bugün

bayramın 2. günü akraba ziyaretine gittim. her bayram olmazsa olmaz anneannemi ziyaret ettim. eniştemin bir yeğeni de gelmişti. kızdı. kendisi benden sadece 1 yaş küçük bir kızdı. ilk defa tanışmıştım. kendisini çok beğenmiştim. anlaşıyorduk. aramız baya iyiydi. nerdeyse benim aradığım kriterlere uyuyordu. lakin kendisine dün instagram üzerinden istek attım ve kabul etmedi. doğrusu üzdü. sonra özgüven neden yerlerde. daha fazla siktir yemek istemiyor insan.
Valla ben kimseye laf atmıyorum.
Şu bana laf sokup durma huyunu kes. Senin geçmiş duygularına otopsi yaparım. Anladın sen onu.
Buraya küçük itiraflar dökmek isterim. Ama döksem de mantığı yok. Neden intihar etmek istediğim gerçeği her defasında yüzüme çarpıyor. O kadar aşağılayıcı ki. Bir insanın bunun altında ezilmeme ihtimali yok. Ortaya konan skşin haddi hesabı yok. Ama anlamak gerekiyor. Birkaç şeyi anlayabilmek gerekiyor bence.
Küçük kardeşimin ismi benimkiyle çok benzer bir isim. Benimki ela, onunki eda gibi birbiriyle rahatça karıştırılabilecek isimler. Diğer kardeşimin ismi bizimkilerden çok farklı.

Eve gelen misafirler, küçük kardeşime ilk isminin yanına benimkini ekleyerek sesleniyorlar. Diğerinin ismi zaten belirgin farklı olduğu için ona hitap ederken de sorun çıkmıyor. Sonuç olarak ben aslında yoğum durumunu yaşıyorum...
içimdeki yangını çıkaran sensin. söndürecek olan da sensin. benden bir yudum suyu esirgeme.
Hayırlı bayramlar :-).
adımın anlamı bile aşık olmasına rağmen aşkın bana bu kadar uzak olması ne kadar acı.
gerçekten kendimi çok hastalıklı ve iğrenç hissediyorum. sklmiş gibiyim. üzücü ya. ben neden çevremden o kadar hakaret yedim. o kadar acı çektim. olmayacak şeyler işittim. istediğim yerde değilim. yazık ama bana. iş ayrı dert, ev ayrı dert, başkası ayrı dert. tuhaf. yatağa girip uyumak istiyorum sadece. soğudum etraftan. sağdan soldan.
Çok silah sıkıldı bu semtte, ben bir sana vuruldum.
Dünyada birçok şey bana komik geliyor. Sanki bir tiyatro sahnesindeyiz ve oyuncular rollerini abartılı bir şekilde sahneliyor gibi.

Ancak en komik karakterler; her şeyi bildiğini sanan ve kontrol etmeye çalışanlar. Bu tipler, sanki yaşamıyor da yüksek riskli bir uzay aracı kullanıyor gibiler.

Herkesin etrafında vardır böyleleri…
Seni çok özledim...

Evet
Yaşlanıyorum sanırım.
Eskiden sabahlar ertesi gün normal devam ederdim.

Dün bir sabaha kadar dışarıda eğlendik.
Bugün başımın ağrısından duramaz haldeyim halen.
Söylenecek çok şey var da ya işine gelmeyen çarpıtacak ya da anlayamayacak. Bu yüzden hiç gerek yok.
Hiç şaşmaz. Benim izin alacağım gün, bana sistemden yazı gelir, ben hep onunla uğraşırım. izin almadan önceki son iş günüm o formları doldurmanın, rapor hazırlamanın stresiyle geçer.

Bir kere de denk gelmese, kafam rahat gitsem olmaz mı? Asla.
evde bir tane bitki var, güzel bir şey.. iş yerime hediye gelmişti, eve taşıttım..

uzun tatile gideceğim diye bu hafta buna iki kerede 1.5 litre su döktüm..

dün de, yardımcım kız "abi şişe göm, o azar azar içine çeker, 2-3 hafta idare eder" dedi..

şişeyi gece gömdüm, bugün baktım lık lık su düşüyor, şişe neredeyse dibinde..

dedim, "ulan şimdi fazla su yerlere dökülmüştür", ama gram sızmamış..

ne yaptı bu 2.5 litre suyu, anlamadım gitti.. biraz ürkmeye de başladım..

bugün son bir gayret, yarım litre daha su dökeceğim.. hala sızma falan olmazsa da, peyzaj mimarı falan birine sorarım, normal mi, diye..
içimize attığımız için söyleyemediklerimizdir.
Ta en başından belliydi. Olmaması da beklenmez zati. Egonun bencilliğe dönüşmemesi düşünülemez. Bazılarında oran çok küçük, öyleleri de var ki Arş-ı Âlâ kendinin sanmakta. Önünde sonunda bir yerlerde yolculuğumuz, o boynuzumuzun kırılmasıyla sonuçlanacak. Ama öyle ama böyle, an meselesi... Sıyır kirlerimizden bizleri! içimizdeki iblisi dizginlememizi sağla! Belki güzel olamayız bundan sonra; ama bari küf kokan insanlığımızı hatırlat arada sırada! Harama erişen ellerimizi bağla! Eğriyi doğruyu gören SEN, yalanı gerçeği bilen SEN!
keşke çocuğa daha önce erken bes yaptırsaydım katılım emeklilik'ten.
Eve Servis’te 2 Orta Boy Süperos + Bol Sucuksever pizza kişi başı 125 TL olmuş domino'sta. söylemem lazım acil.
Bursa'ya sıkışıp kaldım, artık kimse ısrar etmese, ısrarla benimle görüşmek istemese, zorlamasa evden dışarı çıkasım da gelmiyor. Ev-iş arasında gelip gitmekten de sıkıldım, çalışmak da cazip gelmiyor, kazandığım para rahat harcamamı sağlıyor olsa da anlamsız geliyor.

Yahu insan bir sigara içimini deniz kenarında paylaşacak bir kalp bulamaz mı bir şehirde, bulamıyorum, yok. iki sohbet ediyorsun, kendi maddi problemlerinden bahsedip para tırtıklamaya çalışanı mı dersin, fetöden içeride yatıp hayat hikayesiyle kafa yoran mı dersin, rusya'daki evliliğini bırakıp savaştan kaçan risaliye-i nurcusu mu dersin, kendisi yapışıp işine gelmeyince savcılığa vermeye kalkan ruh hastası mı dersin, kalbimi 56'ya çeviren çevirene.

Bıktım bıktım..
Uzun cümle kurmayı bırakalı çok oluyor...
Hayatımı yaşamayıp oturduğu yerden yorum yapan ahali;
umrumda değilsin.
Yaptıklarımın onda birini yapamayacak kadar aciz olmanız da çok basit kılıyor sizi.
Anlamaya çalışmak çok yorucu. Bazen en iyisi akışına bırakmak.
Göğsüme sanki bir öküz oturdu, zar zor nefes alıyorum. Sıcaktandır diye umuyorum ama lütfen defolup gider misin öküzcüm canım, lütfen…
Ya bi gün şeytan çıkıp "allah'ım affet, insana uydum" derse???