bugün
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri23
- sinirlenince yaptığınız şeyler6
- yaşar dinleyen erkek7
- avm gezme kültürü7
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- gocu kaç yaşında7
- gocu32
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak4
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek5
- çirkin insanlara acımasızca davranmak2
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
- balık etli kızlar bakar mısınız3
- yeni parti tüzüğü5
- çocuğunu bir proje olarak gören ebeveyn2
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- atatürk diyor ki2
- nakit para akışı2
- nakit para taşımamak3
- kahvaltı9
- claude'un savaş ve casuslukta kullanılması5
- muhafazakar eşcinsel4
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- akp'li şamil tayyar'ın mutlak butlan açıklaması2
- tissot la loche4
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması6
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri6
- başım belada2
- pizzanın kenarlarını yemeyen erkek4
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek4
- aykolik bugün acaba nereyi gezecek3
- sanane demek yanlıştır4
- sıcak içeceği soğutarak içen insan3
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar2
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- insanın kendisine benzeyen kişiden hoşlanmaması6
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- boyumun 2 cm kısalması22
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar12
- lahmacuna ketçap sıkmak3
- avi 8 spitfire2
- çorapla uyuyan erkek3
- çay tabağındaki çayı kafaya dikmek3
- dolma biberin kabuğunu yemeyen insan5
- uyudun mu mesajı14
- prenses gibi büyüyen kızlar9
- ona bir şey söyle9
sevmek de sevilmek de bir ekip işidir.
bağlanılmadığı sürece güzel olan.
Sevmek, hormanal bir durum bozukluğudur. Sevdiğinizi zannettiğiniz kişiye aslında bağlısınızdır.
saçma birşey. ama herkes seviyor. bu nasıl bir duygu acaba? henüz tanımadığın birisini nasıl seversin neyine bakarak seversin? nasıl biridir bilmeden nasıl seversin? bunları hep düşündüm bir cevap bulamadım ama bende sevdim. bana ait olmayacak olsa bile her gece düşündüm her anda onu gördüm. o farkında değilken onun için ne delilikler yaptım. gece gündüz konum oldu ama konuşamadım. ama hep onunla olmayı düşündüm. ne saçma birşey demi. ama istedim neden bilmiyorum kendime aynı zamanda da soruyorum sen deli misin amacın ne o sana ne katacak neyin artacak. buna da cevap bulamadım. sevmek işte bu oluyor. sevmek ne yaptığını bilmemektir sevmek sebepsizce hisler duymaktır. sevmek delilik demektir. ve aynı zamanda sevmek saçmalıktır.
(bkz: #31887406)
dün gece son otobüsle eve dönerken başımı yağlı börek izi bulunan cama dayadım da aklıma geldi. adeta aşk filmine klip çektim hooverphonic dinleyerek...
* * *
iki gündür yıkanmamış olmasına rağmen mis gibi kokan saçlarını sakınan kadının saçlarının kokusunu burnunun direği -sevdadan- sızlarcasına içine çekmek...
başını ellerinin arasına alıp baş parmaklarla dudaklarıyla oynamak, dudakların ellerin teriyle tuzlanması ve kuruması ve bunun ardından o tuzu oradan almak...
kağnı bilgisayarda iş yaparken bilgisayarın yavaşlamasına neden olan etkenleri ortadan kaldırmak ve bilgisayarın hızlanmasının verdiği sevimli odaklanmayı ve keyiflenmeyi masanın yanındaki yataktan izlemek...
dışarıda büyük bir iştahla söylediği makarnayı bitiremememesi ve yarım bıraktığı makarnayı, onun çatalını kullanarak hiç konuşmadan, gözünü tabaktan ayırmadan, velhasıl her lokmanın o dipsiz tadını çıkararak afiyetle yemek...
neşe içinde anlattığı bir olayı, sadece ama sadece gözlerinin içindeki çiçeğe odaklanarak dinlemek...
gibi bir şey olsa gerek.
* * *
neyse, gideyim de bir çorba bardağı türk kahvesi yapayım, tansiyonum 150/110'a çıksın.
* * *
iki gündür yıkanmamış olmasına rağmen mis gibi kokan saçlarını sakınan kadının saçlarının kokusunu burnunun direği -sevdadan- sızlarcasına içine çekmek...
başını ellerinin arasına alıp baş parmaklarla dudaklarıyla oynamak, dudakların ellerin teriyle tuzlanması ve kuruması ve bunun ardından o tuzu oradan almak...
kağnı bilgisayarda iş yaparken bilgisayarın yavaşlamasına neden olan etkenleri ortadan kaldırmak ve bilgisayarın hızlanmasının verdiği sevimli odaklanmayı ve keyiflenmeyi masanın yanındaki yataktan izlemek...
dışarıda büyük bir iştahla söylediği makarnayı bitiremememesi ve yarım bıraktığı makarnayı, onun çatalını kullanarak hiç konuşmadan, gözünü tabaktan ayırmadan, velhasıl her lokmanın o dipsiz tadını çıkararak afiyetle yemek...
neşe içinde anlattığı bir olayı, sadece ama sadece gözlerinin içindeki çiçeğe odaklanarak dinlemek...
gibi bir şey olsa gerek.
* * *
neyse, gideyim de bir çorba bardağı türk kahvesi yapayım, tansiyonum 150/110'a çıksın.
"o mutlu olsun diye
Bir ömür onsuz olmayı kabullenmek bazen
Sevmek o seni sevmiş olsa da
Ağlaya ağlaya sessizce gitmek bazen
Sevmek o mutlu olsun diye..."
(bkz: ayna)
Bir ömür onsuz olmayı kabullenmek bazen
Sevmek o seni sevmiş olsa da
Ağlaya ağlaya sessizce gitmek bazen
Sevmek o mutlu olsun diye..."
(bkz: ayna)
şimdi son otobüsle eve dönerken başımı yağlı börek izi bulunan cama dayadım da aklıma geldi. adeta aşk filmine klip çektim hooverphonic dinleyerek...
* * *
iki gündür yıkanmamış olmasına rağmen mis gibi kokan saçlarını sakınan kadının saçlarının kokusunu burnunun direği -sevdadan- sızlarcasına içine çekmek...
başını ellerinin arasına alıp baş parmaklarla dudaklarıyla oynamak, dudakların ellerin teriyle tuzlanması ve kuruması ve bunun ardından o tuzu oradan almak...
kağnı bilgisayarda iş yaparken bilgisayarın yavaşlamasına neden olan etkenleri ortadan kaldırmak ve bilgisayarın hızlanmasının verdiği sevimli odaklanmayı ve keyiflenmeyi masanın yanındaki yataktan izlemek...
dışarıda büyük bir iştahla söylediği makarnayı bitiremememesi ve yarım bıraktığı makarnayı, onun çatalını kullanarak hiç konuşmadan, gözünü tabaktan ayırmadan, velhasıl her lokmanın o dipsiz tadını çıkararak afiyetle yemek...
neşe içinde anlattığı bir olayı, sadece ama sadece gözlerinin içindeki çiçeğe odaklanarak dinlemek...
gibi bir şey olsa gerek.
* * *
neyse, gideyim bir çorba bardağı dolusu kahve yapayım da gece gece tansiyonum 150/110'a çıksın.
* * *
https://www.youtube.com/w...qPjk&feature=youtu.be
* * *
iki gündür yıkanmamış olmasına rağmen mis gibi kokan saçlarını sakınan kadının saçlarının kokusunu burnunun direği -sevdadan- sızlarcasına içine çekmek...
başını ellerinin arasına alıp baş parmaklarla dudaklarıyla oynamak, dudakların ellerin teriyle tuzlanması ve kuruması ve bunun ardından o tuzu oradan almak...
kağnı bilgisayarda iş yaparken bilgisayarın yavaşlamasına neden olan etkenleri ortadan kaldırmak ve bilgisayarın hızlanmasının verdiği sevimli odaklanmayı ve keyiflenmeyi masanın yanındaki yataktan izlemek...
dışarıda büyük bir iştahla söylediği makarnayı bitiremememesi ve yarım bıraktığı makarnayı, onun çatalını kullanarak hiç konuşmadan, gözünü tabaktan ayırmadan, velhasıl her lokmanın o dipsiz tadını çıkararak afiyetle yemek...
neşe içinde anlattığı bir olayı, sadece ama sadece gözlerinin içindeki çiçeğe odaklanarak dinlemek...
gibi bir şey olsa gerek.
* * *
neyse, gideyim bir çorba bardağı dolusu kahve yapayım da gece gece tansiyonum 150/110'a çıksın.
* * *
https://www.youtube.com/w...qPjk&feature=youtu.be
Birini ne kadar çok seversek hayat bizden onu Okadar çabuk alıyor.
Can Yücel
Can Yücel
Kalabalikk icinde yanliz kalmak bilirmisiniz neden olur. sebebi kimse Anlamadim diyerek sahte gülüşler atıp herkese herseye koşmaktır aslında oyle zorki en unlu oyuncular bile bu rolü beceremezken bu acıyı çekenler Oskar ödülü alacak gibi gizler kendilerini...
Kalabalıklarda yanlız kalmamışım sebebi kalbimize verdiğimiz o insan. onunla yasayıp nefes akanmış oysa görmeden duymadan olmaz deme uzaktan sevmeyi bilirsen hissedersin uyudumu uyandimi kalbim hisseder Nasıl bir acı verir bilirmisin...
iskence eder hayatı her zaman. gitmez canın nasıl yanar olmeyi bile istersin.o kadar ki günah olduğunu bile bile emanet Can'dan vaz geçersin...
Kalabalıklarda yanlız kalmamışım sebebi kalbimize verdiğimiz o insan. onunla yasayıp nefes akanmış oysa görmeden duymadan olmaz deme uzaktan sevmeyi bilirsen hissedersin uyudumu uyandimi kalbim hisseder Nasıl bir acı verir bilirmisin...
iskence eder hayatı her zaman. gitmez canın nasıl yanar olmeyi bile istersin.o kadar ki günah olduğunu bile bile emanet Can'dan vaz geçersin...
Birini sevmeye koyulmak başIı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister. Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister; düşünmeye kalkarsan aşamazsın.
şu sıralar hoşlanmak ile sevmek arasında bir duygu yaşıyorum. güzel birşey çünkü kalbim bazen kıpır kıpır. kötü birşey heleki açılamadıysan duygularını anlatamadıysan.
en tehlikeli zehirli yılandır, bir damlası bile yetecektir. önce zehir kalbe gider, hoşunuza gider. zamanla bu aşk olur. zehir kalpten vucuda yayılır ve beyne gider çok acır içiniz anlatılmaz bir tarif, duygu olur çok acır içiniz. en sonda gözden damla olarak çıkar ve bir ömür boyu sürer. sakın ama sakın bulaşmayın sevmeyin.
sevgi açlığı giderme isteğidir. Dostluğa açsındır karşındakini seversin. Yemeğe açsındır iskenderi seversin. Hayatınız boyunca arada doysanız da genelde aç kalın serseri kalın.
sevmek gitmekse eğer, gitmemek hiç sevmemektir. gelmemişse eğer zaten hiç sevmemiştir.
kafalar kafalar.
kafalar kafalar.
keşke yazılabilseydi, anlatılabilinseydi. hepsini geç yaşanabilseydi.
aklından geçenleri diline, dilinden ona dökemezsin. dökülmez. keşke dökülebilen bir şey olsaydı. insanlar sağır, sevmeye. kulaklar tıkalı, kalp sağır. insan biraz sığır. istediğin kadar bağır çağır. boğaz yutkunup kalır.
kaç tane seni seviyorum takılı kaldı o boğazda. artık geçiş izni yok yeni aşklara. boğacaklar seni kendinde. sen yine kendine can simidi, yine kendine kıyı olmaya çalışacaksın, her zamanki gibi beceremeyeceksin. boğulduğunla kalacaksın. kalınır.
tek başına, bir başına, hiç başına. en fenası hiç kalmak ya bizken. artık ben bile olamazsın. seni çoktan götürmüştür giderken biz yaptığın diğer sen.
yarım, eksik ve eski.
anılarda, rehberde, mekanlarda.
bırakır.
uğramak istemediğin neresi varsa oraya bırakır seni. ne kadar kaçmaya çabalarsan çabala. tutar gözlerinden;
''bak buradaydınız' der. sense tutamazsın her zamanki gibi ne gözlerini ne de yaşlarını.
vurur.
tokat gibi yüzüne, kalp gibi göğsüne.
sevmek herkesin tek başına becerebildiği bir iştir. işin içine o girince değişiyor. bir yerde mutlaka birisi hatalar yapmaya başlıyor. hatalardan bir zincir boynunda ne atabiliyorsun ne de çıkarabiliyorsun.
gel de çık zincirin içinden.
çıkartmaz. orada öylece asılı kalır.
sevmek; bizim bilmediğimiz bir şey.
bilseydik başka olurdu her şey.
aklından geçenleri diline, dilinden ona dökemezsin. dökülmez. keşke dökülebilen bir şey olsaydı. insanlar sağır, sevmeye. kulaklar tıkalı, kalp sağır. insan biraz sığır. istediğin kadar bağır çağır. boğaz yutkunup kalır.
kaç tane seni seviyorum takılı kaldı o boğazda. artık geçiş izni yok yeni aşklara. boğacaklar seni kendinde. sen yine kendine can simidi, yine kendine kıyı olmaya çalışacaksın, her zamanki gibi beceremeyeceksin. boğulduğunla kalacaksın. kalınır.
tek başına, bir başına, hiç başına. en fenası hiç kalmak ya bizken. artık ben bile olamazsın. seni çoktan götürmüştür giderken biz yaptığın diğer sen.
yarım, eksik ve eski.
anılarda, rehberde, mekanlarda.
bırakır.
uğramak istemediğin neresi varsa oraya bırakır seni. ne kadar kaçmaya çabalarsan çabala. tutar gözlerinden;
''bak buradaydınız' der. sense tutamazsın her zamanki gibi ne gözlerini ne de yaşlarını.
vurur.
tokat gibi yüzüne, kalp gibi göğsüne.
sevmek herkesin tek başına becerebildiği bir iştir. işin içine o girince değişiyor. bir yerde mutlaka birisi hatalar yapmaya başlıyor. hatalardan bir zincir boynunda ne atabiliyorsun ne de çıkarabiliyorsun.
gel de çık zincirin içinden.
çıkartmaz. orada öylece asılı kalır.
sevmek; bizim bilmediğimiz bir şey.
bilseydik başka olurdu her şey.
Sevginin rotası ters istikamette ise kaza yapmanız muhtemeldir.
neyi sevdiğinle ve nasıl sevdiğinle ilişkilidir.
başlarda çok güzeldir, koskoca dünyadaki en mutlu insan olursunuz. eğer duygularınızın karşılıklıysa, bu güzellik katlanarak artar. ama tersi durumda insanı tüketir, bitirir, hayattan bezdirir. şu an içinde bulunduğum durum aşağı yukarı ikinci şekilde. ya da onun davranışlarını ben yanlış yorumluyorum ve bu sonuca varıyorum. heh bide böylesi var, öyle davranışlar sergiler ki, olumlu mu olumsuz mu anlayamazsınız. yorumlamak zorunda kalırsınız ve asla emin olamazsınız. şimdi düşündüm de, bu son söylediğim benim şu anki durumuma daha uygun. ama emin olun, ne şekilde olursa olsun insanı çok derinden etkiler*.
Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir.
Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.
Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir.
Yalnız ben biliyorsam bu aşktır.
Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.
(bkz: özdemir asaf)
Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.
Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir.
Yalnız ben biliyorsam bu aşktır.
Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.
(bkz: özdemir asaf)
Bir aşk değildir, yalnız işin özüdür.
Çok sevdim. O kadar çok sevmişim ki.. onun beni seveceği yerleri bile ben sevmişim. Ona kalmamış.
Onun yerine de sevmişim.
Çok sevdim. O kadar çok sevmişim ki.. onun beni seveceği yerleri bile ben sevmişim. Ona kalmamış.
Onun yerine de sevmişim.
Kızarmış yanağa parmağı dokundurmak gibi izi hep gider bence.
gerçek sevgi ise o yanakta ki gamze gibi olursunuz.
gerçek sevgi ise o yanakta ki gamze gibi olursunuz.
Baktım gülüşünden güzel şiir olur, sevdim gitti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar