bugün
- cumhuriyetten rahatsız olan insan18
- trabzonspor16
- kadın şoför8
- bu kedi sevgisi nedir yahu6
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör6
- kadın ayağı öpmek güzeldir4
- engineer2820
- galatasaray yüzyılı3
- yallah arabistan a diyen tip3
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- okula verilen çocuktan netice alamamak4
- kimseye zararı olmayan kişi4
- gadi eizenkot5
- kedi sevmeyen insan2
- izmirli erkek vs trabzonlu erkek2
- binyamin netanyahu12
- nervio abla20
- modern türbanlı kadın vs mini etekli kadın3
- bibi kazandı2
- ya kahhar ya kahhar ya kahhar2
- ben bi gideyim tatlı yapayım2
- ebu cehil karpuzu3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- sınıfta parmak kaldıran kız çocuğudur cumhuriyet2
- yeni evli çift aktiviteleri16
- ayağını emojiyle kapatan insan4
- ismail kartal23
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- salçalı makarna13
- yerde para bulmak9
- güzel bir kadının giydiği çorap5
- yazılımcıların flört edememesi8
- herkese veren biri4
- sözlüğe hareket getirecek şey8
- laşon hara3
- gece uyanıkları4
- tuzlu kahve dizisi4
- motorsiklet6
- mutlu günleri beklemek15
- görükle den moskova'ya yürümek5
- kadınların o güzel ayak tabanları2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması6
- en lezzetli balık12
- madencilerin ankara'ya yürüyüşüne müdahale3
- güney kore34
- mavi4
insanların bu 'sevmek' denilen eylemi fazla abarttığını düşünüyorum. hele sevgiyi kutsal gören bir ezici çoğunluk var ki, aklım almıyor. en sevdiklerine en kötü şekilde davranan insanların yaşadığı toplumda, kim kimi neyle kandırıyorsa.
ben mesela 'doğa'yı sevmem. basbayağı sevmiyorum, tipik bir şehir insanıyım, medeniyet seviyorum. estetik algılarıma hitap ediyorsa seyrediyor ve zevk alıyorum. ancak doğaya, doğal olana, insan eli değmemiş bir alana sırf 'doğal' olduğu için bir hayranlığım falan yok. çevremde ise doğa hayranı olduğunu söyleyen bir ton insan var. dağlık bir alana gidiyoruz, ben oksijen zehirlenmesinden ve yükseklikle aram pek de iyi olmadığından dolayı öyle çok da zevk almıyorum ortamdan. yanımdaki kişiler ölüp bitiyor, aman şöyle güzel böyle şahane diye sözümona kendilerinden geçiyorlar. elbette bunda hiçbir sorun yok. ancak aynı kişiler, o çok sevip hayran oldukları alana çöp atmakta bir tuhaflık görmüyorlar. ortada hiçbir neden yokken böcek ve türevi küçük canlıları öldürüyorlar. e şimdi ne oldu doğa sevgisi? sevdiğin yeri kirletip, hayran olduğun yere ait canlıları öldürünce doğa aşığı mı olunuyor? hayatımda kendimden başka 'ben doğa sevmem' diyebilen bir insanla hiç karşılaşmadım. ancak hayatımda ne yere çöp atmışlığım var, ne de şehrin göbeğinde bile büyük ya da küçük canlıları öldürmüşlüğüm. sevmediğim şeye zarar verme gereği duymuyorum. dahası, zarar vermeye de resmen karşıyım. sen çok seviyorsun ama senin doğaya verdiğin zararı benim sülalemin tamamı bir araya gelse veremez. ne anladım ben şimdi bu işten? sevme, daha iyi.
bu sevme işini kutsamayı acilen bırakmamız gerekiyor. sevmek matah bir şey değildir. kutsal hiç değildir. bir kişi, şey ya da durum karşısında doğru düzgün davranmamız için sevmek gerekmiyor. hatta ne kadar seviyorsak o kişiye/şeye o kadar zarar veriyoruz. dediğimin sağlamasını yapmak için, en sevdiğinizi hissettiğiniz kişilere nasıl davrandığınızı şöyle bir düşünmeniz yeterli olacaktır. bir de bahane geliştirmişiz kendimize 'sevmesem umurumda olmaz, sevdiğimden yapıyorum/kızıyorum' diye. sanki umurumuzda olunca aptal aptal davranmamız şartmış gibi.
hayatta hiçbir şeyin, kişiye en çok sevilen şeyler/kişiler tarafından verilen zararlar kadar zarar vermediği gerçeği ise bir başka başlığın konusudur.
ben mesela 'doğa'yı sevmem. basbayağı sevmiyorum, tipik bir şehir insanıyım, medeniyet seviyorum. estetik algılarıma hitap ediyorsa seyrediyor ve zevk alıyorum. ancak doğaya, doğal olana, insan eli değmemiş bir alana sırf 'doğal' olduğu için bir hayranlığım falan yok. çevremde ise doğa hayranı olduğunu söyleyen bir ton insan var. dağlık bir alana gidiyoruz, ben oksijen zehirlenmesinden ve yükseklikle aram pek de iyi olmadığından dolayı öyle çok da zevk almıyorum ortamdan. yanımdaki kişiler ölüp bitiyor, aman şöyle güzel böyle şahane diye sözümona kendilerinden geçiyorlar. elbette bunda hiçbir sorun yok. ancak aynı kişiler, o çok sevip hayran oldukları alana çöp atmakta bir tuhaflık görmüyorlar. ortada hiçbir neden yokken böcek ve türevi küçük canlıları öldürüyorlar. e şimdi ne oldu doğa sevgisi? sevdiğin yeri kirletip, hayran olduğun yere ait canlıları öldürünce doğa aşığı mı olunuyor? hayatımda kendimden başka 'ben doğa sevmem' diyebilen bir insanla hiç karşılaşmadım. ancak hayatımda ne yere çöp atmışlığım var, ne de şehrin göbeğinde bile büyük ya da küçük canlıları öldürmüşlüğüm. sevmediğim şeye zarar verme gereği duymuyorum. dahası, zarar vermeye de resmen karşıyım. sen çok seviyorsun ama senin doğaya verdiğin zararı benim sülalemin tamamı bir araya gelse veremez. ne anladım ben şimdi bu işten? sevme, daha iyi.
bu sevme işini kutsamayı acilen bırakmamız gerekiyor. sevmek matah bir şey değildir. kutsal hiç değildir. bir kişi, şey ya da durum karşısında doğru düzgün davranmamız için sevmek gerekmiyor. hatta ne kadar seviyorsak o kişiye/şeye o kadar zarar veriyoruz. dediğimin sağlamasını yapmak için, en sevdiğinizi hissettiğiniz kişilere nasıl davrandığınızı şöyle bir düşünmeniz yeterli olacaktır. bir de bahane geliştirmişiz kendimize 'sevmesem umurumda olmaz, sevdiğimden yapıyorum/kızıyorum' diye. sanki umurumuzda olunca aptal aptal davranmamız şartmış gibi.
hayatta hiçbir şeyin, kişiye en çok sevilen şeyler/kişiler tarafından verilen zararlar kadar zarar vermediği gerçeği ise bir başka başlığın konusudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar