bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- gaylik alametleri8
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- yaşlı kadın yuzırlar10
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- en kibirli yuzır11
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- velvet47
- friedrich hegel la bi cay icek10
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- 50 yıllık yuzır5
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- uludağ sözlük magazin servisi5
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- velvet vs nervio24
- selam sözlük7
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- artık uyuyalım3
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- ruh hastası sapık yazarlar5
- kezonova4
- kezoyu delirtmek5
- doa iade tutarlarının düşürüldüğü iddiası2
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- ormanda giderken gizemli kulübe bulmalı film3
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- habire1239
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
- nervio19
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- yeni parti25
- türklerden nefret etme nedenleri5
- kazanovayı silkmişler3
- sevgilinin giyimine karışmak2
- bir sabah erkek olarak uyanmak4
- merak ediyorsan yaz7
- gulmekicinyaratilmis'in aşık olmadığı erkek3
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- uysaljakoben11
fevkaladenin fevkinde olan eser. film boyunca ulan böylemi acaba diye düşünürken biraz sıkılsanız dahi filmin son 15 dakikasında bütün taşlar yerine oturuyor ve kendinizi akıllı ilan ediyorsunuz. şiddetle ve hiddetle tavsiye edilebilecek bir filmdir efendim saygılar.
will smith'in oynuyor olmasının izlemek için başlı başına bir neden oluşturduğu film.
herhangi bir ödül alamaz ama insanın aklından da kolay kolay çıkmaz bu film.her şeyin son saklanması ile sabırlar iyice zorlanmış. izlemeye değer.
üç maymun'daki çocuğun hayalinin yatağa uzanıp kolunu yavuz bingöl'ün boynuna attığı sahnenin aynısını kullandığı söylenen film.
will smith oynadığı için insanların tolerans gösterip sonuna kadar izlediği filmdir. Bütün mesele son dakikalara saklandığından izlenmesi zordur. ancak sinemaya verdiğiniz paraya acımayacağınız kuvvetle muhtemeldir.
oscar da aday gösterilmemesi sebebi ile şaşırılması gereken kaliteli film.
(bkz: oscar jürisinde organ bağışında bulunan olmaması)
(bkz: oscar jürisinde organ bağışında bulunan olmaması)
bir insan bu kadar mı güzel güler, bir insan bu kadar mı güzel ağlar? ve bir insan bunların ikisini de yaparken bu kadar mı can acıtır?
yazmak istiyorum, yazamıyorum... ama bir şekilde anlatmam da lazım, nasıl olacağını ben de bilmiyorum. tek kelimeyle enfesti. nefes kesiciydi ve nefesinizin kesildiğinin ancak "o" sahnede farkında oluyordunuz.
filmin en başındaki olayları, diyalogları anlamlandıramasanız bile will smith'in mimiklerini, bakışlarındaki o ışığı, dudaklarının kıvrılışını ya da büzülüşünü izlemek dahi yetiyor. ve bunu salt feminen duygularımla söylemiyorum. öyle insancıl ve öyle güzel ki bütün bunlar. erkek ya da kadın; izlerken hayran kalacaksınız. tıpkı filmin geneline hayran kaldığınız gibi.
ayakta alkışlanacak kadar güzel bir film.
bir de; bir melek diliyorum.
yazmak istiyorum, yazamıyorum... ama bir şekilde anlatmam da lazım, nasıl olacağını ben de bilmiyorum. tek kelimeyle enfesti. nefes kesiciydi ve nefesinizin kesildiğinin ancak "o" sahnede farkında oluyordunuz.
filmin en başındaki olayları, diyalogları anlamlandıramasanız bile will smith'in mimiklerini, bakışlarındaki o ışığı, dudaklarının kıvrılışını ya da büzülüşünü izlemek dahi yetiyor. ve bunu salt feminen duygularımla söylemiyorum. öyle insancıl ve öyle güzel ki bütün bunlar. erkek ya da kadın; izlerken hayran kalacaksınız. tıpkı filmin geneline hayran kaldığınız gibi.
ayakta alkışlanacak kadar güzel bir film.
bir de; bir melek diliyorum.
kurgu & işleniş açısından son dönemlerde izlediğim en iyi ikinci film. sinema sezonu olarak bakacak olursak slumdog millionaire pek tabi birinci sırada gelmekte. diğer yandan seven pounds'a bakılacak olursa filmin final sahnesine kadar olayların birbirinden bağımsız geliştiğini gözlemlemek pek zor değil fakat final sahnesinde tüm olayları birbirine bağlamak da sanırım böyle bir senerist & yönetmen dehalığı ile mümkün olur.
balıklardan, Ezra turner'dan, Emily posa'ya ve hatta Dan'ı aradığı "vakit tamam" sahnesine kadar son derece başarılıydı, mutlaka izlenmeli.
diğer yandan torrent olarak izleyip, yorumları okuduktan sonra bende mi bir şey var yoksa bilgisayar'ın azizliğine mi uğradım diye düşünmedim değil. malum ağlamayan insanların bile gözlerinden yaş geldiğine göre sorun bilgisayarda.
iyi olmuş iyi.
balıklardan, Ezra turner'dan, Emily posa'ya ve hatta Dan'ı aradığı "vakit tamam" sahnesine kadar son derece başarılıydı, mutlaka izlenmeli.
diğer yandan torrent olarak izleyip, yorumları okuduktan sonra bende mi bir şey var yoksa bilgisayar'ın azizliğine mi uğradım diye düşünmedim değil. malum ağlamayan insanların bile gözlerinden yaş geldiğine göre sorun bilgisayarda.
iyi olmuş iyi.
uyku sorunu olan insanların kesinlikle seyretmesi gereken film.
anlamadığım yönleri olan, ilk yarısı sıkıcı, ikinci yarısı ağlatan güzel film.
--spoiler--
bu will'in kardeşi şimdi akciğer kanseriymiş ya. ona kim verdi akciğerini? sonradan bu kardeşi, will'in, akciğerlerinden birini başka bir kadına verdiğini söylüyor. e o zaman bu kardeş nasıl yaşıyor? ne oluyor?
will, 7 kişinin ölümüne sebep olmuş. peki bu sonradan yardım ettiği 7 insanı nerden seçiyor, bunların özellikleri neler? kafadan 7 kişi mi bunlar, ne özellikleri var da will bunlara yardım ediyor?
bir de, will'in karısı nerde lan? o da mı öldü o kazada?
--spoiler--
evet sanırım oturma organımla izlemişim filmi. benim suçum değil ilk yarısında filmin uyuyordum*.
--spoiler--
bu will'in kardeşi şimdi akciğer kanseriymiş ya. ona kim verdi akciğerini? sonradan bu kardeşi, will'in, akciğerlerinden birini başka bir kadına verdiğini söylüyor. e o zaman bu kardeş nasıl yaşıyor? ne oluyor?
will, 7 kişinin ölümüne sebep olmuş. peki bu sonradan yardım ettiği 7 insanı nerden seçiyor, bunların özellikleri neler? kafadan 7 kişi mi bunlar, ne özellikleri var da will bunlara yardım ediyor?
bir de, will'in karısı nerde lan? o da mı öldü o kazada?
--spoiler--
evet sanırım oturma organımla izlemişim filmi. benim suçum değil ilk yarısında filmin uyuyordum*.
Will Smith ve Gabriele Muccino'nun çok iyi iş çıkardığı harika film.
ilk başta anlaşılmaz geliyor ama sonunda anlıyorsunuz.
--spoiler--
ince birkaç detay var filmde.
ilki, ki muhtemelen herkes de farketmiştir, eşiyle yolculuğu sırasında tim bireysel hatası sebebiyle kazada ölen 7 kişi için, gerçekten ihtiyacı olan 7 kişi bulup onlara organlarını bağışlamıştır. zaten çok sevdiği eşinden sonra hayatın pek de kıymeti kalmamış ona göre. kardeşi "ben thomas"ın adını ve makamını kullanarak ihtiyaç sahibi 7 kişiyi bulmuştur. bu tespit dikkatsiz arkadaşlar içindi...
ikincisi, emily ile birlikte olduğu gece, dışarı çıkıp, yağmurlu havada hastaneye doğru koştup Doktor Briar'la konuşur; sırf yeniden hayat bulduğu emily ile hayatına devam edebilmek için. yani aslında bir an vazgeçmiş ölmekten. ama şansın %5 olduğunu öğrenince motele döner ve intihar eder.
üçüncüsü, filmin sonuna doğru, emily'i aslında tim'e ait olan kalbinin atışlarını duymak için yıkanırken küvette kulaklarını suya sokuyor.
içimi acıtan diğer motif ise Woody Harrelson'ın oynadığı Ezra Turner karakteridir. filmin başında, tim'in denemek için yaptığı o kadar hakarete rağmen oldukça sakin ve hoş görülü davranması çok etkileyici.
--spoiler--
Son zamanlar çıkan kaliteli filmlerden birisi... konusu sıradan değil ayrıca.
ilk başta anlaşılmaz geliyor ama sonunda anlıyorsunuz.
--spoiler--
ince birkaç detay var filmde.
ilki, ki muhtemelen herkes de farketmiştir, eşiyle yolculuğu sırasında tim bireysel hatası sebebiyle kazada ölen 7 kişi için, gerçekten ihtiyacı olan 7 kişi bulup onlara organlarını bağışlamıştır. zaten çok sevdiği eşinden sonra hayatın pek de kıymeti kalmamış ona göre. kardeşi "ben thomas"ın adını ve makamını kullanarak ihtiyaç sahibi 7 kişiyi bulmuştur. bu tespit dikkatsiz arkadaşlar içindi...
ikincisi, emily ile birlikte olduğu gece, dışarı çıkıp, yağmurlu havada hastaneye doğru koştup Doktor Briar'la konuşur; sırf yeniden hayat bulduğu emily ile hayatına devam edebilmek için. yani aslında bir an vazgeçmiş ölmekten. ama şansın %5 olduğunu öğrenince motele döner ve intihar eder.
üçüncüsü, filmin sonuna doğru, emily'i aslında tim'e ait olan kalbinin atışlarını duymak için yıkanırken küvette kulaklarını suya sokuyor.
içimi acıtan diğer motif ise Woody Harrelson'ın oynadığı Ezra Turner karakteridir. filmin başında, tim'in denemek için yaptığı o kadar hakarete rağmen oldukça sakin ve hoş görülü davranması çok etkileyici.
--spoiler--
Son zamanlar çıkan kaliteli filmlerden birisi... konusu sıradan değil ayrıca.
Will Smith'in döktürdüğü filmdir.Sıkıcı da olsa konusu bakımından çok iyi bir filmdi.
pursuit of happyness tadında yine çok güzel ve başarılı bir film. will smith yine oyunculukta ne kadar usta olduğunu gösteriyor.
güzel bir film olmuş ama will smith'i daha farklı bir hikayeyle sinemada görmek daha güzel olurdu sanırım.daha ilginç bir hikaye olsa daha güzel olurmuş.herşeye rağmen , anlamlı bir film.
son zamanlarda vizyona girmiş en duygusal film. filmi izlerken bilmece çözüyormuş hissine kapılıyorsunuz. son onbeş dakikaya kadar normal tempoda devam eden film son onbeş dakikada sizi mahvediyor. ayrıca will smith' in oyunculuğu şapka çıkarılacak cinsten. repliklere hiç gerek yokmuş. will smith zaten mimikleriyle her şeyi anlatmış.
internette yapılan yorumlardan gaza gelip, kısmen hayal kırıklığına uğrayarak izlediğim filmdir. will smith'i zaten beğenmem, ama önyargılı da olmamak gerek, sonuçta necati şaşmaz oyuncu olmuşsa, her oyuncunun doğru projelerde yıldızı parlayabilir. nedir hacım will smith'in dram oynayacağım diye film boyunca suratındaki küçük emrah ifadesi? dram oynuyorsun, psikolojisi bozuk, vicdan azabı çeken, intihar etmeyi planlamış bir karakteri oynuyorsun, sırf ağlamaklı yüz ifadesiyle böyle güzel senaryolu bir film tamamlanabilir mi? tamamlanabiliyormuş. konu çok iyi, biraz ağdalı işlenmiş, fazla uzun, yorucu diyaloglar, sahneler olmasını dram filmi olmasına bağlayabiliriz. crash, 21 gram tadında çekilseydi çok daha etkileyici olabilirdi. sonuçta iyi bir konu yakalanmış ve işlenmeye açık. ancak özellikle yan roller sayesinde zaten sonunu tahmin edebildiğiniz filmi ilgiyle takip edebiliyorsunuz. senaryonun gücü ve filmin çatısının iyi kurulması nedeniyle will smith yırtmış ve hayatının filmini oynamıştır. yoksa bir numarası yok. o rolü örneğin bir edward norton'un oynadığını hayal ediyorum, uykusuzluğun, stresin, moral bozukluğunun, ağır iç hesaplaşmanın, hayatın anlamını yitirmesinin anatomisini çok daha iyi sergilerdi.
tekrardan will smith artık sevdiğim aktörlerden dememe sebep olan, derin izler bırakan, insana dokunan bir film.
son sahnesi oldukça etkileyici olan film.
Tanrı dünyayı 7 günde yarattı ve ben dünyamı 7 saniyede mahvettim deyip başlayan ve başının sonundan daha güzel olduğu bir film. Sahi okyanus ne renkti?
not:Çevirirken 7 yaşam diye çevirmişler çünkü 7 diyet film hakkında ipucu veriyordu.
not:Çevirirken 7 yaşam diye çevirmişler çünkü 7 diyet film hakkında ipucu veriyordu.
denizanasından ürkmeye yarayan film.
hatasının bedelini kendi canıyla ödeyen adamın hikayesi.
yedi diyet, yedi yaşam... hem biten hem yeni başlayan.
ama tüm bunların ortasında, yepyeni sevme, sevilme, umut duygularını büyüten film.
*
yedi diyet, yedi yaşam... hem biten hem yeni başlayan.
ama tüm bunların ortasında, yepyeni sevme, sevilme, umut duygularını büyüten film.
*
hayatımda izlediğim en iyi kurguya sahip filmlerden biri.
--filmi izlememiş olanlar için uygun değil--
kaza sahnesi çok etkileyiciydi. filmin başındaki ben ile 911 arasında geçen diyalogun, filmin sonunda tekrarlanması ve izleyicinin olayı anladıktan sonra tekrarlanması muhteşemdi. ek olarak filmde annesi ve öz kardeşi zannedilen kişiler hayatını kurtardığı kişilermiş. çok iyi bir sondu. will smith'in karizması çok ortaya çıkmış filmde. ek olarak filmin en bağlayıcı sahnesi; ben'in baskı makinesini tamir ettiğini emily e gösterdiği andır.
--filmi izlememiş olanlar için uygun değil--
--filmi izlememiş olanlar için uygun değil--
kaza sahnesi çok etkileyiciydi. filmin başındaki ben ile 911 arasında geçen diyalogun, filmin sonunda tekrarlanması ve izleyicinin olayı anladıktan sonra tekrarlanması muhteşemdi. ek olarak filmde annesi ve öz kardeşi zannedilen kişiler hayatını kurtardığı kişilermiş. çok iyi bir sondu. will smith'in karizması çok ortaya çıkmış filmde. ek olarak filmin en bağlayıcı sahnesi; ben'in baskı makinesini tamir ettiğini emily e gösterdiği andır.
--filmi izlememiş olanlar için uygun değil--
will smith e hayran kalmanız için iyi bir sebep.
Film ilginç bir film, yalnız konuyu ağır işlemesi ilgiyi dağıtabiliyor. Lakin son kısımlara doğru duygu bombardımanıyla karşı karşıya kalıyorsunuz.
Film ilginç bir film, yalnız konuyu ağır işlemesi ilgiyi dağıtabiliyor. Lakin son kısımlara doğru duygu bombardımanıyla karşı karşıya kalıyorsunuz.
sol framede her görüldüğünde "bir kere daha izlesem mi" ikilemine düşüren film.
izlenir ki be! *
izlenir ki be! *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar