bugün
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı19
- zallın 1 aylık kazancını yazarlarına dağıtma planı5
- z kuşağı3
- beni biraz da şu tarafa doğru sev3
- tayt giyen kevaşeyi götten sikmek8
- aşkım sakso ne demek diye soran kız4
- biranın üstüne rakı içmek2
- okan buruk'un şişirilmiş bir balon olması2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- discordçu iki arkadaşa rastlamak3
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar13
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi20
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler24
- galatahahahahahaha3
- distopik film önerisi6
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi15
- galatasaray12
- babaların acayip huyları2
- victor osimhen14
- aniden masayı devirip çığlık atmak2
- yandım çavuş ayranı3
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- iremga32
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- ishal olmak5
- dursun özbek3
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- uludağ sözlük evreni9
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- velvet15
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- bir bela geliyor8
- köprüleri yakmak2
- sebahattin şirin21
- la taverne des yeux2
- sözlükten birine telefon vermek3
- sözlükte marka olmak11
- galatasaray'ın kırmız kart jokeri3
- kedi tekmelemek11
- sözlükteki galatasaraylılar2
- doruk madencilik işçilerinin direnişi5
- monica bellucci bakışı3
- anın görüntüsü31
- yakışıklı seri katil4
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- brokeback dagindan ev almak3
- gurbetçi mehdi2
- mustafa4
türkiye'de para eden bölüm.
düzgün psikologların seansı en az üç bin beş bin lira olmuş. bu ne lan.
düzgün psikologların seansı en az üç bin beş bin lira olmuş. bu ne lan.
Türkiye de Freud olmasa kimse konuşamaz bu yüzden ülkenin piskolojisi bozuk, freud'dan piskoloji mi öğrenilir.
Yıllardır bozuk.
sağlıklı olması gereken bir şey.
Lisede 11. sınıftayken görmüş olduğum ders. iyi ki görmüşüm ama.
saglam olmasi gereken.
ben senle yola cikarim, cok da mutlu ederim seni.
sadece ben senin psikolojini duzeltecekken, sen benimkini bozacaksin diye korkuyorum:(
ben senle yola cikarim, cok da mutlu ederim seni.
sadece ben senin psikolojini duzeltecekken, sen benimkini bozacaksin diye korkuyorum:(
bu aralar sanırım psikolojim bozuk acil tatile gitmem lazım .
Üzgünüm benim biraz bozuk...
1987'de gelişim psikolojisinin bir dalı olarak ahlaki psikoloji, çocukların ahlak anlayışlarını nasıl edindikleri temel sorusuyla boğuşuyordu. O zamanlarda iki yaygın söylem vardı; bir grup ahlakın insan doğasının içkin bir yönü olduğunu iddia ederken, diğer grup ise çevresel etkilerle şekillenen öğrenilmiş bir özellik olabileceğini öne sürmekteydi. Doğa ve yetiştirme konseptleri tartışırken, çocukların aktif olarak ahlaki anlayışlarını inşa ettiklerini öne süren yeni bir anlayış ortaya atıldı. Bu anlayış rasyonalizmdi. Rasyonalist bakış açısı, tırtılların kelebeğe dönüşmesine benzer şekilde çocukların da rasyonelliklerini zaman ve deneyimle geliştirdiğini öne süren bir anlayışı savunmaktadır.
Gelişim psikolojisinde ufuk açıcı bir figür olan ve başlangıçta zooloji alanında geçmişi olan Jean Piaget, ahlaki akıl yürütmeye yönelik bilişsel-gelişimsel yaklaşımın ilerletilmesinde çok önemli bir rol oynamıştır. Farklı bardaklardaki su hacimlerini karşılaştırmak gibi senaryoları içeren deneyler kullanan Piaget, çocukların bilişsel gelişiminde farklı aşamalar belirlemiştir. Piaget, ahlakı doğuştan gelen veya doğrudan aktarılan bilgiye atfetmek yerine, çocukların kendi ahlaki anlayışlarını, katılımcı faaliyetler yoluyla adalet kavramını edinmeye benzer şekilde, özerk olarak inşa ettiklerini ileri sürmüştür. Rasyonalist Lawrence Kohlberg, 1960'larda Piaget'nin görüşlerini genişleterek ahlaki ikilemleri deneylerinde kullanmış ve böylece ahlaki akıl yürütmedeki değişiklikleri ölçmeye çalışmıştır. Kohlberg, cezaya dayalı basit yargılardan, adalet ve daha yüksek ahlaki değerlerle ilgili düşünceleri içeren, daha karmaşık akıl yürütmeye doğru ilerleyen çocukların ahlaki gelişimindeki aşamaları tasvir etmiştir.
Antropologların ahlaka bakış açısı ise, rasyonalistlere göre farklı bir bakış açısı sunmaktadır; onlar, kültürel farklılıkların benlik kavramlarını ve ahlaki değerleri önemli ölçüde etkilediğini öne sürerler. Shweder'in Hindistan'ın Orissa kentinde gerçekleştirdiği çalışması, kültürel ahlaki muhakemeyi nasıl etkilediğini bulmayı amaçlayan bir çalışmadır. Bu çalışma ahlaki yorumların kültürel bağlamlarda göre farklılık gösterebileceğini ortaya çıkararak, batı temelli teorilerin evrensel uygulanabilirliğine karşı çıkmıştır.
Kısaca, ahlakın kökeni geleneksel olarak doğuştan gelen faktörler ile çocuklukta öğrenme deneyimleri arasındaki bir ikilik olarak çerçevelenmiştir. Ancak Haidt, ahlakın çocukların zararla karşılaşmaları yoluyla kendilerinin inşa ettiğini öne süren üçüncü bir boyutu, rasyonalistlerden etkilenmiş farklı bir perspektifi ortaya koymaya çalışır. O, kendilerine zarar verilmesinden hoşlanmayan çocukların, bu anlayışı yavaş yavaş başkalarına zarar vermeyi yanlış sayacak şekilde genişlettiklerini, böylece adalet kavramlarını oluşturduklarını öne sürmektedir.
Gelişim psikolojisinde ufuk açıcı bir figür olan ve başlangıçta zooloji alanında geçmişi olan Jean Piaget, ahlaki akıl yürütmeye yönelik bilişsel-gelişimsel yaklaşımın ilerletilmesinde çok önemli bir rol oynamıştır. Farklı bardaklardaki su hacimlerini karşılaştırmak gibi senaryoları içeren deneyler kullanan Piaget, çocukların bilişsel gelişiminde farklı aşamalar belirlemiştir. Piaget, ahlakı doğuştan gelen veya doğrudan aktarılan bilgiye atfetmek yerine, çocukların kendi ahlaki anlayışlarını, katılımcı faaliyetler yoluyla adalet kavramını edinmeye benzer şekilde, özerk olarak inşa ettiklerini ileri sürmüştür. Rasyonalist Lawrence Kohlberg, 1960'larda Piaget'nin görüşlerini genişleterek ahlaki ikilemleri deneylerinde kullanmış ve böylece ahlaki akıl yürütmedeki değişiklikleri ölçmeye çalışmıştır. Kohlberg, cezaya dayalı basit yargılardan, adalet ve daha yüksek ahlaki değerlerle ilgili düşünceleri içeren, daha karmaşık akıl yürütmeye doğru ilerleyen çocukların ahlaki gelişimindeki aşamaları tasvir etmiştir.
Antropologların ahlaka bakış açısı ise, rasyonalistlere göre farklı bir bakış açısı sunmaktadır; onlar, kültürel farklılıkların benlik kavramlarını ve ahlaki değerleri önemli ölçüde etkilediğini öne sürerler. Shweder'in Hindistan'ın Orissa kentinde gerçekleştirdiği çalışması, kültürel ahlaki muhakemeyi nasıl etkilediğini bulmayı amaçlayan bir çalışmadır. Bu çalışma ahlaki yorumların kültürel bağlamlarda göre farklılık gösterebileceğini ortaya çıkararak, batı temelli teorilerin evrensel uygulanabilirliğine karşı çıkmıştır.
Kısaca, ahlakın kökeni geleneksel olarak doğuştan gelen faktörler ile çocuklukta öğrenme deneyimleri arasındaki bir ikilik olarak çerçevelenmiştir. Ancak Haidt, ahlakın çocukların zararla karşılaşmaları yoluyla kendilerinin inşa ettiğini öne süren üçüncü bir boyutu, rasyonalistlerden etkilenmiş farklı bir perspektifi ortaya koymaya çalışır. O, kendilerine zarar verilmesinden hoşlanmayan çocukların, bu anlayışı yavaş yavaş başkalarına zarar vermeyi yanlış sayacak şekilde genişlettiklerini, böylece adalet kavramlarını oluşturduklarını öne sürmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar