bugün
- kolye142
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- yazılımcıların flört ederken kullandığı dil3
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- mesihin inişi4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı4
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
- hayrına karpuz dağıtmak4
- ayağı olan kadının amacı4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- fransa11
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması4
- türk esnafı4
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- ayak fetişizmini kötü bir şey sanmak3
- bik bik'in kraliçe olması10
- eskişehir de motosikletliye 258 bin lira ceza2
- sarı tekerin yazar olamaması9
- coşkuyla sabunlanan pipi2
- türk kahvesi olması kürt kahvesi olmaması2
- doğu türkistan4
- buz denizine dökülen foseptik2
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- hz isa ve havarileri2
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü2
- engineer283
- cep telefonu22
- yahudi2
- usualsuspects'in ayağı6
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- kafein2
- misafir gelince odaya kacmak4
- nokia20
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- erkek aslan3
- hacker saldırısı gazileri8
- 18 ekim 2026 uludağ sözlük resim problemi3
- peynir dolgulu jalapeno5
- columbia3
- usualsuspects aslan parçası4
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- ford mondeo vs volkswagen passat3
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
(bkz: kabe)
dünya hayatında insanoğlunun en büyük nankörlüğüdür put. dünyada salt iyi kötü olmadığından hareketle hiç bir şey ama hiç bir put edinme sebebi değildir. ne bir komutan ne devlet adamı ne din adamı ne de güzel bir kadın. hepsi de zaafları olan birer yaratıktır işte.
Günümüzde bankacılık düzeni içinde kendine paraya dayalı yer bulmuş tanrılaştırılımış insan ürünü.
yanlış anlaşılan kavram.. Insanlar nasıl puta tapıyor diyorlar.. Insanlar putun kendilerini yarattığını iddia etmiyordu.. Zaten kendi yapmıştı onu.. onlarda kendilerini allah'ın yarattığını biliyordu.. Ama bu putları aracı olarak kabul ediyorlardı.. Biz bunlara taparsak allah bize nimet verir diyorlardı.. tanıdık geldi mi??
moğolistanın milli kahramanıdır kendisi cengizden bile daha çok sevilir her köşe başında heykeli vardır!
(bkz: put option)
Nerdeyse her resmi kurumda bulunmaktadir.
hakkında her sabah okullarda "ey büyüük xxx, bize öğrettiğin gibi yolundan ilerleyeceğime yemin ediyorum!", "kabe arap'ın olsun, çankaya bize yeter", "o en yüce varlıktı, sanki ilahtı" şeklinde methiyeler düzülebilecek varlıktır kimi zaman.
insanların taptığı nesneye verilen addır.
bu nesnelerin önünde insanlar tapma hareketleri yapabilir, önünde eğilebilir ve etrafında dönerek ayinler düzenleyebilir. hakkında ilahiler yazılabilir ve resmi duvara asılabilir.
bu nesnelerin önünde insanlar tapma hareketleri yapabilir, önünde eğilebilir ve etrafında dönerek ayinler düzenleyebilir. hakkında ilahiler yazılabilir ve resmi duvara asılabilir.
modern zamanlar denilen şu günlerde varlığını hala sürdüren tapınmanın dışında hayatlarımıza yön veren şeylerdir putlar. putlaştırdığımız insanlar ve onların düşünceleri, Ne derler acaba putları hala insanların özgürlüklerinin önünde koca bir puttur. yıkılması şarttır.
kendilerine kudret isnat edilen, dinler tarihinden bu yana var olmuş, daha çok tanrı'nın yeryüzündeki temsilcisi olarak görülmüş totemlerdir. islam öncesi dönemde, arap yarım adasında yüzlerce bulunurdu.
PUT transistör olarak geçer.
Programmable Unijunction Transistor dür açılımı.
uygun gate akımı alındığında tek yönlü akım geçiren transistör. 'staircase ve ramp' üretici olarak kullanılabilir. *
Programmable Unijunction Transistor dür açılımı.
uygun gate akımı alındığında tek yönlü akım geçiren transistör. 'staircase ve ramp' üretici olarak kullanılabilir. *
sözde isa aleyhisselam ın çarmıha gerilişini simgeleyen versiyonu olanının (şu bir ucu biraz daha uzun artı şeklinde olan) 21. yüzyılda dahi çok sayıda tapanı bulunan şeytan icadı.
hz ibrahimin baltayla dağıttığı, kırdığı, buna mukabil kendini koruyamayan zavallı şeyler.
kırılmalıdır. aksi taktirde ürerler.
(bkz: puşt)
elle tutulur tanrı.
inanç özgürlüğü gereği tanrı olarak tanınması gereken obje.
tapınılan cansız neslerdir.
çok evvellerden bir hikayetimi maruza etmekle başlayalım. ilkokuldayken her kes gibi ben de yaramazdım. koşardık, eğlenirdik, kavga ederdik, çoşardık. işte o vakitlerden biriyken bir arkadaşıma kara tahtayı silmek için kullandığımız bir ıslaksı bezi atmak isterken olan oldu ve o garip şey fırladı gitti kara tahtanın üstün de bulunmakta olan lenin'in resmine tosladı.
aldık mı başımıza belayı? sıçtığımızın resmiydi bu durum. acayip korkmuştum. kıpkırmızı olmuşdum. ne yapcağımızı bilmiyordum. verilecek ceza ne olucak diye kara kara düşünmeye başlamışdık o çocuk aklımızla.
bu korkmuşluk duygusu o kadar büyük ki, şimdiler de olayın gerisini hatırlamazken ben bu duyguyu hala mükemmel şekil de hatırlıyorum ve tarifini vere biliyorum.
lanet, siktiri boktan değersiz bir resme o ıslak bez parçası deydi diye ve oraya biraz iz düşdü diye o ne müthiş sıkıntıydı diye düşünüyorum şimdilerde.
yani bu tür şeylere karşı gelmem ve gelecek olmamın alt bilinc altında sanırım çocukluk acılarım var.
peki nedir bu tür şeyler? bundan kasdım nedir?
bu tür şeyler dediğimi şeyi, şimdilerde tek kelimeyle tarif ediyorum. (bkz: put).
putlaştırma duygusu veya hevesi nerden geliyor insanoğluna pek anlamış değilim ama bildiğim şu putlaştırma duygusuyla haps ettik kendimizi şahıslara, kriterlere, izmlere, heykellere, sistemlere, portrelere, resimlere. hadi kendimizi haps etsek iyi. hadi bunla yetinsek iyi.
başladık sömürmeye herkesi, kendimizi hatta ve hatta putlaşdırdığımızı da. sömürdük deli gibi. yararlandık deli gibi. sülük gibi emdik. faydasını biliyorduk. ezmek,ezmek ve bir daha ezmek. senden olmayanları ezmek. herkesi sen yapmak için kullandık.
sen hiç ülkenin bütün şehirlerin merkezin de bulunan büyük parkların isimlerinin hep aynı adı taşımasının acısını çekdinmi yüreğin de?
sen hiç okuldayken zorla 'biz onu çok seviyoruz' diye kompozisyon yazdın mı?
sen hiç şu lanet yerden arabayla geçicek diye saatlerce götün donması süretiyle üşünttün mü yada üşüttürüldün mü?
sen hiç tanımadığın - hiç bir duygu beslemediğin birinin heykeline durmadan çicek koymak zorunda kaldın mı?
işte bu çocukluk acılarımla şunu eklemek istiyorum. bütün dünya çocukları tanımadıkları heykellere saygı duymak zorunda bırakılmasın.
bu şahısların sevilecek bir yanları varsa daha doğru düzgün yolları denesinler.
fakat ben yine de bundan öteye gecen uygumalara karşıyım. buna değer olanlar için bile. yani gidilmesin çicek bırakılmalara. yabancı bilmem kim gelince önce şuna uğrayalım denmesin. heykellerin etrafı için hummalı temizlik işleri yapılmasın. açılmasın bilmem ne köşeleri. dünyanın hiç bir yerin de açılmasın. aman dokunma denmesin. engellenmesin çocukların eylenme dünyaları. bolca koşsunlar diyorum. sıkıntıya sokmasınlar her bilmem ne bayramın da devlet memurlarını.
bu putlaştırma yüzünden insanlar riyakar oluyor. en aşağıdan en yukarıya kadar herkes maske takıp gidiyor çelenk koyma törenlerine.
bizleri riyakar olmaya alıştırmasınlar. maskeli balo da eylencelik şahıslardan olmak istemiyoruz. sömürmesinler bizi her defasın da.ağzımızı her açdığımız da sen 'ulu öndere' karşısın - ne ayıp tavırları yapmasınlar. bu dünyanın her yerinde böyle. çinden bilmem nereye kadar.
bunun aynısı avrupa da görülmekte. şu şekil de belki de heykelcikler yok orada. fakat orada izmler boy boy.
batı da insanlar izm le hayata başlar.
doğu da insanlar putlarla hayata başlar.
batı konusunu açmak istiyorum. sırf avrupalı olmak, sırf demokrasi taraftarı olmak, liberal olmak, kapitalist olmak, hristiyan olmak işte bütün bunlar da onların putları.
maolar, haydar aliyevler, türkmenbaşılar, stalinler, mollalar, arap kralları, dini liderler, hizbullahlar, tarikatlar, brahmalar, racalar ve saireler de doğunun vazgeçemedikleri.
velhasıl, sizin putunuz nedir?
ironi dolu bir soruyla bitiriyorum.
çok evvellerden bir hikayetimi maruza etmekle başlayalım. ilkokuldayken her kes gibi ben de yaramazdım. koşardık, eğlenirdik, kavga ederdik, çoşardık. işte o vakitlerden biriyken bir arkadaşıma kara tahtayı silmek için kullandığımız bir ıslaksı bezi atmak isterken olan oldu ve o garip şey fırladı gitti kara tahtanın üstün de bulunmakta olan lenin'in resmine tosladı.
aldık mı başımıza belayı? sıçtığımızın resmiydi bu durum. acayip korkmuştum. kıpkırmızı olmuşdum. ne yapcağımızı bilmiyordum. verilecek ceza ne olucak diye kara kara düşünmeye başlamışdık o çocuk aklımızla.
bu korkmuşluk duygusu o kadar büyük ki, şimdiler de olayın gerisini hatırlamazken ben bu duyguyu hala mükemmel şekil de hatırlıyorum ve tarifini vere biliyorum.
lanet, siktiri boktan değersiz bir resme o ıslak bez parçası deydi diye ve oraya biraz iz düşdü diye o ne müthiş sıkıntıydı diye düşünüyorum şimdilerde.
yani bu tür şeylere karşı gelmem ve gelecek olmamın alt bilinc altında sanırım çocukluk acılarım var.
peki nedir bu tür şeyler? bundan kasdım nedir?
bu tür şeyler dediğimi şeyi, şimdilerde tek kelimeyle tarif ediyorum. (bkz: put).
putlaştırma duygusu veya hevesi nerden geliyor insanoğluna pek anlamış değilim ama bildiğim şu putlaştırma duygusuyla haps ettik kendimizi şahıslara, kriterlere, izmlere, heykellere, sistemlere, portrelere, resimlere. hadi kendimizi haps etsek iyi. hadi bunla yetinsek iyi.
başladık sömürmeye herkesi, kendimizi hatta ve hatta putlaşdırdığımızı da. sömürdük deli gibi. yararlandık deli gibi. sülük gibi emdik. faydasını biliyorduk. ezmek,ezmek ve bir daha ezmek. senden olmayanları ezmek. herkesi sen yapmak için kullandık.
sen hiç ülkenin bütün şehirlerin merkezin de bulunan büyük parkların isimlerinin hep aynı adı taşımasının acısını çekdinmi yüreğin de?
sen hiç okuldayken zorla 'biz onu çok seviyoruz' diye kompozisyon yazdın mı?
sen hiç şu lanet yerden arabayla geçicek diye saatlerce götün donması süretiyle üşünttün mü yada üşüttürüldün mü?
sen hiç tanımadığın - hiç bir duygu beslemediğin birinin heykeline durmadan çicek koymak zorunda kaldın mı?
işte bu çocukluk acılarımla şunu eklemek istiyorum. bütün dünya çocukları tanımadıkları heykellere saygı duymak zorunda bırakılmasın.
bu şahısların sevilecek bir yanları varsa daha doğru düzgün yolları denesinler.
fakat ben yine de bundan öteye gecen uygumalara karşıyım. buna değer olanlar için bile. yani gidilmesin çicek bırakılmalara. yabancı bilmem kim gelince önce şuna uğrayalım denmesin. heykellerin etrafı için hummalı temizlik işleri yapılmasın. açılmasın bilmem ne köşeleri. dünyanın hiç bir yerin de açılmasın. aman dokunma denmesin. engellenmesin çocukların eylenme dünyaları. bolca koşsunlar diyorum. sıkıntıya sokmasınlar her bilmem ne bayramın da devlet memurlarını.
bu putlaştırma yüzünden insanlar riyakar oluyor. en aşağıdan en yukarıya kadar herkes maske takıp gidiyor çelenk koyma törenlerine.
bizleri riyakar olmaya alıştırmasınlar. maskeli balo da eylencelik şahıslardan olmak istemiyoruz. sömürmesinler bizi her defasın da.ağzımızı her açdığımız da sen 'ulu öndere' karşısın - ne ayıp tavırları yapmasınlar. bu dünyanın her yerinde böyle. çinden bilmem nereye kadar.
bunun aynısı avrupa da görülmekte. şu şekil de belki de heykelcikler yok orada. fakat orada izmler boy boy.
batı da insanlar izm le hayata başlar.
doğu da insanlar putlarla hayata başlar.
batı konusunu açmak istiyorum. sırf avrupalı olmak, sırf demokrasi taraftarı olmak, liberal olmak, kapitalist olmak, hristiyan olmak işte bütün bunlar da onların putları.
maolar, haydar aliyevler, türkmenbaşılar, stalinler, mollalar, arap kralları, dini liderler, hizbullahlar, tarikatlar, brahmalar, racalar ve saireler de doğunun vazgeçemedikleri.
velhasıl, sizin putunuz nedir?
ironi dolu bir soruyla bitiriyorum.
türbandır.
gözle görünmeyen ruhsal zekanın biçimlendirildiği yontular, tasvirler, resimlerdir.
putatapıcı bir toplumda, insanların belirli bir biçimde tapınmalarını yönelttikleri kutsal nesneler, mabetlerdir.
sıradan bir insan bunların gerçek tanrılar olduğuna inanır: böyle birinin düşüncelerine göre, cinler, periler gibi nesneler vardır.
maymunlar, köpekler, kediler, inekler: güneş, ay, yıldızlar, gökten düşen taşlar, hatta sakal-hırka-ayakkabı bile onun gözünde kutsaldır.
putatapıcı bir toplumda, insanların belirli bir biçimde tapınmalarını yönelttikleri kutsal nesneler, mabetlerdir.
sıradan bir insan bunların gerçek tanrılar olduğuna inanır: böyle birinin düşüncelerine göre, cinler, periler gibi nesneler vardır.
maymunlar, köpekler, kediler, inekler: güneş, ay, yıldızlar, gökten düşen taşlar, hatta sakal-hırka-ayakkabı bile onun gözünde kutsaldır.
günümüzde markaların aldığı şekil.
ing. koymak,yerleştirmek
illaki bir nesene olması gerekmez yaşayan yaşamayan bir hayvan yada insan kişisi de olabilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar