bugün
- 186 boyundaki erkek17
- bursalı erkekler7
- cezayir erkekği4
- kürt erkek5
- kabak yemeği vs hamburger5
- alevi erkek5
- erzincanlı erkekler5
- sivaslı yiğidolar6
- adıyamanlı erkekler5
- ahmet sezer bey9
- tavuk döner ısmarlayan erkek5
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- izmirli kızlar4
- geceye bir tavsiye bırak3
- antalyalı erkekler4
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- gocu27
- din tartışması7
- kadının kadından hoşlanması3
- nervio'ya aşık olmak5
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- 32 yaşına girmek12
- tek celsede 40 midye dolma yiyemeyen kız2
- g'i l d'e d l'i l y20
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- abla deme lazım olur3
- erdoğan ın dünya lideri olması3
- avrupalıları sevmemek2
- hayatın öğrettiği şeyler2
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- ölüm2
- seat leon fr2
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- zengin olsanız ne yapardınız9
- terlik giyen erkek5
- ideal erkek boyunun 1 84 olması3
- en büyük korkunuz4
- doların düşmesi3
- sözlük kızlarının artık yemek pişirmemesi sorunu2
- marc cucurella'nın saçlarının sırrı2
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- ciguli kral7
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- nervionun merak ettiği yazar19
- nevriye binti gammaz3
- norveçte bok olsam9
- üç kedi bir dilek3
- aylık 381 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- nervio'nun kedisi3
- ilk buluşmada ne getirilmeli2
renkli bir yazardır efendim. böyle devam.
Güzel saptamaları ile sözlüğe renk katan yazar.*
enteresan bir yaklaşımla beni şaşırtmış, ama sempatimi de kazanmış, yürekli yazar.*
defalarca okuduğum yazarı içinde bulunduran başlık.
troll nedir neye denir konulu, geniş kapsamlı bir ders alması gereken, alsa da fayda edeceğini sanmadığım, nikini ilk kez kendi nik altında gördüğüm yazar.mış.
filmin akışı yavaş başlasa da, tahmin edilemeyecek hüzünlü bir sonla göz yaşlarına sebep oluyor. kesinlikle izlenmeye değer.
bugün dikkatimi çeken yedinci nesil yazar.
koştursun efendim. *
koştursun efendim. *
güzide bir marshall bruce mathers şarkısı.
wow'u oynamasamda blizzartın lich king sürümü için yaptığı trailer ı izlerken süper bir sesle söylenen remember bu yazarı görünce hep aklıma geliyor. hatırlayacağım seni.
takip etmediğim,fakat her başlıkta gözüme çarpan bir entri olduğunda sağ altta dikkatimi çeken nikin sahibi yazar.
filminin senaristine ilham kaynağı olmuş olması muhtemel yazar.
1997 senesinde ortalığı sallayan blue boy hiti.
"ben affettim kendimi, sen de affet."
sonunu gerçekten iyi bağlamışlar. böyle bir filme böyle bir son sıradışı olmuş. bir amerikalı olmayarak sonunun 11 eylüle bağlanmasından etkilendiysem bir amerikalı olsaydım kanım falan donardı heralde. adamlar reklamlarını iyi yapıyorlar mirim ne diyelim...
sonu olmamış filmdir.
edward degil de robert pattinson oynuyor dedirten film. vampir etiketi basariyla üstünden atilmistir.
filmin kendisi de gercekten cok sahane bir yapim. hikaye kesinlikle havada kalmis degildir. ya da söyle söyleyeyim basi ortasi sonu hepsi havada oldugu icin cok güzel bir uyum yakalanmis da denilebilir. tylerin deftere yazdiklari yani bize ic ses olarak yansiyan düsünceler ise gercekten insani sürüklüyor. filmin tek cümlelik özeti zaten belli.
"Eğer beni duyabilseydin, parmak izlerimizin dokunduğumuz hayatlardan kaybolmadığını söylerim"
fakat bir diger söz de bence cok kayda deger.
whatever you do in live, will be insignificant.but it's very important that you do it. cause nobodyelse will do it.
filmin kendisi de gercekten cok sahane bir yapim. hikaye kesinlikle havada kalmis degildir. ya da söyle söyleyeyim basi ortasi sonu hepsi havada oldugu icin cok güzel bir uyum yakalanmis da denilebilir. tylerin deftere yazdiklari yani bize ic ses olarak yansiyan düsünceler ise gercekten insani sürüklüyor. filmin tek cümlelik özeti zaten belli.
"Eğer beni duyabilseydin, parmak izlerimizin dokunduğumuz hayatlardan kaybolmadığını söylerim"
fakat bir diger söz de bence cok kayda deger.
whatever you do in live, will be insignificant.but it's very important that you do it. cause nobodyelse will do it.
robert pattinson'ın başrolü oynadığı ve sonunun etkileyici olması nedeniyle izlenebilecek bir film.lakin bunların dışında çok sıkıcı olan bir filmdir ayırca.
robert pattinson'ın oynadığı ama gerçekten oynadığı girişi ve sürecinde pek bi farklı gelmeyen ama sonu güzel bağlanmış filmdir.
hayatımda izlediğim en enteresan konuya ve senaryoya sahip film. robert pattinson'un o karakter için sergilediği oyunculuk birebir örtmüş tüm açıklarını filmin, emilie de ravin zaten kendini kanıtlamış bir hatun. ayrıca filmde ki ally karakterine de pek bir yakışmış.
aslında yüzeysel görüşlerin çokluğundan yazma ihtiyacı duydum, filmin anateması dünya ticaret merkezi'nin uçurulması ne bileyim işte 9/11'i hatırlayın falan değil. insanların birbirine verdiği değer filmin ana konusu burada. film biterken öyle bir son yapılması da o facia da ölen insanları bonus olarak anmış tabi ama anatema tamamen bağlılık ve sevgi ile alakalı.
kısaca listelersek;
ailede ki gerilim, babanın çocuklarla hiç ilgilenmemesi, michael diye bir elemanın ideallerini ve sevdiği şeyleri yapamaması bu yüzden bunalıma girip kendini öldürmüş olması, aile deki diğer çocukların da bu olaylardan ötürü normal olmaması annenin tekrar evlenmiş olması (belki), kopuk, bağıntısız, sevgisiz ve göstermelik bir aile yaşamı + saygısız bir baba. bunlar filmin o bunalım havasını katan etmenler ve çokta ön plana çıkartılmışlar. sonra sevginin ne kadar yüce olduğu ve herşeyi düzeltebileceği gösteriliyor, final de ise esas oğlumuz ölüyor fakat herşey yoluna girmiş oluyor, baba çocukları ile ilgileniyor, esas oğlan babasının aslında onu çok sevdiğini anlıyor, ally tyler'a dönüyor.
ölmeseydi başka şekilde mutlu bir sonla da bitebilecek bir filmdi. fakat böyle abuk bir son inanılmaz bir hava katmış filme, çünkü hadi canım demeyeniniz yoktur o finale eminim.
aslında yüzeysel görüşlerin çokluğundan yazma ihtiyacı duydum, filmin anateması dünya ticaret merkezi'nin uçurulması ne bileyim işte 9/11'i hatırlayın falan değil. insanların birbirine verdiği değer filmin ana konusu burada. film biterken öyle bir son yapılması da o facia da ölen insanları bonus olarak anmış tabi ama anatema tamamen bağlılık ve sevgi ile alakalı.
kısaca listelersek;
ailede ki gerilim, babanın çocuklarla hiç ilgilenmemesi, michael diye bir elemanın ideallerini ve sevdiği şeyleri yapamaması bu yüzden bunalıma girip kendini öldürmüş olması, aile deki diğer çocukların da bu olaylardan ötürü normal olmaması annenin tekrar evlenmiş olması (belki), kopuk, bağıntısız, sevgisiz ve göstermelik bir aile yaşamı + saygısız bir baba. bunlar filmin o bunalım havasını katan etmenler ve çokta ön plana çıkartılmışlar. sonra sevginin ne kadar yüce olduğu ve herşeyi düzeltebileceği gösteriliyor, final de ise esas oğlumuz ölüyor fakat herşey yoluna girmiş oluyor, baba çocukları ile ilgileniyor, esas oğlan babasının aslında onu çok sevdiğini anlıyor, ally tyler'a dönüyor.
ölmeseydi başka şekilde mutlu bir sonla da bitebilecek bir filmdi. fakat böyle abuk bir son inanılmaz bir hava katmış filme, çünkü hadi canım demeyeniniz yoktur o finale eminim.
kim niye ağlar bu filme hiç anlamadım. saçma sapan bir sonla bitti bir kere.
cool delikanlı film boyunca kızla tanıstıgı sahne hariç bildiğin amele gibi davranıyor. babasına patladıgı sahnede bile hiç özgüveni, sağlam bir duruşu filan yoktu. adam haklı beyler dedirtemedi kısaca. claire'in hatrına izledim sonuna kadar. çünkü o olanca güzelliğiyle arzı endam ediyor filmde.
neyse kısaca claire'i çıkarınca içinde siktiriboktan tırt bir film kalıyor geriye.
cool delikanlı film boyunca kızla tanıstıgı sahne hariç bildiğin amele gibi davranıyor. babasına patladıgı sahnede bile hiç özgüveni, sağlam bir duruşu filan yoktu. adam haklı beyler dedirtemedi kısaca. claire'in hatrına izledim sonuna kadar. çünkü o olanca güzelliğiyle arzı endam ediyor filmde.
neyse kısaca claire'i çıkarınca içinde siktiriboktan tırt bir film kalıyor geriye.
(bkz: robert pattinson) ve (bkz: emilie de ravin) in oynadığı yakın zamanda vizyondan kalkan, arkadaşlarımı ilk defa ağlarken gördüğüm film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar