bugün

rumelihisarı
fatih sultan mehmet tarafından istanbul boğazı na boğazdan gececek gemileri kontrol altına almak için yaptırılan kale.
diğer adı boğazkesen dir.4 ay gibi kısa b zamanda yapılmıştır
fatih sultan mehmet tarafından istanbul bogazi na boğazdan gececek gemileri kontrol altına almak için yaptırılan kale.
edit: doğru yazılış biçimi
1452 yılı ilkbaharında 2. mehmedin emri ile. yurdun her tarafında gelen ustalar ve malzeme ile inşaat başlamıştır. saruca paşa zağanos paşa çandarlı halil paşa ların gayretiyle kale 4 ay gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır. osmanlı tarihçileri 2. mehmedin bizansı telaşlandırmamak için hisarın yapımı için imparatordan toprak ve izin istediğini yazarlar. hisarın kuzey batısındaki silindir biçimindeki kule saruca paşanın, kuzey doğudaki kule veziriazam halil paşa nın hisarın önündeki kule ise zağanos paşa nın adını taşımaktadır.

hisarın dizdar kapısı hisarbahçe kapısı dağ kapısı ve sel kapısı gibi 4 tane büyük kapısı bulunmaktadır. bizansa karadenizden gelecek yardımları kesmek için surlara büyük toplar yerleştirilmiş ve bu yardımların önüne geçilmek istenmiştir. buyüzden bu hisara boğazkesen hisarı da denir. yıllar boyunca depremler sebebiyle hasar gören rumeli hisarı birkaç defa onarılmıştır son olarak 1953 yılında tamir edilen kale şu anda müze olarak kullanılmakta ve çeşitli konser organizasyonlarına ev sahipliği yapmaktadır
son 5 yıldır istanbulda en güzide yaz konserlerinin verildigi,essiz manzaraya sahip tarihi mekan.
hisar sularının uzunluğu kuzeyden güneye 125 metredir. ayrıca yerden yüksekliği ise 30 metre olan üç kuleye sahip.bu üç büyük kule yapımını üstlenen çandarlı kara halil, saruca ve zaganos paşaların adları ile anılıyor.
anılarla dolu mekan.
boğaz'ın en doğal, en eskimeyen, en güzel, en özel manzarası...
kuş bakışı bakıldığında mesaj veren yerdir.
(bkz: peygamber)
istanbul kusatmasindan bir yil önce Fatih Sultan Mehmed, Bogaziçi kiyilarinda bir kesif yaptirdi. Bogaz,in en dar yerini tespi t ettirdikten sonra hisarin yapilacagi yeri bizzat isaret etti. Hassa rnimarlariyla birlikte yapinin ana plånlarini bizzat hazirladi.

Fatih, bin duvarci ve dülger ile çok sayida amele ve harç ustasi, ayrica hi sarin yapim icin gerekecek malzemelerin ternini lçin ülkenin her yanina emir gönderdi.
BIZANS IMPARATORUNUN KORKUSU

Bizans lmparatoru Konstantin Dragazes, FatIh'in kararini ögrenince korkuya kapildi. Çünkü Fatihin asil amacini anlamisti. Derhal, en zeki ve i kna kabiliyeti olan elçiierini toplayarak Fatihe gönderdi. Bu elçllerle sehzade Orhan'a vermesi gereken ama bir süredir ödemedigi vergiyi de yollamisti.
Bìzans elçileri uzun uzun diI dökerek, pek çok sebep sayarak, bu hisarin yapilmasina gerek olmadigini Sultana kabul ettirmeye, onu kararindan caydirmaya çalistilar. Bunun, iki devlet arasindaki anlasmalara aykiri ve tecavüz sayilacak bir hareket oldugunu da söylediler. Uslûplarinda hem rica ve gerekirse teminat vermek, vergiyi arttirmak gibi tavizler, hem de tehdit vardi. Fakat Fatihin cevabi kesin oldu.

Bizans elcilerini dinleyen Fatih onlara su cevabi verdi: "Ey Rum çelebileri, ben size karsi bir tecavuzde ve anlasma hukumlerine aykiri bir davranista bulunmuyorum. Maksadim, size zarar vermeyecek sekilde kendi menfaatlerimi korumaktir.Taahhudune sadik kalmak, karsi tarafa zarar vermemek sartiyle, insanlarin kendi menfaatlerini gözetmeleri herhalde hakli ve herkese musaade olunan bir seydir. Biliyorsunuz ki Avrupa ve Asya gibi iki ayri kitada hukmediyorum ve her iki kitada muhaliflerim, muarizlarim coktur. Kendi memleketimizi kendi istegimizle hasimlarimiza birakmak istemiyorsak, her yerde hazir ve nazir olmak, her iki kitanin ihtiyaclarini karsilamak, savunmalarini temin etmek zorundayiz.

'' Ìmparatorunuzla Macarlar ittifak edip babamin Rumeli'ye geçisine mani olmak istedikleri zaman güç durumda kaldigimizi unuttunuz mu? Kadirgalariniz Bogaz'i kapadi.Babam Murad Han Cenevizlilerden yardim istemeye mecbur oldu. Ben o vakit pek gençtim ve Edirne'de bulunuyordum.Türkler ve bütün Müslümanlar bu tavriniz karsisinda dehsete kapildilar. Siz ise o durumda bizleri tahkire kalkti­niz Babam Rumeli'nde bir hisar yapmaya daha o zaman yemin etmisti. Iste o yemini ben yerine getiriyorurn''

''Denizlerine ve topraklarina sahip olamayan bir hükümdar utanilacakdurumlara düser. Sikãyet ettiginiz buhisari insa edecegim. Zaten yer bizimyerimizdir. Orasi, eskiden beri Asyadan Avrupa'ya geçis yolumuzdur. Barisin devamini istiyorsaniz bu meseleye karismazsiniz Sayet bizi geçis hakkindan mahrum etmek istiyorsaniz o zaman is degisir. Ama haddinizi bilir ve bizim islerimize karismazsaniz ben de barisi bozmam.. Sunu da iyice bilesiniz ki, benim kilicimin hükmettigi yerlere sizin imparatorunuzun hayalleri bile ulasamaz!''
istanbul'un nazar boncuğudur kendileri.
gezmek için oldukca cesaretli ve enerjik olunması gereken olagan üstü mimari yapıdır.
(bkz: rumelihisarı)
yıllarca bitirilemeyen projeleri gördükçe hala 90 günde yapıldığına inanamadığım yapıdır. gidilip görülmesi, yapılış hikayesinin okunması, her bir kaleye tek tek çıkıp yükseklerde ve boğaza hakim olmanın hazzının yaşanması, fotoğraflar çekilmesi, saatlerce kaleye çıkılan merdivenlerde oturulup manzaranın seyredilmesi gereken yerlerin en başında gelir.
yapının bulunduğu, mevkinin de ismi olan yer ise istanbul'un en huzur veren yerlerinden biridir. bünyesinde bulundurduğu lokma, kale cafe gibi mekanlarla istanbul'u gözleriniz kapalı dinleyebilirsiniz. tabi ki tüm yazılanlar haftaiçi için geçerlidir.
korkmayın! evet, merdivenler hiç güven vermiyor. tehlikeli de zaten. ama çıkın bir kereliğine yükseklere. çıkın, oturun tarihin merdivenlerine ve boğazı seyredin. bırakın o fotoğraf makinesini hiç olmazsa birkaç dakika, sadece rüzgarı hissedin. gözlerinizle ve hislerinizle çekin denizin fotoğrafını. bir kere de hislerinizin albümünü süsleyin!
Çevresinin farklı bir istanbul olduğunu gözlemlemişimdir. Gerçekten gidilesi ve hatta bir ömür yaşanılası bir yer.
boğaziçi üniversitesinin tabiri caizse sahiplendiği semt. bu semtin her bir köşesinde boğaziçili öğrenci görülebilir, zaten bu durum okulun dört hatırı sayılır büyüklükteki kampüsünün bu semtte yer almasından kaynaklanır.
istanbul'u gezmeye gelen veya istanbul'da olup hala gitmemiş kişilerin muhakkak görmesi gereken yer. istanbul'un en güzel yeri de denilebilir.
fatih sultan mehmed han'ın emriyle peygamber efendimizin doğum gününde yapımına başlanan hisar.
Sarıyer ilçesinin, Beşiktaş ilçesi ile Aşiyan Yokuşuyla ayrıldığı mahallesi ve semti.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün ayaklarından birine ev sahipliği yapmaktadır.

Yakın geçmişe kadar (10-15 sene önce) neredeyse tüm sokaklarının "Arnavut Kaldırımı" şeklinde iken şimdilerde belediyelerimizin yıllarca asfaltlama çalışmaları ile şuan, taşlarını koruduğu nostaljik ancak 2-3 sokağa sahiptir.

En meşhur "Arnavut kaldırımına" sahip sokağı olan ve Demet Sağıroğlu nun klibini çektiği o sokak buradadır. Aşiyan dan, Tevfik Fikret Müzesi önünden, Hisar kalesini yanından hisarın içlerine doğru inen yokuş.

istanbul da doğal olarak akan ender çeşmelerinden birine sahiptir. "Acı Çeşme" derler buranın yerlileri. Ancak yine bundan 10-15 yıl önce buz gibi ve bir bilek kalınlığında akardı şimdi ise 1 parmak kadar akıyor ama halen buz gibidir.

"Kaptan Köşkü" ve " Kale Dibi" olarak bilinen hoş boğaz manzaralarına sahiptir.

19. yüzyılın başlarında inşaatına başlanılan, Yusuf Ziya Paşa köşkü namı diyar "Perili Köşk" hisar sahiline bakmaktadır.

Halli fazla Yeşil çam sinemasına ev sahipliği yapmış tarihi ahşap köşklere sahiptir.
Rumeli Hisarı'nın kuş bakışı görünümü Fatih Sultan Mehmet'in tuğrası şeklindedir.
müze ve açık hava tiyatrosu olarak kullanılmaktadır.
Kuş bakışı görünümünde Muhammed yazısı görünmektedir.
görsel

tepeden kuş bakışı ile bakıldığında kale burçları istihdamlar hisar içi yolları birleştirince arapça bir yazı çıkıyor ortaya. herkes anlamıştır ama bilmeyenler için o arapça yazı: muhammed dir.
restore eden mimarlar/1953.

görsel