bugün
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı9
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları33
- ekrem imamoğlu4
- dünya fenerbahçeliler günü3
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- regl dönemi dengesizlikleri4
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak4
- masaj bekleyen yazarlar3
- bir kadının en güzel bölgesi11
- iphone 17 pro max2
- eksileyen yazar ezikliği2
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- tadıldığına pişman eden şeyler2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi4
- her gün poğaça simit yemek2
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- telefon dolandırıcıları2
- pazar günü mesai yapmak3
- deve besleyip sidiğini satmak2
- michael olise3
- dişlerini fırçalamayan kadınla öpüşmek2
- vantilatörü kendine çevirmek10
- dünyanın en güzel tatlısı11
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- ingiltere8
- fransa7
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- elektrikli bisiklet terörü2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- türklerin ileri olduğu konular21
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- evde kalmış sözlük kızı2
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- mohamed salah ghaly3
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- inan akgün alp2
- futbol3
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- dinsize inanır mısın17
- kalp kırmak2
- günün şiiri8
hayatın anlamıdır. çiçeklerde böceklerde her yerde bulabileceğimiz nacizane atmosferdir içinde gezdiğimiz.
bir parmak bal,
belki bir kedinin gözlerinin içine bakmaktır.
yemyeşil ovalardır sevgi. çimlerde koşmaktır eğlenmektir gülmektir.
Sevmektir karşıdakini aynı, karşılıksız. karşıdakinin sevildiğini bilmekten mutlu olmaktır sevgi.
bir parmak bal,
belki bir kedinin gözlerinin içine bakmaktır.
yemyeşil ovalardır sevgi. çimlerde koşmaktır eğlenmektir gülmektir.
Sevmektir karşıdakini aynı, karşılıksız. karşıdakinin sevildiğini bilmekten mutlu olmaktır sevgi.
"sevgi, merhametin adı olmalı!" üşüyen sevgilinin omuzlarına çıkarıp konulan ceket sevgidir öyleyse.
"sevgi, aynı lisanı konuşmanın adı olmalı!." gürültü içinde birbirini duymakta zorlansan bile sadece onun kelimelerini seçip çıkarmak, anlamlı cümleler kurmaktır. öyle mi?
"sevgi,diz dize oturup birbirinin gözlerinin içine bakmak olmalı!" demek ki konuşmak sevgiden değil, susmakta bir parçası.
"sevgi, yanyana durup aynı hedefe bakmak olmalı!" amaçların farklı yönlerde olması sorun değil o zaman, önemli olan onları birleştirmek, ufukta nokta haline getirmek.
"sevgi, birbirini gerçek ve mecaz anlamlarda sarsmamak olmalı!"
"sevgi, aynı lisanı konuşmanın adı olmalı!." gürültü içinde birbirini duymakta zorlansan bile sadece onun kelimelerini seçip çıkarmak, anlamlı cümleler kurmaktır. öyle mi?
"sevgi,diz dize oturup birbirinin gözlerinin içine bakmak olmalı!" demek ki konuşmak sevgiden değil, susmakta bir parçası.
"sevgi, yanyana durup aynı hedefe bakmak olmalı!" amaçların farklı yönlerde olması sorun değil o zaman, önemli olan onları birleştirmek, ufukta nokta haline getirmek.
"sevgi, birbirini gerçek ve mecaz anlamlarda sarsmamak olmalı!"
insanı en asil duyguların insanı yapan şey.
en yüce duygu.
BU SEVGiDiR
Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir.
Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.
Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir.
Yalnız ben biliyorsam bu aşktır.
Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.
ÖZDEMiR ASAF
Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir.
Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.
Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir.
Yalnız ben biliyorsam bu aşktır.
Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.
ÖZDEMiR ASAF
SEVGi Türkiye'de en çok kullanılan 138. isim (... 136. tolga, 137. betül, 138. sevgi, 139. zehra, 140. sema, ...). Ülkemizde yaklaşık her 669 kişiden birinin adı SEVGi ve ismin yaygınlık oranı binde 1.49.
SEVGi adının yaygınlık oranının Türkiye'nin resmi nüfus sayımı sonuçları ve günlük ortalama nüfus artış hızına orantılarsak ülkemizde 13-02-2009 21:19 itibariyle yaklaşık 107,166 kişinin isminin SEVGi olduğu ve SEVGi isimli kişi sayısının her yıl ortalama 1771 kişi arttığı tahmini yapılabilir.
SEVGi isminin Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranını hesaplarken bu isme elimizdeki Amerikan veritabanındaki 702,203 kişi arasında hiç rastlayamadık. Bu nedenle ismin Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranın bir milyonda 1.4'ten dahi az olduğunu ve Amerikada toplam 400'den az sayıda SEVGi yaşadığını tahmin ediyoruz.
SEVGi Türkiye'nin en yaygın 138. ismiyken, Amerika Birleşik Devletinde en yaygın 138. ad ise Ruth ismi. SEVGi adının yakın kullanım oranına sahip diğer Amerikalı isim kardeşleri arasında 136. Gerard 137. Jerome 138. Ruth 139. Randall 140. Bradley isimleri de sayılabilir.
http://www.ismiDidikle.com'dan alınmıştır.
SEVGi adının yaygınlık oranının Türkiye'nin resmi nüfus sayımı sonuçları ve günlük ortalama nüfus artış hızına orantılarsak ülkemizde 13-02-2009 21:19 itibariyle yaklaşık 107,166 kişinin isminin SEVGi olduğu ve SEVGi isimli kişi sayısının her yıl ortalama 1771 kişi arttığı tahmini yapılabilir.
SEVGi isminin Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranını hesaplarken bu isme elimizdeki Amerikan veritabanındaki 702,203 kişi arasında hiç rastlayamadık. Bu nedenle ismin Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranın bir milyonda 1.4'ten dahi az olduğunu ve Amerikada toplam 400'den az sayıda SEVGi yaşadığını tahmin ediyoruz.
SEVGi Türkiye'nin en yaygın 138. ismiyken, Amerika Birleşik Devletinde en yaygın 138. ad ise Ruth ismi. SEVGi adının yakın kullanım oranına sahip diğer Amerikalı isim kardeşleri arasında 136. Gerard 137. Jerome 138. Ruth 139. Randall 140. Bradley isimleri de sayılabilir.
http://www.ismiDidikle.com'dan alınmıştır.
iki bedende tek ruh; bir kabukta çifte badem olmaktır.
aşk kadar talep görmeyen his *
Sevgiden bahsediyoruz
Ama iki çeşit sevgi vardır.
insanı sevmek
ve insanlığı sevmek...
Biri olmadan
diğerinin değeri yoktur.
Birincisi özel ve sıcaktır...
Diğeri bizim dünya ile olan
bağlantımızdır.
Bütün o eserler
sevgiyle yaratılmışlardır...
Sevgi üretilmelidir...
Yok edilmemelidir...
Biraz sevgi ve cesaretle
insanoğlu herşeyi başarabilir.
ilhan irem
Ama iki çeşit sevgi vardır.
insanı sevmek
ve insanlığı sevmek...
Biri olmadan
diğerinin değeri yoktur.
Birincisi özel ve sıcaktır...
Diğeri bizim dünya ile olan
bağlantımızdır.
Bütün o eserler
sevgiyle yaratılmışlardır...
Sevgi üretilmelidir...
Yok edilmemelidir...
Biraz sevgi ve cesaretle
insanoğlu herşeyi başarabilir.
ilhan irem
gerçek manasıyla Allaha karşı olan ; fakat biz insanların kullara olan muhabbete mahlas ettiğimiz , mecazi olanı aslıyla karıştırdığımız yüce duygudur.aşkın bir yaşama yayılmış halidir.
eksikliği kayıtsızlığı getirir. nefretten daha çok acıtır sevginin eksikliği...
nesnel tanım: insanı bir şeye ya da bir kimseye karşı bağlılık ve yakın ilgi göstermeye yönelten duygudur.
öznel tanım: insana mutluluğun kapılarını aralatan özel bir duygudur...
öznel tanım: insana mutluluğun kapılarını aralatan özel bir duygudur...
dünyanın en güçlü ve kuvvetli duygusu,aşktanda öte.
karşılık beklemez, tükenmez.
tarifi bilmeyenler için çok zor,bilenler için gereksiz.
sevgi;
üşümüşsündür deyip bir hırka getirmektir
sevgi;
susadın mı deyip su getirmektir
sevgi;
ağladığında parmaklarınla gözyaşlarını silmektir
sevgi;
yaslanacak omuz olmaktır
sevgi;
kanatlarınla sarmaktır.
karşılık beklemez, tükenmez.
tarifi bilmeyenler için çok zor,bilenler için gereksiz.
sevgi;
üşümüşsündür deyip bir hırka getirmektir
sevgi;
susadın mı deyip su getirmektir
sevgi;
ağladığında parmaklarınla gözyaşlarını silmektir
sevgi;
yaslanacak omuz olmaktır
sevgi;
kanatlarınla sarmaktır.
karşılık beklemeyen , sınır tanımayan duygu. annenin yüzü asıldığında dünyayı unutmaktır. kardeşinin elinde yara görünce içinin sızlamasıdır. özleyipte göremediğinde kıyafetlerine sarılıp kokusunu içine çekmektir. insanın hayata farklı bakmasıdır. boşa yaşamamak için elzemdir çünkü insan sevilmeden giderse bu dünyadan boşuna yaşar ve ancak yürekten seven gerçekten sevilmenin farkına varır.
az önce babamın sesi geldi odasından, öksürüyordu. kalktım su vermek için yanına gittim.
hafiften dokundum "baba, uyan bak su getirdim sana"
uyandı, doğruldu, bardağı aldı ve sordu; "annen nerde kızım?"
sevgi bu galiba..
hafiften dokundum "baba, uyan bak su getirdim sana"
uyandı, doğruldu, bardağı aldı ve sordu; "annen nerde kızım?"
sevgi bu galiba..
ilkay akkaya'nin anlamli ezgisidir. sozler:
sevgi guzellik ister
güzellik emek ister
güzellikten de degil gülüm,
yurekte ates ister
bir cocuk dudağiyla
yanakta bir sıcaklık
yalnız guzellik değil
sevgi özgürlük ister
aşklarin en soylusu
birken birçok olandır
sevginin en güzeli
paylasılan emektir
çikarsiz ve sınırsız
paylaşılan yürektir
sevgi guzellik ister
güzellik emek ister
güzellikten de degil gülüm,
yurekte ates ister
bir cocuk dudağiyla
yanakta bir sıcaklık
yalnız guzellik değil
sevgi özgürlük ister
aşklarin en soylusu
birken birçok olandır
sevginin en güzeli
paylasılan emektir
çikarsiz ve sınırsız
paylaşılan yürektir
üzerimde etki etmeye calisiyordu bir tokat gibi ya da tehdit edici, sindirici birşeydi iste, cok güçlüydü asosyalliginin yanında (böyle diyorum cünkü sosyal olmanın güclü olmaktan kaynaklandıgını düsünüyordum o zamanlar). kusursuz olmaya calisirken bunlari yasayan ben, kendimi suclu hissediyordum sanki suclanmamı gerektirecek bir şey yapmısım gibi, bagıslanmayı bekliyordum.bastan asagı sucluydum sanki.Sonrasında onun bu neye ugradıgımı sasırdıgım davranıslarını ve onu icime sindirmeye calıstıgım sessiz bir dönem gecirdim. Her seyi düşünüyordum.neden sevmek istedigimi, beni neyin çektigini,kim oldugunu neler düşledigini ve istedigini diye.onu içime sindirme evresiydi bu. yasadigim onun taktigiydi aslında, yani beni elde etme taktigi.sertligini ve en kötü yanını göstermisti ki 'kimse yasadıgı sertligi ve sonunda gelisen ezilmişligi yok sayamaz' tıpkı bende oldugu gibi.bu sessiz kaldıgım zamanda onu yüceleştiriyor ve sevilesi biri oldugunu tekrarlıyordum kendime.gercekten de öyle akilli, öyle yalın, öyle güzeldiki; yer yüzünde yasayan, tarafımdan sevilebilecek tek karsı cinsti. Evet yüceleşmişti cünkü 'yasanan sertlik yüksek bir yerden geldigi zaman hazmedilebilirdi'.
hazmetmek icin yücelestirmistim. buradaki yüce her zaman adildir ve hakkı temsil eder,söylediklerimdeki asıl gercekleri cat cut vuruyordu yüzüme.unuttugum bene geri dönmem icin sarsıyordu adeta.cünkü beni istiyordu. adalet duygusunun dogustan oldugunu kabul edersek ona(adil olana) sıgınma istegimi anlayabiliriz. onun bende yarattıgı bu 'yüce' duygusu sonunda bende merak uyandırdı...ve baglanma ihtiyacımı karsılamak istedigim icin onu yücelestirdigimin zerre farkında degildim.yarattigi yara sonrasında yüzlerce kez dilenen 'özür' bendeki ona olan bagımlılık etkisini arttırdı.bende yarattıgı sert izleri (yüksek sesli ve asagılayıcı söylemleri) böylece tedavi ediyordu. bi cesit önce dert sonra derman oluyordu.'herkes önce, yarayı olusturanın yapacagı tedaviye muhtactır'(tahir m. Ceylan) ama sadece yaramın iyileştirilmesiyle huzur bulamıyordum,daha fazlası gerekiyordu bana.bu da birdaha yara acılmamasının garantisini almaya calisarak gecti.(yazık ki kopukluk burada basladı tabi ben simdi farkindayim bunun). bundan sonraki asamamiz ise kendisini bana bırakma istegi oldu,benim sevgimi kazanmak ve ona sıgınmak istedigini gösterdi. sanki tek yasama amacı benim sevgimdi.ve o zaman evet buydu yasama amacı.ben de 'sevdim' tam da istedigi gibi... burada onun güven saglaması gerekiyordu ki bu da tam olarak yasanamadı.bir türlü tam olarak güven veremiyordu,bagımlılıgına karsı olan savas sözünü tutamamak gibi bir sorunu vardı.bu konudaki taleplerimi karsılayamıyordu. aslina bakarsak benim isteklerim sanki onun istekleriyle örtüsüyor gibiydi. o da istiyodu benim istedigimi. hep yineliyordu fakat hicbir istek tam olarak yerini bulmuyordu.eger yapılamayacak talep idiyseler bu makul bir dille anlatılamaydı bana. bu arada ben ona davranıslarımla, sectigim tavırlarla tam güven saglamaya calisiyordum.zorlanıyordum onun istedigi türden güveni saglama konusunda, ama en iyisini yapmak benim işim oldugundan becerebiliyordum bunu.eninde sonunda bana inanıyordu.'güven', temelde dogruya sagdıklıktır.güvenilir kisiden beklenen de dogru olan kişiye sadık olmasıdır! bu asamayı tam olarak halledemeden diger bir asamaya gecmeye calışıyorduk ki o da: olusan sorunları acıkca konusabilmekti. çözüme kavusturma istegiydi. o ve ben bunu yaptıkca sıradan hayatın icinde olaganüstü bir kisinin yanında oldugumu hissettiriyor ve yasattırıyordu adeta, dolayısıyla asla onu kaybetmemem gerektigi fikrine kapılıyordum.burada, simdi(bittikten sonra) gördügüm, arkadasına yazmıs oldugu bir mailde söyle diyordu herseyin kusursuz oldugu ilişkinin sıradanlıgından kurtulmak icin kıskanclıklar yaratıyorum diyordu. Ve beni elde etmesine bir adım daha yaklaşıyordu. sıradanlık namına hicbirsey yoktu ilişkimizde nerdeyse, olur gibi oldugu zamansa kesinlikle bir sorun vardı cözümlenmeyi bekleyen. ya bana ait birşeyleri karıstırıp sacma sapan olmamıslıklara kafayı takıyor ya durup dururken yalandan bi bahane uydurup gündüzden içmeye başlıyor ya da benim zorunlu arkadaslarımın sıradanlıklarından ve kimi zamanlardaki sıglımdan dem vuruyordu kimi zamansa sevgimden süphe ediyordu. bu arada beni derinlemesine seviyordu. zaten herseyimle sevmek istedigini sık sık dile getirmişti daha ilişkinin baslarında ki öyle yapıyordu.şapşallıklarımı kendime gıcık oldugum, sevmedigim yanlarımı bile sevmeye calışıyordu ve basarıyordu. herseyimle sevildigim bu kişi beni tamamen ele gecirmişti anlıycanız.bu asamadan sonra onu içimden cıkarmam imkansızdı. ama artık bunun taktiksel oldugunu biliyorum. biliyorum o bunu taktiksel olarak yapmaya calışmadı ama bir insanı elde etmenin tarifine tıpa tıp uyuyordu yasadıklarımız. yasananların sonuncusundan bir önceki evre ise bana karsı duydugu sevgi artık benliginden cıkmıştı benimde aynı şekilde. sevgimiz; sevilenin kontrolüne girdi yani. birbirimizi elde tutmak birbirimize duydugumuz kusursuz sevgi olacaktı ki bu asamada elde tutmak - elde tutulmakla oluşacaktı ki olanlar oldu...tepetaklak...aradaki asamaları basarı elde edemedigimiz icin bitti ve bitmesine farkli bahaneler bulduk. sonrasında bir kez daha yaraladı ama artık bu yara onun altından kalkamayacagı türdendi ve artik sevgi de yoktu.bitti.
not:aylak bilgi köse yazarı Tahir m. ceylanın 'insan elde etmek' adli makalesi duygularima ve yasadıklarıma tercüman olmustur.bu yüzden yazdıgım bu yazıda onun söyediklerine sık sık yer verdim.
hazmetmek icin yücelestirmistim. buradaki yüce her zaman adildir ve hakkı temsil eder,söylediklerimdeki asıl gercekleri cat cut vuruyordu yüzüme.unuttugum bene geri dönmem icin sarsıyordu adeta.cünkü beni istiyordu. adalet duygusunun dogustan oldugunu kabul edersek ona(adil olana) sıgınma istegimi anlayabiliriz. onun bende yarattıgı bu 'yüce' duygusu sonunda bende merak uyandırdı...ve baglanma ihtiyacımı karsılamak istedigim icin onu yücelestirdigimin zerre farkında degildim.yarattigi yara sonrasında yüzlerce kez dilenen 'özür' bendeki ona olan bagımlılık etkisini arttırdı.bende yarattıgı sert izleri (yüksek sesli ve asagılayıcı söylemleri) böylece tedavi ediyordu. bi cesit önce dert sonra derman oluyordu.'herkes önce, yarayı olusturanın yapacagı tedaviye muhtactır'(tahir m. Ceylan) ama sadece yaramın iyileştirilmesiyle huzur bulamıyordum,daha fazlası gerekiyordu bana.bu da birdaha yara acılmamasının garantisini almaya calisarak gecti.(yazık ki kopukluk burada basladı tabi ben simdi farkindayim bunun). bundan sonraki asamamiz ise kendisini bana bırakma istegi oldu,benim sevgimi kazanmak ve ona sıgınmak istedigini gösterdi. sanki tek yasama amacı benim sevgimdi.ve o zaman evet buydu yasama amacı.ben de 'sevdim' tam da istedigi gibi... burada onun güven saglaması gerekiyordu ki bu da tam olarak yasanamadı.bir türlü tam olarak güven veremiyordu,bagımlılıgına karsı olan savas sözünü tutamamak gibi bir sorunu vardı.bu konudaki taleplerimi karsılayamıyordu. aslina bakarsak benim isteklerim sanki onun istekleriyle örtüsüyor gibiydi. o da istiyodu benim istedigimi. hep yineliyordu fakat hicbir istek tam olarak yerini bulmuyordu.eger yapılamayacak talep idiyseler bu makul bir dille anlatılamaydı bana. bu arada ben ona davranıslarımla, sectigim tavırlarla tam güven saglamaya calisiyordum.zorlanıyordum onun istedigi türden güveni saglama konusunda, ama en iyisini yapmak benim işim oldugundan becerebiliyordum bunu.eninde sonunda bana inanıyordu.'güven', temelde dogruya sagdıklıktır.güvenilir kisiden beklenen de dogru olan kişiye sadık olmasıdır! bu asamayı tam olarak halledemeden diger bir asamaya gecmeye calışıyorduk ki o da: olusan sorunları acıkca konusabilmekti. çözüme kavusturma istegiydi. o ve ben bunu yaptıkca sıradan hayatın icinde olaganüstü bir kisinin yanında oldugumu hissettiriyor ve yasattırıyordu adeta, dolayısıyla asla onu kaybetmemem gerektigi fikrine kapılıyordum.burada, simdi(bittikten sonra) gördügüm, arkadasına yazmıs oldugu bir mailde söyle diyordu herseyin kusursuz oldugu ilişkinin sıradanlıgından kurtulmak icin kıskanclıklar yaratıyorum diyordu. Ve beni elde etmesine bir adım daha yaklaşıyordu. sıradanlık namına hicbirsey yoktu ilişkimizde nerdeyse, olur gibi oldugu zamansa kesinlikle bir sorun vardı cözümlenmeyi bekleyen. ya bana ait birşeyleri karıstırıp sacma sapan olmamıslıklara kafayı takıyor ya durup dururken yalandan bi bahane uydurup gündüzden içmeye başlıyor ya da benim zorunlu arkadaslarımın sıradanlıklarından ve kimi zamanlardaki sıglımdan dem vuruyordu kimi zamansa sevgimden süphe ediyordu. bu arada beni derinlemesine seviyordu. zaten herseyimle sevmek istedigini sık sık dile getirmişti daha ilişkinin baslarında ki öyle yapıyordu.şapşallıklarımı kendime gıcık oldugum, sevmedigim yanlarımı bile sevmeye calışıyordu ve basarıyordu. herseyimle sevildigim bu kişi beni tamamen ele gecirmişti anlıycanız.bu asamadan sonra onu içimden cıkarmam imkansızdı. ama artık bunun taktiksel oldugunu biliyorum. biliyorum o bunu taktiksel olarak yapmaya calışmadı ama bir insanı elde etmenin tarifine tıpa tıp uyuyordu yasadıklarımız. yasananların sonuncusundan bir önceki evre ise bana karsı duydugu sevgi artık benliginden cıkmıştı benimde aynı şekilde. sevgimiz; sevilenin kontrolüne girdi yani. birbirimizi elde tutmak birbirimize duydugumuz kusursuz sevgi olacaktı ki bu asamada elde tutmak - elde tutulmakla oluşacaktı ki olanlar oldu...tepetaklak...aradaki asamaları basarı elde edemedigimiz icin bitti ve bitmesine farkli bahaneler bulduk. sonrasında bir kez daha yaraladı ama artık bu yara onun altından kalkamayacagı türdendi ve artik sevgi de yoktu.bitti.
not:aylak bilgi köse yazarı Tahir m. ceylanın 'insan elde etmek' adli makalesi duygularima ve yasadıklarıma tercüman olmustur.bu yüzden yazdıgım bu yazıda onun söyediklerine sık sık yer verdim.
sevgi; Karnin her zaman tokken, sirtin pekken, gönlün hosken dahi en büyük acligin, fazla bulunca degerini ilemeyip, simardigin, yavas yavas öldürüp de yokettigin, sactigindır.
bazen de bir babanın engelli oğlu ile triatlon koşmasıdır. azimdir.. zordur.
http://www.godtube.com/vi...wkey=8cf08faca5dd9ea45513
http://www.godtube.com/vi...wkey=8cf08faca5dd9ea45513
herseyden once istenen fakat niyeyse ücüncü ligde top kosarken sakatlanmıs bir futbolcudur.
Bitmek nedir bilmeyen yaşamak için hava kadar gerekli olan acayip duygu.
güzel kelime.
karşında ki insana değer vermektir sevgi, özlemektir, merak etmektir, düşünmektir, gece uykuların kaçıyorsa, gece uykundan bir an uyandığında aklında o insan varsa, gündüz olup uyanır uyanmaz gözlerini açtığında aklında o varsa, yolda giderken gördüğün biri ona benziyorsa, dinlediğin her şarkıda onunla ilgili bir şey buluyorsan, görüştüğün zaman mutluluktan uçuyorsan, seni terslediği zaman yaşamak zor geliyorsa, mesajlarına, aramalarına cevap vermediği zaman nefes almakda zorlanıyorsan, içtiğin nargilede, sigarada her nefeste aklından o geçiyorsa....
sevgi bunları karşıdakine hissettirmeden yapmaktır, hissettiği zaman ya "aşk" olur ya da senden kaçıp gider. bilemezsin tepkisini, o yüzden ya mantığınla ya da kalbinle hareket edersin, bunları belli edip etmemek sana kalır...
sevgi beklemek değildir, sevgi sadece karşılığı beklenmeden verilmesi gerekendir.
sevgi bunları karşıdakine hissettirmeden yapmaktır, hissettiği zaman ya "aşk" olur ya da senden kaçıp gider. bilemezsin tepkisini, o yüzden ya mantığınla ya da kalbinle hareket edersin, bunları belli edip etmemek sana kalır...
sevgi beklemek değildir, sevgi sadece karşılığı beklenmeden verilmesi gerekendir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar