bugün
- kıvırcık saç7
- bir bela geliyor11
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi3
- türklerin yoğurt dışında icadının olmadığı gerçeği3
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci18
- serhat kılıç19
- rennie4
- sağlıklı beslenmek2
- filenin sultanları7
- tung tung tung sahur2
- deccal internetten çıkacak10
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması5
- italyan mutfağı2
- en sevmediğin insan tipleri9
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- ikinci defa askere gitmek8
- ahmet hakan'ın kalkan topuk analizi2
- dur bakalım kimin elinde kalacak2
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- namaz kıl rahatla yoga yap rahat batsın2
- ey insan4
- kurusıkı3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- özbek kadınlar14
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- claudian clouds22
- cop316
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- bir kızla dalga geçmek6
- sözlük whatsapp grupları13
- mavi göz7
- sarapci koala45
- gizli hesap6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- friedrich hegel la bi cay icek12
- uludağ itiraf10
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- enayimiknatisii32
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- melissa vargas7
Fuzuli'nin eserlerinden biridir.
iki karakterin arasında geçen bir konuşma türündedir.
Eserde Zahid:
--Alıntı--
aklı ve hesabı kendine rehber edinen, kendi nefsini ön plânda tutan, dünyada işlediği amellerin karşılığında âhirette cenneti gözleyen, bu yönden bakıldığında menfaatçi ve şekilperest, dünya menfaatleri yüzünden dindar geçinen, fırsat buldukça günah işlemekten çekinmeyen dindar kıyafetine bürünmüş münafık bir anlayışı temsil eder.
--Alıntı--
(Tanıdık gelmemesi mümkün değil, özellikle son yıllarda etrafımızı saran bir karakter.)
Eserde Rind:
--Alıntı--
şekil kaygılarından uzak, hoşgörü ve müsamaha sahibi, ne dine ne de dünyaya sırt çeviren, «Allah affedicidir, elbette beni de bağışlayacaktır.» şeklinde düşünen, dış görünüşüne bakınca dinin emir ve yasaklarına aldırış etmeyen bir sapık ve günahkâr; fakat içinden dinin getirdiği yolda olan ve emirlerine uyan, yasaklarını işlemekten sakınan bir anlayışı temsil eder.
--Alıntı--
Zahid dini şeklen yaşarken, rind dini ruhen yaşamaktadır. zahid'in gözleri Kur'an okumaktan kör olurken, rind ise şekil olarak aykırı durduğu halde ruhen allah'a adamıştır kendisini.
Eserden alıntı da yapalım:
Hem sabah akşam meyhaneden çıkmıyorsun hem de dine imana davet edenleri yanından kovuyorsun. Beni korkutuyorsun! Sana selam vermenin bile haram olduğunu düşünmeye başladım dedi Zahid.
"Gördüğünden korkmak, görmediğinden korkmaktan daha büyük korkaklıktır. Gerçek korkunun ne olduğunu bilsen korkmaya korkarsın" diye yanıtladı Rind.
Sen görmediğinden çok gördüğünden korkmakla, Allah'tan çok korkulacak putlara inanır olmuşsun zahir, şirktir, tövbe istiğfar gerekir! davetinde bulundu Zahid.
Rind gülümsedi: Hep kördün ama Allah'ı görünmez sanarak şirke düştüğünü göremeyecek kadar ilerlemiş körlüğün
Benim günden güne körleştiğim doğrudur ama sebebini yanlış teşhis etmektesin; gece gündüz Kuran-ı Kerim sayfalarına akıttığımdan günden günden azalmaktadır gözümün nuru! dedi zahid.
O nasıl Kuran okumaktır ki okurken nurlanacak yerde, nurun üstüne nur akıtabileceğini sanarak böbürlenirsin? diye manalı manalı baktı Rind.
Zekan benden kıvrak ve ben de haddi aşmışım farkında olmayarak kabul! Ama benden daha kalın gözlüklerinle bana akıl vermektesin! diye diklendi Zahid!
Hem Allah'ı ararken körleşmekle övünüyor hem Allah'ın nuruna gark olanların körlüğüne şaşırıyorsun! diye Zahid'i süzdü Rind.
Zahid kahkahayla güldü: Ne kadar şaşırırsam şaşırayım, senin gibi seccadeyi şarapla yıkayacak kadar şaşırmam!
Rind acı acı gülümsedi: Şarapla seccadeyi yıkayabilmen için önce içip kendinden geçmen gerekir Zahit. Kıyas kıyas üstüne kıyas yaparak
Şeytan'a yaklaştığın için her cümlene kendini sokarsın. Ben diyebildiğin sürece O'nun uzağına düştüğünü ne zaman fark edeceksin?
iki karakterin arasında geçen bir konuşma türündedir.
Eserde Zahid:
--Alıntı--
aklı ve hesabı kendine rehber edinen, kendi nefsini ön plânda tutan, dünyada işlediği amellerin karşılığında âhirette cenneti gözleyen, bu yönden bakıldığında menfaatçi ve şekilperest, dünya menfaatleri yüzünden dindar geçinen, fırsat buldukça günah işlemekten çekinmeyen dindar kıyafetine bürünmüş münafık bir anlayışı temsil eder.
--Alıntı--
(Tanıdık gelmemesi mümkün değil, özellikle son yıllarda etrafımızı saran bir karakter.)
Eserde Rind:
--Alıntı--
şekil kaygılarından uzak, hoşgörü ve müsamaha sahibi, ne dine ne de dünyaya sırt çeviren, «Allah affedicidir, elbette beni de bağışlayacaktır.» şeklinde düşünen, dış görünüşüne bakınca dinin emir ve yasaklarına aldırış etmeyen bir sapık ve günahkâr; fakat içinden dinin getirdiği yolda olan ve emirlerine uyan, yasaklarını işlemekten sakınan bir anlayışı temsil eder.
--Alıntı--
Zahid dini şeklen yaşarken, rind dini ruhen yaşamaktadır. zahid'in gözleri Kur'an okumaktan kör olurken, rind ise şekil olarak aykırı durduğu halde ruhen allah'a adamıştır kendisini.
Eserden alıntı da yapalım:
Hem sabah akşam meyhaneden çıkmıyorsun hem de dine imana davet edenleri yanından kovuyorsun. Beni korkutuyorsun! Sana selam vermenin bile haram olduğunu düşünmeye başladım dedi Zahid.
"Gördüğünden korkmak, görmediğinden korkmaktan daha büyük korkaklıktır. Gerçek korkunun ne olduğunu bilsen korkmaya korkarsın" diye yanıtladı Rind.
Sen görmediğinden çok gördüğünden korkmakla, Allah'tan çok korkulacak putlara inanır olmuşsun zahir, şirktir, tövbe istiğfar gerekir! davetinde bulundu Zahid.
Rind gülümsedi: Hep kördün ama Allah'ı görünmez sanarak şirke düştüğünü göremeyecek kadar ilerlemiş körlüğün
Benim günden güne körleştiğim doğrudur ama sebebini yanlış teşhis etmektesin; gece gündüz Kuran-ı Kerim sayfalarına akıttığımdan günden günden azalmaktadır gözümün nuru! dedi zahid.
O nasıl Kuran okumaktır ki okurken nurlanacak yerde, nurun üstüne nur akıtabileceğini sanarak böbürlenirsin? diye manalı manalı baktı Rind.
Zekan benden kıvrak ve ben de haddi aşmışım farkında olmayarak kabul! Ama benden daha kalın gözlüklerinle bana akıl vermektesin! diye diklendi Zahid!
Hem Allah'ı ararken körleşmekle övünüyor hem Allah'ın nuruna gark olanların körlüğüne şaşırıyorsun! diye Zahid'i süzdü Rind.
Zahid kahkahayla güldü: Ne kadar şaşırırsam şaşırayım, senin gibi seccadeyi şarapla yıkayacak kadar şaşırmam!
Rind acı acı gülümsedi: Şarapla seccadeyi yıkayabilmen için önce içip kendinden geçmen gerekir Zahit. Kıyas kıyas üstüne kıyas yaparak
Şeytan'a yaklaştığın için her cümlene kendini sokarsın. Ben diyebildiğin sürece O'nun uzağına düştüğünü ne zaman fark edeceksin?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar