınlıktan ötürü hataya nedem olan kavramlara uygulanır, Heidegger bu yöntemi "varlık" kelimesi üzerinde kullanmıştır.
Dil, muhtevası ve ilişkin olduklarıyla tamamen varolanlara işaret eder. Aklınıza gelen her kelime bir varolana işaret eder. Varlık ise varolan değildir, dil doğrudan varolana ilişkin olduğundan varlık kavramına müteallik tüm konuşmalar hatalı olacaktır. Dilden aşkın olan varlık, yine onu dil ile tanımlamaya çalıştığımızda daralır ve tahrif olur.
Peki Varlık'tan nasıl bahsedeceğiz o halde? Dilin imkanları el vermiyorsa varlık'a ilişkin nasıl konuşacağız? işte heidegger bu yöntemi tam olarak bu sorulara cevap vererek kullanmıştır. Şöyle ki;
"Varlık kavramının üzeri çizilir, üzeri çizilen bu kelime yoktur fakat yine okunabilir. Cümleden çıkarılmıştır ama üzeri çizik ve okunabilir halde oradadır. Oradadır, çünkü o kavram zorunludur, olması gerekir. "
Bu tırnak içindeki Paragrafta şunu söylemek istiyoruz: - - - varlık hakkında konuşmak zorundayız ama Varlık'a ilişkin olduğunda dil, - hep varolana ilişkin olduğundan- kendinden aşkın olandan bahsetme hususunda yetersiz kalacak ve okumamızı hatalı kılacak. O halde onun üzerini çizelim. O artık yok ama hala onu okuyabiliyoruz. - - -
işte Sous Rature, üzerine konuşulması zorunlu olan fakat dilden aşkınlığı söz konusu olan kavramları yok edip yine de okumamızı sağlar. Bununla amaçlanan dil açısından yapılan """mecburi""" yanlışlara rağmen konuşulamayan hakkında konuşmaktır.
"Varlık, şu değildir." cümlesi dahi varolanlara ilişkin olan dil ile yanlış kurulmuştur. Çünkü en başta koşaç olan -dir orada varlığı ifade eder. "Bu kadeh buradadır" cümlesindeki -dir onun varlığını ifade eder, varlık varolan değildir ve bu yüzden ondan varolanlardan bahsettiğimiz dil ile bahsedemeyiz. Tam olarak bu durumda "varlık" kelimesinin üzeri çizilir ve öyle okunur: işte Sous Rature budur.
Heidegger bunu Varlık'tan bahsederken kullanılır. Yapısökümcümüz derrida bu yöntemi heidegger'den alıp heidegger Sous Rature olarak belirlediği Varlık'tan başka sözcüklere uygular.
Burada mühim olan nokta şudur: dil ve düşünce örtüşmez. Biz varlığı düşünür ve burada her zaman Varlık'tan kastımızın ne olduğunu biliriz ama varlık, dilden aşkındır ve bu düşündüğümüz varlığı, dile getiremeyiz. Aslına bakarsanız heidegger kaçtığımız şeyin kaçarak gittiğimiz yerden başka olmadığını ifade eder ve yine aslına bakarsanız derrida'nın tüm derdinin temasının, dil ve düşünce Özdeşliğinin var olmadığını söylemek olduğunu söyleyebiliriz.
En nihayetinde Sous Rature olarak belirlediğimiz sözcük, dile gelmediğinden böyle belirlenir ama onu başka nasıl anlatabiliriz ki diyerek belirsiz imleme ile onu belirsizlik içinde zorunlu okuruz.
Öptm.
Ayrıca ingilizcesi;
(bkz: under Erasure)
(bkz: martin heidegger sözlüğü)
Bunu ilkin heidegger'de incelememiz gerekir. Sous Rature dilin imkanlarının üzerine konuşmaya yetmediği ya da konuşulduğunda aşkınlıktan ötürü hataya nedem olan kavramlara uygulanır, Heidegger bu yöntemi "varlık" kelimesi üzerinde kullanmıştır.
Dil, muhtevası ve ilişkin olduklarıyla tamamen varolanlara işaret eder. Aklınıza gelen her kelime bir varolana işaret eder. Varlık ise varolan değildir, dil doğrudan varolana ilişkin olduğundan varlık kavramına müteallik tüm konuşmalar hatalı olacaktır. Dilden aşkın olan varlık, yine onu dil ile tanımlamaya çalıştığımızda daralır ve tahrif olur.
Peki Varlık'tan nasıl bahsedeceğiz o halde? Dilin imkanları el vermiyorsa varlık'a ilişkin nasıl konuşacağız? işte heidegger bu yöntemi tam olarak bu sorulara cevap vererek kullanmıştır. Şöyle ki;
"Varlık kavramının üzeri çizilir, üzeri çizilen bu kelime yoktur fakat yine okunabilir. Cümleden çıkarılmıştır ama üzeri çizik ve okunabilir halde oradadır. Oradadır, çünkü o kavram zorunludur, olması gerekir. "
Bu tırnak içindeki Paragrafta şunu söylemek istiyoruz: - - - varlık hakkında konuşmak zorundayız ama Varlık'a ilişkin olduğunda dil, - hep varolana ilişkin olduğundan- kendinden aşkın olandan bahsetme hususunda yetersiz kalacak ve okumamızı hatalı kılacak. O halde onun üzerini çizelim. O artık yok ama hala onu okuyabiliyoruz. - - -
işte Sous Rature, üzerine konuşulması zorunlu olan fakat dilden aşkınlığı söz konusu olan kavramları yok edip yine de okumamızı sağlar. Bununla amaçlanan dil açısından yapılan """mecburi""" yanlışlara rağmen konuşulamayan hakkında konuşmaktır.
"Varlık, şu değildir." cümlesi dahi varolanlara ilişkin olan dil ile yanlış kurulmuştur. Çünkü en başta koşaç olan -dir orada varlığı ifade eder. "Bu kadeh buradadır" cümlesindeki -dir onun varlığını ifade eder, varlık varolan değildir ve bu yüzden ondan varolanlardan bahsettiğimiz dil ile bahsedemeyiz. Tam olarak bu durumda "varlık" kelimesinin üzeri çizilir ve öyle okunur: işte Sous Rature budur.
Heidegger bunu Varlık'tan bahsederken kullanılır. Yapısökümcümüz derrida bu yöntemi heidegger'den alıp heidegger Sous Rature olarak belirlediği Varlık'tan başka sözcüklere uygular.
Burada mühim olan nokta şudur: dil ve düşünce örtüşmez. Biz varlığı düşünür ve burada her zaman Varlık'tan kastımızın ne olduğunu biliriz ama varlık, dilden aşkındır ve bu düşündüğümüz varlığı, dile getiremeyiz. Aslına bakarsanız heidegger kaçtığımız şeyin kaçarak gittiğimiz yerden başka olmadığını ifade eder ve yine aslına bakarsanız derrida'nın tüm derdinin temasının, dil ve düşünce Özdeşliğinin var olmadığını söylemek olduğunu söyleyebiliriz.
En nihayetinde Sous Rature olarak belirlediğimiz sözcük, dile gelmediğinden böyle belirlenir ama onu başka nasıl anlatabiliriz ki diyerek belirsiz imleme ile onu belirsizlik içinde zorunlu okuruz.
Öptm.
Ayrıca ingilizcesi;
(bkz: under Erasure)
(bkz: martin heidegger sözlüğü)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar