bugün
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı17
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan5
- türk vatandaşı yerine eşit yurttaşlık yeni parti4
- fenerbahçe14
- atsız milliyetçiliği vs atatürk milliyetçiliği3
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş5
- uludağ sözlük yapay zeka moderatörü3
- sidiki cherif2
- gökten çikolata yağması2
- ford flex2
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık2
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı4
- iyi ve zafer ittifak olmalı2
- futbol taraftarlığı2
- sven jablonski2
- süleymancılar17
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın4
- evliliğin anlamı6
- eğitim sisteminin gizli amacı3
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği9
- apo2
- 16 ağustos 20264
- devşirmeler2
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- suçluları topluma kazandırmalıyız insanı2
- fuck pkk tişörtü2
- orta dünya da yaşamak istediğiniz yer2
- ahmet baran yazgan11
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- ismail kartal6
- asimilasyon harika bir şey5
- sözlükteki fenerbahçeliler10
- pazar günü klasikleri2
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- kadın olmanın avantajları16
- nervio22
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- saccharine2
- uludağ sözlük evreni11
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- g i l d e d l i l y18
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- yeni parti bitmiştir2
- yaşamak istenilen şeyler10
- gençlerbirliği6
- günaydın4
- hayatın kuralları9
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
çıldırmış şairlerin, titreyen mısralarında bahsettiği o peri.
bir göktan şarkısıdır.
hiçkimseyi yerine koymayacağımı biliyor (sun) um.
seni unutmak için en ufak bir çaba gösterme gereği duymayacağımı da...
o otogar masalarında yediğimiz haşhaşlı tatlıyı...
sinema salonlarını....
çay bahçelerini...
tavlaları...
iskender, cantık, ızgara kombinasyonlarını...
okutulan kartlardan, en arka ikili koltuğa varıncaya dek, yolcu otobüslerini...
şehirler arası kaçak yolculuklarımızı...
bazen ne yapacağımıza karar veremeyişlerimizi...
bindiğimiz ve indiğimiz metro duraklarının isimlerini...
bir su markasında senden bir parça bulup da çocuksulaşmalarımızı...
sen yanımda, biraz da bana dayanarak yürürken, ellerin avuçlarımdayken, yani sıcaklığın durmadan içime akıyorken, yanımda hoşlandığım bir bayan değil de, bizatihi ben, yani yalnızlığımdaki yansımam, yani benden öte ben biri yürüyormuş gibi hissedişlerimi...
işte tüm bunları ve daha birçok şeyleri...
biliyorum, unutmayacağım...
suratımda patlayan avuçlarının çıkardığı sesten korkacak ve ardından da kahkahaya boğulacak kadar çocuk olan sen...
seni hatırladıkça bir dert ve özlem değil, sonu gelmez bir bahtiyarlık hissedecek olan ben...
boynuma sarılışındaki güzelliğin, bir ömür boyunca hafıza ürpertisi olarak varlığını sürdüreceğini biliyorum...
ve yarim...
ve benim olmasan da yarim...
başkasına gitsem de yarim...
aynı topraktan yaratılmışcağızım...
hadi, bırak artık gücenmişliği...
söylenme daha fazla...
seni unutmak için en ufak bir çaba gösterme gereği duymayacağımı da...
o otogar masalarında yediğimiz haşhaşlı tatlıyı...
sinema salonlarını....
çay bahçelerini...
tavlaları...
iskender, cantık, ızgara kombinasyonlarını...
okutulan kartlardan, en arka ikili koltuğa varıncaya dek, yolcu otobüslerini...
şehirler arası kaçak yolculuklarımızı...
bazen ne yapacağımıza karar veremeyişlerimizi...
bindiğimiz ve indiğimiz metro duraklarının isimlerini...
bir su markasında senden bir parça bulup da çocuksulaşmalarımızı...
sen yanımda, biraz da bana dayanarak yürürken, ellerin avuçlarımdayken, yani sıcaklığın durmadan içime akıyorken, yanımda hoşlandığım bir bayan değil de, bizatihi ben, yani yalnızlığımdaki yansımam, yani benden öte ben biri yürüyormuş gibi hissedişlerimi...
işte tüm bunları ve daha birçok şeyleri...
biliyorum, unutmayacağım...
suratımda patlayan avuçlarının çıkardığı sesten korkacak ve ardından da kahkahaya boğulacak kadar çocuk olan sen...
seni hatırladıkça bir dert ve özlem değil, sonu gelmez bir bahtiyarlık hissedecek olan ben...
boynuma sarılışındaki güzelliğin, bir ömür boyunca hafıza ürpertisi olarak varlığını sürdüreceğini biliyorum...
ve yarim...
ve benim olmasan da yarim...
başkasına gitsem de yarim...
aynı topraktan yaratılmışcağızım...
hadi, bırak artık gücenmişliği...
söylenme daha fazla...
(bkz: you)
sen,
sen ol.
sen ol.
bağzen çok uzak.
bağzen çok yakın.
bağzen korkum.
bağzen çok yakın.
bağzen korkum.
barış manço şarkısını hatırlatmıştır.
bir sen var ki benim içimde benden öte benden ziyade
bir sen var ki senin içinde senden öte senden ziyade
bir sen var ki benim içimde benden öte benden ziyade
bir sen var ki senin içinde senden öte senden ziyade.
bir sen var ki benim içimde benden öte benden ziyade
bir sen var ki senin içinde senden öte senden ziyade
bir sen var ki benim içimde benden öte benden ziyade
bir sen var ki senin içinde senden öte senden ziyade.
ikinci tekil şahıs.
sen mi?
büyüttüğüm kadar yokmuşsun aslında.
ufak tefek biriymişsin.
evet tam da anladığın anlamda söylüyorum.
öfke,nefret falan değil aslında benimkisi.
kuyruk acım da yok.
bu ne peki der gibisin?
bu ne mi?
seni gördüğümde hissettiğim şey aslında..
hiç.
büyüttüğüm kadar yokmuşsun aslında.
ufak tefek biriymişsin.
evet tam da anladığın anlamda söylüyorum.
öfke,nefret falan değil aslında benimkisi.
kuyruk acım da yok.
bu ne peki der gibisin?
bu ne mi?
seni gördüğümde hissettiğim şey aslında..
hiç.
her şey benden önce ben senden sonrayım*.
icine ne cok sigdirabildigimdir...
sen bırakmak istemediğim değerli bir kalp yarasısın..
gülben ergen'in son klip şarkısı. Klibinde oynayan adam hoştur, tatlıdır.
ben`in diğer yarısı, olmazsa olmazı. sevginin kaynağı. aşkın, gözyaşının nedeni. yalnız gülü değil dikeni de sevdiren...
nazim hikmet'in en sevdigim siirlerinden.
sen esirligim ve hurriyetimsin,
ciplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
sen memleketimsin.
Sen ela gozlerinde yesil hareler,
sen buyuk, guzel ve muzaffer
ve ulasildikca ulasilmaz olan hasretimsin.
sen esirligim ve hurriyetimsin,
ciplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
sen memleketimsin.
Sen ela gozlerinde yesil hareler,
sen buyuk, guzel ve muzaffer
ve ulasildikca ulasilmaz olan hasretimsin.
'bir karanfil, bir yasemim, bir ıtır;
bir yaprak üstünde parlayan damla,
velhasıl her şiir seni anlatır.'
bir yaprak üstünde parlayan damla,
velhasıl her şiir seni anlatır.'
SEN CILDIRMIS SAIRLERIN, TITREYEN MISRALARINDA, BAHSETTIGI O PERISIN.
içimde her şeysin, dışımda hiç bir şeysin.
benim daha kuramadığım kumdan cümlelersin.
sen hep varsın. burada olup olmaman bir şeyi değiştirmiyor.
yol aldık, beraber rüzgarla.
bir tek benim adım kaldı.
güzel bir gün bekledim, bu gün için
onu da bana sen çok gördün.
geriye döndüm, olduğum yerde.
sular bile döndü geriye.
mutlu olduğum günlerde oldu.
o zaman yanımda sen vardın.
bir tek sen gelmedin yanıma neden?
yoksa beni hiç mi sevmedin!
affetmesen de fark etmez.
ben çoktan affettim seni,
benimki bir beklenti değil.
gökyüzü mavidir değişmez.
yol aldık, beraber rüzgarla.
bir tek benim adım kaldı.
güzel bir gün bekledim, bu gün için
onu da bana sen çok gördün.
geriye döndüm, olduğum yerde.
sular bile döndü geriye.
mutlu olduğum günlerde oldu.
o zaman yanımda sen vardın.
bir tek sen gelmedin yanıma neden?
yoksa beni hiç mi sevmedin!
affetmesen de fark etmez.
ben çoktan affettim seni,
benimki bir beklenti değil.
gökyüzü mavidir değişmez.
sana yetisecekken araba carpiyodu. Bilme sen tabi.
sen,
vaktinden çok sonra gelen
sevdalı bir yağmur gibisin
çisil çisil gözlerimden...
sen...
çıldırmış şairlerin,
titreyen mısralarında,
kaybettiği o perisin...
vaktinden çok sonra gelen
sevdalı bir yağmur gibisin
çisil çisil gözlerimden...
sen...
çıldırmış şairlerin,
titreyen mısralarında,
kaybettiği o perisin...
benim kovulduğum cennetimsin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar