bugün
- rica etsem beni linçler misiniz14
- silver ile evlenecek erkek41
- ellerim bos gonlum hos29
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- ne mutlu türküm diyene3
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- sürü zekası7
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- avukat sevgili8
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- sözlükte yapılacak en büyük hata4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın3
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- teomancalmasur5
- sözlüğün toplam zekası6
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- can yok olmaz sadece biçim değiştirir2
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- morkstar6
- silik yemek5
- tarihin üç kırılma noktası2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- katatespizartmasi16
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- bilim ve din üzerine düşünceler3
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- tuzlu kahve dizisi7
- üzdüğüm herkesten özür dilerim3
- technical debt3
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- ortama girince herkesin susması11
- sarhoş olmak3
- parayla saadet olması18
- motordan düşmek6
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- sözlük yazarlarının bıyıkları3
- özel mesaj ifşası5
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- sırplarda dusan isminin yaygın olması3
- sarapci koala61
- amedspor19
lise hazırlıkta okuduğum, felsefeye dair attığım ilk adım ve bana felsefeyi sevdiren kitap. etkileyici bir çok cümlesinden aklımda kalan yeganesi ise kitaptaki bölümlerden birinin başında yazan:
"alev alev yanan bir güneşin etrafında dönmekten yorulmuş bir gezegen gibi..."
"alev alev yanan bir güneşin etrafında dönmekten yorulmuş bir gezegen gibi..."
felsefe tarihini akıcı bir dille, merak uyandırarak anlatan roman.
zaman zaman kendinizi sofie zannedip çevreye ilginç sorular yöneltmenize sebep olabilir. insanlar bunu normal karşılamaz tabi. "deli midir nedir, yine sıyırdı." tarzı yorumlara hazırlıklı olmak gerekir. yine de eğlencelidir insanların garip bakışlarıyla karşılaşmak. tavsiye edilir.
zaman zaman kendinizi sofie zannedip çevreye ilginç sorular yöneltmenize sebep olabilir. insanlar bunu normal karşılamaz tabi. "deli midir nedir, yine sıyırdı." tarzı yorumlara hazırlıklı olmak gerekir. yine de eğlencelidir insanların garip bakışlarıyla karşılaşmak. tavsiye edilir.
yazılış amacı 14 yaşındaki çocuklara felsefe öğretmekmiş. ya bizim toplumumuz aptal ya da bunlar aşırı ileri zekalı ki kaç insan tanıyorum ki, bırak 14ü aklı kemale ermiş ve bu kitabı anlamamış.
15-16 yaşlarında ismini çok duyduğum ama ne hikmetse bulupta okuyamadığım, geçen yaz tatile gittiğimde gece pazarında görüp "aaaa böyle bi kitap vardı,neymiş bakalım bu dünya" deyip, kışlık kitap stoğum için satın aldığım felsefe kitabı.
kitabın ilk yarısı'nı atlatırsanız, diğer yarısı çorap söküğü gibi okunuyo. hatta bazı yerlerde "vay seni çakal yazar, aferin lenn" bile diyebilirsiniz.
kitabın arka kapağında da şöyle yazar: "bütün gerçek filozofların gözleri hep açık olmalı. hiç beyaz karga görmemiş olsak da aramayı sürdürmeliyiz. günün birinde, benim gibi bir şüpheci bile daha önce inanmak istemediği bir olguyu kabul etmek zorunda kalabilir. bu olasılığın kapısını açık tutmasam, dogmatik biri olurdum. gerçek bir filozof olamazdım o zaman."
bi de bunun filmi vardır, fragmanından gördüğüm kadarıyla işin macera boyutuyla daha çok ilgilenilmiştir filmde.
kitabın ilk yarısı'nı atlatırsanız, diğer yarısı çorap söküğü gibi okunuyo. hatta bazı yerlerde "vay seni çakal yazar, aferin lenn" bile diyebilirsiniz.
kitabın arka kapağında da şöyle yazar: "bütün gerçek filozofların gözleri hep açık olmalı. hiç beyaz karga görmemiş olsak da aramayı sürdürmeliyiz. günün birinde, benim gibi bir şüpheci bile daha önce inanmak istemediği bir olguyu kabul etmek zorunda kalabilir. bu olasılığın kapısını açık tutmasam, dogmatik biri olurdum. gerçek bir filozof olamazdım o zaman."
bi de bunun filmi vardır, fragmanından gördüğüm kadarıyla işin macera boyutuyla daha çok ilgilenilmiştir filmde.
5 kere okuduğum tek kitaptır. bu kitabı okumadan önce jostein gaarder'in daha hafif bir kitabı olan iskambil kağıtlarının esrarı'nı okuyabilirsiniz.
şu sıralar okuduğum ve okudukça sevdiğim felsefe tarihi konulu güzide bir eserdir kendisi. içinde geçen filozofların sözlerinin latinceleri arkadaş çevresine hava yapmak için idealdir. örnek:
"cogito, ergo sum."
"düşünüyorum, öyleyse varım."
"cogito, ergo sum."
"düşünüyorum, öyleyse varım."
Jostein Gaarder'ın her yaşta okunası, felsefe hakkında azıcık ucundan da olsa faideli bilgiler sunan eseridir. Bünyem üzerinde unutulmaz anılara da sebebiyet vermiştir;
ilkokul son sınıfta okul öğretmenin, kütüphane ödünç kitap kayıt defterini okuyorak;
x, uçan karpuz
y, keloğlan bilmem ne yapıyor
de sade ft baudelaire, saaafi'nin dünyası
ne salakça kitaplar okuyorsunuz be, diye çıkışmıştı. Öğretmendir, herkesin önünde rezil etmeyeyim dedim. *
ilkokul son sınıfta okul öğretmenin, kütüphane ödünç kitap kayıt defterini okuyorak;
x, uçan karpuz
y, keloğlan bilmem ne yapıyor
de sade ft baudelaire, saaafi'nin dünyası
ne salakça kitaplar okuyorsunuz be, diye çıkışmıştı. Öğretmendir, herkesin önünde rezil etmeyeyim dedim. *
kendini tekrar tekrar okutan jostein gaarder'ın yazmış olduğu mükemmel bir kitap.
okuyanların kafasını afedersiniz ama yarrak tarlasına çeviren beyin ancuklamasıda geçirtebilme özelliğine sahip felsefik bir kitaptır.
Kim ne derse desin 12 yaş ve civarında ki insanlar için yazılmış bi felsefe kitabıdır. Anlatım dili basitçedir. Okumayan arkadaşlar varsa tavsiye etmem okumasınlar.
yazarı jostein gaarder bir felsefe öğretmenidir, kitap sofi adlı küçük kızın bir gün 'kimsin' yazılı bir mektup almasıyla başlar ve bu soruyu insanın kendine sorabileceği ama cevap bulmakta güçlük çekeceği nasıl-neden gibi temel soruların sorgulanması ile yüzyıllar önce bu soruları sormuş insanların bulduğu yanıtlar ve böylece oluşan düşünce tarihinin anlatılması takip eder. sofi tüm bunları felsefe öğretmeninden dinlemekte bu arada garip olaylar yaşamaktadır, yaşanan bu garip olaylar kitabın en sonunda insanı şok eden bir biçimde bağlanır. felsefeyle ilgilenmeye başlayan insanların okuması gereken ilk kitaplardan biridir, yada başlangıçta felsefeyle ilgilenmeyip tesadüfen başlayan insanların okumaya devam ettikleri takdirde felsefeye mutlaka merak saracakları kitaptır.
herşey güzel giderken hikayenin sonunda cıvıdığı eser. Sanki adam hastalanmış fantastic hayalleri olan ufak oğlu bitirmiş hikayeyi.
yıllar öne okuduğum kitap. şimdi düşünüyorum da olayı neydi mına koyim.
kitabı okurken, bir bir elin bedenime girerek kalbimi avuçlarının içine aldığını ve var gücü ile ezmeye çalıştığını düşündüğüm yorucu kitap.
(bkz: ömrümü yedin)
esas kizimizin annesinin "bize neler oluyor?" demesiyle insanlarin beynini yemesine neden olan kitap.
platon ile ilgili bolum asiri uzatildigindan insani sinir eder bu kitap.
çevirisini çok başarılı bulmadığım,yaşınız 15 yaşları geçtiyse şayet; basit anlatımı nedeniyle sizi bunaltacak ölçüde kolay yazılmış bulacağınız,didaktik yönü ağır basan prep-felsefe kitabı..
uygarlık tarihi hocamın, final sınavında soru soracak olması sebebiyle okumak zorunda bırakıldığım ama okumaya başladıktan sonra 'yok ya o kadar da kötü değilmiş' hissine kapıldığım, felsefeye tatlı bi yönden yaklaşan, insanı düşünmeye sevk eden, yaklaşık 600 sayfadan oluşan kitaptır..
genelde bitemeyen kitaplar listesinde yer alır ama ben hiç anlamam insanlar bu kitabı niçin bitiremezler?
ben kimim sorusuyla başlar ve sizi akropolis'in orta yerine bırakıverir. filozoflarla buluşursunuz. kitabı okurken siz siz değilsinizdir artık, başka bir dünya da başka bir bedende özünüzü arıyorsunuzdur.
çok sevdiğim bir roman çünkü kurgusu ve işlenişi özellikle sonu ile gayet aksiyonludur da. klasik bir felsefe kitabından çok öte. kitaptaki bir cümle dahi kaçırılacak türden değil. kısaca;
okuyun. *
farklı özelliklerinizi keşfedeceksiniz.
ben kimim sorusuyla başlar ve sizi akropolis'in orta yerine bırakıverir. filozoflarla buluşursunuz. kitabı okurken siz siz değilsinizdir artık, başka bir dünya da başka bir bedende özünüzü arıyorsunuzdur.
çok sevdiğim bir roman çünkü kurgusu ve işlenişi özellikle sonu ile gayet aksiyonludur da. klasik bir felsefe kitabından çok öte. kitaptaki bir cümle dahi kaçırılacak türden değil. kısaca;
okuyun. *
farklı özelliklerinizi keşfedeceksiniz.
ben 6. sinifta iken sinifimizda bizden 2 ya$ buyuk bir arkada$ vardi, hafif yarma. hani serbest okuma saatleri olur ya, o saatlerde bu kitabi okurdu o yarma arkada$imiz. hoca bir gun dayanamadi heralde "ne diye okuyorsun ki bunu, ben bile anlayamiyorum." demi$ti. bu kitap hakkinda aklimda kalan tek bilgi budur.
romanla felsefenin buluştugu nokta...
(bkz: ölü filozoflar kahvesi)
turuncu kaplı ve gayet kalın kitap.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar