bugün
- nervio17
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- nick istemeyen adam ile engineer284
- coskuyla sabunlanan pipi5
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek4
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği9
- ayak gurmesi4
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı7
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba2
- bik bik 219
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler5
- ne bikbikmiş beee4
- heyt bea5
- yazılımcıların flört edememesi10
- kol saati8
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi4
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- eşek2
- idiocracy3
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik4
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- teomancalmasur23
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız3
- street fighter3
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- mayasıl3
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- cumartesi günü ayılamamak2
- anın görüntüsü17
- ahmed yesevi2
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- türküm doğruyum çalışkanım2
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türk solu16
- islam3
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- ertuğrul dursun önkuzu2
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- jeffrey epstein12
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
(bkz: kalender ve sofu)
Fuzuli'nin eserlerinden biridir.
iki karakterin arasında geçen bir konuşma türündedir.
Eserde Zahid:
--Alıntı--
aklı ve hesabı kendine rehber edinen, kendi nefsini ön plânda tutan, dünyada işlediği amellerin karşılığında âhirette cenneti gözleyen, bu yönden bakıldığında menfaatçi ve şekilperest, dünya menfaatleri yüzünden dindar geçinen, fırsat buldukça günah işlemekten çekinmeyen dindar kıyafetine bürünmüş münafık bir anlayışı temsil eder.
--Alıntı--
(Tanıdık gelmemesi mümkün değil, özellikle son yıllarda etrafımızı saran bir karakter.)
Eserde Rind:
--Alıntı--
şekil kaygılarından uzak, hoşgörü ve müsamaha sahibi, ne dine ne de dünyaya sırt çeviren, «Allah affedicidir, elbette beni de bağışlayacaktır.» şeklinde düşünen, dış görünüşüne bakınca dinin emir ve yasaklarına aldırış etmeyen bir sapık ve günahkâr; fakat içinden dinin getirdiği yolda olan ve emirlerine uyan, yasaklarını işlemekten sakınan bir anlayışı temsil eder.
--Alıntı--
Zahid dini şeklen yaşarken, rind dini ruhen yaşamaktadır. zahid'in gözleri Kur'an okumaktan kör olurken, rind ise şekil olarak aykırı durduğu halde ruhen allah'a adamıştır kendisini.
Eserden alıntı da yapalım:
Hem sabah akşam meyhaneden çıkmıyorsun hem de dine imana davet edenleri yanından kovuyorsun. Beni korkutuyorsun! Sana selam vermenin bile haram olduğunu düşünmeye başladım dedi Zahid.
"Gördüğünden korkmak, görmediğinden korkmaktan daha büyük korkaklıktır. Gerçek korkunun ne olduğunu bilsen korkmaya korkarsın" diye yanıtladı Rind.
Sen görmediğinden çok gördüğünden korkmakla, Allah'tan çok korkulacak putlara inanır olmuşsun zahir, şirktir, tövbe istiğfar gerekir! davetinde bulundu Zahid.
Rind gülümsedi: Hep kördün ama Allah'ı görünmez sanarak şirke düştüğünü göremeyecek kadar ilerlemiş körlüğün
Benim günden güne körleştiğim doğrudur ama sebebini yanlış teşhis etmektesin; gece gündüz Kuran-ı Kerim sayfalarına akıttığımdan günden günden azalmaktadır gözümün nuru! dedi zahid.
O nasıl Kuran okumaktır ki okurken nurlanacak yerde, nurun üstüne nur akıtabileceğini sanarak böbürlenirsin? diye manalı manalı baktı Rind.
Zekan benden kıvrak ve ben de haddi aşmışım farkında olmayarak kabul! Ama benden daha kalın gözlüklerinle bana akıl vermektesin! diye diklendi Zahid!
Hem Allah'ı ararken körleşmekle övünüyor hem Allah'ın nuruna gark olanların körlüğüne şaşırıyorsun! diye Zahid'i süzdü Rind.
Zahid kahkahayla güldü: Ne kadar şaşırırsam şaşırayım, senin gibi seccadeyi şarapla yıkayacak kadar şaşırmam!
Rind acı acı gülümsedi: Şarapla seccadeyi yıkayabilmen için önce içip kendinden geçmen gerekir Zahit. Kıyas kıyas üstüne kıyas yaparak
Şeytan'a yaklaştığın için her cümlene kendini sokarsın. Ben diyebildiğin sürece O'nun uzağına düştüğünü ne zaman fark edeceksin?
iki karakterin arasında geçen bir konuşma türündedir.
Eserde Zahid:
--Alıntı--
aklı ve hesabı kendine rehber edinen, kendi nefsini ön plânda tutan, dünyada işlediği amellerin karşılığında âhirette cenneti gözleyen, bu yönden bakıldığında menfaatçi ve şekilperest, dünya menfaatleri yüzünden dindar geçinen, fırsat buldukça günah işlemekten çekinmeyen dindar kıyafetine bürünmüş münafık bir anlayışı temsil eder.
--Alıntı--
(Tanıdık gelmemesi mümkün değil, özellikle son yıllarda etrafımızı saran bir karakter.)
Eserde Rind:
--Alıntı--
şekil kaygılarından uzak, hoşgörü ve müsamaha sahibi, ne dine ne de dünyaya sırt çeviren, «Allah affedicidir, elbette beni de bağışlayacaktır.» şeklinde düşünen, dış görünüşüne bakınca dinin emir ve yasaklarına aldırış etmeyen bir sapık ve günahkâr; fakat içinden dinin getirdiği yolda olan ve emirlerine uyan, yasaklarını işlemekten sakınan bir anlayışı temsil eder.
--Alıntı--
Zahid dini şeklen yaşarken, rind dini ruhen yaşamaktadır. zahid'in gözleri Kur'an okumaktan kör olurken, rind ise şekil olarak aykırı durduğu halde ruhen allah'a adamıştır kendisini.
Eserden alıntı da yapalım:
Hem sabah akşam meyhaneden çıkmıyorsun hem de dine imana davet edenleri yanından kovuyorsun. Beni korkutuyorsun! Sana selam vermenin bile haram olduğunu düşünmeye başladım dedi Zahid.
"Gördüğünden korkmak, görmediğinden korkmaktan daha büyük korkaklıktır. Gerçek korkunun ne olduğunu bilsen korkmaya korkarsın" diye yanıtladı Rind.
Sen görmediğinden çok gördüğünden korkmakla, Allah'tan çok korkulacak putlara inanır olmuşsun zahir, şirktir, tövbe istiğfar gerekir! davetinde bulundu Zahid.
Rind gülümsedi: Hep kördün ama Allah'ı görünmez sanarak şirke düştüğünü göremeyecek kadar ilerlemiş körlüğün
Benim günden güne körleştiğim doğrudur ama sebebini yanlış teşhis etmektesin; gece gündüz Kuran-ı Kerim sayfalarına akıttığımdan günden günden azalmaktadır gözümün nuru! dedi zahid.
O nasıl Kuran okumaktır ki okurken nurlanacak yerde, nurun üstüne nur akıtabileceğini sanarak böbürlenirsin? diye manalı manalı baktı Rind.
Zekan benden kıvrak ve ben de haddi aşmışım farkında olmayarak kabul! Ama benden daha kalın gözlüklerinle bana akıl vermektesin! diye diklendi Zahid!
Hem Allah'ı ararken körleşmekle övünüyor hem Allah'ın nuruna gark olanların körlüğüne şaşırıyorsun! diye Zahid'i süzdü Rind.
Zahid kahkahayla güldü: Ne kadar şaşırırsam şaşırayım, senin gibi seccadeyi şarapla yıkayacak kadar şaşırmam!
Rind acı acı gülümsedi: Şarapla seccadeyi yıkayabilmen için önce içip kendinden geçmen gerekir Zahit. Kıyas kıyas üstüne kıyas yaparak
Şeytan'a yaklaştığın için her cümlene kendini sokarsın. Ben diyebildiğin sürece O'nun uzağına düştüğünü ne zaman fark edeceksin?
Zâhid orucda yüri zühd saña râm olsun
Göreler sûfîligin de hele bayrâm olsun.
Revanî.
Ne güzel demiş şair.
Göreler sûfîligin de hele bayrâm olsun.
Revanî.
Ne güzel demiş şair.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar