bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz36
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri32
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı32
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması12
- islamda namaz yoktur10
- sözlükte kadın nüfusunun artması5
- portakallı revani6
- hakaret etmek3
- motorin5
- opel4
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- kızlar bakar mısınız4
- kombinlerin efendisi5
- benkimki9
- 0 0 719
- eymen el zevahiri3
- covid 193
- anın fotoğrafı8
- humus4
- ev yapımı cezerye2
- güne bir şarkı bırak6
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- enayimiknatisii22
- 19482
- gocu29
- sinirlenince yaptığınız şeyler9
- araplar israil de aşağılanmışlığı görüyor2
- sözlüğün en yakışıklı erkek listesi6
- 150 200 bin liralık kombinle gezmek3
- yaşar dinleyen erkek8
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- insan olmaya ceyrek kala12
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- türkiye8
- royall stars2
- avm gezme kültürü7
- gocu kaç yaşında7
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- seküler değerlerden ölesiye korkan seyyid kutub3
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- psikolojik danışmanlık ve rehberlik3
- kırmızı tuborg2
- hamas2
- boyumun 2 cm kısalması22
- kahvaltı9
- seyyid kutub4
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak5
insanların bu 'sevmek' denilen eylemi fazla abarttığını düşünüyorum. hele sevgiyi kutsal gören bir ezici çoğunluk var ki, aklım almıyor. en sevdiklerine en kötü şekilde davranan insanların yaşadığı toplumda, kim kimi neyle kandırıyorsa.
ben mesela 'doğa'yı sevmem. basbayağı sevmiyorum, tipik bir şehir insanıyım, medeniyet seviyorum. estetik algılarıma hitap ediyorsa seyrediyor ve zevk alıyorum. ancak doğaya, doğal olana, insan eli değmemiş bir alana sırf 'doğal' olduğu için bir hayranlığım falan yok. çevremde ise doğa hayranı olduğunu söyleyen bir ton insan var. dağlık bir alana gidiyoruz, ben oksijen zehirlenmesinden ve yükseklikle aram pek de iyi olmadığından dolayı öyle çok da zevk almıyorum ortamdan. yanımdaki kişiler ölüp bitiyor, aman şöyle güzel böyle şahane diye sözümona kendilerinden geçiyorlar. elbette bunda hiçbir sorun yok. ancak aynı kişiler, o çok sevip hayran oldukları alana çöp atmakta bir tuhaflık görmüyorlar. ortada hiçbir neden yokken böcek ve türevi küçük canlıları öldürüyorlar. e şimdi ne oldu doğa sevgisi? sevdiğin yeri kirletip, hayran olduğun yere ait canlıları öldürünce doğa aşığı mı olunuyor? hayatımda kendimden başka 'ben doğa sevmem' diyebilen bir insanla hiç karşılaşmadım. ancak hayatımda ne yere çöp atmışlığım var, ne de şehrin göbeğinde bile büyük ya da küçük canlıları öldürmüşlüğüm. sevmediğim şeye zarar verme gereği duymuyorum. dahası, zarar vermeye de resmen karşıyım. sen çok seviyorsun ama senin doğaya verdiğin zararı benim sülalemin tamamı bir araya gelse veremez. ne anladım ben şimdi bu işten? sevme, daha iyi.
bu sevme işini kutsamayı acilen bırakmamız gerekiyor. sevmek matah bir şey değildir. kutsal hiç değildir. bir kişi, şey ya da durum karşısında doğru düzgün davranmamız için sevmek gerekmiyor. hatta ne kadar seviyorsak o kişiye/şeye o kadar zarar veriyoruz. dediğimin sağlamasını yapmak için, en sevdiğinizi hissettiğiniz kişilere nasıl davrandığınızı şöyle bir düşünmeniz yeterli olacaktır. bir de bahane geliştirmişiz kendimize 'sevmesem umurumda olmaz, sevdiğimden yapıyorum/kızıyorum' diye. sanki umurumuzda olunca aptal aptal davranmamız şartmış gibi.
hayatta hiçbir şeyin, kişiye en çok sevilen şeyler/kişiler tarafından verilen zararlar kadar zarar vermediği gerçeği ise bir başka başlığın konusudur.
ben mesela 'doğa'yı sevmem. basbayağı sevmiyorum, tipik bir şehir insanıyım, medeniyet seviyorum. estetik algılarıma hitap ediyorsa seyrediyor ve zevk alıyorum. ancak doğaya, doğal olana, insan eli değmemiş bir alana sırf 'doğal' olduğu için bir hayranlığım falan yok. çevremde ise doğa hayranı olduğunu söyleyen bir ton insan var. dağlık bir alana gidiyoruz, ben oksijen zehirlenmesinden ve yükseklikle aram pek de iyi olmadığından dolayı öyle çok da zevk almıyorum ortamdan. yanımdaki kişiler ölüp bitiyor, aman şöyle güzel böyle şahane diye sözümona kendilerinden geçiyorlar. elbette bunda hiçbir sorun yok. ancak aynı kişiler, o çok sevip hayran oldukları alana çöp atmakta bir tuhaflık görmüyorlar. ortada hiçbir neden yokken böcek ve türevi küçük canlıları öldürüyorlar. e şimdi ne oldu doğa sevgisi? sevdiğin yeri kirletip, hayran olduğun yere ait canlıları öldürünce doğa aşığı mı olunuyor? hayatımda kendimden başka 'ben doğa sevmem' diyebilen bir insanla hiç karşılaşmadım. ancak hayatımda ne yere çöp atmışlığım var, ne de şehrin göbeğinde bile büyük ya da küçük canlıları öldürmüşlüğüm. sevmediğim şeye zarar verme gereği duymuyorum. dahası, zarar vermeye de resmen karşıyım. sen çok seviyorsun ama senin doğaya verdiğin zararı benim sülalemin tamamı bir araya gelse veremez. ne anladım ben şimdi bu işten? sevme, daha iyi.
bu sevme işini kutsamayı acilen bırakmamız gerekiyor. sevmek matah bir şey değildir. kutsal hiç değildir. bir kişi, şey ya da durum karşısında doğru düzgün davranmamız için sevmek gerekmiyor. hatta ne kadar seviyorsak o kişiye/şeye o kadar zarar veriyoruz. dediğimin sağlamasını yapmak için, en sevdiğinizi hissettiğiniz kişilere nasıl davrandığınızı şöyle bir düşünmeniz yeterli olacaktır. bir de bahane geliştirmişiz kendimize 'sevmesem umurumda olmaz, sevdiğimden yapıyorum/kızıyorum' diye. sanki umurumuzda olunca aptal aptal davranmamız şartmış gibi.
hayatta hiçbir şeyin, kişiye en çok sevilen şeyler/kişiler tarafından verilen zararlar kadar zarar vermediği gerçeği ise bir başka başlığın konusudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar