bugün
- gavur izmir den mümin izmir e6
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler5
- ceset sikmek14
- bir gün herkes ak partili olacak11
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen19
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması9
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri6
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok8
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- mezut barzani nin yahudi olması19
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi10
- kadir mısıroğlunun ingilterede işi neydi5
- kahvaltıda 32 adet cherry domates yemek4
- uçankuş2
- arkadaşlar şifalandım11
- çarşamba günü yapılabilecek şeyler5
- anın görüntüsü29
- meet joe black5
- çocuğa israil diye isim koymak17
- whiskey voice2
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı18
- tr de simit satsaydımda ailemin yanında olsaydım5
- denize girmek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- parcalandim toparlanamiyorum311
- melih gökçek soruşturması ne oldu5
- kadir mısıroğlu fan clup8
- okul saldırısı3
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar9
- togg4
- dindar geçinip zina yapan erkek8
- ceset başlığı niye hala yerinde8
- amerikan kuklası halife4
- fondan parayı vuramamak3
- allah varsa nerede6
- çok sıkıcı lan3
- ak partili ahlakı14
- esenyurtta bir lisede bıçaklı kavga3
- çığlık filmindeki çığlık ın kovaladığı kızın adı2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet21
- özgür özelden umut bekleyen insan3
- rahmetli ekrem imamoğlu4
- veresiye için kpssden 85 puan isteyen kahveci2
- kırmızı tuborg içerken dağdan aşağı yuvarlanmak8
- arkadaşlar bugün diyetimi iptal edebilir miyim5
- ilişkilerde 10 yaş fark7
- fatma betül sayan kaya37
- salat namaz değildir10
- iltica38
4. nesil uuser. *
nicki dikkat çeken 4. nesil yazarmış. *
gün itibariyle 4.nesil yazar oldu.*
hoşgelen yazar.
artık üniversiteli olan tebrik edilesi 4. nesil yazar. kutlarım mutlarım kendisini. allah tamamına erdirsin.
öbür dünya ile ilişkisi olan yazar.
sade ve tutarlı entryler yazan bir kişi.
güzel bir şekilde ukte doldurmaya yönelen yazar.
(bkz: sofie nin dünyası)
hayata dair yaklaşımlarıyla kimi zaman haklı, kimi zaman haksız ama genelde yere sağlam basar gibi görünen yazar. muhabbet insanıdır vesselam. teoman ile şebnem ferah'ın bir arada çıktığı ilk mekanı birlikte basacağızdır. ben şebnem'i kaçıracagım , o teomanı...
sanırım ben su satırları yazarken kendisi telekom'un azizligine ugramıştır. bu da geçer soffycan bu da geçer...
sanırım ben su satırları yazarken kendisi telekom'un azizligine ugramıştır. bu da geçer soffycan bu da geçer...
kanal D ekranlarında kırmızı hırkasıyla gözümü almayı başaran, lise mezuniyetinde davul sesiyle coşup göbek attığım, istanbul da aynı evi paylaştığim makarna ve akıtma yapmakta usta 7 senelik arkadasım...
şafak sezer'in kendisini dansa kaldırdığı bağyan arkadaşımız. hatta şafak soffy hanım kendisini görene kadar eli havada bekledi bi' on saniye. bu dans mevzusundan sonra baya baya açıldı kendisi. ne bileyim böyle bi' havalar, bi' afralar tafralar falan. yeminlen söylüyorum bakışları değişti. *
bir an kendini bulunmaz hint kuma$i moduna sokmu$ görgüsüz.
ama bak zehir demedi deme sonra bu şöhret adami değiştirir kizim. yolun yol değil, doğru yola gel dediğim yazardir.
tanı$ıldıgına memnun olanilisi insandir.
edit : o değil gören mehmet arslan'la dans etti sanacak. lan bildiğimiz safak sezer ! semra teyze'ninde dediği gibi bedava verseler almam..
büdüt : $afak abi $aka yapiyoruz tabi.
ama bak zehir demedi deme sonra bu şöhret adami değiştirir kizim. yolun yol değil, doğru yola gel dediğim yazardir.
tanı$ıldıgına memnun olanilisi insandir.
edit : o değil gören mehmet arslan'la dans etti sanacak. lan bildiğimiz safak sezer ! semra teyze'ninde dediği gibi bedava verseler almam..
büdüt : $afak abi $aka yapiyoruz tabi.
uğursuz yazar kişisidir. kızım bi' maça geldin tarihi fark yedik. *
kendi nick altım olduğuna göre içimi dökmek istiyorum.
2 gündür çok mutsuzum. mutsuzdan da öte. öyle bir kırıldım , o kadar alındım ki bir lafa... kelimelerle anlatamam bunu. ve lafı söyleyen kişinin umrunda değil. hatta söylediği şeyin farkında da değil. ne söyledi, o laf nereye gider, altından neler çıkar, ben ne düşünürüm, ne hissederim... hiç birini düşünmedi. bir anda ağzından çıkan bişeydi. farkındayım.
belki de en çok bu yüzden kırıldım.
boş anı dahi olsa bana öyle bir şey söyleyebilirmiş demek ki.
öyle bir şey söylemede sakınca görmüyor demek ki.
ona bu davranışı normal geliyor demek ki.
benim o lafı hakettiğimi düşünüyor demek ki.
bana o kadar değer veriyor demek ki.
bunca yıllık arkadaşlığımızın bunu kaldırabileceğini düşünüyor demek ki.
ama kaldıramadı. daha doğrusu ben kaldıramadım. kırıldım. koptu içimde bişeyler...
hani bazı anlar vardır.. bir şey dersin, bir şey yaparsın ve bir şeyler biter. eskisi gibi olmaz ondan sonra hiç bir şey. o an, o yaptığın olayla bir şeyler değişmiştir. artık ne yapsan eski haline getiremezsin.
hani.. kliplerde de genelde bardak düşmesi şeklinde gösterirler bunu. ya da kahramanımız masayı devirir.. şarkı hızlanır. ve sen, şarkının o andan sonra eski yavaş temposuna dönmeyeceğini, ortada bir sitem olduğunu, duyguların daha açık seçik anlatıılmaya çalışıldığını anlarsın.
işte o bardak düşmesi olayı, bizim dün yaşadığımızdı. bardak düştü ve kırıldı. ben de çöpleri kaldırıp çöpe attım.
yapıştırmaya çalışmadım. kırıkların izleri duracaktı çünkü.. değmezdi çünkü...
hani bazı kişiler vardır hayatında.. onların sana asla yamuk yapmayacağını düşünürsün. neye kızacağını, neye alınacağını bilirler sanırsın. seni senden iyi tanır o. seni senden daha fazla umursar. sana senden daha yakındır.
öyle değilmiş o olay. ben yanlış biliyormuşum. benim umursadığım gibi umursamıyormuş insanlar bir şeyleri. hatta ben olayı abartan konumuna düşmüşüm. onda o kadar büyütülecek ne varmış.. gayet sıradan bir olaymış.
değil işte. hiç de sıradan değil. sen umursamıyor olabilirsin, ama birileri hala umursuyor bu tarz şeyleri. senin umursamaman da bunu sıradan bir olay haline getirmiyor. getirmemeli.
hani bazı insanlar vardır.. ne yapsan seni affeder sanırsın. seni hayatından çıkartmaz sanırsın. onda sonsuz kredin olduğunu düşünürsün.
o da yalanmış. kendimden öğrendim..
ben de sonsuz kredisi olduğunu sanıyordum. kötü bir şey yapsa bile niyeti kötü değildir diyordum.. demiyorum artık. sonsuz değilmiş demek ki kredisi. bitmiş demek ki.. düşürmüş kendini gözümde..
o kadar kırıldım ki.. herhangi bir tepki bile göstermedim. gerek yoktu çünkü. ne yani beni kırıyorsun mu diyecektim? yoksa bu yaptığın çok yanlış mı? gerek mi var bunlara?
eğer karşındaki senin kırılıp kırılmadığını ancak sen söylediğinde anlıyorsa... hayır gelmez o ilişkiden. ister sevgilin olsun, ister arkadaşın, ister dostun.
bazı şeylerin söylenmesine gerek yoktur. bazı şeyler söylenemez zaten. hissedersin sadece. kelimelere dökemezsin. döksen de o yoğunluğu ifade edemezsin. zaten onu yapan biri de sen yaşadığın her şeyi birebir anlatabilsen de anlayacak yapıda biri değildir. öyle biri senin anlatmana gerek duymaz çünkü.
herkese iyilik yapmana da gerek yokmuş. herkes bunu kaldıramıyormuş. iyi geçinmeye çalıştığında, bir şeyleri alttan aldığında daha da üstüne çıkıyorlarmış. yaptığın iyilikler görevin haline geliyormuş.
ben dün bunu öğrendim. keşke öğrenmez olsaydım...
2 gündür çok mutsuzum. mutsuzdan da öte. öyle bir kırıldım , o kadar alındım ki bir lafa... kelimelerle anlatamam bunu. ve lafı söyleyen kişinin umrunda değil. hatta söylediği şeyin farkında da değil. ne söyledi, o laf nereye gider, altından neler çıkar, ben ne düşünürüm, ne hissederim... hiç birini düşünmedi. bir anda ağzından çıkan bişeydi. farkındayım.
belki de en çok bu yüzden kırıldım.
boş anı dahi olsa bana öyle bir şey söyleyebilirmiş demek ki.
öyle bir şey söylemede sakınca görmüyor demek ki.
ona bu davranışı normal geliyor demek ki.
benim o lafı hakettiğimi düşünüyor demek ki.
bana o kadar değer veriyor demek ki.
bunca yıllık arkadaşlığımızın bunu kaldırabileceğini düşünüyor demek ki.
ama kaldıramadı. daha doğrusu ben kaldıramadım. kırıldım. koptu içimde bişeyler...
hani bazı anlar vardır.. bir şey dersin, bir şey yaparsın ve bir şeyler biter. eskisi gibi olmaz ondan sonra hiç bir şey. o an, o yaptığın olayla bir şeyler değişmiştir. artık ne yapsan eski haline getiremezsin.
hani.. kliplerde de genelde bardak düşmesi şeklinde gösterirler bunu. ya da kahramanımız masayı devirir.. şarkı hızlanır. ve sen, şarkının o andan sonra eski yavaş temposuna dönmeyeceğini, ortada bir sitem olduğunu, duyguların daha açık seçik anlatıılmaya çalışıldığını anlarsın.
işte o bardak düşmesi olayı, bizim dün yaşadığımızdı. bardak düştü ve kırıldı. ben de çöpleri kaldırıp çöpe attım.
yapıştırmaya çalışmadım. kırıkların izleri duracaktı çünkü.. değmezdi çünkü...
hani bazı kişiler vardır hayatında.. onların sana asla yamuk yapmayacağını düşünürsün. neye kızacağını, neye alınacağını bilirler sanırsın. seni senden iyi tanır o. seni senden daha fazla umursar. sana senden daha yakındır.
öyle değilmiş o olay. ben yanlış biliyormuşum. benim umursadığım gibi umursamıyormuş insanlar bir şeyleri. hatta ben olayı abartan konumuna düşmüşüm. onda o kadar büyütülecek ne varmış.. gayet sıradan bir olaymış.
değil işte. hiç de sıradan değil. sen umursamıyor olabilirsin, ama birileri hala umursuyor bu tarz şeyleri. senin umursamaman da bunu sıradan bir olay haline getirmiyor. getirmemeli.
hani bazı insanlar vardır.. ne yapsan seni affeder sanırsın. seni hayatından çıkartmaz sanırsın. onda sonsuz kredin olduğunu düşünürsün.
o da yalanmış. kendimden öğrendim..
ben de sonsuz kredisi olduğunu sanıyordum. kötü bir şey yapsa bile niyeti kötü değildir diyordum.. demiyorum artık. sonsuz değilmiş demek ki kredisi. bitmiş demek ki.. düşürmüş kendini gözümde..
o kadar kırıldım ki.. herhangi bir tepki bile göstermedim. gerek yoktu çünkü. ne yani beni kırıyorsun mu diyecektim? yoksa bu yaptığın çok yanlış mı? gerek mi var bunlara?
eğer karşındaki senin kırılıp kırılmadığını ancak sen söylediğinde anlıyorsa... hayır gelmez o ilişkiden. ister sevgilin olsun, ister arkadaşın, ister dostun.
bazı şeylerin söylenmesine gerek yoktur. bazı şeyler söylenemez zaten. hissedersin sadece. kelimelere dökemezsin. döksen de o yoğunluğu ifade edemezsin. zaten onu yapan biri de sen yaşadığın her şeyi birebir anlatabilsen de anlayacak yapıda biri değildir. öyle biri senin anlatmana gerek duymaz çünkü.
herkese iyilik yapmana da gerek yokmuş. herkes bunu kaldıramıyormuş. iyi geçinmeye çalıştığında, bir şeyleri alttan aldığında daha da üstüne çıkıyorlarmış. yaptığın iyilikler görevin haline geliyormuş.
ben dün bunu öğrendim. keşke öğrenmez olsaydım...
uludag sözlük birinci gazoz ligini şimdiye dek izlemeye gelen tek bayan uuser.
alkışlıyoruz!
alkışlıyoruz!
zamanla güzelliğine güzelliğine güzellik katmış güzide insandır. içi her zaman güzeldi ama zamanla dışı da içini yansıtır hale geldi. kendisine düşünmeksizin güvenmek ve dertleşmek çok kolaydır. insanı çeken bir şeytan tüyüne sahiptir. iyi ki varsın, iyi ki seni tanımışım diyorum.
Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
Ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden;
Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
Gölgesindesin diye ecel caka satamaz
Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
insanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
Ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden;
Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
Gölgesindesin diye ecel caka satamaz
Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
insanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
bu aralar hiç anlatmıyor insanı. neden acaba? *
bir '' dünyası '' olan yazar.
bu aralar üzerinde bir gizem dolaşıyor ya. hadi hayırlısı. *
gecenin bu saatinde hakkında bu kadar entry girilince doğum günü mü var lan diye sandim. şükür değilmiş. bir de kim kutlama ile uğraşacak anam.
yok yok. öldü sanmadim.
yok yok. öldü sanmadim.
cem papila kadar acımasız, lincoln kadar vurdum duymaz, sergen kadar yetenekli, batuhan kadar şımarık bir yazardır. *
bu soffy'nin nick altı olduğuna göre içimi dökmek istiyorum;
bunca yıl, bunca yılın ardında bana, bize bunu da mı yapacaktın? her şeyi kabullenebilrim belki ama bu olmadı soffy...yakışmadı sana...oysa ki ne güzel başlamıştı herşey, cevizli kurabiye ister misiniz demişti o garson abla...en güzel aforizmalarımı, en güzel çıkarımlarımı yapmıştım orada...ama sen ne yaptı he söyle ne yaptn? cevizli kurabiyelerle bezeli hayallerimi yıktın en olmadık bir anda...sana bir şiirim var;
bitmiştir orası daha da gitmem oraya,
başka bi yer bul bir daha ki buluşmaya.
el değmemiş olsun çaput bağlanan ağaçlara..
(bkz: kimse bana sarhojjjj diyemez)
bunca yıl, bunca yılın ardında bana, bize bunu da mı yapacaktın? her şeyi kabullenebilrim belki ama bu olmadı soffy...yakışmadı sana...oysa ki ne güzel başlamıştı herşey, cevizli kurabiye ister misiniz demişti o garson abla...en güzel aforizmalarımı, en güzel çıkarımlarımı yapmıştım orada...ama sen ne yaptı he söyle ne yaptn? cevizli kurabiyelerle bezeli hayallerimi yıktın en olmadık bir anda...sana bir şiirim var;
bitmiştir orası daha da gitmem oraya,
başka bi yer bul bir daha ki buluşmaya.
el değmemiş olsun çaput bağlanan ağaçlara..
(bkz: kimse bana sarhojjjj diyemez)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar