bugün
- cumhuriyetten rahatsız olan insan4
- binyamin netanyahu9
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav4
- yazılımcıların flört edememesi8
- görükle den moskova'ya yürümek5
- madencilerin ankara'ya yürüyüşüne müdahale3
- yeni evli çift aktiviteleri16
- herkese veren biri3
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- araba almak3
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- nervio abla18
- ismail kartal22
- motorsiklet5
- sabahları sevilen şeyler6
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- volkswagen beetle kullanan seri katil2
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- neden herkes haklı olduğunu düşünüyor2
- bölücü yavşak duruşmada terledi2
- mutlu günleri beklemek15
- en lezzetli balık12
- türkiye cumhuriyeti2
- 2026 baro seçimleri4
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması5
- yaşamak üzerine2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- vajinaya dil atmak15
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- güney kore34
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- sözlük kızlarının çorapları11
- kimsenin sizi sevmemesi16
- ümit kocasakal19
- yerde para bulmak7
- en son ne aldınız13
- nervio tarzı entry girmek24
- ıspartalıları sevmemek8
- kedimin yatağıma kusması6
- sözlüğe hareket getirecek şey6
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- ahmet kaya3
- from gold from dust35
- mersin10
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- para kazanmak6
insanın ruhu bir yapboz gibidir. Hayatı boyunca onu mutlu etmek ister ve uğraşır. Mutluluk için parçaları birleştirir bulur. Birleştirmek için en iyi yapıcağımız şey sevmektir. insanları, Hayvanları, düşüncelerimizi, dış görünüşümüzü sevmektir. Daha neler neler sev sev çok sev.
sevmek de sevilmek de bir ekip işidir.
bağlanılmadığı sürece güzel olan.
Sevmek, hormanal bir durum bozukluğudur. Sevdiğinizi zannettiğiniz kişiye aslında bağlısınızdır.
saçma birşey. ama herkes seviyor. bu nasıl bir duygu acaba? henüz tanımadığın birisini nasıl seversin neyine bakarak seversin? nasıl biridir bilmeden nasıl seversin? bunları hep düşündüm bir cevap bulamadım ama bende sevdim. bana ait olmayacak olsa bile her gece düşündüm her anda onu gördüm. o farkında değilken onun için ne delilikler yaptım. gece gündüz konum oldu ama konuşamadım. ama hep onunla olmayı düşündüm. ne saçma birşey demi. ama istedim neden bilmiyorum kendime aynı zamanda da soruyorum sen deli misin amacın ne o sana ne katacak neyin artacak. buna da cevap bulamadım. sevmek işte bu oluyor. sevmek ne yaptığını bilmemektir sevmek sebepsizce hisler duymaktır. sevmek delilik demektir. ve aynı zamanda sevmek saçmalıktır.
(bkz: #31887406)
dün gece son otobüsle eve dönerken başımı yağlı börek izi bulunan cama dayadım da aklıma geldi. adeta aşk filmine klip çektim hooverphonic dinleyerek...
* * *
iki gündür yıkanmamış olmasına rağmen mis gibi kokan saçlarını sakınan kadının saçlarının kokusunu burnunun direği -sevdadan- sızlarcasına içine çekmek...
başını ellerinin arasına alıp baş parmaklarla dudaklarıyla oynamak, dudakların ellerin teriyle tuzlanması ve kuruması ve bunun ardından o tuzu oradan almak...
kağnı bilgisayarda iş yaparken bilgisayarın yavaşlamasına neden olan etkenleri ortadan kaldırmak ve bilgisayarın hızlanmasının verdiği sevimli odaklanmayı ve keyiflenmeyi masanın yanındaki yataktan izlemek...
dışarıda büyük bir iştahla söylediği makarnayı bitiremememesi ve yarım bıraktığı makarnayı, onun çatalını kullanarak hiç konuşmadan, gözünü tabaktan ayırmadan, velhasıl her lokmanın o dipsiz tadını çıkararak afiyetle yemek...
neşe içinde anlattığı bir olayı, sadece ama sadece gözlerinin içindeki çiçeğe odaklanarak dinlemek...
gibi bir şey olsa gerek.
* * *
neyse, gideyim de bir çorba bardağı türk kahvesi yapayım, tansiyonum 150/110'a çıksın.
* * *
iki gündür yıkanmamış olmasına rağmen mis gibi kokan saçlarını sakınan kadının saçlarının kokusunu burnunun direği -sevdadan- sızlarcasına içine çekmek...
başını ellerinin arasına alıp baş parmaklarla dudaklarıyla oynamak, dudakların ellerin teriyle tuzlanması ve kuruması ve bunun ardından o tuzu oradan almak...
kağnı bilgisayarda iş yaparken bilgisayarın yavaşlamasına neden olan etkenleri ortadan kaldırmak ve bilgisayarın hızlanmasının verdiği sevimli odaklanmayı ve keyiflenmeyi masanın yanındaki yataktan izlemek...
dışarıda büyük bir iştahla söylediği makarnayı bitiremememesi ve yarım bıraktığı makarnayı, onun çatalını kullanarak hiç konuşmadan, gözünü tabaktan ayırmadan, velhasıl her lokmanın o dipsiz tadını çıkararak afiyetle yemek...
neşe içinde anlattığı bir olayı, sadece ama sadece gözlerinin içindeki çiçeğe odaklanarak dinlemek...
gibi bir şey olsa gerek.
* * *
neyse, gideyim de bir çorba bardağı türk kahvesi yapayım, tansiyonum 150/110'a çıksın.
"o mutlu olsun diye
Bir ömür onsuz olmayı kabullenmek bazen
Sevmek o seni sevmiş olsa da
Ağlaya ağlaya sessizce gitmek bazen
Sevmek o mutlu olsun diye..."
(bkz: ayna)
Bir ömür onsuz olmayı kabullenmek bazen
Sevmek o seni sevmiş olsa da
Ağlaya ağlaya sessizce gitmek bazen
Sevmek o mutlu olsun diye..."
(bkz: ayna)
şimdi son otobüsle eve dönerken başımı yağlı börek izi bulunan cama dayadım da aklıma geldi. adeta aşk filmine klip çektim hooverphonic dinleyerek...
* * *
iki gündür yıkanmamış olmasına rağmen mis gibi kokan saçlarını sakınan kadının saçlarının kokusunu burnunun direği -sevdadan- sızlarcasına içine çekmek...
başını ellerinin arasına alıp baş parmaklarla dudaklarıyla oynamak, dudakların ellerin teriyle tuzlanması ve kuruması ve bunun ardından o tuzu oradan almak...
kağnı bilgisayarda iş yaparken bilgisayarın yavaşlamasına neden olan etkenleri ortadan kaldırmak ve bilgisayarın hızlanmasının verdiği sevimli odaklanmayı ve keyiflenmeyi masanın yanındaki yataktan izlemek...
dışarıda büyük bir iştahla söylediği makarnayı bitiremememesi ve yarım bıraktığı makarnayı, onun çatalını kullanarak hiç konuşmadan, gözünü tabaktan ayırmadan, velhasıl her lokmanın o dipsiz tadını çıkararak afiyetle yemek...
neşe içinde anlattığı bir olayı, sadece ama sadece gözlerinin içindeki çiçeğe odaklanarak dinlemek...
gibi bir şey olsa gerek.
* * *
neyse, gideyim bir çorba bardağı dolusu kahve yapayım da gece gece tansiyonum 150/110'a çıksın.
* * *
https://www.youtube.com/w...qPjk&feature=youtu.be
* * *
iki gündür yıkanmamış olmasına rağmen mis gibi kokan saçlarını sakınan kadının saçlarının kokusunu burnunun direği -sevdadan- sızlarcasına içine çekmek...
başını ellerinin arasına alıp baş parmaklarla dudaklarıyla oynamak, dudakların ellerin teriyle tuzlanması ve kuruması ve bunun ardından o tuzu oradan almak...
kağnı bilgisayarda iş yaparken bilgisayarın yavaşlamasına neden olan etkenleri ortadan kaldırmak ve bilgisayarın hızlanmasının verdiği sevimli odaklanmayı ve keyiflenmeyi masanın yanındaki yataktan izlemek...
dışarıda büyük bir iştahla söylediği makarnayı bitiremememesi ve yarım bıraktığı makarnayı, onun çatalını kullanarak hiç konuşmadan, gözünü tabaktan ayırmadan, velhasıl her lokmanın o dipsiz tadını çıkararak afiyetle yemek...
neşe içinde anlattığı bir olayı, sadece ama sadece gözlerinin içindeki çiçeğe odaklanarak dinlemek...
gibi bir şey olsa gerek.
* * *
neyse, gideyim bir çorba bardağı dolusu kahve yapayım da gece gece tansiyonum 150/110'a çıksın.
* * *
https://www.youtube.com/w...qPjk&feature=youtu.be
Birini ne kadar çok seversek hayat bizden onu Okadar çabuk alıyor.
Can Yücel
Can Yücel
Kalabalikk icinde yanliz kalmak bilirmisiniz neden olur. sebebi kimse Anlamadim diyerek sahte gülüşler atıp herkese herseye koşmaktır aslında oyle zorki en unlu oyuncular bile bu rolü beceremezken bu acıyı çekenler Oskar ödülü alacak gibi gizler kendilerini...
Kalabalıklarda yanlız kalmamışım sebebi kalbimize verdiğimiz o insan. onunla yasayıp nefes akanmış oysa görmeden duymadan olmaz deme uzaktan sevmeyi bilirsen hissedersin uyudumu uyandimi kalbim hisseder Nasıl bir acı verir bilirmisin...
iskence eder hayatı her zaman. gitmez canın nasıl yanar olmeyi bile istersin.o kadar ki günah olduğunu bile bile emanet Can'dan vaz geçersin...
Kalabalıklarda yanlız kalmamışım sebebi kalbimize verdiğimiz o insan. onunla yasayıp nefes akanmış oysa görmeden duymadan olmaz deme uzaktan sevmeyi bilirsen hissedersin uyudumu uyandimi kalbim hisseder Nasıl bir acı verir bilirmisin...
iskence eder hayatı her zaman. gitmez canın nasıl yanar olmeyi bile istersin.o kadar ki günah olduğunu bile bile emanet Can'dan vaz geçersin...
Birini sevmeye koyulmak başIı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister. Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister; düşünmeye kalkarsan aşamazsın.
şu sıralar hoşlanmak ile sevmek arasında bir duygu yaşıyorum. güzel birşey çünkü kalbim bazen kıpır kıpır. kötü birşey heleki açılamadıysan duygularını anlatamadıysan.
en tehlikeli zehirli yılandır, bir damlası bile yetecektir. önce zehir kalbe gider, hoşunuza gider. zamanla bu aşk olur. zehir kalpten vucuda yayılır ve beyne gider çok acır içiniz anlatılmaz bir tarif, duygu olur çok acır içiniz. en sonda gözden damla olarak çıkar ve bir ömür boyu sürer. sakın ama sakın bulaşmayın sevmeyin.
sevgi açlığı giderme isteğidir. Dostluğa açsındır karşındakini seversin. Yemeğe açsındır iskenderi seversin. Hayatınız boyunca arada doysanız da genelde aç kalın serseri kalın.
sevmek gitmekse eğer, gitmemek hiç sevmemektir. gelmemişse eğer zaten hiç sevmemiştir.
kafalar kafalar.
kafalar kafalar.
keşke yazılabilseydi, anlatılabilinseydi. hepsini geç yaşanabilseydi.
aklından geçenleri diline, dilinden ona dökemezsin. dökülmez. keşke dökülebilen bir şey olsaydı. insanlar sağır, sevmeye. kulaklar tıkalı, kalp sağır. insan biraz sığır. istediğin kadar bağır çağır. boğaz yutkunup kalır.
kaç tane seni seviyorum takılı kaldı o boğazda. artık geçiş izni yok yeni aşklara. boğacaklar seni kendinde. sen yine kendine can simidi, yine kendine kıyı olmaya çalışacaksın, her zamanki gibi beceremeyeceksin. boğulduğunla kalacaksın. kalınır.
tek başına, bir başına, hiç başına. en fenası hiç kalmak ya bizken. artık ben bile olamazsın. seni çoktan götürmüştür giderken biz yaptığın diğer sen.
yarım, eksik ve eski.
anılarda, rehberde, mekanlarda.
bırakır.
uğramak istemediğin neresi varsa oraya bırakır seni. ne kadar kaçmaya çabalarsan çabala. tutar gözlerinden;
''bak buradaydınız' der. sense tutamazsın her zamanki gibi ne gözlerini ne de yaşlarını.
vurur.
tokat gibi yüzüne, kalp gibi göğsüne.
sevmek herkesin tek başına becerebildiği bir iştir. işin içine o girince değişiyor. bir yerde mutlaka birisi hatalar yapmaya başlıyor. hatalardan bir zincir boynunda ne atabiliyorsun ne de çıkarabiliyorsun.
gel de çık zincirin içinden.
çıkartmaz. orada öylece asılı kalır.
sevmek; bizim bilmediğimiz bir şey.
bilseydik başka olurdu her şey.
aklından geçenleri diline, dilinden ona dökemezsin. dökülmez. keşke dökülebilen bir şey olsaydı. insanlar sağır, sevmeye. kulaklar tıkalı, kalp sağır. insan biraz sığır. istediğin kadar bağır çağır. boğaz yutkunup kalır.
kaç tane seni seviyorum takılı kaldı o boğazda. artık geçiş izni yok yeni aşklara. boğacaklar seni kendinde. sen yine kendine can simidi, yine kendine kıyı olmaya çalışacaksın, her zamanki gibi beceremeyeceksin. boğulduğunla kalacaksın. kalınır.
tek başına, bir başına, hiç başına. en fenası hiç kalmak ya bizken. artık ben bile olamazsın. seni çoktan götürmüştür giderken biz yaptığın diğer sen.
yarım, eksik ve eski.
anılarda, rehberde, mekanlarda.
bırakır.
uğramak istemediğin neresi varsa oraya bırakır seni. ne kadar kaçmaya çabalarsan çabala. tutar gözlerinden;
''bak buradaydınız' der. sense tutamazsın her zamanki gibi ne gözlerini ne de yaşlarını.
vurur.
tokat gibi yüzüne, kalp gibi göğsüne.
sevmek herkesin tek başına becerebildiği bir iştir. işin içine o girince değişiyor. bir yerde mutlaka birisi hatalar yapmaya başlıyor. hatalardan bir zincir boynunda ne atabiliyorsun ne de çıkarabiliyorsun.
gel de çık zincirin içinden.
çıkartmaz. orada öylece asılı kalır.
sevmek; bizim bilmediğimiz bir şey.
bilseydik başka olurdu her şey.
Sevginin rotası ters istikamette ise kaza yapmanız muhtemeldir.
neyi sevdiğinle ve nasıl sevdiğinle ilişkilidir.
başlarda çok güzeldir, koskoca dünyadaki en mutlu insan olursunuz. eğer duygularınızın karşılıklıysa, bu güzellik katlanarak artar. ama tersi durumda insanı tüketir, bitirir, hayattan bezdirir. şu an içinde bulunduğum durum aşağı yukarı ikinci şekilde. ya da onun davranışlarını ben yanlış yorumluyorum ve bu sonuca varıyorum. heh bide böylesi var, öyle davranışlar sergiler ki, olumlu mu olumsuz mu anlayamazsınız. yorumlamak zorunda kalırsınız ve asla emin olamazsınız. şimdi düşündüm de, bu son söylediğim benim şu anki durumuma daha uygun. ama emin olun, ne şekilde olursa olsun insanı çok derinden etkiler*.
Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir.
Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.
Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir.
Yalnız ben biliyorsam bu aşktır.
Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.
(bkz: özdemir asaf)
Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.
Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir.
Yalnız ben biliyorsam bu aşktır.
Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.
(bkz: özdemir asaf)
Bir aşk değildir, yalnız işin özüdür.
Çok sevdim. O kadar çok sevmişim ki.. onun beni seveceği yerleri bile ben sevmişim. Ona kalmamış.
Onun yerine de sevmişim.
Çok sevdim. O kadar çok sevmişim ki.. onun beni seveceği yerleri bile ben sevmişim. Ona kalmamış.
Onun yerine de sevmişim.
Kızarmış yanağa parmağı dokundurmak gibi izi hep gider bence.
gerçek sevgi ise o yanakta ki gamze gibi olursunuz.
gerçek sevgi ise o yanakta ki gamze gibi olursunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar