bugün
- sözlük kürdü10
- etnik köken20
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler15
- evde kalmış 30 yaşında kız17
- kadın sürücüye evine git yemek yap diyen sürücü5
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar7
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif10
- en iyi çizgi filmler9
- sigara3
- hangi ülke de doğmak isterdin14
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek5
- sarı poşet apla he2
- karıya gitmek3
- dünyadaki en kolay meslek7
- kürt böreğiyle gelen aydınlanma2
- sözlükteki zengin yazarlar9
- karton toplayan çocuk5
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam3
- tavuk döner 1 lira yanında ayran bedava4
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı8
- hangi yazara aşıksınız6
- zengin olmak3
- omnitrixe sahip olmak3
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- 9mm'nin deviremeyeceği adam yoktur4
- moralinizi bozmak istemem ama yarın pazartesi2
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- amedspor22
- flörtte algoritma ve cesaret katsayısı2
- sözlükte kim kime yürüyor5
- müzik haram mıdır7
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
- bir bela geliyor6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- anın görüntüsü26
- fenerbahçe16
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- from gold from dust9
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- robert greene2
- ermenisiz kafkasya4
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- evrimsel psikolojinin aşk açıklamaları3
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- asgari ücret4
- olgun kadınlardan hoşlanan erkek2
(bkz: not tomorrow)
oyunundan esinlenerek filminin de gösterime sunulması sonucu iyi ki izlemişim dediğim 2006 yapımı fantastik bir filmdir. gerilim olabilir fakat asla bir korku filmi değildir.
gece karanlığında son seste ve kocaman bir ekranda oyununun oynanmasını tavsiye ederim ben. bir anda binlerce çeşit duyguyu yaşatabiliyor. yaşadım!
gece karanlığında son seste ve kocaman bir ekranda oyununun oynanmasını tavsiye ederim ben. bir anda binlerce çeşit duyguyu yaşatabiliyor. yaşadım!
yarım saat oynadıktan sonra götüm atarak kapattığım korku oyunu. arkadaş kaç yaşına geldim hala cesaret edip oynayamıyorum şu oyunu.
sırf bu oyun için sevgilimden ayrıldım. gözümü kırpmadan silent hill i seçtim. oyundaki şifreleri ve bulmacaları çözmek için bi hayli zaman harcadım o arada kendisini ihmal ettiğimi düşünen sevgilim resti çekince bende oyunun gerginliğiyle bu ilişkiye son noktayı koydum.
1999 yılında playstation için konami tarafından geliştirilen korku oyunu.
Hic eskimeyecek turden klasik ve bir o kadar da surukleyici korku oyunu. Filmi her ne kadar dandik Olsa da oyunlari oynanilasidir.
psone a yeni sahip olduğum dönemlerde oynadığım ilk oyunlardan( silent hill 1 için konuşuyorum) lisedeydim o zamanlar oyun içine çekiyor adamı ister istemez başlangıçta kız nerde ne olacak merakı ama oyun beni çok germişti, yıllar sonra oyunun tam çözümünü bulmama rağmen bile sonuna kadar oynayamadım oynamadım, psone ın kıytırık grafiklerinde bile geriyor adamı resmen hele o radyodan çıkan ses yok mu sırf o bile yeter, ama beni oyundan en çok soğutan silah kullanımı ve yönlendirme kısmında saçmalıkların olmasıydı adamın yüzü size doğru bakarken aşağı ya basarak size doğru gelmiyordu yine yukarı sanki hiç yüzü size dönük değilmiş gibi yukarı tuşuna basmanız gerekiyordu, sonraki versiyonlarında düzelttiler mi bilmiyorum ya da ben yapamamışımdır ama kontrol zorluğu en kaçılması gereken anlarda beni zorladığından aman be deyip save dosyasını bile silmiştim, yani bir daha hiç bir zaman bitiremeyeceğim demektir, oyunu bitirip sonunu görmek istememe rağmen şu an bile açıp hali hazırda yarısına gelip sildiğim oyuna baştan başlayamadım çünkü kontrolü de bi kenara bırakırsak oyundaki atmosfer gerçekten geriyor aq.
not: korku ve gerilim filmlerini merak edip izleyemeyenlerdenim. elimin altında nerdeyse tüm testere, resident evil, hostel filmleri var sayılır ama daha testere 1 ve 2 den başkasını izleyebilmişliğim yok.
(bkz: silent hill 3 mobile)
not: korku ve gerilim filmlerini merak edip izleyemeyenlerdenim. elimin altında nerdeyse tüm testere, resident evil, hostel filmleri var sayılır ama daha testere 1 ve 2 den başkasını izleyebilmişliğim yok.
(bkz: silent hill 3 mobile)
sırf room of angel isimli soundtrackına tutulup oyuna merak sarmakta mümkündür.
http://www.youtube.com/watch?v=PMvOkUMPZ0g
http://www.youtube.com/watch?v=PMvOkUMPZ0g
akira yamaoka müzikleri ile çok daha etkileyici bir hal almış, kurgusu sağlam bir oyun. iman gücünüz sağlam değilse çıkmaza girip kapatabilirsiniz. ben yaptım siz yapmayın.
Resident Evil'i ne kadar beğendiysem bir o kadar nefret ettiğim film.
Arkadaş film dediğin oyunla alakalı olmak zorunda değil. Oyunu loose bir concept olarak alıp onu evirip çevirebilir. Önemli olan oyundan haberi olmayan insanların gidip izlediğinde en azından ne olup bittiğini anlayacak bütünlükte bir olay kurgusu olmalı. Hayatımda çok kötü korku filmleri izledim ama bu kadar kötüsünü izlemedim. Resident Evil, oyundan hiç haberi olmayan insanların bile zevkle izleyebileceği bir yapım hiç olmazsa.
Oyunu oynayanlar neler olup bittiğini çok iyi anlayabilirler, ama bilmeyenler neler olup bittiğini anlamak için sürekli başlarını kaşıyacaklardır. Devasa olay örgüsü kopuklukları var çünkü. Evet sonlara doğru her şey yerli yerine oturuyor belki ama bütün film neyin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan zaten yorgun düşüyorsunuz. Babanın bütün film boyunca oradan oraya koşuşturmak ve bize bir iki bilgi kırıntısı atmak dışında ne işe yaradığını anlatabilir mi beğenenler? Niçin iki kadın cehennemi yaşarken polis ve baba piknikte gezer gibi kasabayı gezebiliyorlar? Silent Hill'den çıkmak isteyenler niye uçurumla karşılaşıyorlar? Evet başka bir boyuta geçiş söz konusu ama sebebi ne? Niye polisler pata küte girip çıkıyorlar? Elbet bunların bağlantıları var ama filmde anlaması çok zor. Türkçe dublaj mı çok kötüydü acaba ingilizce orijinalinde mi seyretmem gerekirdi ki?
Ayrıca yıllardır yapılan, şeytani bir kızın masum bir kızın ruhunu ele geçirmeye çalışması ve toplu isteri filmlerinden farksız bir yapım. The Mist'teki Bayan Carmody'nin de bu filmdeki aklını dinle bozmuş kaçık kadına göre çok daha başarılı olduğunu da söylemek isterim.
Atmosfer ve efektler süper. Ama oyunu bilmiyorsanız hiç elinizi atmayın derim.
Arkadaş film dediğin oyunla alakalı olmak zorunda değil. Oyunu loose bir concept olarak alıp onu evirip çevirebilir. Önemli olan oyundan haberi olmayan insanların gidip izlediğinde en azından ne olup bittiğini anlayacak bütünlükte bir olay kurgusu olmalı. Hayatımda çok kötü korku filmleri izledim ama bu kadar kötüsünü izlemedim. Resident Evil, oyundan hiç haberi olmayan insanların bile zevkle izleyebileceği bir yapım hiç olmazsa.
Oyunu oynayanlar neler olup bittiğini çok iyi anlayabilirler, ama bilmeyenler neler olup bittiğini anlamak için sürekli başlarını kaşıyacaklardır. Devasa olay örgüsü kopuklukları var çünkü. Evet sonlara doğru her şey yerli yerine oturuyor belki ama bütün film neyin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan zaten yorgun düşüyorsunuz. Babanın bütün film boyunca oradan oraya koşuşturmak ve bize bir iki bilgi kırıntısı atmak dışında ne işe yaradığını anlatabilir mi beğenenler? Niçin iki kadın cehennemi yaşarken polis ve baba piknikte gezer gibi kasabayı gezebiliyorlar? Silent Hill'den çıkmak isteyenler niye uçurumla karşılaşıyorlar? Evet başka bir boyuta geçiş söz konusu ama sebebi ne? Niye polisler pata küte girip çıkıyorlar? Elbet bunların bağlantıları var ama filmde anlaması çok zor. Türkçe dublaj mı çok kötüydü acaba ingilizce orijinalinde mi seyretmem gerekirdi ki?
Ayrıca yıllardır yapılan, şeytani bir kızın masum bir kızın ruhunu ele geçirmeye çalışması ve toplu isteri filmlerinden farksız bir yapım. The Mist'teki Bayan Carmody'nin de bu filmdeki aklını dinle bozmuş kaçık kadına göre çok daha başarılı olduğunu da söylemek isterim.
Atmosfer ve efektler süper. Ama oyunu bilmiyorsanız hiç elinizi atmayın derim.
demir çubukla adam dövmenin insana hayvani bir zevk verdiği oyundur. o demir çubuk eğilip kırılıncaya kadar vurursunuz ağzına ağzına.
4. süne başladığım ve kurtları dövme tuşunu bulamadığım için bırakmak zorunda kaldığım feci korkunç oyun.
ciddi ciddi epey tırsmıştım.
ciddi ciddi epey tırsmıştım.
geçen hafta cuma günü 2.filmi vizyona girmiş olan yapım.
zaman kaybı. boşuna zahmet edip gidilmemesi önerilen yapım.
Seneler öncesinde merakla yükleyip, haritada biraz dolastiktan sonra korkup sildigim oyun.
tüm zamanların en iyi korku oyunu. ilk oynadığım günleri hatırlıyorum da, asla yalnız oynayamazdım. piyanodaki şifreyi çözene kadar canım çıkmıştı *
Shattared memories harici sadece müzikleri güzel olan oyundur.
survivor-horror tarzı oyunların ilk 3 orijin oyunundan biridir. serinin hiçbir bölümündeki yaratık diğer yaratıkla aynı değildir. çünkü yaratıkların dış görünüşleri karakterin psikolojisine göre şekillenir.
--spoiler--
Mesela Origins deki Travis, yalnız başına yaşayan ve hayatını yollarda tırcılık yaparak geçiren bir kişilik olduğu için, serinin bu oyununda birbirine sarılmış, adeta kucaklaşan ve görünüş itibariyle cinsel çağrışımlara yol açan yaratıklar vardır.
--spoiler--
oynanış olarak yaratıklarla savaş çok zor olmasa bile, puzzle larını tamçözüme bakmadan bulmak çok zordur. yaratık tarafından darbe aldıktan sonra yanıp sönen ekran kalp ritminize etki eder. ayrıca geri sayımlar, soyulan duvarlar, dakikalarca inilen derin merdivenler, karakterin sık sık yaşadığı 'uyanma'larla ve akira yamaoka nın bestelediği muhteşem pentatonik müziklerle çeşitlendirilmiş hipnoz indüksiyonları kullanılır. peki bu iyi mi kötü mü ? size kazandırdığı kadar kaybettirdiği de çok, ama bu riski göze alarak bu karanlık dünyaya inmek istiyorsanız tekrar düşünün derim. Çünkü burası Silent Hill 'bir kere girersen bir daha asla çıkamazsın'.
--spoiler--
Mesela Origins deki Travis, yalnız başına yaşayan ve hayatını yollarda tırcılık yaparak geçiren bir kişilik olduğu için, serinin bu oyununda birbirine sarılmış, adeta kucaklaşan ve görünüş itibariyle cinsel çağrışımlara yol açan yaratıklar vardır.
--spoiler--
oynanış olarak yaratıklarla savaş çok zor olmasa bile, puzzle larını tamçözüme bakmadan bulmak çok zordur. yaratık tarafından darbe aldıktan sonra yanıp sönen ekran kalp ritminize etki eder. ayrıca geri sayımlar, soyulan duvarlar, dakikalarca inilen derin merdivenler, karakterin sık sık yaşadığı 'uyanma'larla ve akira yamaoka nın bestelediği muhteşem pentatonik müziklerle çeşitlendirilmiş hipnoz indüksiyonları kullanılır. peki bu iyi mi kötü mü ? size kazandırdığı kadar kaybettirdiği de çok, ama bu riski göze alarak bu karanlık dünyaya inmek istiyorsanız tekrar düşünün derim. Çünkü burası Silent Hill 'bir kere girersen bir daha asla çıkamazsın'.
Eski bir filmdir. polis kadının yandığı sahne içler acısıdır.
an itibariyle izlenen, gecenin 3. gerilim ya da korku filmi, hadi korkut beni bebegim.
piyano melodisi dinlemek ve çalmak için süper bir melodidir.
https://www.youtube.com/watch?v=22ADxWmFzCE
https://www.youtube.com/watch?v=22ADxWmFzCE
oyunda incecik upuzun bir koridorda koşuyorum sözlük. o loş koridorun ucunda bir ışık var, sağlı sollu pencere dolu. dakikalardır koşup hala ulaşamayınca sıkılmaya başlıyorsun tamam mı, parmağın klavyede böyle sağa sola bakınmaya başlıyorsun. bir anda pencereler bir patlıyor, bir de mal gibi ses sisteminin sesini sonuna kadar açmışım. ofis sandalyesinin tepesinden geriye yuvarlanıyorum, korkudan ödüm bokuma karışıyor, rengim sapsarı olduğu gibi kafayı da yarıyorum. yemin ederim kalbimin 2 salise durduğunu hissettim. bu oyun beni öldürmeden ben onu öldüreyim diye sildim gitti. böyle bi oyun işte. utanarak söylemeliyim en korkunç olmayan yeri de buraydı üstelik.
izlenmesi gereken korku filmi.
oyunları ve gerçek hikayesi gerçek bir fantastik ekol iken filmleri yüzünden hak ettiği yerde değildir.
nükleer tesislerin yerden bitme ot gibi ülkenin her yerine dağıldığı ve insanların gerçek bir kurgu bilincine sahip olduğu japonya'da bu başarı tesadüf değildir.
insan psikolojisini çok derinden etkileyen ve başka bir insan olmaya neden olan türden şarkıları bolca mevcut.
nükleer tesislerin yerden bitme ot gibi ülkenin her yerine dağıldığı ve insanların gerçek bir kurgu bilincine sahip olduğu japonya'da bu başarı tesadüf değildir.
insan psikolojisini çok derinden etkileyen ve başka bir insan olmaya neden olan türden şarkıları bolca mevcut.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar