bugün
- sözlüğün sarması13
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- kaygılı bağlanma6
- arkadaşlar çok sormuşsunuz5
- ben olmasam burası batar insanı7
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- akp liler yargılansaydı6
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip5
- yapay zekanın testlerde hile yapması3
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması6
- iskandinav kızları2
- sözlüğün en kütür kütür yazarı6
- nohut cipsi2
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- gökçeklere üzülmek3
- misafir gelecek diye temizlik yapmak5
- recete8
- bülent ortaçgil dinlerken hüngür hüngür ağlamak3
- raw fotoğraf çekmek2
- yanlışlıkla cappuccino içen erkek4
- galatasaray10
- yahudi aklı3
- dinci mağduriyeti2
- iltica7
- kiraz cicegi kolonyasi6
- inna2
- biz bu aptallık ile nasıl mücadele edeceğiz ya7
- ayak fetişisti erkekle evlenir misiniz3
- ekşisözlük çaylaklık sırası2
- sibel can'ın kıyafetinin azizliğine uğraması4
- yazarlara çaylakken neler oluyor5
- darkthrone2
- gocu geldi gocu geldi6
- yagmurcu12
- zall'a çaylak atan ai moderatör4
- taze fasulye yiyen erkek3
- dinamik güler yüzlü takım çalışmasına yatkın6
- kıymalı kaşarlı pide3
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar3
- çaylaklar cennete mi gidiyor cehenneme mi5
- hiç çaylak olmamış sözlük yazarı4
- nervio'nun çok büyük konuşması2
- gammazların gizli hesapları görebilmesi5
- sözlüğün en masum yazarları23
- ölürken dinlenecek müzik4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı23
- namazın amacı12
izmit kağıt fabrikası'nın yıkılarak fabrika arazisi üzerine yapılan muazzam park. güzelliği ile kocaeli halkını memnun etmiştir.
kocaeli' nin en güzel yeri, izmit sahilinin tek güzel yeri. büyük bir çim alan, bisiklet ve yürüyüş yolu, konser alanı, yapay kum plajı ve tırmanma duvarlarını bulundurur.
izmit'te kapatılan seka fabrikasının olduğu yere kurulmuş park.
izmitlilerin öve öve bitiremediği fakat bir nanesi olmayan yer. tamam adamlar yapmış çimler, deniz kıyısı, 3-5 cafe falan fakat cafe ve restaurantlarda bile alkol satışı yasak. ne anlamı var deniz kıyısında biramı içip oturamıcaksam.
Bir izmit büyükşehir klasiği...
almanların tasarlamış oldukları projedir, fakat kendi ülkelerinde uygulayacak bir yer bulamadıklarından kocaeli'ye yapmışlardır. yapımı 2 sene önce bitmiştir...
Yapımı devam ederken, okulumuzun sekapark'a yakın olması nedeniyle her allah'ın günü okul çıkışı gider oralarda kız keserdik...
Bir gün yine çok piç olan bir arkadaşımla oraya gittik. neyse abi gözümüze iki tane kız ilişti bunları yavaştan takip ediyoruz(amuna goyim başka bir işimiz yok ki). tam da bize göreler. biri benim biri senin hesabı yaptık paylaştık kızları(sanki istemeye gittik onlarda evet dedi) neyse takip biraz uzar gibi oldu kızlarda ikidebir bize bakıp gülüyorlar. bizde iyice umutlandık tabi. Sonra kızlar sekapark'ın tam ortasında yapımı tamamlanmış bir kafeye oturdular. iki çay söylediler içiyorlar, bizdede 7 lira para var dedik ''iki tane tost yiyelim 2 tanede çay içelim''(karnımızda aç) neyse siparişi verdik. adam tostu getirene kadar kızlar çaylarını içti fakat kalkmıyorlar bizim tostları bekliyorlar, yani ben öyle tahmin ediyorum...
Neyse efendim tostlar geldi bir güzel çayla beraber yedik. Ardından garsondan hesabı istedik garson olacak meymenetsiz kızların duyabileceği şekilde ''10 lira'' demez mi. amuna koyayım ben bir an kızların bize bakıp ''aaa salaklar'' diyip, gittikleri gözümün önünden geçti, rezil olma korkusu o kadar sardı ki beni. sonra yanımdaki piçte beni dürtüp duruyor ''ne yapacağız lan'' diyo? ardından biz garsona vazgeçtiğimizi söyledik ve 2 çay daha içelim dedik. o sırada yanımdaki piç kalktı kızlarla tanıştı ve masamıza davet etti. kızlar geldi bizim masaya oturdu, onlarda 2 tane daha çay istedi, bende battı balık yan gider misali. 1 tanede kahve istedim yanımdaki piçte ha bire dürtüp duruyor. ama kızlarla muhabbeti kurmuşuz. Sonunda kızlar ''hadi kalkalım'' diyerek hiç gelmemesini istediğim anı getirdi. amuna goyim. Bizde ''iyi tamam'' dedik kasaya doğru gidiyoruz, ben içimden hesaplıyorum toplam ne kadar tutmuştur diye. tahminimce bi 25 lira tutmuştur diyorum. tam kasaya geldik, yanımdaki piç cebinden bozukluk 2 lira çıkardı bende 5 lira çıkardım sonra sordum kasadaki adama; ''abi toplam dördümüzün ne kadar tuttu?'' adam eğildi; hesap makinasını çıkardı, uğraştı, karıştırdı. ''20 lira'' dedi. Sonra yanımdaki piç ''canını sıkma bulaşık yıkarız'' demez mi? tabi kızlardan bunu duydu, sonra benim hoşlandığım kız 20 lira çıkardı verdi. ben almadım tabi(para yok ama haysiyet var hala hehe), sonra ısrar etti ''hayır'' dedim. yanımdaki piç aldı parayı verdi kasaya çıktık. tabi ben bu arada baya bir kızardım, ne yanımdaki piçe bakıyorum ne de kızlara denizin dibindeki yengeçlere bakıyorum... Sonra kızlar sakın birşey söylemeyin, olur böyle şey diyerekten bizi yatıştırmaya çalıştı ve bizde başka sefere biz ısmarlayacaız diyerekten, yüzümüz kızara kızara siktir olup gittik.
Not:
bu olaydan 2 gün sonra o şehirden ayrıldım. Neden mi? babamın tayini çıktı. rezillikten dolayı şehir değiştirecek değiliz amuna goyim. yinede
siz siz olun fiyat sormadan birşey yiyip içmeyin. ha cebiniz baya bir kalınsa ne bok yerseniz yiyin.
Yapımı devam ederken, okulumuzun sekapark'a yakın olması nedeniyle her allah'ın günü okul çıkışı gider oralarda kız keserdik...
Bir gün yine çok piç olan bir arkadaşımla oraya gittik. neyse abi gözümüze iki tane kız ilişti bunları yavaştan takip ediyoruz(amuna goyim başka bir işimiz yok ki). tam da bize göreler. biri benim biri senin hesabı yaptık paylaştık kızları(sanki istemeye gittik onlarda evet dedi) neyse takip biraz uzar gibi oldu kızlarda ikidebir bize bakıp gülüyorlar. bizde iyice umutlandık tabi. Sonra kızlar sekapark'ın tam ortasında yapımı tamamlanmış bir kafeye oturdular. iki çay söylediler içiyorlar, bizdede 7 lira para var dedik ''iki tane tost yiyelim 2 tanede çay içelim''(karnımızda aç) neyse siparişi verdik. adam tostu getirene kadar kızlar çaylarını içti fakat kalkmıyorlar bizim tostları bekliyorlar, yani ben öyle tahmin ediyorum...
Neyse efendim tostlar geldi bir güzel çayla beraber yedik. Ardından garsondan hesabı istedik garson olacak meymenetsiz kızların duyabileceği şekilde ''10 lira'' demez mi. amuna koyayım ben bir an kızların bize bakıp ''aaa salaklar'' diyip, gittikleri gözümün önünden geçti, rezil olma korkusu o kadar sardı ki beni. sonra yanımdaki piçte beni dürtüp duruyor ''ne yapacağız lan'' diyo? ardından biz garsona vazgeçtiğimizi söyledik ve 2 çay daha içelim dedik. o sırada yanımdaki piç kalktı kızlarla tanıştı ve masamıza davet etti. kızlar geldi bizim masaya oturdu, onlarda 2 tane daha çay istedi, bende battı balık yan gider misali. 1 tanede kahve istedim yanımdaki piçte ha bire dürtüp duruyor. ama kızlarla muhabbeti kurmuşuz. Sonunda kızlar ''hadi kalkalım'' diyerek hiç gelmemesini istediğim anı getirdi. amuna goyim. Bizde ''iyi tamam'' dedik kasaya doğru gidiyoruz, ben içimden hesaplıyorum toplam ne kadar tutmuştur diye. tahminimce bi 25 lira tutmuştur diyorum. tam kasaya geldik, yanımdaki piç cebinden bozukluk 2 lira çıkardı bende 5 lira çıkardım sonra sordum kasadaki adama; ''abi toplam dördümüzün ne kadar tuttu?'' adam eğildi; hesap makinasını çıkardı, uğraştı, karıştırdı. ''20 lira'' dedi. Sonra yanımdaki piç ''canını sıkma bulaşık yıkarız'' demez mi? tabi kızlardan bunu duydu, sonra benim hoşlandığım kız 20 lira çıkardı verdi. ben almadım tabi(para yok ama haysiyet var hala hehe), sonra ısrar etti ''hayır'' dedim. yanımdaki piç aldı parayı verdi kasaya çıktık. tabi ben bu arada baya bir kızardım, ne yanımdaki piçe bakıyorum ne de kızlara denizin dibindeki yengeçlere bakıyorum... Sonra kızlar sakın birşey söylemeyin, olur böyle şey diyerekten bizi yatıştırmaya çalıştı ve bizde başka sefere biz ısmarlayacaız diyerekten, yüzümüz kızara kızara siktir olup gittik.
Not:
bu olaydan 2 gün sonra o şehirden ayrıldım. Neden mi? babamın tayini çıktı. rezillikten dolayı şehir değiştirecek değiliz amuna goyim. yinede
siz siz olun fiyat sormadan birşey yiyip içmeyin. ha cebiniz baya bir kalınsa ne bok yerseniz yiyin.
Yapim asamasinda peyzaj ekibinin basinda bulundugum, isi yuzumuzun akiyla ve zamaninda bitirmemize ragmen yaklasik 2milyon lira dolandirildigim, isimi gucumu kaybetmeme sebep olan parktir kendisi. Belediyenin Kare Insaat isimli firmaya tasere ettigi is Firmamin iflas etmesine sebep olmustur. isi alan firma izmit carsidaki ozalitcinin dahi parasini vermeyerek butun alt tasaronlarini dolandirmistir. Her cuma cuma namazi kilan shtekarlar ordusunun mensuplaridir kendileri.
lalelerle süslü enfes park. gece ışıklandırmasıyla şehre ayrı bir güzellik katması da cabası. bu güzelliği ve şehri yakından görmek isteyenler için aynı isimle yer alan seka park otel de bir hafta sonunuzu geçirmenizi şiddetle tavsiye ederim.
(bkz: kocaeli)
(bkz: kocaeli)
bir mersinli olarak söylüyorum türkiyenin en güzel sahillerinden bir tanesi. belkide en iyisidir bilemem. eşsiz körfez manzarası, kıyısındaki yapay yüksek tepeler, piknik alanları, modern parklar, konser alanları, bisiklet yollar. gerçekten saatlerce gezesi geliyor insanın. o manzarayı hafif bir gitar müziği eşliğinde seyretmek. o körfezin yosun kokularını ciğerlerinde dolaştırmak.
tamam aynısı mersinde de var ama mersin kürt şehri olup çıkmış aldığı göçlerle. sahile ne zaman yeni bişey yapılsa en fazla 1 hafta dayanıyor. yürüyüş yollar çekirdek kabuğu tabakası ile kaplı. o dalgalar bazen yolları işgal ediyor. bisiklet yoluda yok dibimizden hızlı hızlı süre süre geçiyorlar. her köşe başı kafeterya olmuş.
sekaparkt'ta ise tamamen modern bir yer. tamam yine çingeneler filan var ama bizim bu kürtler gibi hor kullanmıyorlar. değerini biliyorlar. böyle bağıra bağıra konuşan küfürlü konuşan pek fazla insan yok. kafanı dinleyebiliyorsun. yani akpli filan değilim ama bu adamların belediyecilik analayışının en güzel örneklerinden birisi. gerçekten çok güzel bir şehir var. zamanında çarpık kentleşme olmasaymış daha iyi olacakmış.
tamam aynısı mersinde de var ama mersin kürt şehri olup çıkmış aldığı göçlerle. sahile ne zaman yeni bişey yapılsa en fazla 1 hafta dayanıyor. yürüyüş yollar çekirdek kabuğu tabakası ile kaplı. o dalgalar bazen yolları işgal ediyor. bisiklet yoluda yok dibimizden hızlı hızlı süre süre geçiyorlar. her köşe başı kafeterya olmuş.
sekaparkt'ta ise tamamen modern bir yer. tamam yine çingeneler filan var ama bizim bu kürtler gibi hor kullanmıyorlar. değerini biliyorlar. böyle bağıra bağıra konuşan küfürlü konuşan pek fazla insan yok. kafanı dinleyebiliyorsun. yani akpli filan değilim ama bu adamların belediyecilik analayışının en güzel örneklerinden birisi. gerçekten çok güzel bir şehir var. zamanında çarpık kentleşme olmasaymış daha iyi olacakmış.
ufak suyun 4 liraya satıldığı yer.
izmit'tedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar