bugün
- ucan tekme atan hipopotam29
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen13
- ulıdağ sözlük'ün geleceği17
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası25
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- kızınız sözlükte yazabilir mi8
- iltica41
- pastırma sıcakları4
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- sözlük kızlarının yaaaprak sarmaları6
- sözlük kızına kırmadan güzel olmadığını söylemek6
- sözlüğe yaprak sarması görmek için giren yazarlar7
- björk'ün dinlenmek için fazla björk olması3
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi31
- eminem vs ceza3
- placebo overdozu3
- stanley termosu olmayan yazar2
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- alternatif müzikte stereolab sınavına takılmak2
- sözlüğe ilgi için giren yazarlar6
- bir kadının size çok tatlısın demesi8
- stanley kubrick fanlarının asla sıkılmaması2
- sözlüğe seks için giren yazarlar4
- rock müziğin spor salonuna yenilmesi2
- heyt bea10
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek6
- charles dance2
- kadınlarda beyaz saç modası9
- sözlük laf sokucuları5
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı14
- sözlüğe meme görmek için giren yazarlar4
- rammstein vs manifest2
- slipknot vs stone sour2
- heath ledger i özlemek2
- manifest vs dream theater2
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar4
- nervio'nun erkek olması26
- iyiliğinizi düşünen yazarlar2
- mesai bitti görüşürüz5
- başıbüyük3
- dogma 95 kurallarına uyarak sözlük kavgası çekmek2
- türkiye vs azerbaycan8
- bir otel odasında yüksek dozda eroinden ölmek2
- şerbetli tatlılar vs sütlü tatlılar3
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması4
- sözlükte ceo olmuş gibi davrananlar3
- antiçorap4
- audi a5 sedan2
- quentin tarantino ile ortaklı dana kesmek5
türkiye'de para eden bölüm.
düzgün psikologların seansı en az üç bin beş bin lira olmuş. bu ne lan.
düzgün psikologların seansı en az üç bin beş bin lira olmuş. bu ne lan.
Türkiye de Freud olmasa kimse konuşamaz bu yüzden ülkenin piskolojisi bozuk, freud'dan piskoloji mi öğrenilir.
Yıllardır bozuk.
sağlıklı olması gereken bir şey.
Lisede 11. sınıftayken görmüş olduğum ders. iyi ki görmüşüm ama.
saglam olmasi gereken.
ben senle yola cikarim, cok da mutlu ederim seni.
sadece ben senin psikolojini duzeltecekken, sen benimkini bozacaksin diye korkuyorum:(
ben senle yola cikarim, cok da mutlu ederim seni.
sadece ben senin psikolojini duzeltecekken, sen benimkini bozacaksin diye korkuyorum:(
bu aralar sanırım psikolojim bozuk acil tatile gitmem lazım .
Üzgünüm benim biraz bozuk...
1987'de gelişim psikolojisinin bir dalı olarak ahlaki psikoloji, çocukların ahlak anlayışlarını nasıl edindikleri temel sorusuyla boğuşuyordu. O zamanlarda iki yaygın söylem vardı; bir grup ahlakın insan doğasının içkin bir yönü olduğunu iddia ederken, diğer grup ise çevresel etkilerle şekillenen öğrenilmiş bir özellik olabileceğini öne sürmekteydi. Doğa ve yetiştirme konseptleri tartışırken, çocukların aktif olarak ahlaki anlayışlarını inşa ettiklerini öne süren yeni bir anlayış ortaya atıldı. Bu anlayış rasyonalizmdi. Rasyonalist bakış açısı, tırtılların kelebeğe dönüşmesine benzer şekilde çocukların da rasyonelliklerini zaman ve deneyimle geliştirdiğini öne süren bir anlayışı savunmaktadır.
Gelişim psikolojisinde ufuk açıcı bir figür olan ve başlangıçta zooloji alanında geçmişi olan Jean Piaget, ahlaki akıl yürütmeye yönelik bilişsel-gelişimsel yaklaşımın ilerletilmesinde çok önemli bir rol oynamıştır. Farklı bardaklardaki su hacimlerini karşılaştırmak gibi senaryoları içeren deneyler kullanan Piaget, çocukların bilişsel gelişiminde farklı aşamalar belirlemiştir. Piaget, ahlakı doğuştan gelen veya doğrudan aktarılan bilgiye atfetmek yerine, çocukların kendi ahlaki anlayışlarını, katılımcı faaliyetler yoluyla adalet kavramını edinmeye benzer şekilde, özerk olarak inşa ettiklerini ileri sürmüştür. Rasyonalist Lawrence Kohlberg, 1960'larda Piaget'nin görüşlerini genişleterek ahlaki ikilemleri deneylerinde kullanmış ve böylece ahlaki akıl yürütmedeki değişiklikleri ölçmeye çalışmıştır. Kohlberg, cezaya dayalı basit yargılardan, adalet ve daha yüksek ahlaki değerlerle ilgili düşünceleri içeren, daha karmaşık akıl yürütmeye doğru ilerleyen çocukların ahlaki gelişimindeki aşamaları tasvir etmiştir.
Antropologların ahlaka bakış açısı ise, rasyonalistlere göre farklı bir bakış açısı sunmaktadır; onlar, kültürel farklılıkların benlik kavramlarını ve ahlaki değerleri önemli ölçüde etkilediğini öne sürerler. Shweder'in Hindistan'ın Orissa kentinde gerçekleştirdiği çalışması, kültürel ahlaki muhakemeyi nasıl etkilediğini bulmayı amaçlayan bir çalışmadır. Bu çalışma ahlaki yorumların kültürel bağlamlarda göre farklılık gösterebileceğini ortaya çıkararak, batı temelli teorilerin evrensel uygulanabilirliğine karşı çıkmıştır.
Kısaca, ahlakın kökeni geleneksel olarak doğuştan gelen faktörler ile çocuklukta öğrenme deneyimleri arasındaki bir ikilik olarak çerçevelenmiştir. Ancak Haidt, ahlakın çocukların zararla karşılaşmaları yoluyla kendilerinin inşa ettiğini öne süren üçüncü bir boyutu, rasyonalistlerden etkilenmiş farklı bir perspektifi ortaya koymaya çalışır. O, kendilerine zarar verilmesinden hoşlanmayan çocukların, bu anlayışı yavaş yavaş başkalarına zarar vermeyi yanlış sayacak şekilde genişlettiklerini, böylece adalet kavramlarını oluşturduklarını öne sürmektedir.
Gelişim psikolojisinde ufuk açıcı bir figür olan ve başlangıçta zooloji alanında geçmişi olan Jean Piaget, ahlaki akıl yürütmeye yönelik bilişsel-gelişimsel yaklaşımın ilerletilmesinde çok önemli bir rol oynamıştır. Farklı bardaklardaki su hacimlerini karşılaştırmak gibi senaryoları içeren deneyler kullanan Piaget, çocukların bilişsel gelişiminde farklı aşamalar belirlemiştir. Piaget, ahlakı doğuştan gelen veya doğrudan aktarılan bilgiye atfetmek yerine, çocukların kendi ahlaki anlayışlarını, katılımcı faaliyetler yoluyla adalet kavramını edinmeye benzer şekilde, özerk olarak inşa ettiklerini ileri sürmüştür. Rasyonalist Lawrence Kohlberg, 1960'larda Piaget'nin görüşlerini genişleterek ahlaki ikilemleri deneylerinde kullanmış ve böylece ahlaki akıl yürütmedeki değişiklikleri ölçmeye çalışmıştır. Kohlberg, cezaya dayalı basit yargılardan, adalet ve daha yüksek ahlaki değerlerle ilgili düşünceleri içeren, daha karmaşık akıl yürütmeye doğru ilerleyen çocukların ahlaki gelişimindeki aşamaları tasvir etmiştir.
Antropologların ahlaka bakış açısı ise, rasyonalistlere göre farklı bir bakış açısı sunmaktadır; onlar, kültürel farklılıkların benlik kavramlarını ve ahlaki değerleri önemli ölçüde etkilediğini öne sürerler. Shweder'in Hindistan'ın Orissa kentinde gerçekleştirdiği çalışması, kültürel ahlaki muhakemeyi nasıl etkilediğini bulmayı amaçlayan bir çalışmadır. Bu çalışma ahlaki yorumların kültürel bağlamlarda göre farklılık gösterebileceğini ortaya çıkararak, batı temelli teorilerin evrensel uygulanabilirliğine karşı çıkmıştır.
Kısaca, ahlakın kökeni geleneksel olarak doğuştan gelen faktörler ile çocuklukta öğrenme deneyimleri arasındaki bir ikilik olarak çerçevelenmiştir. Ancak Haidt, ahlakın çocukların zararla karşılaşmaları yoluyla kendilerinin inşa ettiğini öne süren üçüncü bir boyutu, rasyonalistlerden etkilenmiş farklı bir perspektifi ortaya koymaya çalışır. O, kendilerine zarar verilmesinden hoşlanmayan çocukların, bu anlayışı yavaş yavaş başkalarına zarar vermeyi yanlış sayacak şekilde genişlettiklerini, böylece adalet kavramlarını oluşturduklarını öne sürmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar