bugün
- sözlükte en çok güldüğünüz yazarlar9
- en merak ettiğin ulu yazarı28
- atatürkün bilimden en uzak sözü8
- nervionun merak ettiği yazar18
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı10
- yakışıklı bir erkeğin yalnız olmasının nedenleri8
- arabalı kadın arabasız erkek ilişkisi yürür mü5
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler14
- bu sözlükte beni herkes tanır9
- bugün açılacağım sözlük kızı9
- erkeklerin zeki kadın sevmemesi6
- ciguli vs velvet9
- sapıkça başlık açan yazarlar7
- selamın aleyküm desem kaç kişi aleyküm selam der11
- sinirli kadını sakinleştirmek14
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- starbucks vs kahve dünyası4
- sevilen kızın ağzımıza vermesi6
- komşuları itici yapan detaylar5
- kötü insana iyi davranarak iyi olmasını beklemek3
- ton balığını kim yiyor sorunsalı10
- yapay zeka kontrolden çıktığında olacaklar7
- dikkatleri çeken sözlük kızı7
- nervionun kedisi3
- türkiye çağ atlarken chp ne yapıyordu5
- sözlüğün en sıkıcı yazarı3
- sevgilinin giyimine karışmak7
- dikkatli dikkatli gözünü dikip bakan kadın2
- yalnizca deli yalnizca sair21
- merak edilen erkeğin patates çıkması7
- yeni seçimde akp halka ne vaadedebilir sorunsalı12
- bana kezban dediler4
- kürdistan hava kuvvetleri4
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek18
- tanıdık olmayan eczane2
- arkadaşlar bakar mısınız21
- merak edilen sözlük erkeği6
- sözlük kızlarından hiç astronot çıkmaması8
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler10
- katatespizartmasi17
- hoşlanılan kızın fakirlerle konuşmuyorum demesi4
- şımarık yazarlar5
- royall stars3
- tanga giyen kızın namusu4
- otobüste yaşlıya yer verme zorunluluğu4
- pkklı anaları4
- transfer dönemi2
- ulaşamadığı kadına mundar demek8
- dubai2
en az sırt ağrısı kadar eski bir mekanın, ortamın, hatta başlıbaşına bir alemin ismi.
ressam bir arkadaşım anlatmıştı. ressamların sadece kendi yaptıkları portrelerinden giriş yapabildikleri, yapılmış bütün resimlerin birbirine bağlanarak oluşturduğu keyfi mekan.
bir sabah uyandığında kendini yaptığı bir karakalem resimde bulmuş o ilk seferinde. hala kendi istediği zaman gidemediği için keyfi buluyor mekanı. bazı yaşlılar, özellikle de bir kadın istediği zaman adım atıyormuş ama o da "yöntemi ancak kendin bulabilirsin" gibilerinden beylik laflarla geçiştirmiş.
van gogh'u görmüş bir sefer sağlam, iki kez de kulağı kesik olarak. Picasso'yu görmemiş görse de tanımazmış herhalde, bir kere gençten bir adamı benzetmiş o'na. ölü ressamların muhabbetleri çok sıkıcı oluyormuş, takılmış plak gibi. onları uzaktan izlemek daha zevkliymiş.
arkadaşım o güzel sabah kendi yaptığı karakalem resimdeymiş ve yanında yatan kadının omuzunda ve kulağında silgi izleri varmış.
ressam bir arkadaşım anlatmıştı. ressamların sadece kendi yaptıkları portrelerinden giriş yapabildikleri, yapılmış bütün resimlerin birbirine bağlanarak oluşturduğu keyfi mekan.
bir sabah uyandığında kendini yaptığı bir karakalem resimde bulmuş o ilk seferinde. hala kendi istediği zaman gidemediği için keyfi buluyor mekanı. bazı yaşlılar, özellikle de bir kadın istediği zaman adım atıyormuş ama o da "yöntemi ancak kendin bulabilirsin" gibilerinden beylik laflarla geçiştirmiş.
van gogh'u görmüş bir sefer sağlam, iki kez de kulağı kesik olarak. Picasso'yu görmemiş görse de tanımazmış herhalde, bir kere gençten bir adamı benzetmiş o'na. ölü ressamların muhabbetleri çok sıkıcı oluyormuş, takılmış plak gibi. onları uzaktan izlemek daha zevkliymiş.
arkadaşım o güzel sabah kendi yaptığı karakalem resimdeymiş ve yanında yatan kadının omuzunda ve kulağında silgi izleri varmış.
şu resimin (http://en.wikipedia.org/w...aglio_Point_from_Pera.jpg) sağ alt köşesindeki kuleden uzak durması gerektiğini kimse söylememiş mesela. oraya turistik bir merakla girip yağlı boyanın haliç üzerindeki aksine yüksek bir yerden bakmak isteyen vakti bol kişinin merdivenlerden çıkarken kendini şu tenekenin (http://en.wikipedia.org/w...up-1-screenprint-1968.jpg) içinde bulması kaçınılmazmış. ressamlar arası bir tür piyango ve espri konusu. oradan çıkması 2 gününü almış. ya da o'na öyle gelmiş.
kendisini yan yana yatarken çizdiği kadın uyanır uyanmaz hiç konuşmadan giyinmiş, arkadaşımın pantolonunu bulup cebinden çıkardığı paranın içinden iki adet kağıt parayı seçip gerisini cebe geri koymuş. sesinin rengi ilk kez kapıya yöneldiğinde duyulmuş: "benim iyi niyetimi sanki kendininmiş gibi kullanıyorsun. bu akşam da 5 saat dikilemem karşında, hava kararınca paydos". o anda dönmüş ve gözlerinin rengi de ilk kez o zaman görünmüş. resim karakalem olduğu için gözleri grinin iki arada bir derede tonuymuş. "senin burdan gece vakti kafe'ye kestirme yol var. o vakte kadar beni sinir etmediysen gelebilirsin", dedikten sonra kapının kolunu çevirmiş.
kapı açılır açılmaz odayı dolduran uğultu, odayı dışarının (http://en.wikipedia.org/w...File:Claude_Monet_003.jpg) malı yapmış. "yerin çok iyi, hiç değiştirme", demiş sonradan adının Vibam olduğunu öğreneceği kadın ve gürültünün geldiği yöne doğru koşmaya başlamış. kapıyı arkasından çekmemiş.
arkadaşım 4 gün sürdüğünü düşündüğü o ilk yolculuğu bittikten sonra döndüğü tozlu, sıcak ama aydınlık odasında gözlerini açar açmaz ilk farkettiği şey, o ana kadar öttüklerini farketmediği cırcır böceklerinin aynı anda susması olmuş.
kapı açılır açılmaz odayı dolduran uğultu, odayı dışarının (http://en.wikipedia.org/w...File:Claude_Monet_003.jpg) malı yapmış. "yerin çok iyi, hiç değiştirme", demiş sonradan adının Vibam olduğunu öğreneceği kadın ve gürültünün geldiği yöne doğru koşmaya başlamış. kapıyı arkasından çekmemiş.
arkadaşım 4 gün sürdüğünü düşündüğü o ilk yolculuğu bittikten sonra döndüğü tozlu, sıcak ama aydınlık odasında gözlerini açar açmaz ilk farkettiği şey, o ana kadar öttüklerini farketmediği cırcır böceklerinin aynı anda susması olmuş.
en çok hangi resmi sevdiğini sordum, "aradaki geçişleri", dedi. "ilk başta birinin zevkine göre dizilmiş gibi geldiği için o zevki sevdim ama senin yaptıkların da kendilerine yer buluyor ve ne yaparsan yap bir köşesinden bambaşka bir resme geçişi oluyor. geçişin doğallığına şaşırmıyorsun ama ancak o anda anlıyorsun. kendininkinden yola çıktığın için bağlantının güzelliği sıradaki resmin güzelliğinin sebebini açıklıyor. bir süre sonra sanki hepsini sen yapmışsın gibi geliyor. hepsi güzel o yüzden. biri olmadan diğerine geçiş yok".
"ben öyle demek istemedim" dediğimde, arkadaşım çenesinden başlayarak bütün kafasını elinin içine almaya çalışan bir insanın sakinliğiyle, "ne demek istedin?" diye sordu.
"ben öyle demek istemedim" dediğimde, arkadaşım çenesinden başlayarak bütün kafasını elinin içine almaya çalışan bir insanın sakinliğiyle, "ne demek istedin?" diye sordu.
arkadaşım bazen
rengalem'e gittiğinde,
bazen de dağınık, soğuk
ama tanıdık odasına
geri döndüğünde,
ıspanak yemek zorunda bırakılmış
bazı çocuklar gibi
hissettiğini söyledi.
"kimin pişirdiğinin önemi yoktur",
dedi,
"ıspanağı sevmiyorsa çocuk".
rengalem'e gittiğinde,
bazen de dağınık, soğuk
ama tanıdık odasına
geri döndüğünde,
ıspanak yemek zorunda bırakılmış
bazı çocuklar gibi
hissettiğini söyledi.
"kimin pişirdiğinin önemi yoktur",
dedi,
"ıspanağı sevmiyorsa çocuk".
"vibam'dan bahsetsene" dedim. rüya gibiymiş. bir rüya gibi mükemmel değilde, bir rüya gibi bölük pörçük. bunu açıklığa kavuşturana kadar yarım saat 'rüya gibi' tabirinden duyduğu rahatsızlıktan bahsetti:
"rüyalar kontrol dışı bombok ortamlardır, kim idealini görür ki rüyasında? seks rüyalarının bile en az %50'sinde neden özellikle o insanla seviştiğini anlamadan boşalırsın".
rengalem'e ilk kez girdiği o kara kalem resimde vibam'ı yan yana yatarken resmettiği için ortamdaki ilişkilerinin ressam ve modelinden öteye gitmediğini aynı resimden içeri ikinci gidişinde anlamış, ve hemen daha samimi bir pozda olan ikincisini çizmiş. neden aynı resmi silip değiştirmediğini sordum:
- iki vibam'ın karşılaşmasını görmek istedim.
- ee?
- istediğim gibi olmadı. aynı kişi değildiler. bir akşam birbirlerine çok benzeyen iki kadınla ucuz şarap içip marcelle lender'i(*) dinledim. zaten ikincinin adı artık vibam değildi.
- neydi?
- posel.
(*)http://en.wikipedia.org/w...;chilperic'_1895.jpg
"rüyalar kontrol dışı bombok ortamlardır, kim idealini görür ki rüyasında? seks rüyalarının bile en az %50'sinde neden özellikle o insanla seviştiğini anlamadan boşalırsın".
rengalem'e ilk kez girdiği o kara kalem resimde vibam'ı yan yana yatarken resmettiği için ortamdaki ilişkilerinin ressam ve modelinden öteye gitmediğini aynı resimden içeri ikinci gidişinde anlamış, ve hemen daha samimi bir pozda olan ikincisini çizmiş. neden aynı resmi silip değiştirmediğini sordum:
- iki vibam'ın karşılaşmasını görmek istedim.
- ee?
- istediğim gibi olmadı. aynı kişi değildiler. bir akşam birbirlerine çok benzeyen iki kadınla ucuz şarap içip marcelle lender'i(*) dinledim. zaten ikincinin adı artık vibam değildi.
- neydi?
- posel.
(*)http://en.wikipedia.org/w...;chilperic'_1895.jpg
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar