bugün

rengalem

"vibam'dan bahsetsene" dedim. rüya gibiymiş. bir rüya gibi mükemmel değilde, bir rüya gibi bölük pörçük. bunu açıklığa kavuşturana kadar yarım saat 'rüya gibi' tabirinden duyduğu rahatsızlıktan bahsetti:

"rüyalar kontrol dışı bombok ortamlardır, kim idealini görür ki rüyasında? seks rüyalarının bile en az %50'sinde neden özellikle o insanla seviştiğini anlamadan boşalırsın".

rengalem'e ilk kez girdiği o kara kalem resimde vibam'ı yan yana yatarken resmettiği için ortamdaki ilişkilerinin ressam ve modelinden öteye gitmediğini aynı resimden içeri ikinci gidişinde anlamış, ve hemen daha samimi bir pozda olan ikincisini çizmiş. neden aynı resmi silip değiştirmediğini sordum:

- iki vibam'ın karşılaşmasını görmek istedim.
- ee?
- istediğim gibi olmadı. aynı kişi değildiler. bir akşam birbirlerine çok benzeyen iki kadınla ucuz şarap içip marcelle lender'i(*) dinledim. zaten ikincinin adı artık vibam değildi.
- neydi?
- posel.

(*)http://en.wikipedia.org/w...;chilperic'_1895.jpg
© copyright 2005 - 2026