bugün
- ayrıldık31
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı57
- ikra3
- fenerbahçeli yazarlar14
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- queen ravenna'ya açık teklif12
- ev boş gelsene diyen kızın amacı12
- from gold from dust5
- arkadaşlar çok sıkıcısınız8
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız13
- fenerbahçe6
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- enayimiknatisii26
- arkadaşlar size bi soru sorucam56
- aston villa fc6
- seks neden ayıptır14
- arkadaşlar acıktım8
- evde çiçek yetiştiren erkek7
- aston villa 6 fenerbahçe 07
- çin3
- bedevi arap vahşiliği6
- norveç2
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- çadır2
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- karton toplayan çocuğu aparta atmak6
- erkeği karizmatik gösteren şeyler28
- ithal kürtler10
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru10
- fenerbahçelilere özel yanık kremi5
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
- istanbul12
- uykusuzken sinirli olmak4
- sevişirken beni tokatla diyen hatun5
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- sindirella'nın orospu olması8
- sözlük boş gelsene5
- din gerekli midir sorunsalı7
- f6n6rb6hç65
- 14 ekim 2026 fenerbahçe'nin ırzına geçilmesi6
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşediği boru5
- din bilime engel mi5
- erkeğin orospusu tipler7
- ankara abisi iyilik derneği11
- aslolan ağladıysan bi duşa gir6
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- yağmurdan nefret etmeye başlamak8
sergüzeşt: evinden, yurdundan, annesinin sevgiyle, şevkatle sarıldığı sıcacık kollarının arasından, acımasızca koparılarak alınan ve esir pazarında satılarak, umut dolu aydınlık hayatı, kapkara bir zindana dönüşen çerkes kızı küçük dilber'in acıklı romanıdır.
rusya'dan hareket edip, istanbul'da tophane limanına yanaşan bir esir gemisinden indirilen küçük dilber, zengin bir ailenin yaşamakta olduğu konağın hanımı tarafından satın alınır.
bu konak artık, küçük dilber'in yeni zindanıdır. konağın taş yürekli, kalbi nasır bağlamış hanımı ise, küçük dilber'in zindancı başıdır.
acı ve üzüntü dolu günler birbirini izlerken her an, annesinin sevgi dolu göğsüne başını dayayıp, annesinin o ruh okşayıcı sesini dinleyerek uykuya daldığı, fakat artık çok gerilerde kalan o güzel günlerini hatırlar ve ruh acıları içinde kıvranıp, bu zindan hayatından nasıl kurtulacağını düşünerek, ucunda ölüm bile olsa bir kurtuluş yolu göstermesi için, tanrı'ya yakarır. ve ölüm; aydınlıkta bile karanlık zindan hayatı yaşayan küçük çerkes kızı dilber için, bir kurtuluş, bir " hürriyet " ifadesidir!
rusya'dan hareket edip, istanbul'da tophane limanına yanaşan bir esir gemisinden indirilen küçük dilber, zengin bir ailenin yaşamakta olduğu konağın hanımı tarafından satın alınır.
bu konak artık, küçük dilber'in yeni zindanıdır. konağın taş yürekli, kalbi nasır bağlamış hanımı ise, küçük dilber'in zindancı başıdır.
acı ve üzüntü dolu günler birbirini izlerken her an, annesinin sevgi dolu göğsüne başını dayayıp, annesinin o ruh okşayıcı sesini dinleyerek uykuya daldığı, fakat artık çok gerilerde kalan o güzel günlerini hatırlar ve ruh acıları içinde kıvranıp, bu zindan hayatından nasıl kurtulacağını düşünerek, ucunda ölüm bile olsa bir kurtuluş yolu göstermesi için, tanrı'ya yakarır. ve ölüm; aydınlıkta bile karanlık zindan hayatı yaşayan küçük çerkes kızı dilber için, bir kurtuluş, bir " hürriyet " ifadesidir!
eti tutku reklamında keltoş abimizin söylediği söz.
sami paşazade sezai'nin romanıdır. eserini, üstat dediği recaizade mahmut ekrem'e ithaf etmiştir.
konusu; küçük bir çerkez kızının esir olarak alınmasını ve başından geçenleri anlatır.
anlatımı; konuşmalarda oldukça yalındır. fakat çevre tasvirlirlerinde uzun cümlelerden ve ayrıntılı betimlemelerden kaçınmamıştır. anlatımında ve olayların gelişiminde ise harika bir akıcılık hakimdir. özellikle bir yerden başka bir yere gidişleri, sanki gerçekten yolculuk ediyormuş gibi canlı tasvir ediyor; o anı, o manzarayı hayal edebiliyorsunuz.
eserden alıntılar:
-"yüreğe dinginlik gelince, insanı yerin altına koyuyorlar."
-"yanlış saat, düşünme yetisi bozulmuş bir zihne benziyor!"
-"cehennemden cennet kapısına sığınmış bir günahkar gibi, ara sıra 'açın' diye yalvarıyordu..."
-"hayatımıza arkdaşlık eden geçmiş,unutuşun denizi içinde yok olur. o zaman, ağır yaralanmış bir asker gibi, bizi mezarın kapısında bırakarak hizmetini terk eder."
(...)
konusu; küçük bir çerkez kızının esir olarak alınmasını ve başından geçenleri anlatır.
anlatımı; konuşmalarda oldukça yalındır. fakat çevre tasvirlirlerinde uzun cümlelerden ve ayrıntılı betimlemelerden kaçınmamıştır. anlatımında ve olayların gelişiminde ise harika bir akıcılık hakimdir. özellikle bir yerden başka bir yere gidişleri, sanki gerçekten yolculuk ediyormuş gibi canlı tasvir ediyor; o anı, o manzarayı hayal edebiliyorsunuz.
eserden alıntılar:
-"yüreğe dinginlik gelince, insanı yerin altına koyuyorlar."
-"yanlış saat, düşünme yetisi bozulmuş bir zihne benziyor!"
-"cehennemden cennet kapısına sığınmış bir günahkar gibi, ara sıra 'açın' diye yalvarıyordu..."
-"hayatımıza arkdaşlık eden geçmiş,unutuşun denizi içinde yok olur. o zaman, ağır yaralanmış bir asker gibi, bizi mezarın kapısında bırakarak hizmetini terk eder."
(...)
betimlemelere uzun uzun yer verilen sami paşazade sezai romanı.
aptal bir reklam filminde olan repliktir.
iki sene aradan sonra sözlüğe dönüş yapan yazar. benim bu evet.
Samipaşazade Sezai'nin bir romanıdır. Başından sonuna çok acıklıdır. O kadar ki ; sonunda esas kız (esir Dilber) ölür, esas oğlansa önce Dilber'i sonra aklını yitirir.
Murat ilkan'ın yerine kimin geleceğini bilmesiyle egodan uçan * ve hakkındakiler öğrenildiğinde 2 yıl sonra sözlüğe geldiğini itiraf etmiş yazarmış.
(bkz: Sen de bizdensin demek genç)
Gitmesin bir daha yazarı.
(bkz: Sen de bizdensin demek genç)
Gitmesin bir daha yazarı.
samipaşazade sezai nin en sevdiğim romanı. köleliği,kölelerin iç dünyasını en iyi anlayan bir ustanın kaleminden çıkmış güzel romandır.kitabın sonuna doğru daha bir heyecanlı olup insanı ağlatabiliyor.
yüzde hassiktir ifadesi uyandıran sona sahip olan kitaplardan. ne umutlar beslemiştim sonuna doğru. o son hiç olmamış..
peyami safa der ki;
"sergüzeştin ne pusulası ne haritası vardır."
"sergüzeştin ne pusulası ne haritası vardır."
çamur grubunun en güzel şarkılarındandır. *
"şair giden geminin ardından bakar ya,
bakar da kendini zora sokar ya"
"şair giden geminin ardından bakar ya,
bakar da kendini zora sokar ya"
Lise 2 de edebiyat öğretmenlerinin zorla okutup zorla sınavda soru sorduğu Sami Paşazade sezai nin eseridir.
zamanında türünün ilk örneği* olduğundan dolayı çığır açmış olsa da şu an okuyup bitirmiş şahsıma çok basit gelen romandır.
baştan geçenler anlmına gelmektedir. samipaşazade sezai romanıdır. romantizm ve realizm etkileri görülen romanda dilber karakteri aslında samipaşazade sezainin çerkes annesidir. resim yapan celal bey ise samipaşazade sezai ile özdeşleşmiştir. çünkü o da ressamlık yapmıştır.
Çamur adlı grubun en güzel şarkılarından biri, dinlenilesi.
yaygın bilindiği şekliyle, 'macera ve serüven' ile de bir ölçüde bağlantısı olsa bile aslı, farsça 'sergül' ve ingilizce 'zest' sözcüklerinden türetilmiş ve 'bulunduğu ortama güzellik, neşe ve heyecan katan kişi' anlamındaki osmanlıca sözcüktür.
esaret ve hürriyet temasına çok vurgu yapan samipaşazade sezai romanı. aşk hikayesiyle okurken zaman zaman gözlerinizden birkaç damla yaş süzülmesine yol açması mümkündür.
(bkz: cevher ağa)
(bkz: cevher ağa)
bazen bir itin duası tutar ya kısmını bir hiçin olarak değiştiren am balerinlerine dalasım geliyor. it ulan it!
takıntılı edebiyat hocalarının vazgeçilmezidir.
eskiden bir konuyu kitap halinde bir araya getirebilmenin başarılı bir yazar sayılmaya yeterli olduğunu anlamama sebebiyet veren roman. romanlar, bana yeni bir hayatın var olduğunu, başka bir hayatın içerisinde yer aldığımı hissettiren tek şey iken, her romanı beğenebilme potansiyelim var iken, son cümlesini okuduğumda sergüzeştin şunu dedim: hayatımda okuduğum en kötü romandı...
sanırım yazıldığı dönem türk edebiyatının durumuna bakıp, acımasız olmamak gerek. ama günümüzde okuyunca, olmamış diyosun, keşke hiç okumasaydım diyosun, diyorum...
sanırım yazıldığı dönem türk edebiyatının durumuna bakıp, acımasız olmamak gerek. ama günümüzde okuyunca, olmamış diyosun, keşke hiç okumasaydım diyosun, diyorum...
çocukken beğenerek okuduğum romanlardan biridir. samipaşazade sezainin romanıdır.
samipasazade sezai'nin yazmis oldugu romanin ismi olmakla beraber macera veya maceraci anlaminda kullanilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar