bugün

/34
paylasıldıgında haz aksi halinde ise acı veren duygu.
insan çiçeğe de aşık olabilir böceğe de derlerdi hep. nasıl uyuz olurdum. biz dünyanın en bencil oluşumları, aşkımızı çiçeğe böceğe sığdıracağız ha. ilginç, sen oyna ben yokum. olsa olsa adı sevgi konulmuş saran sarmalayan, japon şemsiyesidir o. potansiyel bir sevgi yüküyle mi doğuyoruz, sonradan mı sinip hücrelerimize karısıyor, var da biz sunacağımız insanı mı seçiyoruz çözemedim. üzerinde de pek düşünmedim. sevgi fiziksel bir şey ama bu belli. ama nasıl sığıyor yumruk kadar kalbe? çaresizdir sevgi, ispatlanması kolay sanılan ama hep bir köşeye atıverilen ertelenen. türlü oyunlarla sevmiyormuş gibi görünmeyi marifet sananlara tokat atasım geliyor. kabul ediyorum şiddette karşıyım ama bu arada sırada dellenmeme engel değil. aşk küçük bir şey, yaz yağmuru gibi veya değil farketmez, konumuz da o değil. sevginin boşluğu veya yokluğu acıktırır insanı, miden değil kalbin kazınır sadece, organlar değişir o kadar ama açlık açlıktır. bu açlık deli de edebilir adamı veya hissedemediklerini eserlerine döken bir sanatçı. fütursuz oldu belki de bu ama sevgi yücedir.
aşktan daha sadık olduğu kesin olan, iki kalbin birbirine kelepçelenmesi durumudur. tabii sevgi kolay oluşmaz ve her duygu gibi yaralara kapısı açıktır. önemli olan birinin avuçlarına kalbinizi, sevginizi verdiğinizde, onu koruyabilmesi, savaşması ve kalbinizi yarınlara güvenle taşıyabilmesidir.
annelerimizin yemeklerine kattığı baharat. tarifin aynısı bile yapsanız hiçbir yemek anneleri yaptığı gibi olmaz, bunun da nedeni annelerin yemek içine kattığı bir tutam sevgi.
anlaşmak değildir nedensizde sevilir.. *
güven denilen duvarla birlikte mutluluk hormanları hissetmenize neden olan dünyadaki en değerli vitamin.
şarkıların yeniden anlamlı gelmeye başlaması.
gitmek isteyip, gidemedigin, bagırmak hatta agız dolusu kufur etmek isteyip de edemedigin, hasbelkader kızıp bagırdıgında ondan fazla uzulup icinden agladıgın, seni cok acıtan birine karsı besledigin, kendinin ihtiyacı oldugundan fazlasını ona verdigin, en buyuk gostergesinin fedakarlık oldugu his.
herkesin yasadığı his.
ask ile bir arada yasayamayan duygu.
soyut olduğuna inanmadığım. somut bir şeylere verdiğimiz isimdir bence sevgi.
paylaşılan somut bir şeylere verdiğimiz isimdir hatta. birini sevdiğiniz için, onu kurtarmak için, ondan ayrılmak sevgi değildir bence. onu ateşten kurtarmak için ateşe atlamak sevgi değildir. başka bir şeydir, fedakarlıktır, adı her neyse odur ama sevgi değildir.
sevgi o ateşi birlikte, isteyerek paylaşmaktır.
her neyi olursa olsun, sevgi paylaşmaktır.
islamiyetin birçok özlerinden biri. Bunu mesela namaz kılarken duyarsınız. Çünkü Allah'ı sevmeden namaz kılamazsınız. Allah'ı seven ise dünyadaki herşeyi sevmeye gönlünü açmış demektir. Çünkü bütün herşey ondan varolmuştur ve onu göstermektedir.
insanoğlu denilen orospu cocuklarına hiçmi hiç yakışmayan kavram.

huzur arama çabaları deseniz anlarım. egoyu tatmin etmek için karşı tarafa bir takım kontrollü veya otonom davranışlarda bulunmak deseniz onu da anlarım. nereden çıktıgı bilinmeyen insancıl duyguların degerlendirilme şekli derseniz onu da anlarım.

ama asla düşünüldüğü gibi değildir sevgi. bir yerde çıkar yoksa insan oğlu orada olmaz da oradan biliyorum.
hisset.
gözlerimdeki ışığı
gözlerimin ötesinde

sevgi bu ya.
adi gercekten "sevgi" ise talihsiz bir nick secmis yazar.

hosgelmis.
beşinci nesil yazar.
sevgi nedir?

bir sorunda çekip gitmek mi, yoksa onu çözmek için el uzatabilmek mi?
ancak guclu insanlar sevebilir, zayiflar sevdiklerinde ya kole olurlar ya da sevdiklerini kendilerine kole yaparlar. halbuki sevgi oyle bir cicektir ki kafesi kendine yer kabul etmez. bu yuzden sevgi zamandan ve mekandan bagimsizdir. zamanin ve mekanin kanunlari onu etkilemez. aksine sevgi zaman ve mekani etkiler.
insanı hayata bağlayan olgudur.
insan neyle yaşar? sorusuna verilecek cevaptır. gerçekten de bu cevap...
karşısındakini dört dörtlük görmeyip, kusurlarıyla sevmektir.
"sevgi:iki hece.
sevgi, sevmek kelimesinden türetilen bütün öteki kelimelerin en güzeli.
derin uykylara dalmadan önceki ilk soru: sevgilerinizi en son ne zaman hatırlamıştınız ve ve sevgiyi hak edenleri ne zaman?!..
bir soru daha: sevgileriniz yalan mıydı yoksa?!..
ve son soau: çorak vadilere yönelmişse sevgilerimiz, çevremizi kandırmıyorsa sulara, içimizden akan nil olsa ne?!..."
ayine(iskender pala).
halil cibaranın tanımlamasıyla.
SEVGi ÜSTÜNE

Sarp ve kayalıklıdır sevginin yolları,
Ama içinize ateş düştü mü izlemekten geri durmayın,
Gerçi sözleri düşlerinizi darmadağın edebilir.
Ama sizinle konuştuğu zaman
yine de ona inanmamazlık etmeyin,
çünkü başınıza tacı oturtacak olan da,
sizi çarmıha gerecek olan da sevgidir.

Tıpkı; püsküllerin mısırı sarışları gibi
sevgi de sizi kendisine sarar.
Soyunmanız ve önünde çıplak kalmanız için sizi zorlar,
Bembeyaz kesinceye dek evirir, çevirir, acı verir canınıza.
Boyun eğdirinceye dek ezer, yoğurur sizi.

Sevgi, tüm bunları başarır,
yeter ki siz kalbinizin sırlarını öğrenin ve
bu yolla hayatın yüreğinden bir parça olun.

Ama diyelim ki, korkulara kapılmışsınız ve
sevgiden salt bir huzur ve zevk bekliyorsunuz.
O zaman bir an önce çıplaklığınızı örtün ve
sevginin zorlu düzeninden uzaklaşıp mevsimleri
olmayan bir dünyaya sığının daha iyidir.

Karşısındakine kendinden başka birşey vermez sevgi,
ve kendinden başka hiçbirşeyi geri almaz.
Çünkü sevgi kendi kendini bütünler
ve kendi kendine yeterlidir, sevginin
kendini mutlu etmekten öte hiçbir arzusu yoktur.

Ama eğer sevgiye kapılmışsanız ve
tutkularınız olsun istiyorsanız, şunları kendinize seçin;

- Tutkunuz, sevginin içinde erimek olsun,

- Tutkunuz, aşırı duygusal davranışların getireceği
acıları tanımak olsun,

- Tutkunuz, kendi sevgi anlayışınızla
kendinizi vurmak olsun,
Varsın istekle ve coşkuyla aksın kanınız.

- Tutkunuz, kanatlanmış bir yürekle
sabaha gözlerinizi açıp, sevgi dolu bir güne
başlayabiliyor oluşa teşekkür etmek olsun,

- Tutkunuz, gün öğleye eriştiğinde oturup
sevginin heyecanını düşümek olsun.

- Tutkunuz, gün akşama erdiğinde evinize
minnet dolu bir yürekle dönebilmek olsun.

Ve yüreğinize gömdüğünüz sevgili için
iyi birşeyler dileyip yatın,
Dudaklarınızda onu yücelten bir şarkı olsun...

Halil Cibran
yüksek dozda prozac. -veletlerin ve kedilerin başını okşadığınızda yamulup yavşayıp sakinleşmelerinden varılan kanı-
en güzel emeklerle kazanılan ve kolay kolay yok olmayan duygu.
© copyright 2005 - 2026