bugün
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı8
- en uzun mesafe4
- aylık 519 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- nöbet3
- köfteci yusuf5
- aynadaki yansımanızın sizle konuşmaya başlaması2
- mr spock'ın kulağını çekmek4
- forlove195
- 18 yaşındaki bir kızın sulanmış vajinasını yalamak3
- yazmaması2
- balık etli mi kuru götlü mü5
- her gün dışardan yemek yemek2
- boy vermek2
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım6
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez6
- vuu vuuuuttu yapan baykuşlar3
- kediye miyav demek2
- aylık 517 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- türk müsün türkiyeli misin12
- uzay teknesi2
- ölüm6
- halı sahada 2 gollüğüne kaleye geçmek2
- güne bir türkü barcı bırak4
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- entry girmek için 00 00 ı beklemek2
- beni özleyenler elime mum diksin15
- yunanistan29
- nasıl birisiniz6
- işe evden yemek götürmek2
- hırvatistan12
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor14
- ilk seçimde akp'nin alacağı oy2
- rüyada nervio yu görmek8
- alin3
- ayrılık6
- ispanya daki göçmen krizi8
- araba sürerken olmasından en çok korkulan şey5
- sabahın köründe denize girmek4
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- çıkma teklifinin eskide kalması4
- anın görüntüsü13
- milli muharip uçağı kaan3
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- bjk tv2
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- japonya23
- mutlu kalmak için öneriler6
--spoiler--
Aklımı kaçıracağım. Aklımı kaçıracağım. Ne fark eder be? Yani donunu nereden aldığın ne fark eder? Ne fark eder? Don dondur be. Nereden alırsan al don dondur. Cincinnati de don, buradada don. Ne düşünüyorum biliyor musun? Deliriyorum. Ne düşünüyorum biliyor musun Ray? Bence bu otizm resmen palavra. Çünkü bana senin orada bir yerde olmadığını söyleyemezsin.
--spoiler--
Aklımı kaçıracağım. Aklımı kaçıracağım. Ne fark eder be? Yani donunu nereden aldığın ne fark eder? Ne fark eder? Don dondur be. Nereden alırsan al don dondur. Cincinnati de don, buradada don. Ne düşünüyorum biliyor musun? Deliriyorum. Ne düşünüyorum biliyor musun Ray? Bence bu otizm resmen palavra. Çünkü bana senin orada bir yerde olmadığını söyleyemezsin.
--spoiler--
gelmiş geçmiş en iyi filmlerden biri.
Not: ota boka yüzlerce entry yazılan bir ortamda, rain man gibi bir şaheser hakkında sadce 2 sayfa yazılmış olması çok şaşırtıcı.
Not: ota boka yüzlerce entry yazılan bir ortamda, rain man gibi bir şaheser hakkında sadce 2 sayfa yazılmış olması çok şaşırtıcı.
- galiba- finalinde çalan şarkı; zamanında haber bültenlerinde çalıyor diye merak eden ablam yüzünden birkaç yıl önce şikayet ede ede izlediğim güzel film.
90larda kanal d ana haber merkezinin jeneriğinde çalan şarkıyı soundtracklerinde duyup çocukluğunuza dönebileceğiniz bir film.
raymond adındaki ağabeyine çocukken rayman(rainman) diyen bir kardeşin yıllar sonra otistik ağabeyini bulması ve ona 6 gün içinde kanının kaynamasını konu alan filmde tom cruise'un 80lerdeki toy hallerini seveceksiniz.
ayrıca türkiye de bir yağmur adama sahiptir ki bilgi için: (bkz: mustafa erdem)
raymond adındaki ağabeyine çocukken rayman(rainman) diyen bir kardeşin yıllar sonra otistik ağabeyini bulması ve ona 6 gün içinde kanının kaynamasını konu alan filmde tom cruise'un 80lerdeki toy hallerini seveceksiniz.
ayrıca türkiye de bir yağmur adama sahiptir ki bilgi için: (bkz: mustafa erdem)
Her büyük oyuncunun hayatında bi kez geri zekalı veya otistik rolünde oynadığı gerçeğine uyan Dustin Hoffman filmidir.
otistik kardeşi olanlar için yürek sızlatan film.
harika oyunculuklar ile bezenmiş muhteşem film. kaç kere izlenilirse izlenilsin aynı keyfi veren başyapıtlardan. dustin hoffman'ın oyunculuğuna ise şapka çıkartmak şart. hayran kalmamak elde değil doğrusu.
Dinlenmeye değer birde müziği olup(Belle stars iko iko),hala arşivimde klibiyle beraber mevcuttur...
milan baros'un lakabıdır.bu lakabı geçen seneki 4-2'lik bol yağmurlu bir beşiktaş maçında hat-trick yaparak almıştır.yine yağmurlu bir hava,yine beşiktaş maçı,yine bir hat-trick neden olmasın?
mükemmel bir filmdir. bütün ödüllere layıktır. bir insan otistik bir adamı bu kadar iyi canlandırılabilir.ayrıca müziğini dinlediğinizde bir anda 90lara götürüyor sizi.
dustin hoffman'ın otistik rolünü oynamak için 6 ayını otistiklerin yanında geçirmesine sebebiyet veren filmdir. sırf bu yüzden **izleye değerdir.
(bkz: helal olsun)
(bkz: helal olsun)
yüksek işlevli otizme getirdiği bakış açısıyla olayla az buçuk ilgisi olan/bilen insanlara anüsleriyle gülmeyi öğreten "bir sevgi filmi" triplerinde bir holivud dramatizasyonu.
filmden anladığımız nokta ronald bass'ın herhangi bir ayırd yapmayla (muhtemelen fazla detaya girmek durumunda kalıp zekaen bunda başarılı olamadığından) uğraşamadığı ve yüksek işlevli otizmden anladığının "bağıran çağıran bebe gibi zıplayan, spastik-savant"lık olduğudur.
bass'a şunu belirtmek isterim ki*, yüksek işlevli otizm sahibi bir insan bağırıp çağırıp bilmemne tarihlerini ezberleyip, bilmemkaça kadar sayıp çocuk/şebek arası hareketler yapmaz.
ha eğer gerçek y.i.o bir insan nasıl olur diye sorarsanız, örneğini bile sunarım, ama bayağı bir afallarsınız.
o yüzden ilk şu ipuçlarını vereyim:
dört yaşına kadar konuşamamış, dört yaşından sonra konuşmaları genellikle "tekrarlardan" oluşan bir insan. belirli bir yaşa kadar paso yalnız takılan, asosyal(e yani), okulda, sokakta, envai ortamda dışlanan. yalnız bu amcamız teorik fizik konularında biraz aşmış, hatta fizik konusunda o zamana kadar kimsenin söyleyemediği bir takım şeyleri söylüyor ve fizikle hiçbir alakası olmayan bir işte çalışırken neredeyse bir anda otorite durumuna yükseliyor.
saygıyla anıyoruz:
(bkz: albert einstein)
filmden anladığımız nokta ronald bass'ın herhangi bir ayırd yapmayla (muhtemelen fazla detaya girmek durumunda kalıp zekaen bunda başarılı olamadığından) uğraşamadığı ve yüksek işlevli otizmden anladığının "bağıran çağıran bebe gibi zıplayan, spastik-savant"lık olduğudur.
bass'a şunu belirtmek isterim ki*, yüksek işlevli otizm sahibi bir insan bağırıp çağırıp bilmemne tarihlerini ezberleyip, bilmemkaça kadar sayıp çocuk/şebek arası hareketler yapmaz.
ha eğer gerçek y.i.o bir insan nasıl olur diye sorarsanız, örneğini bile sunarım, ama bayağı bir afallarsınız.
o yüzden ilk şu ipuçlarını vereyim:
dört yaşına kadar konuşamamış, dört yaşından sonra konuşmaları genellikle "tekrarlardan" oluşan bir insan. belirli bir yaşa kadar paso yalnız takılan, asosyal(e yani), okulda, sokakta, envai ortamda dışlanan. yalnız bu amcamız teorik fizik konularında biraz aşmış, hatta fizik konusunda o zamana kadar kimsenin söyleyemediği bir takım şeyleri söylüyor ve fizikle hiçbir alakası olmayan bir işte çalışırken neredeyse bir anda otorite durumuna yükseliyor.
saygıyla anıyoruz:
(bkz: albert einstein)
müziklerini duyunca mide bulandırmaya başlayan film. hans zimmer'ın süper aşmış bir besteci kardeşimiz olduğunu düşünmemle birlikte, bazı kanalların anahaber bültenleri bu filmin müziğini ana tema olarak kullandığı içün nefretimi kazanmıştır soundtrack.
(bkz: kanal d)
(bkz: kanal d)
"Iko Iko" adında şarkısı (soundtrack'i) olan film.
dustin hoffman, Tom Cruise ve Valeria Golino'nun oyunculuk performansları ve filmin hikayesinin etkileyiciliğiyle akıllardan uzun süre çıkmayacak, her daim izlenebilecek sinema filmi.
bu filmin sonunda çalan müzik insanı duygu seline kaptırır.
hollywood'un insana duygulu bir anlatımla yaşam sevinci verirken gülümsetmeyi de ihmal etmediği iki başyapıtından birisidir.
diğeri malumunuz forrest gump'tır ki ikisinde de zihin engelli kişilerin neler yapabilecekleri etkili bir anlatımla gösterilmektedir.
buradan hareketle zaman zaman ısıtılan "sıra dışı" karakterleri canlandıran oyuncuların uzun gözlemler yapması yahut gözleme ne gerek var demesi şeklinde iki kutba ayrılarak aktarılan anlamsız tartışmaları anımsayabiliriz.
her oyuncunun farklı yaklaşabileceği bu mevzunun hiçbir sonuca varamayacağı aşikar olmasına rağmen neden ısıtılır durur anlamam.
"method acting"' gözlemsiz olamayacağı gibi bir bilim-kurgu karakterinde gözlemin tarih ilmindeki deney kadar anlamlı olacağı bellidir.
lafı döndürüp dolaştırmadan azizim dustin'ın unutulmaz performansını gözlem üzerinden yorumlamanın manasız olacağının altını çizmek isterim.
sanki sokaktan geçen adam kendini bu türlü bir gözleme hasretse aynı sonucu yakalayacak. geçiniz...
diğeri malumunuz forrest gump'tır ki ikisinde de zihin engelli kişilerin neler yapabilecekleri etkili bir anlatımla gösterilmektedir.
buradan hareketle zaman zaman ısıtılan "sıra dışı" karakterleri canlandıran oyuncuların uzun gözlemler yapması yahut gözleme ne gerek var demesi şeklinde iki kutba ayrılarak aktarılan anlamsız tartışmaları anımsayabiliriz.
her oyuncunun farklı yaklaşabileceği bu mevzunun hiçbir sonuca varamayacağı aşikar olmasına rağmen neden ısıtılır durur anlamam.
"method acting"' gözlemsiz olamayacağı gibi bir bilim-kurgu karakterinde gözlemin tarih ilmindeki deney kadar anlamlı olacağı bellidir.
lafı döndürüp dolaştırmadan azizim dustin'ın unutulmaz performansını gözlem üzerinden yorumlamanın manasız olacağının altını çizmek isterim.
sanki sokaktan geçen adam kendini bu türlü bir gözleme hasretse aynı sonucu yakalayacak. geçiniz...
daha iyisi için (bkz: le huitieme jour)
oyunculuğu dustin hoffman'ın gölgesinde kalan tom cruise'un zilyon kere take it easy dediği filmdir. hoffman'ın oyunculuğu, vegas'ın büyüsü ve hans zimmer'in müzikleri için izlenilmesi gereken bir klasik olan film le huitieme jour izlemeden önce aperitif niyetine alınmalıdır.
zamaninda uzerine; dustin hoffman 6 ay akil hastanesinde otistik insanlarla kalmis; geyigi donmus filmdir..ayrica kadrosu guzel insanlardan kuruludur tom cruise, dustin hoffman(ki dustin hakikaten guzel insandir bakmayin mal gibi durduguna filmde) son olarakta guzeller guzeli nur yuzlu valeria golino..
bu filmde bir kürdan sahnesi vardır akıllara zarardır! bi kova dolusu kürdan yere düşer. otistik arkadaşımız düşme esnasında kürdanların kaç adet olduğunu sayar. sonuç doğrudur!
gercekten muhtesem bir film...
charlie nin sevgilisi (kızın adını unuttum şuan) sanırım raymond u mutlu etmek için onu asansörde öper ve ne hissettiğini sorar, raymond tek kelime ile yanıtlar "ıslak".
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar