bugün
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- yazarların özlediği şeyler9
- genç yaşta ölen ünlüler5
- beyazsemsiyeliyabanci12
- penis yüzüğü9
- buddy dude18
- bot yazarlar4
- kadınları erkeklerden soğutan nedenler4
- dilan polatın instagramına erişim engeli5
- türk pornoları18
- piyon2
- mesai saatleri dışında öğretmenden iş beklemek3
- küçük memedeki hayat doluluk9
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın7
- iyi ki sivaslı olmamak4
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- uysaljakoben28
- kolye10
- hakan safi6
- neden intihar etmiyorsun5
- fenerbahçe6
- sözlüğün en kötü yazarları13
- yeşil gözlerinden sen sorumlusun2
- gocu40
- euphoria isimli lezbiyen dizisinin çok izlenmesi2
- 2026 2027 şampiyonlar ligi şampiyonu2
- türkiye15
- 6 haziran 19262
- kadınları itici yapan detaylar12
- kendi başlığını uplamak2
- 34 yaşında olmak3
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- takıntılı biri olmak3
- brad pitt'in son hali3
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı8
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- mehir2
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- ne zaman adam oluruz4
- marjane satrapi2
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- en saçma yiyecek isimleri6
- gelişin yaşamak kadar güzel bana4
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- gece sözlükte oluşan elit ortam4
tapınılan cansız neslerdir.
çok evvellerden bir hikayetimi maruza etmekle başlayalım. ilkokuldayken her kes gibi ben de yaramazdım. koşardık, eğlenirdik, kavga ederdik, çoşardık. işte o vakitlerden biriyken bir arkadaşıma kara tahtayı silmek için kullandığımız bir ıslaksı bezi atmak isterken olan oldu ve o garip şey fırladı gitti kara tahtanın üstün de bulunmakta olan lenin'in resmine tosladı.
aldık mı başımıza belayı? sıçtığımızın resmiydi bu durum. acayip korkmuştum. kıpkırmızı olmuşdum. ne yapcağımızı bilmiyordum. verilecek ceza ne olucak diye kara kara düşünmeye başlamışdık o çocuk aklımızla.
bu korkmuşluk duygusu o kadar büyük ki, şimdiler de olayın gerisini hatırlamazken ben bu duyguyu hala mükemmel şekil de hatırlıyorum ve tarifini vere biliyorum.
lanet, siktiri boktan değersiz bir resme o ıslak bez parçası deydi diye ve oraya biraz iz düşdü diye o ne müthiş sıkıntıydı diye düşünüyorum şimdilerde.
yani bu tür şeylere karşı gelmem ve gelecek olmamın alt bilinc altında sanırım çocukluk acılarım var.
peki nedir bu tür şeyler? bundan kasdım nedir?
bu tür şeyler dediğimi şeyi, şimdilerde tek kelimeyle tarif ediyorum. (bkz: put).
putlaştırma duygusu veya hevesi nerden geliyor insanoğluna pek anlamış değilim ama bildiğim şu putlaştırma duygusuyla haps ettik kendimizi şahıslara, kriterlere, izmlere, heykellere, sistemlere, portrelere, resimlere. hadi kendimizi haps etsek iyi. hadi bunla yetinsek iyi.
başladık sömürmeye herkesi, kendimizi hatta ve hatta putlaşdırdığımızı da. sömürdük deli gibi. yararlandık deli gibi. sülük gibi emdik. faydasını biliyorduk. ezmek,ezmek ve bir daha ezmek. senden olmayanları ezmek. herkesi sen yapmak için kullandık.
sen hiç ülkenin bütün şehirlerin merkezin de bulunan büyük parkların isimlerinin hep aynı adı taşımasının acısını çekdinmi yüreğin de?
sen hiç okuldayken zorla 'biz onu çok seviyoruz' diye kompozisyon yazdın mı?
sen hiç şu lanet yerden arabayla geçicek diye saatlerce götün donması süretiyle üşünttün mü yada üşüttürüldün mü?
sen hiç tanımadığın - hiç bir duygu beslemediğin birinin heykeline durmadan çicek koymak zorunda kaldın mı?
işte bu çocukluk acılarımla şunu eklemek istiyorum. bütün dünya çocukları tanımadıkları heykellere saygı duymak zorunda bırakılmasın.
bu şahısların sevilecek bir yanları varsa daha doğru düzgün yolları denesinler.
fakat ben yine de bundan öteye gecen uygumalara karşıyım. buna değer olanlar için bile. yani gidilmesin çicek bırakılmalara. yabancı bilmem kim gelince önce şuna uğrayalım denmesin. heykellerin etrafı için hummalı temizlik işleri yapılmasın. açılmasın bilmem ne köşeleri. dünyanın hiç bir yerin de açılmasın. aman dokunma denmesin. engellenmesin çocukların eylenme dünyaları. bolca koşsunlar diyorum. sıkıntıya sokmasınlar her bilmem ne bayramın da devlet memurlarını.
bu putlaştırma yüzünden insanlar riyakar oluyor. en aşağıdan en yukarıya kadar herkes maske takıp gidiyor çelenk koyma törenlerine.
bizleri riyakar olmaya alıştırmasınlar. maskeli balo da eylencelik şahıslardan olmak istemiyoruz. sömürmesinler bizi her defasın da.ağzımızı her açdığımız da sen 'ulu öndere' karşısın - ne ayıp tavırları yapmasınlar. bu dünyanın her yerinde böyle. çinden bilmem nereye kadar.
bunun aynısı avrupa da görülmekte. şu şekil de belki de heykelcikler yok orada. fakat orada izmler boy boy.
batı da insanlar izm le hayata başlar.
doğu da insanlar putlarla hayata başlar.
batı konusunu açmak istiyorum. sırf avrupalı olmak, sırf demokrasi taraftarı olmak, liberal olmak, kapitalist olmak, hristiyan olmak işte bütün bunlar da onların putları.
maolar, haydar aliyevler, türkmenbaşılar, stalinler, mollalar, arap kralları, dini liderler, hizbullahlar, tarikatlar, brahmalar, racalar ve saireler de doğunun vazgeçemedikleri.
velhasıl, sizin putunuz nedir?
ironi dolu bir soruyla bitiriyorum.
çok evvellerden bir hikayetimi maruza etmekle başlayalım. ilkokuldayken her kes gibi ben de yaramazdım. koşardık, eğlenirdik, kavga ederdik, çoşardık. işte o vakitlerden biriyken bir arkadaşıma kara tahtayı silmek için kullandığımız bir ıslaksı bezi atmak isterken olan oldu ve o garip şey fırladı gitti kara tahtanın üstün de bulunmakta olan lenin'in resmine tosladı.
aldık mı başımıza belayı? sıçtığımızın resmiydi bu durum. acayip korkmuştum. kıpkırmızı olmuşdum. ne yapcağımızı bilmiyordum. verilecek ceza ne olucak diye kara kara düşünmeye başlamışdık o çocuk aklımızla.
bu korkmuşluk duygusu o kadar büyük ki, şimdiler de olayın gerisini hatırlamazken ben bu duyguyu hala mükemmel şekil de hatırlıyorum ve tarifini vere biliyorum.
lanet, siktiri boktan değersiz bir resme o ıslak bez parçası deydi diye ve oraya biraz iz düşdü diye o ne müthiş sıkıntıydı diye düşünüyorum şimdilerde.
yani bu tür şeylere karşı gelmem ve gelecek olmamın alt bilinc altında sanırım çocukluk acılarım var.
peki nedir bu tür şeyler? bundan kasdım nedir?
bu tür şeyler dediğimi şeyi, şimdilerde tek kelimeyle tarif ediyorum. (bkz: put).
putlaştırma duygusu veya hevesi nerden geliyor insanoğluna pek anlamış değilim ama bildiğim şu putlaştırma duygusuyla haps ettik kendimizi şahıslara, kriterlere, izmlere, heykellere, sistemlere, portrelere, resimlere. hadi kendimizi haps etsek iyi. hadi bunla yetinsek iyi.
başladık sömürmeye herkesi, kendimizi hatta ve hatta putlaşdırdığımızı da. sömürdük deli gibi. yararlandık deli gibi. sülük gibi emdik. faydasını biliyorduk. ezmek,ezmek ve bir daha ezmek. senden olmayanları ezmek. herkesi sen yapmak için kullandık.
sen hiç ülkenin bütün şehirlerin merkezin de bulunan büyük parkların isimlerinin hep aynı adı taşımasının acısını çekdinmi yüreğin de?
sen hiç okuldayken zorla 'biz onu çok seviyoruz' diye kompozisyon yazdın mı?
sen hiç şu lanet yerden arabayla geçicek diye saatlerce götün donması süretiyle üşünttün mü yada üşüttürüldün mü?
sen hiç tanımadığın - hiç bir duygu beslemediğin birinin heykeline durmadan çicek koymak zorunda kaldın mı?
işte bu çocukluk acılarımla şunu eklemek istiyorum. bütün dünya çocukları tanımadıkları heykellere saygı duymak zorunda bırakılmasın.
bu şahısların sevilecek bir yanları varsa daha doğru düzgün yolları denesinler.
fakat ben yine de bundan öteye gecen uygumalara karşıyım. buna değer olanlar için bile. yani gidilmesin çicek bırakılmalara. yabancı bilmem kim gelince önce şuna uğrayalım denmesin. heykellerin etrafı için hummalı temizlik işleri yapılmasın. açılmasın bilmem ne köşeleri. dünyanın hiç bir yerin de açılmasın. aman dokunma denmesin. engellenmesin çocukların eylenme dünyaları. bolca koşsunlar diyorum. sıkıntıya sokmasınlar her bilmem ne bayramın da devlet memurlarını.
bu putlaştırma yüzünden insanlar riyakar oluyor. en aşağıdan en yukarıya kadar herkes maske takıp gidiyor çelenk koyma törenlerine.
bizleri riyakar olmaya alıştırmasınlar. maskeli balo da eylencelik şahıslardan olmak istemiyoruz. sömürmesinler bizi her defasın da.ağzımızı her açdığımız da sen 'ulu öndere' karşısın - ne ayıp tavırları yapmasınlar. bu dünyanın her yerinde böyle. çinden bilmem nereye kadar.
bunun aynısı avrupa da görülmekte. şu şekil de belki de heykelcikler yok orada. fakat orada izmler boy boy.
batı da insanlar izm le hayata başlar.
doğu da insanlar putlarla hayata başlar.
batı konusunu açmak istiyorum. sırf avrupalı olmak, sırf demokrasi taraftarı olmak, liberal olmak, kapitalist olmak, hristiyan olmak işte bütün bunlar da onların putları.
maolar, haydar aliyevler, türkmenbaşılar, stalinler, mollalar, arap kralları, dini liderler, hizbullahlar, tarikatlar, brahmalar, racalar ve saireler de doğunun vazgeçemedikleri.
velhasıl, sizin putunuz nedir?
ironi dolu bir soruyla bitiriyorum.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
